
| Kategori : / PORTRELER | Okunma Says: 2380 |

“Ahmet Kabakl’ya gidiyorum”
Onda edebiyatç egoizminden eser yoktu…
Bundan birkaç ay önce Eyüp’teydik. Nidayi Sevim bizi Tefekkür Bahçesi’ne sabah kahvaltsna davet etmiti. Olcay Yazc da oradayd. Sekiz arkada, Olcay Yazc ile birlikte çay eliinde peynir ve zeytin yemitik. Ortamda sadece samimiyet vard. O gün, daha önce iirlerini okuduum ve birkaç kez ayaküstü iki çift laf etme bahtiyarlna eritiim Olcay Yazc’yla yakndan tanma frsat bulmutum.
Onda sadece samimiyeti ve mütevazl gördüm. Genç ile genç, yal ile yal oluyordu. nsanlara Allah’n verdii cana hürmeten saygyla yaklayor ve mütebessim bir çehreyle konuuyordu. Çevremizde skça karlatmz edebiyatç egoizminden eser yoktu. Hali ve tavryla bir edebiyatçnn deer verilenden ziyade deer veren bir insan olmas gerektiini hatrlatyordu.
Uzun yllardr mezar talar üzerine çalmalar yapan ve kitaplar nereden Nidayi Sevim’in bize sözü vard. Eyüp Mezarl’n gezdirecekti. Sabah kahvaltsndan sonra üç arkada ve Olcay Yazc’yla birlikte Nidayi Sevim’in mihmandarlnda Eyüp Mezarl’nn o dik yokularn trmanmaya baladk. Bir yandan mezar talarn inceliyor, bir yandan medeniyetimiz ve tarihimiz üzerine tartyorduk. Olcay Aabey ise derin bir vakar ile mezarlklarn arasnda sekerek ilerliyordu.
Mahmut Esat Coan’n kabrinden sonra Necip Fazl’n kabrini ziyaret etmitik ki, Olcay Aabey “Ben Ahmet Kabakl’ya gidiyorum” dedi ve bir anda ortadan kayboldu. armtm. Ne ara gitti diye düündüm. Daha sonra Piyer Loti’ye çktk. Olcay Yazc da yanmza geldi. Ona “Ben gidiyorum dedin ve bir anda kayboldun aabey” dediimde tebessüm etti ve bana “yi ki geldik!” dedi.
Vefat haberini alnca ilk aklma gelen Eyüp Mezarl’ndaki bu hali oldu. Ömrünün son günlerinde tanm olmamza ramen, onun samimiyetini, insana verdii deeri, çilesini, bir aabey olarak örnekliini unutmayacam.
Yazar: Selman Maltaþ |
15-09-10 |
||
| E mail: Haberkültür.net | Tweet | ||