HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Mümin erkek ve kadınlara işlemedikleri şeyler yüzünden eziyet edenler, doğrusu bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.
Ahzab, 33, 58.
HADÎS-İ ŞERİF
Hiç kimse başka bir kimseyi fasıklıkla suçlamasın ve onu küfürle itham etmesin. Eğer itham ettiği kimse dediği gibi değilse, bu sıfatlar muhakkak itham edene döner.
Buhari, Edeb, 44.
SÖZÜN ÖZÜ
Bize hep yalan söylediler ve inandıkça daha fazlasını söylediler.
Malcolm X
Son Dakika!
Kategori : / AKTÜALİTE
Okunma Sayısı: 267
Yazar: Serdar Arseven
28 (BİN) ŞUBAT DÂVÂSI!..

İSRAİL, RUSYA... GERÇEKLERNe demişti O Zat:

“28 Şubat gerekirse 1000 yıl sürer!”

A, ne iyi…

Darbe’den bu yana 21 yıl geçti…

28 Şubatçı’nın hesabına göre, geriye sadece 979 yılımız kaldı!..

Sayılı gün çabuk geçermiş, hadi bakalım!..

Efendiiiim…

28 Şubat Darbecilerinin “Zaman Aşımı”, “İyi Hal” ve “Yaşlılık” mevzularından “güzelce istifade edeceklerini” görmek de varmış “Ser”de!..

Vah benim gençliğim vah!..

“Hesap Günü”olmasaydı…

“İlâhiAdalet” olmasaydı…

“Beyhude dolandım, boşa yoruldum!” diyerek ağlardım.

O Salon’da…

“Karar Duruşması” için gittiğimiz O Salon’da…

Gazeteciler için bir sıra ayrılmıştı efendim.

Darbecilerin avukatları, kendilerine tahsis edilen bölüme sığmayınca bizim tarafa taşmalar oldu.

Biri geldi,yanıma oturdu.

Bir meslektaş ile arama girdi.

Bir çene, bir çene!..

Vay efendim, “Saray Yargısı” idi, “Saray Medyası” idi…

Türkiye hapishaneye çevrilmiş!..

Mozambik’ten beter hale gelmiş!..

“Buradan da paso ağırlaştırılmış müebbet çıkar, hepsi yatar”mış!..

Yani, ne yapmalı!..

28 Şubat zulümlerini birebir yaşamış…

O süreçte “PKK terörünün ikinci tehlike” olarak“terfi ettirilmesine” pek içerlemiş…

Memleketi “perişan” eden büyük “kalkışma”nın bütün aşamalarına tepki gösterdiği için yüzlerce “dâvâ”yı sırtlamış bir vatan evlâdı olarak…

Ne yapsam!..

Aklımdan geçenleri yapsam olmaz ki…

Bana yakışmaz!..

“Neyse sustu!” derken…

“Sanık yakınlarından” biri bağırmaya başladı!

Filan…

Lâ Havle!..

Neyse…

Karar okundu…

O da ne!..

Malûm;

Beraat çok…

Zaman aşımı filan…

Gırla!..

Ağırlaştırmış müebbet var ama “iyi halden” dolayı aslında yok!..

“Ya ne iyi hali, pişman olduklarını söylemediler ki!..Kravat’tan mı,VAKKO’dan mı?

İyi hal neden?..” diye sordu biri…

“Bilmiyorum!” dedim…

“Bil-e-mi-yorum!..”

İşte…

“İyi Hal”denmüebbete, müebbetten de…

“Sıkıntı çıkartmamak kaydı ile” ev hapsine…

Yargıtay“onar” ise…

“Yatacaklar!”

O iş, uzun işüstad;

Bir sürü “yol” var…

Zaten “yaşlı”lar…

“Rapor” mu?..

Varsa öyle bir durum, elbette alırlar!..

E tabi…

Üzerinden 21 yıl geçmiş, nasıl yaşlanmasınlar!..

O günlerde 64 ise, şimdi 85!..

Koy kasedi:

-Bodrum Bodrum, BodrumBodrum!..

Yeah!..

Yani…

İnanın, “Bu yaşta yatsınlar” demek de gelmiyor içimden…

Eylemin üzerinden 21 yıl geçmiş!..

Adalet mi, geciken adalet!..

Efendim;

Sonuçta, 28 Şubat mahkûm oldu…

28 Şubat Mağdurlarından Ceza Hukukçusu Prof.Dr. Vahit Bıçak, canlı yayında;

“İnfazın gerçekleşmesi (hapis yatma ihtimalleri) yaş ve sağlık durumları göz önünde bulundurulduğunda pek yok ama…” diyor…

“Ama olsun, darbecilik mahkûm oldu!”

Biri yanımda…

“İyi bari” demekte…

“İyi bari, o da olmasaydı!”

Bir başkası:

“Dağ, bari fareyi de doğurmasıydı!”

Olsun!..

“Darbe mahkûm oldu!”

Ruhlarınız Şâd Olsun;

Rahmetli Erbakan Hoca,

Rahmetli Muhsin Başkan,

Rahmetli Hasan Ağabeyler;

Hasan Karakaya, Hasan Celal Güzel…

Rahmetli Abdurrahim Karakoç Üstad’ım…

Diğer mağdur ve mağdureler…

Ruhlarınız Şâd, gözünüz aydın olsun!..

Ve…

Ne yaman bir mevzu:

28 Şubatçı ve FETÖcühakimlerin mahkûm ettiği nice vatan evlâdı…

Şimdilerde…

Yani…

Birilerinin “iyi hal ve YAŞ” mevzularından istifade ettirildiği günlerde…

Hapisteler!..

Çok yaşlılar da var içlerinde…

Lâkin…

İşte, böyle işler!..

Efendim;

“Karar”a dönelim:

“Bu misal, emsal olur mu?” bilinmez…

Yani…

Mahkeme’den çıkan “YAŞ” kararı, başka meselelerde de göz önünde tutulur mu?..

Tutulmaz elbet…

Ama…

Soruluyor işte!..

Mesela…

Meslektaşımız Süleyman Özışık,

“Ama bunlar çok yaşlı ve sağlık sorunları olan kişiler oldukları için, bir de mahkemede de iyi hal sergiledikleri için tutuklamaya gerek görmüyorum; diyerek serbest bırakacaksın...”

dedikten sonra sormuş:

“Fetullah Gülen denen darbeci teröristi yarın alıp getirdiğimizi ve yargıladığımızı varsayalım.

Ne olacak sonrası?

O da yaşını başını almış, o da ceket üstünden tansiyon ölçtürecek kadar hasta.

Karar duruşmasında kalkıp, ‘Efendiler. Beni hapse atmayın. Ben de daha önce serbest bıraktıklarınız gibi yaşlı ve hasta bir adamım’ dese...

Ne yapacaksınız, ne diyeceksiniz ona? ‘Sana da müebbet verdik ama git kafana göre takıl mı?’ diyeceksiniz?”

Hadi bakalım gel de cevap ver Özışık’ın sorularına!..

Bir başkası…

Demiş ki; “Tankları ben yürüttüm’ diye böbürlenen kişi, nasıl beraat aldı arkadaş? Biri izah etsin ne olur?”

Etsin hadi!..

Etsin!..

Alın size bir soru daha…

Okuyucumdan gelmiş:

“Herhangi bir suçtan hüküm yiyen yaşlı ve de sıradan bir vatandaş, Yargıtay kararı çıkana kadar hapse girmeyecek mi yani, yoksa bu karar bunlara mı özel?!”

Ben bilmem!..

Buyursun kim cevap verecekse versin!

Kararı, “İyi oldu bak, darbe mahkûm oldu, Yargıtay onarsa infaz gerçekleşir” tarafından alanlar…

“Amaaaan, vatandaş dediğin balık hafızalıdır!..

Bunca dert varken, buna mı takılacak!..

Ver coşkuyu gitsin!” mi demekteler?

Nasıl “tatmin” oldunuz efendiler!..

Ha, bu arada…

Bir de “Bekle gör”cü takımı var…

Onların hakkını da “Onuncu KÖY”denCihat Komut vermiş…

Der ki Sevgili Dost:

“Serdar Abi,

Yarın ‘REİS’, bu kararları eleştiren 3 kelime etsin…

İşte bizim, bugün pek ses etmeyen ‘YAZAR’, ‘ÇİZER’, “VEKİL’ takımı mangalda kül bırakmaz!

Onlara sorsan…

‘REİS’in yanında durmak böyle olur!’ derler!..

Hadi oradan!..

Sağlamcılar sizi!..

Reis düşerse Allah muhafaza, anında satar bunlar!”

Kim bunlar, kim bunlar!..

Kariyerci, goygoycu zatlar!...

Ya durunuz, “Ömrünü 28 Şubat zihniyetiyle mücadele” yollarında tüketmiş bu kardeşiniz…

Bu yazının başlarında bir yerlerde, “Saray’ın Yargısı” yollu yaklaşımlarla “saldıran” bir Sanık Avukatı’ndan bahsediyordu…

Hatırladınız mı?

Durunuz, devamı var mevzuun…

Kararlar açıklanınca, etraf hareketlendi ama ben “O Avukat”ı yakaladım…

Çok mutluydu…

Ağzı kulaklarına varıyordu!..

“Hani Saray’ın yargısı diyordunuz, ne oldu? Bakıyorum da çok keyiflisiniz!”

Gülerek,

“No Comment” dedi “avukat”…

E, tabi, okumuş adam…

İngilizcesi de var yani!..

“Yorum yok!”imiş!..

Alay etti resmen!..

Onun yerinde olsaydım…

Ben de, böyle dalgamı geçerdim!..

Onun yerinde olsaydım…

Bodrum bodrum, bodrum bodrum!..

Diye…

“Şarkı” söylerdim!..

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Serdar Arseven
15-04-18
E mail: milatgazetesi.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
28 (BİN) ŞUBAT DÂVÂSI!..
Online Kişi: 31
Bu Gün: 294 || Bu Ay: 5107 || Toplam Ziyaretçi: 1154677 || Toplam Tıklanma: 31407393