
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 4788 |

Rhle dergisi, hakiki bir ‘ihya’ projesinin yeniden uygulanabileceine dair umudumuzu tazeliyor…
Rhle’nin ‘Ahret’ says üzerine yazmay düünüyordum uzun zamandr. Sitemizde bir tantm yazs yaynland epey önce. Neredeyse yeni say çkacak. Olsun. Bu saynn ‘özel’ bir say olduunu düünüyorum. Arivlik bir say. Tarihî bir say. Hayatî bir say… Bunun için “en güzel ekilde söylenmi”i paranteze alarak birkaç söz söylemeyi “Behey Yunus sana söyleme derler/Ya ben öleyim mi söylemeyince” minvali üzere lüzumlu görüyorum. Konu, ‘ahsi lüzum’ trnandan çkt zaman, ‘söz’ler yerini bulmu olacak ancak…
‘Ölünce Uyanacamz Ebedi Hakikat: Ahret’ says neden önemli?
Birinci sebep: ‘çan modas’ gibi görünen, altmz hatta ‘kan-k-sadmz’ bir çok meseleye ait dip notlarn, tarihin çok derinlerinde yer aldn itiraz mahalli brakmayacak ‘ilmi’likte ve ‘sarahatte’ ortaya koymas. Kanksamak yap olarak eri türetilmi bir kelime olmakla birlikte sözlük karl önemli: “Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez olmak” ve derdimizi güzel özetliyor.
kincisi: “Hesap günü uurunu kaybetmi insan”a takip edilebilir bir çk yolunu, yolda yürümeye devam ederek gösteriyor. ‘Yolda’ olmayan veya ‘yoldan çkm’ parçac insan müktesebatnn ambalaj avantaj var görünse de geçerlilii ve uygulanabilirlii yok. Bunun için bu ‘yaanmaya devam eden bilgi’ler ‘ehemm’ niteliini koruyor.
Derginin ana vurgusunu, Ebubekir Sifil Hoca’ya ve Talha Hakan Alp’e ait iki temel yaz üzerinden ele almak istiyorum.
I. Yüzü Ahirete Dönük Yaamak: Dr. Ebubekir Sifil
Ahrete iman kavramnn, Allah’a imann mütemmim cüz’ü olmaktan aslarak çekip çkarlmaya çalld bir çan içinden konuuyoruz.
Dolaysyla ‘hayatn bütün anlam katmanlaryla seküler/dünya merkezli bir çevreye hapsedildii” bir düzlemde ‘ahret’ kavram üzerinde düünmek, ‘kapak dosya’ hüviyetini çok aan bir dikkat ve hassasiyet gerektiriyor. Bugün, varla ve darla ‘imtihan’ uuruyla bakmaktan ikrah eden bir zihniyetler komisyonu, dini dünya lehine dönütürmek için uur-alt yönlendirmelerin tazyikyle ‘asl güzel/hayrl ve kalc’ olann ihmali ve unutturulmas istikametinde yeni bir ‘dünya’ algs oluturmutur. Dünya-hayat, kalp-hayat’tr, sahte-hayat’tr; dolaysyla da ‘deersiz’-hayat’tr. Kur’an’da da Sünnet’te de tavsifi böyledir. Allah katnda sinein kanad, kula kusurlu olak ölüsü kadar deeri olmamas, “geçici ve geçersiz” olmasyla ilgilidir.
Gayrmüslim dünya algs
“Dünyevilemenin bilincimizde oluturduu en büyük arza, dünya-hayatn zemmiyle ilgili nasslarn bize deil, inkarclara, hatta onlarn da hakszlk yapanlarna, zalimlerine hitap ettii… ya da eskide kalm, bugün için çok da gerekli olmayan bir olguyu anlattn düündürmesi”dir. Sifil Hoca, bu zihin yanlsamasnn, dünyaya mü’mince bak kaybedip gayrmüslim dünya ilgisini benimsememizle ilgisine dikkat çekiyor.
1. Muhatab olan düünsün!/Önemsiz
2. Uzay göründü, teyemmüm bozuldu!../Geçersiz
te itikad-amel-ahlak çizgisinde dinin ve ahret uurumuzun dönütürülmü-çürütülmü-küçültülmü yeni versiyonu. Halbuki bu sadece ferdi/toplumu ilgilendiren ‘mücerred’, tartlmayan zevkler katagorisinde bir inanç deil. Hayatmza dorudan ve kaçnlmaz etkisi bulunan ‘yakîn uuru’muzun merkez noktas. Esas vahim olan ise, mevcut durumun, ‘arza’ olarak deil, ‘olmas gereken’ eklinde ortaya konmas. Ehl-i Kitap, bu ahirete iman ‘emanet’ini -vehimlerinin 3 boyutlu oyunlarn seyre dalarak- reddetmeseler de zayi etmilerdir. Mühürlü sandktaki hazine gibi üstünü örtmü ve etkisizletirmilerdir. Bu uurlu bir ‘tercih’tir ve müslümanlar da bu tercihi benimsemek konusunda Ehli Kitab ile uursuzca bir yara girmi durumdadr. Din, ‘seküler muhteval hukuk/ahlak’ alanna itilmi, hükümleri dünya-hayat anlaymza uyarsa/uydurulabilirse kabul, deilse reddedilir hale indirilmitir.
Netice ve Çözüm:
Oysa dünya-hayat, bir imtihan mahalli ve sürecidir. Ahiret-hayata faydas dokunacak ameller ileme ve zarar vereceklerinden kaçnma yeri ‘buras’dr. Ahiret, ‘yok’ deildir; vardr. Cennet ve cehennem de aslyla ‘burada’ deil, ‘orada’dr. Bize ‘orada’ kaç ‘sayl’ gün azap dokunaca bilgisi de sanld kadar ‘malum’ deildir. Her ne kadar “Vücuhun yevmeizin hâia/ ve /nâime…” O gün öyle yüzler vardr ki… parantezindeki muhtelif ayetler, bize dünya-hayatta da ‘cennet ve cehennem’ kavramlarnn izlenebilirliine iaret ediyorsa da, bu ancak ahret-hayattakinin ne ayns/ne gayrs, küçük bir proto-tipi olacak bir iarettir. Dünya-hayat, ahiret-hayatn köprüsüdür. Ve köprüler, karya geçmek için vardr; üzerlerine ev kurmak için deil…
Mesele, ‘ahiret merkezli bir din ve dünya algs, modern alkanlklarmzla örtümemesidir. Bu dünyada ‘imtihan’ olmak fikrinin bize banal ve itici gelmesidir. Hesap günü uurunu yeniden kuanmak için yaplacak eyi öyle özetliyor Sifil Hoca:
1. Ahirette bizi neyin bekledii sorusunu acil gündem sralamasnn bana almak
2. Ve hayatmz bu endienin temeli üzerine yeniden bina etmek
Ahrete iman bütün insanlarn, yakîn derecesinde ise bütün müminlerin kaçnlmaz vazifesidir. “Ahirete Yakîn man” filmini kalp ekrannda seyreden insann dünya merkezli bir hayata bada kurmas mümkün olmaz.
II. Ahiret Hayatnn Mahiyeti: Har- Cismani Meselesi: Talha Hakan Alp
Alp’in makalesi, ‘ahret uuru’nu zedeleyici iki mevzuun tavzihi ve tashihi üzerine oturtulmu:
Birincisi, bugün pek çok farkl cenahta yansmalarna ahit olduumuz ahiretin mahiyetine ilikin yanl kanaatleri besleyerek Kur’an ve nübüvvet makamyla ilgili yanl yorumlara mesnet tekil eden ‘ruhani hair’ tasavvurunun noksanlarn bni Sina örnei üzerinden delillendirmek; ikincisi ise, vahiy dilinin semboliklii tezi üzerinden yürütülen ve ahiret hayatnn mahiyeti ile ilgili tasavvurumuzu dorudan etkileyen ‘din dili’ problemiyle ilgili ayrlk oluturan meselelere açklk getirmek.
Dünyadaki varln kulluk merkezinde anlamlandran insan, bu varln hakiki anlamn ahirette bulaca inancyla iman uurunu taçlandrm, yakîne ulatrm olur. Bunun için Allah’a ve ahirete iman kavramlar ardak bir bütünlüe sahiptir. Ahiret kavramnn “gerçek”lii ve ruh ve beden bütünlüü içinde bir har- cismani’nin gerçekleecei nasslarla sabit olmasna ramen, felsefi düüncenin açmaz, bu iki mütemmim cüz’ü birbirinden ayrarak ahiretin gerçekliini kabul etmesine ramen, har, ruhani boyutta ele alarak bütünlüü bozmasndadr. Dolaysyla felsefi düüncenin ‘ahiret’ inanc sahih deildir.
Bu ‘kadim’ gibi duran fakat uzantlar günümüzdeki itikadi problemleri tetikleyen iç içe iki meselenin tashihini, makalenin düünce hatt üzerinde ilerleyerek özetlemek istiyorum:
Pek çok ayette diriliin cismanî, bedenle olaca konusunda kesin deliller bulunmaktadr. Filozoflardan önce Ehl-i sünnet ya da Ehl-i bid’at hiçbir islami frkann, diriliin bedenle olaca ‘gerçek’ini inkar söz konusu deildir. Bütün frkalar, ayet ve hadislerdeki açk ve yaygn anlatmlar esas alarak harin cismani karakteri üzerinde fikir birlii etmilerdir. lk örtük reddiyye, ayet ve hadislerdeki ahiret tasvirlerinin umumiyetle sembolik olduu ve ahiret hayatnn gerçek yüzünü ortaya koymad düüncesini dillendiren filozoflardan gelmitir. Yazl mirasnn son dönemlere en az kaypla ulamas ve eserlerinde konuya açk ve ayrntlaryla yer vermesi sebebiyle bu felsefe eletirilerinin birincil muhatab bni Sina olmutur. mam Gazzali bata olmak üzere bir çok slam alimi, bni Sina parantezinde felsefecilerin özelde har ayetlerine, genelde naslarn diline yönelik iddialarn tenkit etmitir.
Burada mam Gazzali’nin tefrik ve temyiz gücünü gösteren bir baka konu daha söz konusudur. bni Sina el-Adhaviyye fi’l-mead risalesinde harn cismaniliini açkça reddederken, daha sonra kaleme ald e-ifa ve en-Necat eserlerinde cismani harn kabul edilebilirliinden bahseder. Bu durum baz aratrmaclar, bni Sina’nn daha sonraki eserlerinde, eski hatal fikrinden döndüü, dolaysyla mam Gazzali’nin tenkitlerinin ar olduu düüncesine sevketmitir. Halbuki mesele yanltan dönmekle deil, kitaplarn muhataplaryla ilgilidir. bni Sina yaygn okuyucuya/avam hitap ettii e-ifa ve en-Necat’nda açklamay doru bulmad baz hassas fikirleri seçkin okuyucuya/havassa yönelik el-Adhaviyyesinde dile getirerek ayetlerdeki cehennem azabn cismani olarak alglamay Allah’n sfatlarna yakmayaca gerekçesiyle reddeder.
Bu reddiyyenin ana sebepleri, felsefi düüncenin âlem algsnda aranmaldr. Onlara göre âlem ezeli ve ebedidir. Yaratc/ilk hareket ettirici mükemmel düzenekteki âlem çarkn bir kere kurmu ve her eyi sebep-sonuç ilikisi içinde tabii ileyiine terk etmitir. Haliyle böyle bir âlem tasavvuru açsndan bu mükemmel kozmozdaki düzenin yerle bir olacan ve yeniden kurulacan anlatan cismani kyamet tasvirleri problemlere yol açmaktadr. Onlara göre Allah’tan hâdis bir fiilin zuhuru kabil deildir, O zaten mucib/ zorunlu faildir ve mükemmel ileyen bir düzene müdahale etmesi için de bir sebep yoktur. Ayrca cismani harn kabulü, tenasüh/ruh gücü gibi bir problemi de beraberinde getirmektedir. Kald ki ahirette de, ruhun, dünyada iken kendisine bu kadar eziyet eden beden ile birlikte diriltilmesi onun ödüllendirilmesi deil, cezalandrlmas olacaktr. Bunun için cismani har ile ilgili ayetler sembolik bir anlatm içermektedir ve bunlar havas için felsefi söyleme uygun biçimde tevil edilmelidir. Zaten Kur’an da, bir burhan/hakikat kitab deil, bir ikna/hidayet kitabdr. Caydrc ve özendirici özellikteki temsili ifadelerle de insan iyi düünce ve davranlara sevketme esasl maksad hasl olmutur.
Yukardaki temsilci söylem, noksan sfatlardan münezzeh ve kemal ile muttasf bir Allah tasavvuruna aykr olduu gibi har, cismani olarak tasvir etmeleri sebebiyle peygamberlerin sözlerinin geçerliini ve güvenirliini de tartmaya açmaktadr.
Meselenin günümüz zihniyeti açsndan en önemli yönü bu görülerin tarihin derinliklerinde kalmamas ve modern bilimsel-konjektürel söylemlerin dayanan oluturmasdr. Ayrca, Hristiyanlktaki demitolojizasyon uygulamasnda olduu gibi Kur’an’ mitolojiden arndrma projesi de klasik felsefe geleneindeki temsilci söylemin referanslarna dayanarak ilem görmektedir ve çok hzl bir yaylma ana sahiptir. Ülkemizde akademik mahfilerde yüksek sesle telaffuz edilen bu söylemler, yeni tefsir çalmalarnda da kendine yer bulmaktadr. Meselenin bir baka önemli yönü de u: Bu söylemler kendini öylesine suret-i haktan gösterebiliyor ki Türkiye’de mesela The Secret veya Çekim Yasas gibi 'motivasyon serisi' kitaplar sat rekorlar krabiliyor. Evreni veya yerçekimini ilah göstererek her eyin insann kendi iradesine bal olduunu söyleyen ateist, teist refleksli kiisel geliim kitaplar neye hizmet ettii belli olmayan astronomik gelir kaynaklnn yannda yüz binlerce insan itikadi açmazlara sürükleyebiliyor.
Netice ne oluyor: lmin mos-modern yeni merkezleri olan gazete sütunlarnda, elime bir kadeh ‘içki’mi alp fetva koltuuna kurularak hala mam Gazzali'nin felsefi düüncenin önünü tkadn vaz' edebiliyorum. Veya -sahih bir Allah tasavvurunu resmedemeyip pek çok tenkidi haketse de, bunu haketmeyen- ‘bni Sina’nn ataist/muattla(?)dan olup olmad konusunda ‘hüküm’ verebiliyorum mesela. Veya televizyon ekranlarn birer itikadi check up merkezi gibi kullanp memnu kavramlar ‘sevimli’letirilip merulatrlmaya çalarak insanlar ‘iyi’letirebiliyorum. Olmad; “Benim tanrm merhametlidir, yakmaz; muhabbetlidir kzmaz…” diye diye ‘kemalle muttasf, noksandan münezzeh’ ilah tasavvurunu bile-isteye zedeleyebiliyorum…
Arif Nihat Asya'nn dedii gibi: Bize ne oldu ise hep azar azar olmad m zaten?..
Salkl davranlar, salkl düüncelerden doar. Bu açdan, derginin bir çok bölümlerini tekrar tekrar okumu ve kendi ahiret uurunu uzun uzun sorgulam olmaktan gelen bir ihtiyaçla, Rhle’nin ‘Ahret’ saysn edinmekte ve bihassa zikri geçen iki yazy, sakin bir kafa ve dingin bir ruh ile ön-yargsz ekilde okumakta iaret edilebilenin ötesinde faydalar görüyorum.
Güzeli paylamak, kadirinaslk, doruyu paylamak vecibedir…
Yazar: Elif Bilge Ceylan |
16-09-10 |
||
| E mail: Haberkültür.net | Tweet | ||