HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Mümin erkek ve kadınlara işlemedikleri şeyler yüzünden eziyet edenler, doğrusu bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.
Ahzab, 33, 58.
HADÎS-İ ŞERİF
Hiç kimse başka bir kimseyi fasıklıkla suçlamasın ve onu küfürle itham etmesin. Eğer itham ettiği kimse dediği gibi değilse, bu sıfatlar muhakkak itham edene döner.
Buhari, Edeb, 44.
SÖZÜN ÖZÜ
Bize hep yalan söylediler ve inandıkça daha fazlasını söylediler.
Malcolm X
Son Dakika!
Kategori : / DÜNYADA NELER OLUYOR
Okunma Sayısı: 176
Münbiç, F-35, uçak gemisi, apoletler ve Kandil...

Münbiç, F-35, uçak gemisi, apoletler ve Kandil...Yüzlerce Amerikan ve Fransız askerinin bulunduğu, terör örgütü YPG/PKK tarafından korunan Suriye’nin kuzeyindeki bir üste meydana gelen büyük patlamanın, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun Washington buluşmasına denk gelmesi/getirilmesi tesadüf mü?

Böyle sorunca, “tesadüf değil” anlamının çıkmasına yaslanabilirsiniz ama asıl mesele, son bir aydır Ortadoğu’da şeytan kumaşından kesilmiş ikircikli gelişmelerin çoğalmasıdır...

Onları doğru toplayabilirseniz, o üsteki ‘haini/kahramanı’ da bulabilirsiniz...

***

Önce, son yazıdan kalan borcumuzu ödeyelim...

Geçtiğimiz Perşembe, ‘Akıl Odası’nda biraz çıtlatmış, Cumartesi günü de, “(F-35’lerde) sorun çıkarırsanız, ‘dikine kalkan’ uçaklar alırız’ başlığıyla bu yazıya zemin kurmuştum. Aslında amacım; ne Türkiye’de ne bölgede, “nasıl bir Ankara”nın bulunduğuna ilişkin bir fikrin bulunmayışını yüzlemekti...

Muhalefetin en kalıplı dış politika okuması, “bütün ülkelerle iyi ilişkiler kuracağız” türünden, “hayatın akışına tamamen aykırı” üfürmelerdi.

Sadet şu...

‘S-400’leri alırsanız, F-35’leri unutun’ şantajına refleks olarak, ‘biz de başka yerden alırız’ cevapları verildi ama aslında Ankara, elinin tersiyle başka bir yanıt verdi...

ÇIKARMA GEMİSİNİN ‘BURNUNU KALDIRMAK’...

Fırtınanın siklon merkezi Doğu Akdeniz olduğundan, Türk donanma mimarisi mümkün olan en üs katlara çıkarılmaya çalışılıyor. Bir zamanlar bombardıman ve F-16 uçaklarının menzilini arttırmak için alınan tanker uçaklar örneğinde yaşanan, “ne yapacaksanız bunları, nereye gideceksiniz” çelmeleriyle, korkularıyla muhatap olmamak için de bu adımlar yavaş atılıyor. O günlerde bu uçakların yardımıyla savaş jetlerimizin Londra’yı vurabileceği yazılıp-çiziliyordu...

Korku, dış politikada uğraşılması en sıkıntılı konudur. Çünkü makul gerekçeleri görmez kimse.

İlk yazının ardından hem sosyal medya hem klasik iletişim yolları üzerinden o kadar çok “mesaj” geldi ki şaşarsınız. Hatta ‘aman zamanı değil’ diyenler oldu ve onlar dahi ‘zamanlamayı’ bilmiyorlardı.

Çünkü herkes S-400/F-35’ler üzerinden Ankara’nın nasıl sıkıştığını ballandıra ballandıra anlatırken, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na alınacak 100 uçağa ilave olarak, bu uçakların dikey ‘iniş-kısa mesafe’de kalkış özellikli modeli olan F-35’lerin edinimi için harekete geçmişti...

Yani?.. Türkiye bu uçakların alınıp-verilmesi kavgasının siyasi çapının farkında olduğundan, yanıtı jeopolitik/ jeostratejik kartlarla verdi!

Yani!.. ‘TGC Anadolu-L400 ismi verilen helikopterli çıkarma gemisi bir anda ‘Uçak Gemisi’ne dönüşüyor. 12 adet F-35B uçağı konuşlandırılabilecek bu uçak gemisini Akdeniz’in göbeğine koyup, radarda gözükmeyen bu uçakların 1700 Km.’lik menzilini de üzerine ekleyebilirsiniz. Tabii tankerler hariç!

NORMAL F35’İ VERMEYEN BU UÇAKLARI NİYE VERSİN?

İşte o zaten pazarlığın ana parçalarından biri. Hakkımız olan, anlaşmadan caymak gibi son dönem ABD dış politika pratiğinin ana temasına dönüşmüş terbiyesizliklerle karşılaşırsanız, o hakkı da mahkemelere götürebilirsiniz. O da olmadı, Türkiye’nin son dönem İngiltere ve zaten cari Rusya ilişkilerine, bu ülkelerin ‘dikey inip-kalkabilen uçak’ tecrübe ve envanterine bakın derin...

Hâsılı, Çavuşoğlu-Pompeo zirvesine tesadüf eden sadece Suriye’deki garip patlama değil, Akdeniz’de el yükseltecek stratejik bir adımın da Washington saat dilimine ayarlanmasıdır...

Bunun üzerine keyifli/hararetli tartışmalar yapılabilir ama 24 Haziran’da ihtiyacımız olan ‘yönetim modelinin/aklının bu zaviyede kurulmasını mı istiyorsunuz yoksa olası bir Kandil operasyonu arifesinde Türkiye’nin muharip generallerinin apoletlerinin sökülmesi seviyesinde mi?

Düşünün, daha Pazartesi günü CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile İyi Parti Cumhurbaşkanı adayı Akşener, “parlamenter sisteme geri dönüş” hakkında açıklamalar yapıyordu...

MÜNBİÇ İÇİN SÖYLENMEYEN TAKVİM: 3 AY!

ABD-Türkiye ayakkabısının içine kaçmış taşlarından biri Münbiç’ti ve ilişki bu yüzden topallıyordu. Şimdi bir mutabakat var ama.. Bu yavaş!

Normal şartlar altında Münbiç’in terör örgütü sonrası nasıl bir bünyeye sahip olacağına ilişkin plana ayrılan zaman makul ama YPG/PKK’nın çıkarılması için çok uzun! Bir haftalık iş bu. Hatta şimdiye başlamış, bitmiş olabilirdi.

Peki, bu önemli mi? Önemli. Çünkü Ankara bu mutabakatın diplomatik alış-veriş parametrelerini önemsiyor ama asıl, “güven testi”nin ilk aşaması olarak kabul ediyor.

Aksi halde, örneğin TSK’nın 30 km. sınırı geçerek, konuşlanarak, Kandil için pozisyon göstermesini izah edemeyiz. ABD için bu hâlâ örgütün tasfiyesi değil tahliyesi, hatta taşınması. Silahların toplanması da var ki, bakalım nasıl olacak?

İki ülke tarafından alenen söylenmeyen, sorular karşısında geçiştirilen takvim ise 90 gündür/günlüktür. Elbette sarkmalar olabilir ama temel tarih bu. 6 ay olmayacak çünkü ABD’de seçime denk geliyor.

Yine, ‘Sonraki yazıda çok sayıda ülkeyi, dengeyi bağlayan, network şeması sunacağım. İlk kez, gizli ortaklarımızla tanışacaksınız’ sözümü tutamadım. Af.

Ama daha çok birikiyor!

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Nedret Ersanel
06-06-18
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
Münbiç, F-35, uçak gemisi, apoletler ve Kandil...
Online Kişi: 25
Bu Gün: 57 || Bu Ay: 4310 || Toplam Ziyaretçi: 1112095 || Toplam Tıklanma: 30188191