HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM
Okunma Says: 4457
Yazar: Ahmet Taþgetiren
MÜSLÜMAN ÝDARECÝNÝN VASIFLARI

 

slâm, bütüncül bir hayat nizam olarak, ayn zamanda bir devlet adam profili çizer. Burada, slâm'n ana kaynaklarndan ve kaynaklardan zuhur etmi kültür mirasndan istifade ederek bir devlet adam profilinden çizgiler sunmak istiyoruz. Bunlar, hiçbir zaman eskimeyecek deer yarglardr. Dileyen o çizgileri kendi kiiliine nakleder, nakeder.

- Bir Müslüman idarecinin en temel özellii Allah'la ilikisini düzene sokmak olmal. O'na itaat etmeli. O'na saygszlk etmekten saknmal, korkmal. Gizli ve açk bütün ilerinde O'na muhalefetten uzak durmal. Tüm hayatnda ve insanlarla ilikilerinde O'nun bildirdii ölçülere riayet etmeli. Ne kendi de ne insanlarn heva ve heveslerini Allah'n ölçülerinin önüne geçirmemeli.

-Allah Rasûlü ve Hulefa-i Raidîn'in kiilik ve yönetim üslûbunu bilmeli, onu ölçü edinmeli.

-Bakalarna dorular emrederken, kendisi kötü fiilleri ilemekten kaçnmal.

-Ahireti ve Kyamet gününü unutmamal. O gün için hazrlk yapmal. Hakka tabi olmal. Çünkü ahiret terazisinde arlk Hak ile mümkündür. O gün terazileri hafif gelenler, dünyada iken batla tabi olanlardr.

-Müslümanlarn ilerini deruhde ederken elini kanlarndan, midesini mallarndan uzak tutmal. Dilini korumal, haysiyetlerini krmamaya itina etmeli. Güç ve kudretin ancak Allah'n elinde olduunu bilmeli.

-Hasis, korkak ve zayf olmamal. Çünkü mal hasislerde, silâh korkaklarda, rey zayflarda olursa o ülkenin düzeni bozulur.

-nsanlara kar duyarl olmaldr. Onlarn gözünün kendisi üzerinde olduunu bilmeli, hata yapmamaya, kendini insanlara sevdirmeye çalmaldr. Bunun da yolu Allah'n sevgisine mazhar olmaktr. Allah sevdii kulunu, insanlara da sevdirir. Buz ettii kimseye ise insanlara da buz ettirir.

-Yaknlarn, hsmlarn idari ilerde bakalarna tercih etmekten kaçnmal. Bu konuda Peygamber Efendimiz (s.a)'in          "Müslümanlarn ilerinden birini üzerine alan bir kimse bir ahs kayrarak haksz yere onlarn bana kumandan yaparsa, Allah'n laneti üzerine olsun! Allah onun ne farz, ne de nafile ibadetlerini kabul eder, onu ancak cehenneme sokar. Her kim ki, din kardeinin maln bir bakasna haksz yere verirse Allah'n laneti onun da üzerine olsun." buyurduunu unutmamal.

-Devlet maln "Allah emaneti" gibi bilmeli, bunu koruma hususunda kendini yetimin maln korumay üstlenmi bir kimse gibi görmeli.

-Sade bir hayat yaamal ve yabanclarn yaayn taklid etmemeli.

-Zorbalarla hemdem olmamal.

-Zulme asla yönelmemeli. Allah'n kullarna zulmedenin, ibadullah tarafndan davacs Allah'dr. Allah da bir kimsenin hasm oldu mu, o kimsenin tutunabilecei bütün huccetler bâtldr. Kul, zulmüne tevbe edinceye kadar husumet-i ilahiyye devam eder. Zulm üzere bulunmak kadar Allah'n nimetini gideren, gazabn çabuklatran hiç bir ey yoktur. Zira Cenab- Allah, zulüm altnda inleyenlerin iniltisini iitmekte, zalimleri görmektedir.

Devlet kötü ve zalim olursa, bu devlet uyruk için zararldr, onlar mahveder. Devletin iyilii efkat ve merhametli olmasyledir. Hükümdar sert olup halk iddetli cezalara çarptrr ve ahalinin kimseye gözükmeyen suç ve kusurlarn arar ve sayar ise, ahali korku ve zillet içinde kalr, yalanclk, mekr ve hile yoluna saparak bu cezalardan kurtulmak ister.

Allah elçisi hükümet ve idare banda bulunanlara, insanlarn en zayf olanlarnn halini göz önünde bulundurarak i görmelerini emrederek: "Siz en zayf olanlarnzn hal ve kudretine göre hareket ediniz" buyurmutur.

Büyük ehir ve bölgelerde devletler tarafndan zulümler icra edildii halde, o bölgelerin yklmam olduu düüncesine kaplmaktan saknmaldr.

Zulmün eseri ancak bir müddet geçtikten sonra gözükecektir.

Zulmü, sadece, mal ve mülkleri sebepsiz olarak, karlnda bir ey vermeden veya bedelini ödemeden halkn elinden almaktan ibaret sanmamak gerekir.!

Hakikatte zulmün manas bundan daha genitir. Kim olursa olsun, birinin mülkünü elinden alan, iinin ücretini eksilten, kesen ve bir nesneyi haksz olarak birinden isteyen veyahut eriatin yükletmedii bir hakk birine yükleten kimse zulmetmi olur. Haksz olarak vergi toplayanlar zalimlerdir, ahalinin malna tecavüz eden, haklarn ellerinden çekip alan ve insanlarn herhangi bir hak ve hukukunu tanmayan ve ödemeyenler zalimdirler.

âri'nin, zulmü haram etmesinin sebep ve hikmeti ite budur. Bu da zulmün, dünyann bayndrln gidermesinden ve dünyay ykmasndan ileri gelmektedir. Dünyann bayndrln kaybetmesi, beer cinsinin yok olmasn icabettirir.

eriatin bütün maksat ve emirlerinde, riayet edilmesi zaruri olan be temeli gözetmesinin umumî olan hikmeti de budur. Bu be temelin birincisi dini, ikincisi nefsi ve ahs, üçüncüsü akl, dördüncüsü nesli, beincisi mal ve serveti korumaktr.

Zulüm bayndrlklar ykar. Zulümde mevcut olan bu sebeplerden her biri nesli mahveder.

Sevginin kurduu devleti adalet devam ettirecektir. Aksine ykacak olan da zulümdür... Hakkn noksan verilmesinde ferde zulüm; fazla verilmesinde de devletin halkna zulüm vardr. Hakkn noksan verilmesinden de halk zulüm görmü olabilir.

Adam incitenden, zalimden daha bedbaht insan yoktur. Çünkü musibet gününde kimse ona yar olmaz.

Zulüm yanar atetir, yaklaan yakar; kanun-sudur; akarsa, nimet yetiir.

Yönetici inkâr ve küfürle ayakta kalabilirse de zulümle ayakta kalamaz. slâm ülkelerinde bir memlekette zerre kadar bir kimseye zulüm olsa ceza gününde yöneticiden sorulur.

-Zulme yönelenlere, Hakk gasbedenlere dayanp güvenmemeli.

-Servet sahiplerine balanmamal. Kur'an'a sarlmal, çünkü aydnlk ve ifa ondadr.

-Kalbine dikkat etmeli. Kalbini doru tutmal.

-Kendini günahlardan koruduu gibi nimetlerin errinden de korumal.

-Müslümanlar, insanlar dömemeli ki, zillete duçar olmasnlar. Onlar haksz yere medhetmemeli ki, marmasnlar. Kaplarn yüzlerine kapamamal ki, güçlüler zayflar yemesinler. Kendini insanlara üstün görmemeli ki, zulme duçar olmasnlar...

-Meclisinde, insanlar müsâvî tutmal. Tâ ki, mevkî sahipleri tarafgirlik ümidine dümesinler, zaif olanlar da adaletinden ümidi kesip, kalben münkesir olmasnlar...

-nsanlar arasnda sulhu özendirmeli, ancak haram helâl, helâli haram klacak bir sulhu tercih etmemeliler.

-Ülkeler ve insanlar arasndaki muamelelerinde Allah'a muhalefetten saknmal. Çünkü yöneticiler, ülkelerinden ve hayvanlarndan bile sorumludur.

-Halka kar merhamet, muhabbet, hüsn-i muamele ile kalbini doldurmal. Onlara kar ganimet yiyici bir arslan kesilmemeli!

-Kendini Allah'n ölçülerine muhalefete, zulüm ve hakszla yöneltmemeli. Aksi takdirde insan, Allah'n intikamna urar da     nefsini müdafaaya takat getiremez.

-Hiç bir afvndan dolay piman olmamal. Cefâ verince de sevinmemeli.

-Kaçnma imkânn bulduun müddetçe hiç bir tehlikeye atlmamal.

-"Ben kudret sahibiyim, emrederim, itaat ederler!" dememeli. Çünkü bu, kalbe fesat, dine zaaf verir.

-Hâiz olduu makam kendisinde azamet ve tekebbür hasl ederse, üzerindeki Allah'n kudretini düünmeli...

-Asla Allah ile azamet yarna kalkmamal. Çünkü Allah her cebbar zelîl, her mütekebbiri hakîr eder.

-Nefsi hakknda, kendisine yaknl olanlar, yönettikleri içinde kendisine sevgi besledikleri hakknda, Allah'a ve Allah'n kullarna kar adaletten kat'yyen ayrlmamal.

-Bir i yapaca zaman, hakkaniyet itibariyle en makulü, adalet itibariyle en umüllüsü, halkn rzasn celbetme bakmndan bütün toplumun hesaba katld i olmasna itina etmeli..

-Halk arasnda yanna yaklatrmayaca adamlar, halkn ayblarn en fazla aratran kimseler olmaldr.

-nsanlar hakkndaki bütün kin düümlerini çözmeli.

-Gammazlarn sözüne asla inanmamal.

-Kendisini darla düme ihtimaliyle korkutarak iyilik etmekten vazgeçirecek cimriyi, ilerin büyüklüü karsnda azmini gevetecek korka, ve hakszla saparak ihtiras iyi gösterecek harîsi istiare meclisine sokmamal! Çünkü bu sfatlar Allah hakknda beslenen su-i zan bir araya getirir.

-Bir devlet yöneticisine müavir olacaklarn en kötüsü ondan önce erlilerle beraber olan, onlarn suçlarna ortalk eden kimselerdir.

-Sâdk ve Allah korkusuna sahip insanlar kendisine mahrem ittihaz etmeli.

-Kendisini alklamalarna, yapmad bir takm ileri ona isnad etmek suretiyle keyfini ho etmelerine kar dikkatli bulunmal.

-nsanlarn kötüsü ile iyisi onun yannda eit olmamal.

-yi bir âdeti kaldrmaktan, kötü bir adeti de yerletirmekten saknmal.

-Bilginler ile istiare etmeli, hikmet ehli ile sohbetlerde bulunmal. Yöneticiler, akll kiilerin öütlerine, aklllarn padiaha snma ihtiyaçlarndan daha muhtaçtrlar.

-Askerlerin bana, Allah'a, Resûlü'ne ve devlet bakanna kar en sâdk, kalbi hepsinden temiz ve en akl banda olan getir. Gazabland zaman ar davransn, mazereti sükunetle dinlesin, zayflara acsn, güçlülerden uzak dursun, öfke ile kalkp acz ü nedametle oturan takmdan olmasn!

-Ana-baba çocuklarnn iini nasl gözetirse devlet yöneticisi de askerlerinin ilerini öyle gözetmeli. Kendilerine takviye için verilen ey çok bile olsa nazarnda asla büyük görünmemeli..

-Yarg için öyle insanlar seçmeli ki, halkn en deerlisi olmal, iden sklmamal, mahkemede durumaya gelenlere sinirlenmemeli, hatasnda srar etmemeli, hakk gördüü anda hatadan dönecei yerde dili tutulup kalmamal, hiç bir zaman tama' ettii menfaatn kaybolaca endiesine dümemeli, meseleyi künhüne varncaya kadar anlamadkça, birdenbire hasl ettii kanaat kafi görmemeli.

-Tarafgirlik, bencillik hissiyle kimseye vazife tevdî etmemeli.

-Memleketin bayndrlna sarfedecei vakit, vergi toplamaa ma'tuf olan himmetinden fazla olmal. Zira vergi ancak kalknma ile elde edebilir. Kalknma olmakszn vergi isteyen kimseler, memleketi harabeye çevirir, halk helak eder. ktidar da pek ksa bir zaman için yürür.Kalknmlk tahammül sahibidir; yüklenen kadarn götürebilir. Memleketin harabl ahalinin sefaletindendir. Ahaliyi sefil eden sebeb de ancak yöneticilerin servet toplamaa olan hrslar, uzun müddet mevkilerinde kalacaklarn zannetmeleri, bir de geçmilerden icab ettii kadar ibret alamamalardr.

-Sonra ticaret ve san'at erbab gibi elinin emeiyle geçinen kimselere iyi muamele etmeli. Çünkü bunlar memleket için hayrldr. O hayr ülkenin toprandaki, denizindeki, ovalarndaki, dalarndaki uzak yerlerden ve bakalarnn gidemeyecei, yahud cürt'et edemeyecei mevkilerden getirirler. Bunlar memleket için sulhu selamet adamlardr. Ne gâile çkarmalarndan korkulur, ne fesadlarndan endie edilir.

-Hele alt tabakadaki her türlü çareden mahrum fukara ve biçareler ile felaketzedeler, kötürümler hakknda Allah'dan korkmal, hem çok korkmal! Bu tabaka içinde halini söyleyebilen de olur, söyleyemeyen de... Bunlarn yakndakini de uzaktakini de görmeli, onlara bütçeden pay ayrmal. Memlekette bir kimse bir gece aç kalrsa, onu Allah yöneticiye soracaktr.

-Sonra yetimleri ve yal bulunduu halde hiç bir yakn olmayan kimselerin geçimlerini üzerine almal. Vâka bu iler yönetici için ar gelir. Lakin ne kadar hak varsa hepsi ardr; Allah bunu yalnz o kimselere kolaylatrr ki, onlar halden ziyade akbeti düünerek nefsini tahammüle altrr ve kendisi hakkndaki ilâhî ahdin doruluundan emin olurlar.

-htiyaç sahibleri için srf kendileriyle megul olaca bir zaman ve mekan ayrmal. Onlarla, Allah'n rzasn celbedecek bir tevazu içinde görümeli.. Onlar dinlerken askerini, yardmclarn, muhafzlarn, memurlarn yanlarnda bulundurmamal ki, derdi olan kimse çekinmeden derdini dökebilsin. Ayrca bunlarn münasebeti olmayan sözlerini, yahud dertlerini anlatmaktaki aczlerini ho görmeli. Kendilerine kar hrçnlk etmemeli, azamet göstermemeli. Verdiini güler yüzlü, gönül holuu ile vermeli, vermedii takdirde kabul olunabilecek özürler dilemeli.

-Müminlere merhametli olmal. Asla halkndan uzun müddet sakl durmamal. Yöneticilerin perde arkasnda oturmalar perdenin dnda dönen ilere muttali olmasn engeller. Binaenaleyh nazarlarnda hadiselerin büyüü küçülür, küçüü de büyür. Güzeli çirkin, çirkini güzel olur. Hak batl ile barr.

-Etrafndakilerden, akrabasndan hiç birine katyyen toprak vermemeli. Ondan cesaret alp da halk zarara uratacak giriimlerde bulunmamal. Çünkü bunun kâr onun, zarar ise dünyada ve ahirette -yöneticinin olur.

-ayed halkta yöneticinin zulmettii kanaati hasl olmusa özür beyan ederek kanaatlerini deitirmeye çalmal.

-Düman tarafndan teklif olunan sulh, rzâ- ilâye muvâfk ise katiyyen reddetmemeli.

-Sonra kandan ve onu haksz yere dökmekten son derece saknmal. Çünkü haksz yere kan dökmek kadar felaket sebebi, onun kadar mesuliyyeti büyük, onun kadar nimetin zevalini, devletin izmihlalini hzlandran, birey yoktur.

-Asla kendini beenmemeli! Nefsinin kendisine ho gelen yönlerine güvenmemeli! Asla yüzüne kar medholunmay istememeli!

-Halka yaplan iyilii asla balarna kakmamal! Yaplan ileri mübalaal göstermemeli! Yahud halka olan vâdinden caymamal. Vadinde hulfetmek ise Hâlkn da halkn da nefretini celbeder.

-Hiddetine, gazabna, eline, diline hakim olmall! Ok atacak kimse çok sabrl olmaldr. Çünkü yaydan bir çkarsa bir daha geri gelmez.

-Hak ve adaletle cömertlik kaplarn açk bulundurmal. Bütün halkn yöneticinin evinde hisse ve paylar olmal. Cömertili kendisi için bir karakter edinmeli.

-Din gayretine sahib olmayan, sefahete dükün olan, tecrübe edilmemi kimselere devlet ilerini vermemeli! Zira, Yaradanndan korkmayan bir kimse, yarattklarndan da çekinmez.

Bu dünya, devlet yöneticilerinin amel defteridir. yi olursa iyilikle, kötü olurlarsa kötüllükle anlrlar.

KUR'AN-I KERM'DEN

"Sakn Allah', zalimlerin yaptklarndan habersiz sanma, gözlerini dar frlataca bir güne kadar onlar ertelemektedir." (brahim, 42)

"De ki: "Söyleyin bana, eer size Allah tarafndan anszn veya açkça bir azap gelirse, zalim bir kavimden bakas m helâk olur?" (En'am, 47)

"çinizden hayra davet eden, iyilii emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. Kurtulua erenler ite onlardr."

"Ey iman edenler! Eer kâfirlere itaat ederseniz sizi gerisin geri küfre çevirirler de hüsrana urayanlardan olursunuz."

"Ey iman edenler! Allah için hakk ayakta tutanlar ve adaletle ahitlik yapanlar olun. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizlie sevketmesin. Adaletli olun. Çünkü O, takvaya daha yakndr. Allah'tan korkun. üphesiz ki Allah, yaptklarnzdan     haberdardr." (Maide, 8)

Hasan Basri Hazretlerinden

Ey Halîfe, Hilafet Allah Teâlâ'nn sana bir emânetidir. Sen idâren altndaki insanlardan sorumlusun. Sakn, ilerini yerine getirirken u köle gibi olma. Efendisi bu kölesine son derece güvenir. Servetini, çoluk çocuk hereyini ona emânet eder. Fakat, köle efendisini dinlemez. Onun emânetlerine hyanet eder. Çoluk çocuuna sahip çkmayarak onlar mahrum brakr. Mal ve servetini saçp savurur.

Yâ Emire'l-Mü'minin! Cenâb- Hak, halifelerine, insanlar gözetmek, onlar çirkin ve irenç davranlardan men' etmekle emretmitir. imdi bir de, bu kötülükleri bizzat halîfenin yaptn düünelim. O vakit onlarn hâli ne olur? Kendisinde insanlar için hayat olduu bildirilerek ksas yapma yetkisi halîfelere verilmitir. Peki, emirler katil olunca onlarn durumu ne olacak? O halde onlara kim ksas yapacak?

Ey Emire'l-Mü'minin! Bugünkü iktidarna güvenme. Yarn ki itibarna bak. Sen ölüm ipleri arasnda bekleyen bir esir gibisin. Birgün gelecek, alemlerin Rabbi olan Allah'n huzuruna çkacak; peygamberlerle meleklerle birlikte olacaksn.

Kutadgu Bilig'den Devlet Adamna:

Bey ve Yardmcs:

Yardmc çok olursa, bey zahmet çekmez; onun her ii yoluna girer ve nizam bozulmaz.

Huzur istersen, o zahmet ile birlikte gelir; sevinç istersen o kayg ile birlikte bulunur.

Halk içinde kim nüfûz sahibi olursa, onun dili ve sözü tatl olmal, kendisi tevazu göstermelidir.

Sana beylik ve büyüklük eriirse, bu devlet içinde saç ve sakaln aarmas için, kendini küçük tut ve mütevazi ol.

Beyliin temeli doruluk üzerine kurulmutur; doruluk yolu beyliin esasdr.

Ey Hükümdar Kendini Deil Halk Düün

Ey hükümdar, u üç ie çok seçkin kimseleri ara ve bu ileri onlara ver.

Bunlardan biri -kaddr; halka faydal olabilmesi için, onun çok temiz ve takvâ sahibi olmas lâzmdr.

ikincisi -hükümdara vekâlet edecek olan kimsedir; halkn huzur bulmas ve saadetle yaamas için, bunun dürüst ve güvenilir bir kimse olmas arttr.

Üçüncüsü -vezirdir; bunun çok seçkin bir kimse olmas lâzmdr; halka ne gelirse ondan gelir.

Harama el uzatma, kendini gözet; ey hükümdar, iyi bil ki, haram gönülü karartr.

Kendi menfaatini arama, halkn menfaatini düün; senin menfaatin halkn menfaati içindedir.

Halka huzûr ve râhat salayacak bir nizam kur; sana hayr-dua etsinler.

Kötü ve zâlim olan kimseyi yükseltme, ona memlekette nüfûz verme; seni çok üzer.

Zenginlerin yükü orta hallilere yüklenmemeli; yoksa, bu orta halliler bozulur ve büsbütün sarslr.

Orta halli kimselerin yükünü fakirlere yüklememeli; yoksa, fakir açlktan krlr ev mahvolur.

Fakirler orta halli olursa, orta halliler zenginleir; orta halliler zenginleirse, memleket zengin olur.

Halkn ve Hükümdarn Üç Hakk

Tebaann senin üzerinde üç hakk vardr; bu haklar öde ve onlar zorlua düürme.

Bunlardan biri memleketinde gümü temiz kalsn, onun ayarn koru, ey bilgili insan.

kincisi halk âdil kanunlar ile idare et; birini dierine tahakküme kalkmasna meydan verme, onlar koru.

Üçüncüsü bütün yollar emin tut; yol kesici ve haydutlarn hepsini ortadan kaldr.

 

Yazar: Ahmet Taþgetiren
25-08-09
E mail: ethem92@mynet.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
MÜSLÜMAN ÝDARECÝNÝN VASIFLARI
Online Kii: 32
Bu Gn: 583 || Bu Ay: 5.675 || Toplam Ziyareti: 2.928.744 || Toplam Tklanma: 58.610.352