HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Mümin erkek ve kadınlara işlemedikleri şeyler yüzünden eziyet edenler, doğrusu bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.
Ahzab, 33, 58.
HADÎS-İ ŞERİF
Hiç kimse başka bir kimseyi fasıklıkla suçlamasın ve onu küfürle itham etmesin. Eğer itham ettiği kimse dediği gibi değilse, bu sıfatlar muhakkak itham edene döner.
Buhari, Edeb, 44.
SÖZÜN ÖZÜ
Bize hep yalan söylediler ve inandıkça daha fazlasını söylediler.
Malcolm X
Son Dakika!
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 65
AMERİKA'DAN MÜTTEFİK OLMAZ; ANCAK DÜŞMAN OLUR...

AMERİKA'DAN MÜTTEFİK OLMAZ; ANCAK DÜŞMAN OLUR...Amerika’dan düşman olur ama müttefik olmaz/1

Amerika ile Rusya bazen sağdan geliyorlar, bazen de soldan. Ayrı gibi görülseler de kökleri aynı koldan. Müşterek işleri işgal, istila, yağma, talandır ve yolları da küfürdür hiç ayrılmıyorlar bu yoldan.

Amerika’ya itiraz etmek, köleliğe ve uşaklığa itiraz etmektir. ABD’li eski bir diplomat olan Jim Jatras der ki: “Aslında bizim müttefiklerimiz yok, uşaklarımız var. Bir ülke uşak gibi hareket etmek istemiyorsa, elimize büyük bir sopa alıp tehdit ederiz.”

Amerika; kendi içindeki hainleri temizleyen, dışarıdaki hainleri kahramanlaştıran küresel bir şeytandır. ABD’nin eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’a 1990’lı yıllarda sormuşlar: “Amerika, nasıl bu kadar güçlü olabildi?”

Kissinger; “Biz Amerika olarak neden güçlüyüz biliyor musunuz?” diye başlayıp, şöyle sürdürmüş sözlerini:

“Bizler Amerika olarak içimizdeki vatan hainlerini çabuk etkisiz hâle getiririz... Dünyanın birçok ülkesindeki vatan hainlerini de kahraman yapar, onları ülkelerinde önemli yerlere getiririz.”

Kissinger’ın bu sözlerinden anlıyoruz ki; bir ülkenin “güçlü” olabilmesinin birinci şartı, “vatan hainlerini etkisiz hale getirmek”, ikinci şartı da “yabancı ülkelerdeki vatan hainlerini kahraman olarak lanse etmek” ve onları “önemli yerlere getirmek”tir!..

Dünyada terörist diye suçlanan tüm örgütler bir araya gelseler Amerika’nın katliamlarına yetişemezler... Amerika, insanlığın kerbelasıdır. İsrail’i insanlığın başına o bela etmiştir.... İsrail, Amerika’nın İslâm topraklarında kan akıtmak ve katliam yapmak için kurduğu ve himaye ettiği bir terör karakoludur.

Amerika; ezici bir askeri güce sahip olan ve bu gücü diğer devletlerin davranışlarını kendi menfaati doğrultusunda etkilemek için kullanan kanlı küresel bir katildir.

Amerika’yı düşman ilan etmek yerine müttefik ilan ettiğimiz günden bu yana yabancının parasını, yabancının bankasından ihtiyaç kredisi diyerek alıp, yabancının elektronik mağazasından hiç ihtiyacımız olmamasına rağmen dev televizyonlar alıyoruz. Amerikalının telefonunu bin dolara almak için geceden kuyruğa giriyoruz. İşte gelinen nokta dolar silahıyla vuruluyoruz. Amerika doları silah niyetine kullanıyor. Müslüman olarak Amerika para birimi olan doları İslâm topraklarında geçersiz para birimine dönüştürmek için çalışmak, stratejiler geliştirmek, Allah yolundaki cihad cümlesindendir. Amerika doları bir savaş aracı yani silah olarak kullanıyor. Amerika dolar silahıyla sofralarımızdaki helal lokmalarımızı almaya çalışıyor. Amerika, faiz lobisinin sahibi fakir fukaranın etini yiyen ve kanını içen bir vampirdir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Amerika’yı müttefik edinmek, bir peşin mağlubiyet karinesidir.

Amerika, küresel bir mikroptur. Her insana, her aileye, her cemiyete ve devlete bulaşabilir. Amerika’dan uzak durmak, insan ve Müslüman olmanın gereği, insan ve Müslüman kalmanın da alâmetidir.

Amerika; neslin ve bitiklerin fıtratıyla oynamayı, bozmayı, kargaşa çıkarmayı, yıkmayı, kötü sonuca sebep olmayı ifade  eder. Amerika nerede iktidar sahibi olmuşsa, nesli ve ekini, yani toplumun ve insanların geçim kaynaklarını tahrip etmiştir. Rabbimiz uyarıyor:  “O, (senin yanından ayrılınca) iktidar olunca yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.

Ona “Allah’tan kork” denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara Sûresi/205-206) Bu âyetlerin haber verdiği insan ve devlet tipi, Amerika’ya ve Amerikalılara tekabül etmektedirler. ABD’nin resmi devlet politikası olan Kızılderili soykırımı, Nazi Almanyası’nda Yahudilere karşı uygulanan soykırımdan çok daha büyük bir soykırımdı. ABD’nin resmi makamları Kızılderili kellesi başına 5 dolar ödemişti. ABD’liler, “Bu vahşi hayvanların yani Kızılderililerin tamamen imha edilmesi gerekiyor. En iyi yerli ölü yerlidir” politikasıyla kıtayı binlerce yıldır üzerinde yaşayan yerli halkın elinden zorla almıştı. Bu kapsamda ilk biyolojik silah, Kızılderililer üzerinde uygulandı. Sürgüne gönderilen Kızılderililere yardım olarak dağıtılan battaniyelere çiçek mikrobu bulaştırılarak çok sayıda yerlinin öldürülmesi sağlandı. Kızılderili soykırımıyla bugünkü Amerika’nın da temelleri atıldı. Dünyada en büyük soykırım suçlusu Amerika Birleşik Devletleri’dir. Tam yetmiş milyon Kızılderiliyi kendi vatanlarında katlettiler. Amerika’da vicdan olmaz, merhamet olmaz. Amerika denildiğinde akla insanlık düşmanı gelmelidir.

Amerika, emperyalist yönetimiyle dünyanın baş belası olmuştur. Nitekim dünya genelinde ABD baş belası olarak kabul ediliyor. ABD yönetimi, dünya toplumlarına, insanlığın temel sorunlarını çözebilme umudu/ışığı veren bir odak değil. Hatta tam tersine, bu sorunların müsebbibi olarak görülüyor. Dolayısıyla Amerika’dan kurtulmak, Amerika’sız bir dünyada yaşamak insanlığı müşterek hasreti haline gelmiştir.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Mustafa Çelik
05-10-18
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
AMERİKA'DAN MÜTTEFİK OLMAZ; ANCAK DÜŞMAN OLUR...
Online Kişi: 29
Bu Gün: 44 || Bu Ay: 4297 || Toplam Ziyaretçi: 1112048 || Toplam Tıklanma: 30186698