HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Mümin erkek ve kadınlara işlemedikleri şeyler yüzünden eziyet edenler, doğrusu bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.
Ahzab, 33, 58.
HADÎS-İ ŞERİF
Hiç kimse başka bir kimseyi fasıklıkla suçlamasın ve onu küfürle itham etmesin. Eğer itham ettiği kimse dediği gibi değilse, bu sıfatlar muhakkak itham edene döner.
Buhari, Edeb, 44.
SÖZÜN ÖZÜ
Bize hep yalan söylediler ve inandıkça daha fazlasını söylediler.
Malcolm X
Son Dakika!
Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar)
Okunma Sayısı: 139
EĞİTİM SİSTEMİMİZ İNSAN DEĞİL BAŞARI MANYAĞI BİR NARSİST ÜRETTİ

EĞİTİM SİSTEMİMİZ İNSAN DEĞİL BAŞARI MANYAĞI BİR NARSİST ÜRETTİBu nasıl oldu?

Rahatlık tuzağına kapıldık. Rahat olmak, rahat yaşamak, bizi miskinleştirdi. İş yapma kabiliyetimizi kırdı. Kendi kozamızı ördürdü.

Ördüğümüz kozayı dünyamız zannettik. Yeni hapishanemiz! Bize ummanlar gibi geldi. Kozada olduğumuzun farkına bir varamadık.

Evlerimizi daha güvenli hale getirdik. Kameralarla donattık. Kendimizi sitelerin içine hapsettik, etrafını kalın ve yüksek duvarlarla çevirdik. Soyutlandıkça soyutlandık. Tek tip bakmaya, tek tip düşünmeye başladık. Kendimizi değil hep başkalarını eleştirdik.

Ben görmedim oğlum görsün, kızım görsün, ben yemedim çocuklarım yesin. Ben çok düştüm aman çocuklarıma bir şey olmasın diyerek kurduğumuz dünya hem bizi hem de çocuklarımızı tüketti.

Her biri bin bir çeşitten yemeklerden, tatlılardan, salatalardan oluşan muhteşem sofralar kurduk. Bununla gurur duyduk. Her yemekten biraz biraz tatma heves ve arzumuz, yemeklerin tadını ve zevkini almamıza engel oldu. Her şeyden aldık ama hiçbir şeyin tam tadını almadan yemekleri ve ekmekleri israf ettik. Bu israf bize normalmiş gibi gelmeye başladı. Daha çok tüketme eğilimine girdik, daha çok israf ettik.

Her gün kurulan bu muhteşem sofralar bize ve çocuklarımıza doyumsuzluk verdi. Yine tost yemeye, pizza söylemeye başladık. Sofradan yeni kalksak bile doyma hissini kaybettik. Doyumsuzlaştık. Dengesiz beslenme tüm yaşamımızı değiştirdi. Aynadaki görüntümüz bizi başka başka yerlere savurdu.

Bu yaşama tarzı bize iki yaşam tarzını benimsetti:

1-Ben tok olduktan sonra, başkası açlıktan ölse bana ne?

2-Sen çalış, ben yiyeyim.

Bu iki düşüncenin yoğurduğu insan, her şeye sahip olmak için yoğun çaba harcıyor ama mutlu olamıyor. Sahip olduklarımızın da kıymeti bilinmiyor. Değersizleşiyor, değersizleştiriyor.

Kozaların içinde yetişen, her şeyin envaı çeşit önüne geldiği birey, hiçbir üretime katılmadan, üretmeden yıllarını bir asalak gibi geçiriyor. Çünkü üretmeye ihtiyaç duymamış. Birileri onun için kazanmış, birileri onun için yorulmuş.

Böylece dünyanın merkezine oturan birey, burnundan kıl aldırmıyor. Ailenin yeni putu haline geliyor! Yok kelimesinin anlamını bilmiyor. Varsa yoksa kendisi ve kendi istekleri…

Böyle bir kozadan servisle okula gelen bireyin velisi, okuldan ve öğretmenden öğretmenlik değil dadılık bekliyor. Günümüz velisi, öğretmene akıl veriyor. Öğretmenin yöntem ve tekniklerini sorguluyor. Beğenmiyor. Televizyon kanallarında izlediği birkaç programla hem yöntemleri biliyor! Hem müfredatı biliyor! Hem de pedagojiyi biliyor!

Her şeye müdahale hakkını kendinde buluyor. Sorguluyor, agresifleşiyor. Eğitim değil yarış kazanan bir yaratık istiyor. Çocuğun ilgisi, fıtratı, ne düşündüğü ve ne istediği önemli değil. Önemli olan testteki tüm soruları bilmesi. Bu iş o kadar abartıldı ki artık birinci sınıf öğrencileri bile test çözmeye başladı.

Durum böyle olunca da narsist bir nesil kapımızı çalıyor. Tüm konuşmaları beş şık üzerinden, kelime hazinesi oldukça sığ ve tek tip. Nasıl oldu diyorsanız? İşte böyle böyle oldu. Şikâyet etmeye hiç hakkınız yok…

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Adem Duran
08-10-18
E mail: dirilispostasi.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
EĞİTİM SİSTEMİMİZ İNSAN DEĞİL BAŞARI MANYAĞI BİR NARSİST ÜRETTİ
Online Kişi: 40
Bu Gün: 44 || Bu Ay: 4297 || Toplam Ziyaretçi: 1112051 || Toplam Tıklanma: 30186765