
| Kategori : EDEBÝYAT / YAZI VE YAZMAK ÜZERÝNE | Okunma Says: 2576 |

temel çelikilerini derinden kavrayan msralar karsnda içine dütüüm hayretten kaynaklanyordu bu. Sonra kendi lise ruhumu hatrlaynca yattm biraz. Kalbin en açk olduu, her hissiyatn sinir uçlarmz tarafndan dile gelmez bir hassasiyetle emilerek yaand zamanlar. Konya’da yaynlanan edebiyat dergilerini ve fanzinleri yolladnda irkilmitim: Lise çalarndaki gençlerin yaamn Mesela Siyah Sandalye. Derginin yaz/güz 2009 says Kehf suresi 10. ayetle açlyor. “Ey Rabbimiz! Bize tarafndan bir rahmet ver ve bize u durumumuzdan bir kurtulu yolu hazrla!” Tamamen elle yazlarak hazrlanan dergide Büra, iirle nesir arasndaki yazsnda, “yazda duyuyorum/ ölümün sessizliini/ çok yaknmda ölüm melei/ elimdeki lokmay azma götürmeden alp götürecek” diyor yaamn içindeki ölümü büyük bir safiyetle çözmü bir küçük kz olarak.
Akp giden zaman kontrol altna alm bu gençler
Perde adl deli dolu görünümlü derin bir fanzinde (11 Kasm 2009) yazarnn ismi olmayan ama “yalan dünya” bal sona atlm bir nesir-iirde genç zihinlerin akp giden hayat ve zaman nasl kontrol altna aldklarna, neleri seçip kaydettiklerine dair ipuçlar var:
“Eitim zayiat/ güçlenen ekonomi/ kahraman ordumuz/ bitmeyen çile/ youn katlmla/ gençler çaresiz/ amansz takip/ tribünler ayakta/ tüyler ürperten cinayet/ amansz takip/ boru sesi/ kaçan boa/ ayakta alklanan/ duygularna hakim olamad/ kaçan boa/ hamdolsun rakamlar iyi/ karlk beklemeden/o zamann artlar/ top alarla bulutu/ merakla beklenen/ televizyonda ilk kez/ etmemek elde deil/ ...itfaiyenin olaanüstü çabalaryla/ saatlerce beklenen ambulans/ olaya el koydu/ kriz masas.. yok satyor/ çkan
kargaada/ kapal kaplar ardnda/ ..ölen ya da yaralanan/ pes dedirten/ Anadolu’nun cefakar/ muhteem performans/ seviyeli bir iliki/ ..tehlikesi sürüyor/ vatandalar uyaran/ izinsiz gösteri/ imkansz baard/ bir genç kzn dram/ ufo gören köylü/ beklenen oldu/ bir kez daha/ ..çok sayda/ nesli tükenen/ ...takviye ekip/ iki el ate/ dehet saçt/ görgü tanklar/ beylik tabancasyla/ ...salonun dna çkarld/ görme engelli/ mutlu sona ulald/ hayati tehlikeyi atlatan/ belirsizliini koruyan…”
Kavil dergisinin 7. saysndaki Berceste imzal iire ne demeli: “Küskün baklar salyorum maveraya/ içimde bir yerler eziliyor/ uzaklardan gurbet türküleri okuyor saçlarm/ avuçlarmda eylülden kalma intiharlarm.” Fatma Akta’n “Büyüyorum Hâlâ” iiri sonra: “Büyüdüm ama çok deil/ ben büyürken insanlar gördüm: çoktular/ iyiler, kötüler, yalanclar, dürüstler/ korkaklar ve cesurlar/ acmaszlar, merhametliler/ insan bu, smyor ite satrlara.”
çindeki yldz kefedenler
Fransz edebiyatna odaklanm bir dergi olan La litterature dergisinde ise Ahmet Çapar’n veda iiri yine ölüme dair: “Geçmiin karsnda ölümü öperken/ bir peri/ bilmem kaçnc katndaym/ karanln/ tek bildiim tanrya daha yakn/ olmak için seçmi bulundum bu/ tümsei.” Bunlar Konya’dan birkaç örnek.
Geçtiimiz aylarda mam Hatip örencileriyle edebiyat ve vicdan konulu sohbetler için bulumalarmzda yine iir buldu beni. Bakrköy mam Hatip Lisesi’nde müdür beyin odasndan yaylan kitap kokusu iirlerin esraryla yaylyordu. Taze baslmt ve bir tepecik halinde duruyordu odada. lk Damlalar’d ilk iirlerden oluan kitabn ad. Pnar Demir de siyahtan söz etmi “En Beklenmeyen” iirinde: “Yine bir köe banda bekliyor hayallerim/ simsiyah bir ehirde parlyor gözlerim/ yürüyorum kimseye haber vermeden/ bir tek hayallerim geliyor peimden.” imdiden kurgu ve gerçeklik, muhayyile ile hakikat arasnda ince snrlarda gezinmeye balam bir zihin. Büra Çakc ise içindeki yldz kefetmi dizelerinde. Aydnlanmann tam da içimizde yanan bir ktan geldiini, elimizde böyle bir meale olduunu bildirmi büyük bir özgüvenle: “Bu gece ben gökyüzünün sonsuzluuna daldm/ gökyüzünde bir yldz oldum/ aydnlattm gecenin karanln.”
Görmenin çok boyutlu dökümü
Üsküdar mam Hatip Lisesi’nde Heybe dergisi çkt karma. Abdurrahman Halil Ouz da görmenin çok boyutlu dökümünü yapm iirinde. Liseli bir gencin hzla geçip giden hayattan yakalad yaam parçalarn sralam airane bir üslupla: “Ey gözler/ ne görüyorsanz söyleyin/ bir var bir yoku gözleyen/ katman katman aknlarla gelin/ deniz gözler/ krlm çeneler/ takrdayan tahta diler/ toz olan kemikler/ dökülen mürekkepler/ krlan kalpler/ alayan gözler/ atlan yumruklar/ yazlan yazlar/ okunan kitaplar/ vurulan vücutlar/ olan eyler/ baslan gazeteler/ edilen telefonlar/ çkarlan sesler/ konuulan laflar/ ey gözler/ ne görüyorsanz söyleyin/ martlarn çkard laflara kartrlan küfürler/ Üsküdar sahilinde yürüyen sevgililer/ oynaan kzlar/ dilenen dilenciler/ âk çocuklar/ klnan namazlar/ örtülen balar/ kesilen saçlar/ ey gözler/ ey mübarek kameralar/ ilahi görevle görevlendirilmi çekim aletleri/ ne görüyorsanz söyleyin.”
Gençlerin hallerine ve iirlerine aina olan Asm Gültekin’in dedii gibi gençler bir iir yazp getirdiklerinde ruhlarndan bir parçay deil, varlklarnn tamamn getirip teslim ediyorlar öretmenlerine. Bu yüzden böylesine mukaddes emanete yaklarken, eletirirken kelimelerin çok titizlikle seçilmesini istiyor. Eletirilmeli, yol gösterilmeli elbette ama dil çok önemli. Bu
noktada Semih Kaplanolu’nun “Süt” filminde, iiri bir stanbul dergisinde yaynlanan kasabal Yusuf’un, postanede dergiyi eline alnca barna bast gibi çlgnca komaya balamas gelir aklma. Öyle dile gelmez, dolu ve yürein kabard bir andr bu çünkü.
Her airin lise bire giden yan var
Bu ülkenin lise bire giden çocuklar, hayatn temel hedefinin ne olabileceine dair, kendi taptaze deneyimlerinin ve birikimlerinin içinden çekip çkarabildikleri hayat memat meselesi iirler yazyorlar. Thomas Mann’n genç bir airi anlatt Tonio Kröger’ini hatrlatt fanzinler. “Kafamn içi u tuvalin üstü gibi” diyordu Tonio. “Bir iskelet; soluk, çizile bozula kirlenmi bir taslak, bir de birkaç renk lekesi.” Yazar airin katlanmak zorunda olduu sanclar, sradan yaamdaki edilgenliini, meru düzgün (!) hayata uyum göstermedeki zorluunu, benliinde oluan iç hesaplamalar anlatyordu kitapta Tonio üzerinden. Önemli olan kendi deneyimimizi salam bir yolla ilerletmek. Müslüman bir zihin meruiyet alann çok iyi tanmlayabilmeli. Kar durulacak ey bulank olmamal. iir yazmak hastalkl ve bencil bir yere doru sürüklenmek deil, merkezden da doru insanla sahip çkarak, elini tan altna koyarak ilerlemektir.
Balktaki 'lise bire gitme' bir metafor elbet. “Her airin lise bire giden yan mutlaka vardr, en çok o yanyla yazar her iir yazan” diye inandmdan.
Yldz Ramazanolu gencecik yüreklere deerek yazd
Yazar: Yýldýz Ramazanoðlu |
13-10-10 |
||
| E mail: dünyabizim.com | Tweet | ||