
| Kategori : / KÜLTÜR ve MEDENÝYET | Okunma Says: 1392 |
Yine Yeni Harflere Dâir
Son harf tebeddülünü [deiikliini] yalnz yazmzn eklini deitirmekten ve onu örenilmesi daha kolay, daha metodik bir hale sokmaktan ibaret zannedenler var.
Bu gibilere daima Gazi hazretlerinin: "Göreceksiniz daha neler olacak!" sözünü hatrlatmak lazmdr. "Göreceksiniz, daha neler olacak!" Yalnz Türk diline uygun olmayan Arap harflerinin esaretinden kurtulduktan sonra lisanmz yeni bir inkiaf devresine girecek mi demektir? Bu, yalnz, mektep çocuklar eski alfabe ile ancak bir kaç senede okuyup yazmay örenirken imdi bu müddet bir kaç aya inecek mi, demektir? Bu, yalnz, müthi bir anari içinde bocalayan Türkçe sarf ve nahvi, Türkçe imlas artk mazbut ve muntazam bir ekle girip bütün medenî lisanlar arasnda kendisine layk olan mevkiyi igale balayacak m demektir?
Bütün bunlar yeni Türk alfabesinden beklediimiz esasl ve hayâtî faydann yannda birer teferruattr. Yeni Türk alfabesi her eyden evvel muazzam Türk inklâbn tedvin edecek olan yegâne vastadr. Yani bu inklâbn idarî ve siyasî sahadan bütün manasyla ruhlara ve dimalara intikali ancak bunun sayesinde olacaktr.
Türk cevherinin asrlardan beri tazyiki altnda bunald sert, kat ve kaln kr [kabuu] yrtp ziyadan bir aaç gibi göklere dal budak salaca gün gelmitir. Yarnki Türk çocuu artk tecvidin bir yeknesak ve elemli aksi sadâs olan bugünün ölü dil ahengindeki uyuturucu lezzeti tatmaktan masûn kalacaktr [korunacaktr].
Onun neslinde metîn, vakûr ve ürkek Türkçe artk sar'al ihtilaclarla [titremelerle] kvranmak illetini atlatm olacak ve Türk semasnn altnda altnda ruhlara hayat veren yeni bir musikînin elhân yükselecektir.
Bu alfabe, apkal hafzlarn, apkal fakîhlerin ve apkal dîvanperestlerin, apkal gazelhânlarn hükümranlna artk katî bir surette nihayet vermitir. Niçin itiraf etmemeli, eski Osmanl saltanatnn bekâyâs [kalntlar] bizim içimizde ayn kuvvet, ayn hayâtiyetle yaamaktadr. Geçirdiimiz inklaplar tefekkür ve tahassüs tarzmz hemen hiç deitirmedii gibi bediî zevklerimizde de hafif bir tebeddül îkâ' etmemitir [gerçekletirmemitir]. Türkiye'nin en müterakkî vilayetlerinden biri olan stanbul'u taraf taraf, semt semt geziniz. Evlere girip çknz. Mesîre yerlerinde oturunuz. Göreceksiniz, hissedeceksiniz ki ictimâî manzarada deimi olan ey yalnz kyafete ait bir kaç teferruattr. stanbul efendisi hususi ve kadim i'tiyatlarnn [alkanlklarnn] hemen hepsine pür vecd pür sadakatle baldr. stanbul hanm peçesini bir parça kaldrm olmasna ramen henüz bir efsâne deildir. Hatta ehrin ücra mahallelerinde Hüseyin Rahmi Bey'in acûze tipleriyle Piyerloti'nin "Aziyâde"lerini bulmak imkan bile zail olmamtr. Çnar diplerinde nargile çeken ehli keyf arasna ben bile ekseriyyen katlrm.
apka ne Çubuklu'da gazel dinlemeye ne Alemda'nda kuzu çevirmeye ne Kathane deresi kenarnda Çingene ailelerini söyletip oynatmaya manidir. Pantolonla pek âlâ bada kurulabiliyor. Lakin bir gün gelecek ki yeni Türk harfleriyle "hey, hey!" çekip gazel okumak artk mümkün olmayacaktr.
Arap harfleri bizi muttasl mazinin bedi'ne doru çeken bir pasl zincirdi. Bütün aklmz ve mantmzla garb medeniyetine doru atlrken hamlelerimizi arlatran ve her iki admda bir bamzn gayr ihtiyarî arkaya çevrilmesine sebep olan da bu idi. Zira, bunun ucunda arkn, bu bin bir gece diyarnn, bin bir türlü ehvet ve sefahat muhasslas olan ivâkâr cazibesi vardr. Bu ivâkâr cazibe Hayyam'n rubaîlerindedir. Nedim'in arklarndadr. Bu ivâkâr cazibe deftedir, tanburdadr.
Türk milletinin asrlardan beri bu afyonla uyumu kalm olan ruhu yeni bir sabah aydnlnda uyanrken elinin altnda artk o isârdîde ibtilasnn tatmin ve tahrik vastalarn bulamaynca mecburi bir imsak ve riyazat devresine girecektir ve ite ona mev'ûd olan rehânn balangc da bu olacaktr.
Lakin mazi ile aramzdaki son köprüyü de berhevâ ettiimiz u anda lazm gelir ki o yakadan bu yakaya geçenler braktklar yere dair hiç bir tahassür duymasnlar. Burada her eyi rahat, latîf ve ferah bulsunlar. Elimizdeki bu güzel vasta ile onlara asl güzelliin srrn telkin edebilelim. Ruh ve zeka için dünyada daha ne kadar yüksek ve asîl, daha ne kadar insanî menbalar bulunduunu onlara öretelim. Bunun yegâne vastas da- frsat dütükçe birçok defalar yazdm gibi- ancak ve ancak garb klasisizminin bütün maarif ve irfan sahalarmzda ner ve tamimidir. Bu cereyan harf inklabnn tabii temâdîsi suretinde telakkî edilmelidir. Aksi takdirde, korkarm ki, bu büyük hareket-i tedrîs bir slahat teebbüs halinde kalr ve kendisinden beklenen hayatî ve harsî [kültürel] semereyi vermekte gecikir durur.
Yakup Kadri.
Hâkimiyet-i Milliyye.
14 Eylül 1928.

Yazar: Yakup Kadri Karaosmanoðlu |
30-04-19 |
||
| E mail: Mail Adresi Yok | Tweet | ||