RAMAZAN İLHÂMI


Kur'an üzerine eğilir başlar
Gönülde bir mânâ seyrânı başlar

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Her çıkmaz sokağın çıkmaz olduğunu anlamak için sonuna kadar yürümek zorunda bırakıldık.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : / RAMAZAN- ORUÇ- İNSAN
Okunma Sayısı: 89
Yazar: Ali Sandıkçıoğlu
GARİBANLARA KAPALI İFTAR SOFRALARI!

GARİBANLARA KAPALI İFTAR SOFRALARI!İftar sofralarını şova döndürmeyelim…

İslam’ın şartlarından birisi de sene de bir ay oruç tutmaktır. Müslümanlar Ramazan-ı Şerif ayı geldiğinde oruçlarını tutarlar. Akşam ezanı ile de oruçlarını açarak iftar ederler. Ramazan-ı Şerif ayında oruçluya iftar vermek, orucunu açtırmak çok çok sevaptır. Resulullah Efendimiz (S.A.S.) “Bir kimse, bu ayda bir oruçluya iftar verirse günahları affolunur. O oruçlunun sevabı kadar ona sevap verilir” buyurunca, ashab-ı kiramdan bazıları bir oruçluyu iftar ettirecek kadar zengin olmadıklarını söyler. Onlara cevaben Peygamber Efendimiz “Bir hurmayla da iftar verene de yalnız su ile oruç açtırana da bu sevap verilir” buyurdu. (Beyhaki) Bir başka hadis-i şerifinde Peygamber Efendimiz (S.A.S.) “Ramazanda bir misafire oruç açtırana sırat köprüsünü geçmek kolaylaşır” buyurmuştur. (V. Necat) Bir diğer hadis-i şerifinde ise Peygamber Efendimiz (S.A.S.) “Ramazan ayında bir oruçluyu su ile iftar ettiren, anasından doğduğu gibi günahsız olur” buyurunca ashab-ı kiram “Su az ve kıymetli iken mi?” diye sual etti. Peygamber Efendimiz onlara cevaben “İsterse nehir kenarında versin, aynıdır” buyurdu. (V. Necat) Ebu’ş-Şeyh İbni Hibban’ın konu ile alakalı olarak rivayet ettiği hadis-i şerif ise şöyle: “Ramazan ayında kim helal kazancından bir oruçluya iftar ettirirse Ramazanın bütün günlerinde melekler ona dua eder ve Kadir Gecesinde Cebrail (A.S.) onunla musafaha eder. (Tokalaşır.) Cebrail (A.S.) kiminle musafaha ederse onun kalbi incelir ve gözlerinin yaşı çoğalır. Ravi der ki: “Ya Resulullah, oruçluya iftar ettirecek bir şeyi yoksa ne yapacak? Bana bildir dediğimde “Bir avuç yiyecek de kâfidir” buyurdu. Ben, bir lokma ekmek de bulamazsa deyince “Birazcık su ile karıştırılmış süt ikram eder buyurdu.” Yanında o da yoksa dedim, “Bir yudum su” buyurdular.” (Beyhaki) Görülüyor ki, Ramazan-ı Şerif ayında oruçlu insanlara iftar vermek, oruç açtırmak Cenab-ı Hakk indinde güzel mali bir ibadettir. İftarlar verilmeli, davet edilen iftar sofralarına katılmaya gayret edilmelidir. Allah (C.C.) rızası için verilecek iftarlara kim ne diyebilir? Nasıl karşı çıkılabilinir? Ancak öyle iftarlara zaman içinde şahit olduk ki, iftar değil sanki bir şov. Sanki bir mali güç gösterisi veya siyasi bir gövde gösterisi. Bizim elbette ki tercihimiz bu tip iftarlar değildir.

Ramazan ayı bereketi ile gelir. Bu mübarek ayda daha çok Kur’an-ı Kerim okunur. Camiler cemaatlerle dolar. Hayır hasenat işleri çoğalır. Ramazanda Müslümanlar birbirlerini iftara davet ederler. Son senelerde; lüks, içkili lokantalarda iftarlar verildiğine şahit olduk. Bir tarafta içkiler, öbür tarafta iftarını açan Müslümanlar… İftar masasında bir tane garip yok. Bir tane orta halli Müslüman yok. Zengin beyefendiler, hanımefendiler var. Onlar da kameralara bol bol poz vererek basına reklam için malzeme oluyorlar. Falan işadamı falan bilmem kaç yıldızlı otelde şu kadar insana iftar verdi. Kimileri oruç tutuyor, kimileri tutmuyor… Oruç tutan ve tutmayanı ancak ve ancak Hz. Allah (C.C.) bilir. İftar var ancak, iftardan önce veya sonra kaç kişi akşam namazını kılıyor o da belli değil.

Yeni moda açık alanlarda iftar ve sahur programları… Tabii tenkit en kolay şeydir… Lütfen beni sadece tenkit ediyor şekliyle düşünmeyin. Ülkemizde bu kadar gerçek manada âlim insanlar var. Kur’an-ı Kerim’de Cenabı Hakk, “Eğer bilmiyorsanız bilene sorunuz” buyuruyor. Hz. Peygamber Efendimiz (S.A.S.) “İslam’da helal ve haram bellidir. Ancak helal ile haram arasında şüpheli olan şeyler vardır. Kim o şüpheli şeylerden kaçar ve kendini korursa dinini ve ırzını muhafaza etmiş olur” buyuruyor. Yine hepimizin bildiği gibi dinimizde haremlik, selamlık diye bir kavram var. Çok önceleri şehir otobüslerinde hanımların seyahat ettikleri yerler ile erkeklerin seyahat ettikleri yerler ayrı idi. Bazı televizyonlar iftar ve sahur programlarını meydanlardan canlı olarak yayınlıyorlar. Bazen neler oluyor maksadı ile bakıyorum da üzülerek ifade edeyim ki, bir kısım şöhretli(!) hoca efendilerin iftar veya sahur programlarında erkek kadın karışık, iç içe girmiş olan böyle bir cemaate sohbet ediyor, bazen de sorulara cevaplar veriyorlar? Cevap verildikten sonra hoca efendiye bir alkış tufanı kopuyor… Fe-Sübhanallah! Bu da nereden çıktı? Allah’ın (C.C.) dinini bize tebliğ eden Hz. Muhammed Efendimizdir (S.A.S.). Bir an için düşünelim, O mübarek insan Peygamber Efendimiz iftar ve sahur programlarının yapıldığı mahallere teşrif etse ne derler acaba? Hiç düşündünüz mu? Aferin benim ümmetime ne de güzel iftar ve sahur programları yapıyorlar mı der? Kadın-erkek birbirine karışmış, kimi açık, kimi kapalı, kimi makyajlı, kimi sade. Bu hal bidat değil de nedir? İlim erbabı, kariyer sahibi muhterem zevat açıklasınlar da bizler de tatmin olalım. İşin aslını öğrenmiş olalım. Buradan muhterem Diyanet İşleri Başkanlığına, Din İşleri Yüksek Kurulu üyelerine, İstanbul Müftülüğüne, bir kısım gazetelerde köşe yazarlığı yapan kendilerine “İslami yazar” söylenen zevatı muhtereme, bir kısım televizyonlarda İslam adına fetva veren halen görevde veya emekli konuşmacılara; AKİT Gazetesi aracılığı ile müsaadeleri ile seslenmek istiyorum. Lütfen açıklama yapınız. Birilerinin bilmem ne kadar para alabilmesi için yaptıkları programlar helal, haram, mahrem ve namahrem kavramlarına uymuyorsa bunu Müslümanlara duyuralım. Hakkı ve doğru olanı savunalım. Doğru olan ne ise onu hep birlikte duyuralım da iftar ve sahur programları şova dönüşmesin. Bu arada evinde, işyerinde, fabrikasında müessesesinde, camilerde, yurtlarda, gazete çalışanlarına, lokantasında veya değişik yerlerde sünnete uygun, Allah rızası için iftar verenlerden Rabbim razı olsun. Rıza-i İlahi için verilen iftar ve sahurlar bir ibadettir. Fakir fukaraya, garip gurebaya verilen iftar ve sahur programları ancak tebrik ve takdir edilir. Cenab-ı Hakk Ramazan-ı Şerifin bütün manevi güzelliklerinden istifade edebilmeyi hepimize nasip eylesin. Cümleniz Rabbul Alemin’e emanet olunuz.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Ali Sandıkçıoğlu
11-05-19
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
GARİBANLARA KAPALI İFTAR SOFRALARI!
Online Kişi: 24
Bu Gün: 144 || Bu Ay: 9023 || Toplam Ziyaretçi: 1269318 || Toplam Tıklanma: 34059381