HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 132
Yazar: Mücahit Gültekin
MİLLÎ EĞİTİM SİSTEMİ ÇOCUKLARIMIZI BÖLÜYOR

EY DİSİPLİN PROBLEMİ OLAN KARDEŞİM!EY DİSİPLİN PROBLEMİ OLAN KARDEŞİM!

Aşağıdaki tablo bir bakıma, babalarımızın ya da dedelerimizin öğrencilikleriyle, bizim ve çocuklarımızın öğrenciliğini yansıtıyor... Bu disiplin sorunlarına 2000'li yıllardan sonra siber suçları da ekleyin.

Bu tabloyu aktarmaktaki amacım, "geçmişte ne de iyiydik" demek değil. Burada bir problem var. Bu çocuklar "disiplin sorunları"yla doğmadılar. Onları hayatın bu en tekinsiz alanlarına iten şey nedir? Problem bu çocuklarda mı, yoksa sektörel bir paylaşımın dizayn ettiği bir kumpasın içinde miyiz?

Bize; bireyselleştikçe, bilgi yayıldıkça, iletişim kanalları arttıkça, özgüven çoğaldıkça daha iyi olacağımızı söylemişlerdi; olmadı. Gücü, puanı, hazzı ve konforu kutsayan psikolojik iklim okullarımızı tek tek teslim aldı. Kimi okullarımız "başarılı" öğrencilerimizi ulusal ve küresel patronlara pazarlayan podyumlara dönüştü. Herkesin okuduğu ama pek azının "seçilebildiği" yeni bir kast sistemi oluştu. Her şey "geleceği parlak azınlığı", piramidin en altındaki devasa kitleden ayrıştırabilmeye dönük kurgulandı. Sadece okullar buna göre bölünmedi, şehirler de buna göre bölündü; buna göre evler kiralandı/alındı, buna göre siteler ve mahalleler oluştu.

"Eğitim sistemi" dediğimiz şey piramidin en altındaki kitleden her zaman nefret etti. Onların hiçbir getirisi yoktu; sadece sınıfın ve okulun ortalamasını düşürüp bizi utandırmakla kalmıyor, emeğimizi ve enerjimizi de daha fazla gasp ediyorlardı. Dahası PISA gibi sınavlarda net sayımızı düşürüyor, milli imajımızı da zedeliyorlardı.

Ruanda'daki "Hutu"lar ve "Tutsi"ler gibi, matematik ve fene kafası basanlar ile basmayanlar olarak bölündük. Matematik ve feni iyi olanlar Belçikalı efendilerine yakın olan, rengi biraz daha açık Hutu'lar gibi muamele gördü. Tek suçu sayısala yeteri kadar kafası basmamak olan büyük çoğunluk hayatın en tekinsiz alanlarına doğru itildi; çoğu cinsellik, şiddet ve şans oyunlarıyla yoğrulmuş eğlence sektörüne kurban edildiler.

Sadece "başarılı" çocuklar ayrıştırılmadı; matematiği ve feni iyi olan çocukların anne-babaları da aynı mahallelerde, aynı sitelerde buluştu. Diğerleri şehrin çeperlerine, kuytularına, en tekinsiz yerlere itildi ve en umutsuz okullara... Toplumun "çöp" kısmı buralara istif edildi.

Şunu görmemiz gerekiyor, gerçekte eğitim sistemi diye bir şey yoktur. Küresel oligarşinin değer verip vermediği şeyler vardır. Bu tasnifi neo-liberal kapitalist sistem yapmıştır. "Çalışırsan sen de başarılı olursun" diye bir şey var. Bu bir yalan... Çalışırsan ancak çer-çöp olmaz, patronlara daha yakın bir yerde "ev zencisi" olarak yaşamına devam edebilirsin.

Umutsuzluğa asla yer vermeyen küresel oligarşi toplumun bu atık kısmına şarkıcı, futbolcu, online oyuncu, manken, youtuber vs bin bir türlü seçenek sunar. O da olmazsa iddaa'dan, sayısal loto'dan, şans topu'ndan kazanma ihtimalin vardır; umut her zaman korunur.

Eğer o da olmazsa, ki çok ama çok büyük bir bölümünün olmayacaktır, anksiyete ve depresyon kapını çalacaktır. Tam da bu noktada ilaç sektörü devreye girecek ve seni tedavi etmek için sana ilaç satacaklardır; dünyanın en çok satan ilk üç ilacının psikiyatrik ilaçlar olması boşuna değildir. 2020'de depresyonun bir numaralı ölüm sebebi olacak olması boşuna değildir.

Ey disiplin problemi olan kardeşim!

Şunu unutma ki, bu hikayenin sonunda fatura sana kesilecektir: "Derslerine çalışmadı, hep oyun oynadı, cep telefonunu elinde düşürmedi falan, falan, falan..."

Bu pis bir yalandır...

Seni daha 13'ünde, 14'ünde (hatta çok öncesinde) küresel eğlence sektörünün bütün tezgahlarına karşı savunmasız bırakan, senin umutlarını ve hayallerini sömüren ve bunlara izin veren iğrenç adamların organize ettiği pis bir yalan.

Bu pis bir yalan ey disiplin problemi olan kardeşim; tarihin en organize, en kompleks, en kitlesel, en pis yalanı...

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Mücahit Gültekin
13-06-19
E mail: facebook
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
MİLLÎ EĞİTİM SİSTEMİ ÇOCUKLARIMIZI BÖLÜYOR
Online Kişi: 32
Bu Gün: 128 || Bu Ay: 5019 || Toplam Ziyaretçi: 1318305 || Toplam Tıklanma: 34927208