
| Kategori : TASAVVUF / TASAVVUF VE TARÎKATLAR | Okunma Says: 1321 |
Tarikat eletirisi yaplmal mdr?
Takdisi konuuyorduk. Bu arada slam’n ortayol olma/vasatyye özelliine bir kez daha deinelim ve u sözümüzü tekrarlayalm: Bana her hangi bir fikrin iki ucunu gösterin ben size slami olan söyleyeyim. nsanlar mukaddes deildirler ama mükerrem ve mübarek olabilirler.
Takva çizgisine vera derecesinde riayet eden bir müminle, inandm deyip brakan bir müminin manyetik alanlar, manevi etkileri ayn olabilir mi? Eyann etrafna manyetik etkisi olur da insann olamaz m? nsanlar kutsama anlamnda mukaddes bilmekle, onlar manevi etkileimden tamamen soyutlama da iki ayr uçtur, her ikisi de hatadr. Doru olan bunlarn orta çizgisidir. Ancak denebilir ki, insan ilahi sfatlarla muttasf görme ifrat, onda hiçbir manevi boyut görmeme tefritinden daha büyük hatadr. Çünkü bu ifratta Allah’n hukukuna tecavüz, yani irk vardr, dierinde ise insann deerini tenkis vardr. O halde irk anlamna gelebilecek, hatta böyle bir ihtimal tayan inanlardan iddetle kaçnmak gerekir. Hristiyanln irke vardrlmasnn asl sebebi budur. Resulüllah (sa) bu tehlikeye en bandan dikkat çekmitir: ‘Sakn, Hristiyanlarn Meryem olu sa’ya yaptklar gibi siz de beni övgüde ar gitmeyin; ben Allah’n kuluyum, bana Allah’n kulu ve resulü deyin’. Bu erefli söz muhteem bir ölçüdür.
Biz ezanmzda ve namazlarmzda bile Resulüllah’ tebcil ve tazim ederiz, manevi bereketini, yani mübarek oluunu tasdik ederiz, ama bunu yaparken kullandmz kelimeler çok ilginçtir, ezanda ve tahiyyatta onu yüceltirken onun için hep ‘Allah’n kulu ve resulü’ deriz. Allah’n resulü olmas büyük bir makamdr, ama bu makam, önce onun da Allah’n bir kulu olduunu söyleyerek dillendiririz ki, namaz sanki biraz Allah için biraz da onun için kldmz anlam çkmasn. Onun bütün büyüklüüne ramen Allah’n kulu olduunu unutmayz.
imdi bu ölçülerle frkalar haline gelen tarikatlarmza bakarsak tehlikeli noktalara ulam arzalar görmemiz çok kolay olur.
Mesela bugün Batnilikte en ar frkalarmzdan biri, liderlerinin velayeti ve nübüvveti kendisinde topladn söylüyor ve ballarna bunu empoze ediyor. Bu Hristiyanlarnkini de geçen ve adn koymaktan çekindiimiz korkunç bir sapmadr. Geçmite de abilerinin haftada bir evliyaya, ayda bir de enbiyaya sohbet verdiini anlatyorlard. Buna neden ihtiyaç duyuyorlar? Çünkü ilimden ve Allah’n bizden istedii ölçüden yoksun olan ballar gruptan ayrldklar takdirde nebilerin de velilerin de yolundan ayrlm olacan bilecek ve böyle bir kayb göze alamayacaktr.
Pek çou kendi eyhlerinin dünyann tasarrufunu elinde bulunduran yegâne gavs olduunu, insanlarn ancak ona ballkla kurtulabileceklerini, hidayetin onun eliyle datldn anlatmyorlar m? Ehlibeytten olma prim yapnca kendisini evirip çevirip Hasanî ya da Hüseynî (canmz onlara feda olsun) yapan müteeyyihler yok mu? Yatanzda hanmnzla yatarken bile sizi gözetleyemeyen, avucunun içine bakp ne yaptnz bilemeyen, kalbinizi okuyamayan, her yaptnda bir hikmet bulunmayan bir eyh bugünkü artlarda mürit saylr m? Peki, bu vasflar sadece Allah’a özel vasflar deil midir? nsanlarn böyle bilinmesi, bu vasflarda kulun Allah’a ortak görülmesi anlamna gelmez mi?
Durum böyle olunca da ballarn bata Allah’n kitab olmak üzere slam’n temel bilgilerini bilmeleri, frkann dalmadan korunmas adna tehlikeli bir gelimedir ve istenmeyen bir durumdur. Oysa eskiler, Kitap ve Sünnet’ten yeterli bilgisi olmayanlar halkaya dâhil etmezlerdi.
Böyle eletirileri yaparken eriata, yani Kitaba ve Sünnet’e bal olan tasavvuf anlaylarn sürekli müstesna bildiimizi tekrar tekrar hatrlatalm.
Burada u noktaya bir kez daha deinelim; sahabe-i kiram efendilerimizin Resulüllah’la (sa) ve ona ait eyaya deer vermeleri kutsamann deil, teberrükün bir örneidir. Ancak bunun kutsamaya vardrlmas ihtimalinin bulunduu her yerde, sedd-i zerayi kuralnca bundan kaçnmak da lazm deil, belki elzemdir. Teberrükün anlam da, mesela müttaki bir kulun kendisine ya da her hangi bir eyasna kutsallk bulam olmas demek deildir, öyle mübarek bir kulun hatrasna saygy Allah’n ona verdii deerlere sayg olarak kabul buyuraca anlamnda olabilir. Burada da Hz. Ömer’in bizzat kendi olunun ban çektii tazimde arl önlemek için, Resulüllah’n gölgesinde oturup dinlendii ve srf bunun için bazlarnn gidip altnda oturmaya baladklar aac kestirmesini hatrlamalyz.
Durum böyle olmakla beraber tarikatlardaki eriatsizlikleri dile getirenlere yöneltilen hücum âlimleri korkutuyor. O halde tarikatlar ya munsf eletirileri makul karlayacaklar, ya da bunu kendileri yapacaklardr.
Yazar: Faruk Beþer |
28-06-19 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||