HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 132
Yazar: Yusuf Kaplan
TÜRKİYE'NİN MASKELERİ VE DARBELERİ

UNUTMAYALIM: ABDÜLHAMİD'İ KENDİ MEKTEPLERİNDEN YETİŞENLER YIKTIHayatımıza “maske”ler yön veriyor. Maskelerin altından darbeler çıkıyor. Ve gelsin maskeli balolar...

İki asırdır böyle bu.

Hayat maskelerle sürdürülebilirliği için kaygan zeminlerde patinaj yapıyoruz sadece.

Ayaklarımız yere basmıyor, basamıyor.

Basamıyor; çünkü ayağımızı basacağımız yer / toprak kaydı ayağımızın altından ve bizi kaygan zeminlerde patinaj yapmaya mahkûm etti.

Hayatın patinajdan ibaret olduğu yerde hayat bitmiştir. Patinaj, hayatın bittiğinin göstergesidir.

Maskelerimizin iki asırlık trajik, trajik olduğu kadar da trajikomik hikâyesini anlatmak istiyorum. Maskeleri görmeden maskeleri düşüremez, darbeleri önleyemeyiz.

TANZİMAT’IN ISLAHAT MASKESİ

Tanzimat’ta kullandığımız maske, ıslahat maskesiydi.

Osmanlı, Avrupa düvel-i muazzamasının saldırlarına daha fazla dayanamamış, önce toprak kaybetmeye, sonra statüsünü kaybetmeye, sonra da kendine olan güvenini kaybetmeye başlayınca, bir şeylerin yanlış gittiğini gördü, ıslahatlar ve tanzimatlar yapmaya başladı.

Toprak kaybı, statü kaybı ve özgüven kaybı, art arda yaşanan üç büyük yıkımın adıydı.

Toprak kaybedilmesi, kaçınılmaz olarak statünün de, stato’nun da (devletin de) sarsılmasına, bütün bunlar da Osmanlı’nın kendine olan güvenini yitirmeye başlamasına yol açtı.

Çıkış yolu siyasî, hukûkî, idarî ıslahatlar dizisi olarak belirlenen tanzimatlardı.

Başvurulan maskeler ıslahat ve tanzimat maskeleriydi. Tanzimat’ın tazminatı ağır oldu: Osmanlı, çatırdama sürecine girdi, Batı’dan esen sert rüzgârların, fırtınaların önünde oraya buraya sürüklendi.

MEŞRUTİYET’LERİN HÜRRİYET MASKELERİ

Meşrûtiyetlere gelince, maskenin rengi de, adı da değişti: Kızıl renkli Hürriyet maskesi revaçtaydı!

Hürriyet, slogandı sadece, gazetelerin manşetlerini süsleyen, sokakları ateşleyen, okumuş-yazmışları sokaklara döken...

Okullar, tıbbiye-i şahaneler, mühendishaneler, harbiye mekteplerinde hürriyet şarkıları söyleniyor...

Hürriyet şarkıları, devletin temeline dinamit yerleştirmekten başka bir amaç gütmüyor aslında: Hürriyet, bir maske sadece, devleti çökertecek fitili ateşleyecek pim.

İstibdat diye bir heyûla icat ediliyor, hürriyet naralarıyla altı asırlık devleti çökertecek darbeler dizisi başlatılıyor.

Hürriyet, altı asırlık devletin çöküşünün maskesine dönüşüyor.

CUMHURİYET’İN KEMALİZM VE LAİKLİK MASKELERİ

Cumhuriyet sürecinde önce “muasır medeniyet”, sonra devrimlerle birlikte “laiklik” yeni maskeye dönüşüyor: Toplumun bin küsur yıllık medeniyet birikimi inkâr ediliyor, medeniyet iddiası terkediliyor, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmaktan dem vurularak tam bir prangaya dönüşen laiklik maskesi geçiriliyor milletin boynuna.

Toplumun varlık nedeni, toplumu ayakta tutan, birbirine kenetleyen tutkal, yegâne kaynak olan İslâmî değerler ve anlam haritaları önce bütün devlet kurumlarından sonra da adım adım toplumdan kovuluyor art arda yaşanan, laiklik maskesi giydirilen darbelerle...

Başörtüsü bile yasaklanıyor bu ülkede. Toplumun Müslüman omurgası çok büyük darbe yiyor...

VE FETÖ MASKESİ’YLE GELEN DARBELER VE KEMALİZM MASKELERİ

Ve FETÖ maskesi giydiriliyor “cemaat” kılıfıyla... 40 yıl boyunca topluma tepeden giydirilen laiklik maskeleri, FETÖ’nün palazlanması, meşrûlaşması, iktidar ortağı olmasının devletin bütün kurumlarını Amerikan haydutları adına ele geçirmesinin önü sonuna kadar açılmış oluyor.

Şimdilerde FETÖ maskesi yeniden çıkarıldı sandıktan... FETÖ canavarı bahane edilerek, laiklik, Kemalizm maskesi’yle bu toplumun Müslüman omurgası, cemaatler, vakıflar, adım adım şeytanlaştırılıyor ve çökertilmeye çalışılıyor.

Laiklik ve Kemalizm maskesiyle toplumu ayakta tutan, İslâmî kimliğin güçlü olması nedeniyle ülkenin parçalanmasının önüne set çeken Müslüman omurga ve bu omurganın ayrılmaz parçaları cemaatler, tarikatler, vakıflar yok edilmeye çalışılıyor.

Aslında 15 Temmuz askerî darbesi püskürtüldü ama sosyal, siyasî ve kültürel darbe bütün hızıyla, bütün yıkıcılığıyla sürüyor.

Darbeler, FETÖ gibi olumsuz maskelerle örtülüyor, laiklik, Kemalizm gibi sevimli, olumlu hâle getirilen maskelerle meşrûlaştırılıyor...

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Yusuf Kaplan
16-02-20
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
TÜRKİYE'NİN MASKELERİ VE DARBELERİ
Online Kişi: 30
Bu Gün: 149 || Bu Ay: 366 || Toplam Ziyaretçi: 1539736 || Toplam Tıklanma: 39070770