HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 99
Yazar: Sefa Saygılı
'ZORUNLU' DEĞİL MAAALESEF 'SORUNLU' EĞİTİM

'ZORUNLU' DEĞİL MAAALESEF 'SORUNLU' EĞİTİMMesleğim icabı çok sayıda ortaöğretim öğrenci, öğretmen ve öğrenci velileriyle görüşmeler yapıyorum. Şurasını kesinlikle söyleyebilirim ki bizde ortaokul ve lise öğretimi nadir istisnalar dışında bitmiştir. Evet, bugünkü uygulamalarla değil öğrencileri geliştirmek aksine onları körelten ve sıradanlaştıran, ahlaki açıdan geriye götüren bir sisteme sahibiz. Muhakkak el atılması ve radikal değişiklikler yapılması gerekmektedir.

5 Mart 2020 tarihli MİLAT Gazetesi’nde Özkan Erdem Bey ‘Ziya Selçuk ve Sorunlu Eğitim’ başlıklı ilginç olduğu kadar uyarıcı bir yazı kaleme aldı. Yazıyı okuyunca yıllardır müşahede ettiklerimi sayın yazarın da tekrarladığını gördüm.

Özkan Bey yazısına şöyle başlamış:

“12 yıllık ZORUNLU eğitimin süreç içerisinde bazı konularda ayak bağı olduğu ve SORUNLU eğitime dönüştüğünü gördük. Okullarda artan disiplin olayları, eğitim kalitesinin düşüşe geçmesi, okulların fiziki koşullarının düzeltilmesinde ortaya çıkan yetersizlikler, okullardaki ekonomik sorunlar, okul/veli iş birliğinin zayıflaması, okullardaki akademik başarının azalması, öğrenci profilinin olumsuz değişmesi, öğrenci/öğretmen arasındaki iletişim dilinin istenilen düzeyde olmaması gibi onlarca sorunun temelinde 12 yıllık kesintisiz eğitim yatıyor.”

Şu ifadeler de bu yazıdan:

“Zorunlu eğitim 12 yıla çıkarılsın diye vaktiyle yazılar yazan biri olarak bu acı tecrübeleri paylaşmak, yazmak istedim. O günün koşullarında zorunlu eğitimi savunmak, dile getirmek ve desteklemek ne kadar bir ihtiyaç ise, bugün de zorunlu eğitimin yanlış olduğunu ve günümüz koşullarında artık zamanın ruhuna hitap etmediğini dile getirmek de benim açımdan bir ihtiyaç. Gelinen noktada, toplum olarak 12 yıllık kesintisiz zorunlu eğitimi deneyimlediğimizi ama ilk birkaç yılı saymazsak beklentimizi yeterli düzeyde karşılamak yerine tam tersine toplumumuza ve eğitim sistemimize gün geçtikçe zarar verdiğini fark ettik. 12 yıllık ZORUNLU eğitimin süreç içerisinde bazı konularda ayak bağı olduğu ve SORUNLU eğitime dönüştüğünü gördük. Okullarda artan disiplin olayları, eğitim kalitesinin düşüşe geçmesi, okulların fiziki koşullarının düzeltilmesinde ortaya çıkan yetersizlikler, okullardaki ekonomik sorunlar, okul/veli iş birliğinin zayıflaması, okullardaki akademik başarının azalması, öğrenci profilinin olumsuz değişmesi, öğrenci/öğretmen arasındaki iletişim dilinin istenilen düzeyde olmaması gibi onlarca sorunun temelinde 12 yıllık kesintisiz eğitim yatıyor.”

Eğitimin içler acısı hali

Verilen rakamlara göre; Türkiye genelinde 4. ve 8. sınıf öğrencisine yönelik ‘ABİDE’ eğitim araştırmasının veri analizleri tamamlanmış.

Rapora göre derslerde yetersizlik ilkokulda başlıyor ve artarak ilerliyormuş. 8. sınıf öğrencilerinin yüzde 16’sı dört işlemi bile yapamıyormuş. Her 4 öğrenciden birinin de, Türkçe bilgisi, temel ve temel altı seviyede bulunuyormuş.

ABİDE 8. sınıflar raporuna göre, öğrencilerin en yetersiz olduğu alan matematik ve yüzde 85,8’i orta ve alt düzeyde, yüzde 53’ü ise temel ve temel altı düzeyde matematik bilgisine sahip bulunuyormuş. Öğrencilerin yüzde 16,4’ü, dört işlem sorularını çözemiyor ve basit hesaplamaları da yapamıyormuş.

Ana dilimiz Türkçe’de ise, öğrencilerin yüzde 66,1’i orta düzey ve altında kalırken, bu öğrenciler, deyimleri, atasözlerini, hiciv ve nüktelerdeki mesajları anlayamıyor ve neden-sonuç ilişkisi kuramıyormuş. Fen bilimlerinde öğrencilerin yüzde 86’sı, sosyal bilimlerde yüzde 65,3’ü orta ve alt düzeyde yer alıyormuş. Yüzde 39,8’i vücuttaki organların görevini bilmiyor, her dört öğrenciden biri harita okuyamıyor iki farklı olay arasında bağ kuramıyormuş.

Muhakkak el atılmalı

Rakamlar objektif ve tartışmaya bile gerek yok. Sanki hiç eğitim görmemiş gibiler maalesef. Konunun burasında Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ziya Selçuk’tan beklentimizin büyük olduğunu belirtelim. Bakanımız zorunlu eğitim süresine ilişkin olarak geçen yıl bir TV programında şunları söylemişti:

“Bütün dünyaya baktığımızda, gelir düzeyi ne olursa olsun, bir çocuk zorunlu eğitim denilen 8-9 yıllık öğretim süresi içerisinde, ki bizde çok yüksek, İngiltere gibi bir iki ülke dışında bu derece uzun bir öğretim süresi yok. Bir de Türkiye’de var, 12 yıllık eğitim süresi... Genel olarak 8-9 yıllık bir zorunlu eğitim süresi var.

8-9 yılda vatandaşlığın gereğini, temel bilgileri verip, ondan sonra uzmanlaşmaya yönlendiriyor. Lisedeki bir çocuğun 15-16 tane dersi alması, anlaması, derinleşmesi mümkün değil. Sınıfta kalmanın hemen hemen hiç mümkün olmadığı bir ortamda da, öğrenci zaten ben geçeceğim diyor. O zaman da dört işlemi bilmeden lise bitiriliyor. Üniversitede zayıf kalıyorlar. Birçok dersten yüzeysel bilgi alacağına, yönelmek istediği, yeteneğinin olduğu alanda yoğunlaşsın. Her şeyden azar azar değil, belli konularda derinlik kazanması gerekiyor.

Bir çocuk küçük küçük çukurlar kazmak yerine, kuyu kazması gerekir. Kuyu kazmasa hayatta da kökleri zayıf kalır.”

“Biz şimdi yaptığımız planlamada okul öncesi bu çocuğun yeteneğini ortaya çıkaracağız. Bunu ilkokuldan itibaren yapacağımız için lise biterken artık kafasında ne var olmayacak. Liselerde 15-16 ders var. Yarı yarıya düşecek. Önümüzdeki eğitim yılında buna başlayacağız. Bundan sonra her ay büyük projeleri açıklayacağız.”

Sayın bakanımız başta olmak üzere bütün eğitim ordusuna görev düşüyor. Çünkü çocuklar ve gençler ülkemizin geleceği demek. Geleceğimiz ise ancak eğitimle kurulacaktır.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Sefa Saygılı
07-03-20
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
'ZORUNLU' DEĞİL MAAALESEF 'SORUNLU' EĞİTİM
Online Kişi: 31
Bu Gün: 132 || Bu Ay: 349 || Toplam Ziyaretçi: 1539674 || Toplam Tıklanma: 39070056