HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM
Okunma Says: 3860
Yazar: E. Bilge Ceylan (T. Hakan Alp'ten)
AMAN BU TEFSÝRE YAKLAÞMAYIN!


Darül Hikme ufkumuzu açmaya devam ediyor…

Darül Hikme, Fatih Camii’nin Boyac kapsna bakan mütevaz binasnda hakikaten ilme ve hikmete nefes aldrmaya devam ediyor. hya dersleriyle tandmz ve derin müktesebatyla aslmza uzanan çizgide kendi öz kimliimizle buluabilmemiz yolunda ufuk ve ideal tazeleyen seminerleri ve makaleleriyle kendimize rehber edindiimiz sayn Talha Hakan Alp, Prof. Dr. Bayraktar Bayrakl’nn “Yeni Bir Anlayn Inda Kurân Tefsiri” adl modern yorum çalmas üzerine bir deerlendirme tedarikinde bulunmu. Tamamna darulhikme.org.tr' den ulaaabileceiniz Müslüman insann u anda içinde bulunduu fâsit daireyi fark etmesi ve çk yollarna dair iaretler bulmas açsndan da önemli iaret ve telkinler bulunan bu çok önemli makaleyi iki bölüm halinde okuyucularmzla paylayoruz:
 
E.Bilge Ceylan
 
1
 
Tefsir yazmak Cenâb- Allah’n murâdn açklamak demektir. Bir bakma Allah adna konumak anlamna gelir ve son derece mesuliyetli bir itir. Bu sebeple eski âlimler dier alanlarda genç yalarda eser yazdklar halde, eer tefsir yazacaklarsa bunu ekseriya ömürlerinin sonlarna brakr, bütün ilimlerde ihata kesp ettikten sonra ancak Allah’n ayetlerini açklama cesareti gösterirlerdi. Modern zamanlarda ne yazk ki bu hassasiyet kalmamtr. Artk slamî düünü biçimini topluma açmak isteyen hemen her ilim ve düünce adam ilk i olarak açklamal meal veya Kur’ân sözlüü gibi Kur’ân- Kerim üzerine bir eyler yazmay deniyor. ahsî fikirlerini Allah’n kelam üzerinden deklare etmek halk üzerinde daha etkili bir yoldur. Tabi meselenin ticarî boyutu da var. Maalesef Türkiye’de “Kur’ân slam” söyleminin büyüsüne kaplan kesimin meal talebi, yaynevleri için itah kabartc boyutlardadr.
 
Son zamanlarda sk sk televizyon ekranlarnda boy gösteren Prof. Dr. Bayraktar Bayrakl’nn tefsiri de ilginç ve iddial yorumlaryla toplumda hayli yank uyandrd. Çevremizden birçok kimsenin Bayrakl’nn tefsiri hakkndaki sorularna muhatap olduk. Allah’n kelamn en doru ekliyle anlama azminde olan müminin tefsir ve dier dinî kitaplar hakknda ihtiyatl olmas son derece isabetli bir tutumdur. Tabi bu durum bize de önemli sorumluluklar yüklüyor. Bir eseri gerei gibi incelemeden hakknda olumlu ya da olumsuz bir fikir beyannda bulunmak doru olmayacandan Bayrakl’nn tefsirinin bir nüshasn temin ederek eseri incelemeye baladk. Bir grup arkada bir yandan tefsiri inceliyor, bir yandan da göze çarpan sorunlu hususlar not alyorduk. nceledikçe Bayraktar beyin lüzumsuz ve mesnetsiz yorumlarndan bezginlik geldi. Sonuçta, bir kelime üzerine fndk kabuunu doldurmayan ve çou tutarsz, ynla laf u güzafla boa vakit harcamak yerine, modern dönem tefsir yazarlar için adeta karn ars haline gelmi baz konular esas alarak tefsiri deerlendirmeyi daha doru bulduk. Bunun üzerine yazarn, münhasran nesh, recm, mucize ve nüzul-i sa gibi konularn irtibatl olduu ayetler hakkndaki görü ve yorumlarna younlamaya karar verdik. Bu makale, Bayrakl'nn bu ve benzeri spesifik konulardaki yaklamlarn incelerken aldmz notlardan bir bölümünü kamuoyuyla paylamak düüncesiyle kaleme alnd.
 
“Yeni Bir Anlayn Inda Kurân Tefsiri” gerçek anlamyla bir tefsir midir?
 
Hem bu soruya verilecek cevaba bir giri olarak hem de Bayraktar Bayrakl’nn tefsiriyle ilgili tahlillerimizin zemin ve çerçevesi hakknda okuyucuya ön bilgi olarak tefsir kelimesinin kavramsal yapsyla ilgili ksa bir açklama yapmamz yerinde olur. Kaynaklarda tefsir kavramyla ilgili zikredilen tariflerin genelinden anlaldna göre bu kelime, ayetlerin, literal verilere dayal olarak zahir anlamlarnn açklanmas ve bu yolla murâd- ilâhînin tespitine çallmas anlamna gelir[1]. Murâd- ilâhîyi tespit amacna matuf olmas bakmndan tefsir, ancak Peygamberimiz, Sahâbe ve Tabiîn müfessirlerinden nakledilen verilerden hareketle yaplr. Bu bakmdan ayetleri tefsir ederken elde ayet, hadis, sahabe veya tabiin görüü gibi literal veriler bulunmas zorunludur. Bunun yannda kelimelerin zahir ve muhtemel anlam çerçevesini amamak için Arap dilinin teârufunu/yaygn kullanmn dikkate almak gerekir. u halde muteber delile dayanmayan veya Arap dilinin teârufunu zorlayan ayet yorumlar tefsir olarak deerlendirilemez. Bu tür yorumlar, sahibinin, murâd- ilâhîyi kefetmekten çok Kur’ân’a bir ey söyletme çabasn yanstr.
 
imdi bu kavramsal arka plandan sonra Bayraktar beyin tefsirini incelediimizde onun tefsirinin kavramsal anlamyla bir “tefsir” olmadn, belki Bayraktar beyin ayetler hakkndaki ahsî yorumlar olduunu çok rahat söyleyebiliriz. Ayet tefsiri ile ayet yorumu arasnda önemli kavramsal bir fark olduunu düünüyoruz. Zira tefsir, belli usul ve kaideler muvacehesinde hareket etmek kaydyla, menkûl/me’sûr verilere paralel olarak yaplr. Ve murâd- ilâhîyi tespit gayesine matuf olduundan ancak derin bir takva hissiyat içinde gerçekleir. Bunun mukabili günümüzde yaygn olarak kullanlan “yorum” kelimesidir ve belli bir yönteme bal ilmî izahlardan çok, sradan ve sübjektif açklamalar da içine alacak geni bir kaplama sahiptir. Tefsirde olduu gibi kendisini hem besleyen hem de kontrol eden tarihî arka plan da yoktur. Bu bakmdan yorum ad altnda kuru spekülasyonlarla ayetlerin çarptlmas vakasna pek sk rastlanr.
 
Bayraktar beyin ayetlere getirdii açklamalar tefsirden çok birer yorum olarak deerlendirmekle kendisine hakszlk ettiimizi düünenler için söylüyoruz: Bayraktar bey, ayetleri açklarken zaman zaman konuyla ilgili baka ayetlerden yararlansa da, ne Resulullah Efendimizin hadislerine ne Sahabe ve Tabiîn’in görülerine itibar etmediinden hadis ve âsâr birikiminden neredeyse hiç faydalanmadn söylemek herhalde abart saylmaz. Hatta faydalanmak öyle dursun, ayetlere önemli açlmlar getiren baz sahih ve mütevatir hadisleri dahi, ayetten çkarmak istedii anlamla örtümediinden uydurma olmakla itham etmitir.
 

Sözgelimi yazar, Hz. sa’nn göe kaldrlmasyla ilgili ayetleri açklarken nüzûl-i sa konusunda vârid olan onlarca sahih hadisin bir çrpda uydurma olduunu söyleyebilmitir. (c. 4, s. 135-139) Bunu söylerken, iddiasn desteklemek maksadyla da olsa, mevcut hadislerin hiçbiri üzerinde ne senet ne de metin kritii yapma ihtiyac hissetmemi, adeta dediim dedik, çaldm düdük mantyla sorumsuzca bir tavr sergilemitir. Böylece yazar, mezkûr ayetleri sahih hadislere göre anlamak yerine, hadislere ramen anlamaya kalkmtr. Örneklerini çoaltabileceimiz bu lakayt tutum nedeniyledir ki, Bayraktar beyin yapt ii bir tefsir olarak görmüyoruz. Bu ksa açklamadan sonra tefsirle ilgili deerlendirmemize geçebiliriz.
 
“Yeni Bir Anlayn Inda Kur’ân Tefsiri”ndeki sorunlar
 
Bayraktar beyin tefsirini incelerken karlatmz ana sorunlar metot, kaynak, tasavvur ve dil sorunu olmak üzere dört balkta özetleyebiliriz.
 
a) Metot sorunu
Tefsirde göze batan ilk sorun metot sorunudur. Bayrakl, ayetleri neye göre açklamtr, takip ettii belli bir yöntem var mdr, yoksa bütün söyledikleri birer spekülasyon mudur, dorusu yazar bu konuda okuyucuya güven vermiyor. Yazarn önsözde takip ettii metot hakknda verdii bilgiler gerçekçi deildir. Dört ba mamur bir Kur’ân tefsiri için yeterli olmamakla birlikte yazar, bunlarn bile hakkn verememi, tefsirin ilerleyen bölümlerinde önsözü okuyup heyecanlanan okuyucuyu hayal krklna uratmtr. Sözgelimi yazar önsözde ayeti ayetle açklama metoduna bal kaldn ifade etmesine ramen (c. 1, s. 61) ön kabullerine uymayan konularla ilgili ayetlerde bu metodu hiç hatrlamam, ayetleri bir bütün olarak anlamak yerine parçac bir yaklam tercih etmitir. Çounlukla ayetler arasnda âmm-hâs, mutlak-mukayyed, mücmel-müfesser, muhkem-müteabih dengesini kuramadndan ayetlerdeki anlam örgüsünü çözememitir.
 
Bunu bir örnekle somutlatrmak için Bayrakl’nn Nisâ 7, 11, ve 32. ayetlere getirdii yorumlar birlikte inceleyelim. Srasyla bu ayetlerin mealleri öyledir: “Anne-baba ve en yaknlarn braktklarndan erkeklere pay vardr. Kadnlara da anne-baba ve en yaknlarn braktklarnn azndan da çoundan da farz klnm pay vardr.” (Nisâ, 7), “Allah sizlere, miras taksiminde çocuklarnz hakknda, erkee iki kadn pay verilmesini emrediyor.” (Nisâ, 11), “Bir de Allah'n baznza dierinden fazla verdii eyleri istemeyin. Erkeklere kazandklarndan bir pay, kadnlara da kazandklarndan bir pay vardr.” (Nisâ, 32)
 
Görüldüü gibi birinci ayette sadece, erkeklerin ve kadnlarn mirastan mutlak olarak pay sahibi olduklar bildirilmi ve fakat bu pay açklanmamtr. u halde bu ayet paylarn miktar konusunda mücmeldir. kinci ayet bu ayetin brakt noktadan devam ederek erkekle kadnn paylarn açklayp bir yandan birinci ayetin mücmel tarafn tefsir ederken dier yandan meseleye son noktay koymaktadr. u halde ikinci ayet kadnn paynn erkein paynn yars olduunu bildirir. Son ayete gelince Bayraktar beyin bu ayeti erkekle kadnn miras paylarn bildiren ayetler grubuna dahil etmesi pek salkl görünmemektedir. Öyle görünüyor ki, yazar bu ayeti, birinci ayetten çkarmak istedii “eit miras” anlayna yakn bulduu için anlan kategoriye sokmak istemitir. Zira sahabe ve tabiînden nakledilen tefsirler ekseriyetle bu ayette geçen paylarn fazilet ve sevap gibi uhrevî boyutu olduunu gösteriyor. Kald ki mezkûr ayeti mirasla alakal gören aznlk selef müfessirleri de anlan paylar yazarn anlad gibi anlamamlardr. Bu ayette kadna nispet edilen pay, Nisâ 11. ayette bildirildii üzere erkein paynn yars olacak ekilde tefsir etmilerdir[2].
 
Bayrakl’nn yorumlarna baklacak olursa o, anlan ayetleri miras paylamna farkl düzenlemeler getiren birbirinden bamsz ayetler olarak görmütür. Ona göre, birinci ve üçüncü ayetler erkekle kadnnn paylarnn eit olduunu, ikinci ayet erkein paynn kadnn payndan iki kat fazla olduunu göstermektedir. Bayrakl’ya göre, erkein çalp kazanmas mevzubahis olduunda ikinci ayet esas alnmal ve erkee kadnn iki kat pay verilmelidir. Kadnn da erkek gibi çalp kazanmas söz konusu olduunda ise birinci ve üçüncü ayetler esas alnarak kadna da erkein payna eit pay verilmelidir. (c. 5, s. 53, 54)
 
Hakikat u ki, Bayrakl, hadis ve âsâr birikimden ükran duygularyla faydalanp makul izahlarda bulunmak yerine “orijinal düünceler” uruna ayetleri çarptmtr. Bir defa birinci ayette kadnla erkein paylarnn eit paylar olduuna dair hiçbir beyan yoktur. Konunun banda da belirttiimiz gibi, birinci ayet herhangi bir miktar belirlemesi yapmadan sadece kadnlarn miras payna sahip olduunu göstermektedir. Asl paylarn açklamas ikinci ayete braklmtr. Burada Bayraktar Bey, büyük ihtimalle ayette geçen “nasîbün” kelimesinin Türkçe meallerdeki karl olan “bir pay” ifadesini çarptarak erkee de kadna da birer pay verildii sonucunu çkarmtr. Oysa burada geçen “bir”in, “iki”nin yars anlamnda rakamsal bir çarm bulunmamaktadr. Buradaki bir, airin "kalbim bir çiçektir, gündüzler ölgün" dedii gibi, Türkçe’de belirsizlik ifadesi olarak skça kullanlan “bir” kelimesidir[3].
 
Bunun yannda yazar neshi inkâr eden biri olarak müteârz ayetler karsnda da epey bocalamtr. Bu gibi yerlerde yazar, murâd- ilâhîyi tespitten çok ayetleri kendi düüncesiyle örtütürmenin kaygsyla hareket etmitir. Bu konuya bir misal olmas için yazarn, kocas ölen kadnn iddetini bildiren u iki ayetle alakal yorumlarna bakalm. Söz konusu ayetler mealleriyle öyledir: “çinizden hanmlarn geride brakarak vefat edecek olanlar, eleri için senesine kadar evlerinden çkarlmakszn kendilerine yetecek bir mal vasiyet ederler.” (Bakara, 240), “çinizden vefat edip de geride eler brakan kimselerin hanmlar, kendi balarna dört ay on gün beklerler.” (Bakara, 234)
 
Görüldüü gibi birinci ayette kocas ölen kadnn iddeti bir sene olarak bildirildii halde bu süre ikinci ayette dört ay on gün olarak ifade edilmitir. Müfessirler ikinci ayetin birinci ayeti nesh ettiini kabul etmi ve kocalar ölen ve hamile olmayan kadnlarn iddetinin dört ay on gün olduunu bildirmilerdir. Bayrakl neshi inkâr eden biri olarak, çelikiye dümek pahasna da olsa, bu ayetlerin her birini ayr ayr ele almtr. Kendi ifadeleriyle Bayrakl’nn ayetlerden çkard sonuç öyledir: “Görüldüü gibi Kur'an, kocas ölen kadna iki tercih hakk tanmaktadr: sterse dört ay on gün sonra, gebe ise doum yaptktan sonra yeniden evle­nir; isterse de ölen kocasnn vasiyeti ile bir yl daha kocasnn evinde kaldktan sonra evlenebilir.” (c. 3, s. 179-180) Bir defa ayetlerden, ucu açk ve kimin neye göre hareket edecei tam olarak belli olmayan sonuçlar çkarmak tefsir yazmann amacna aykrdr. Ayrca yazar burada birbirlerine aykr hükümler ihtiva eden söz konusu iki ayeti, srf neshi iltizam etmemek için böyle mulâk beyanlarla geçitirmek zorunda kalmtr. Bayrakl, kocas ölen kadna iki tercih hakk tanndn ilgili ayetlerin neresinden çkaryor, anlam deiliz. Söz konusu iki ayet de belli hükümler getiren normatif bir üslubu haizdir. Bu gibi ayetlerde geçen ihbar cümlelerinin inaî karakter arz ettii hususu terî dilini bilenlere gizli deildir. Bunun dnda Bayrakl’nn yorumunun tekabül ettii bir pratik gerçeklik de söz konusu deildir. Hangi kadn dört ay on gün ile bir yl iddet beklemek arasnda tercih hakkna sahip klnsa bir yl beklemeyi tercih eder?!
 
Metot sorunuyla alakal olarak Bayrakl’nn kelimeleri anlamlandrrken dikkatimizi çeken ilginç semantik anlayna da temas etmemiz gerekir. Bayrakl, gerek sözlükte gerekse Kur’ân’da bir kelime öyle ya da böyle hangi anlamlarda kullanlmsa bunlarn hepsini ayn kelimeye uygulamaya kalkarak ciddi anlam kargaasna yol açmaktadr. Bu yaklam kendi ifadesiyle “orijinal eyler üretmek” olarak görülse de, hakikatte Kur’ân kelimelerine yaplan bir ikencedir. Sözgelimi içinde “talak” lafz geçen bir ayeti tefsir ederken bu kelimenin Kur’ân’da boamak, öne atlmak, yola koyulmak, gitmek veya kekelemek manalarnda kullanldn söyleyen Bayrakl, bakn bütün bu manalar, boama ayetine nasl uygulamaktadr: “Bütün bu manalar “talak/boama” konusuna balayarak öyle izah edebiliriz: Elerden biri, özellikle erkek 'öne atlarak' nikah ban çözmeye çalmakta ve bu uurda yaplacaklar yapmak için 'yola çkmakta' ve böylece 'aile ban' hukuka 'dolamaktadr'. 'Dilin dolamas' gibi kar-koca arasndaki iletiimin de dolamas, yani kopmas söz konusu olduu için boama yoluna gidilmektedir. Dili kekemeleen Hz. Musa'nn gösünün daralmas gibi, kar-koca arasnda da iletiimin bozulmas, göüslerinin daralmasna sebep olmakta ve buna bir çk yolu bulmaya çalmaktadrlar. Onun için yaplacak bu ie talak ad verilmitir. (c.3, s.141)
 
T-l-k kökünden gelen bütün kelimeleri toplayp üzerine boca ettii talak kavramna kimsenin aklna gelmeyecek bir imge yüklemeye çalan Bayrakl’ya birinin krd çanaklar söylemesi gerekiyor. Kendilerine “t-l-k” kökünün kekeleme anlamnda kullanldna dair delil olarak getirdii ‘la yentaliku lisâni’ (uarâ, 13) ayetinde yer alan ‘yentaliku’ kelimesini yanl anladn hatrlatmak isteriz. Bu kelime “kekeleme” deil aksine fasih ve güzel konumak anlamna gelir. Ve Arap dilinde fasih ve güzel konuan kii için talîku’l-lisan denir. Ayette bu kelimenin Hz. Musa’nn kekelemesi için kullanlmas, önüne eklenen olumsuzluk edat “lâ” sebebiyle olumsuz haliyle kullanlm olmasndandr. Yoksa kelimede kekelemek diye bir anlam asla söz konusu deildir.
 
 
 
[1] es-Suyûtî, el-tkân fî ‘Ulûmi’l-Kur’ân, c. 2, s. 1189; Abdulaziz el-Buharî, Kefü’l-Esrâr, c.1, s. 120.
[2] Tefsir-i Taberî, c.4, s. 69
[3] Örnekleriyle Türkçe sözlük, MEB Yaynlar, c. 1, s. 339.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

NOT: Vurgular bize âittir.

Yazar: E. Bilge Ceylan (T. Hakan Alp'ten)
03-11-10
E mail: haberkültür.net
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
AMAN BU TEFSÝRE YAKLAÞMAYIN!
Online Kii: 28
Bu Gn: 739 || Bu Ay: 5.831 || Toplam Ziyareti: 2.928.945 || Toplam Tklanma: 58.614.837