HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM
Okunma Says: 4373
Yazar: E. Bilge Ceylan (T. Hakan Alp'ten)
ÖNCE ÝLMÝHÂL, SONRA TEFSÝR OKUYALIM

Aman bu tefsire yaklamayn 2

Talha Hakan Alp, Prof. Dr. Bayraktar Bayrakl’nn Bayrakl Yaynlar'ndan çkan “Yeni Bir Anlayn Inda Kurân Tefsiri” adl yorum çalmas üzerine bir deerlendirme tedarikinde bulunmu. Biz bu tedarikten, bizim gibi sradan insanlarn hangi tefsirden Allahmza hakkyla iman etmeyi örenebiliriz diye seirtmektense önce sk bir ilmihal ile ie balamann önemini anladk. Ehemmin daima mühimmden mühim oduunu hatrladk. Fetvann çocuk kandrmak için datlan ekerlerden ibaret olduunu fehm etmeye yöneldik. Tabiatiyle etkilendik;  Böyle anladk ve bu niyetle paylamak istedik. Eksiimiz yanlmz olmas da muhtemeldir. Niyetimize balansn dileriz. te hak sözün devam:
 
E.Bilge Ceylan

 
 
b) Kaynak sorunu
 
Bayraktar beyin tefsirinin önemli bir eksiklii kaynak fakiri olmasdr. Tefsirin ne klasik ne de modern zengin bir bibliyografyas olmadn her okuyucu fark eder. Klasik kaynaklar içinde müellif arlkl olarak Beyzâvî, Nesefî, Hâzin ve Fahrurrazî’den yararlanmtr. Yazarn Fahrurrâzî'den istifadesi arlkl olarak Mutezile'nin ayetlere getirdii aykr yorumlar tespit edip bunlar, kendisine ait orijinal birer yorum gibi sunmak içindir. Bilindii gibi anlan tefsirler rivayet tefsiri deildir. Ve özellikle son iki tefsir birer kelamî tefsirdir. Dorudan ve yaln haliyle murâd- ilahîyi anlamaya yönelik açklamalardan çok, ayetlerle ilgili kelamî yorumlar ihtiva eden ihtisas kaynaklardr. Taberî ve bn-i Kesîr gibi rivayet tefsirlerinden; el-Ferrâ’nn Me‘âni’l-Kur’ân’ ve Ebu Hayyan’n el-Bahru’l-Muhît’i gibi lügavî tefsirlerden istina ile kayda deer bir tefsir faaliyetinin gerçekletirilemeyecei açktr. Ayrca yazarn ahkâm ayetleriyle alakal olarak el-Cessâs, bnü’l-Arabî ve el-Kurtubî gibi fakihlerin ahkâm tefsirlerinden faydalanmam olmas da bu ayetlerle ilgili açklamalarnn çok naîf olmas sonucunu dourmutur.

Modern kaynaklar konusunda da tefsirin ciddi kaynak ktl sorunu vardr. Bu bapta yazar genelde, Elmall, Süleyman Ate ve Muhammed Esed’in meal ve tefsirlerinden yararlanmtr. “Yeni bir anlayn nda Kurân tefsiri” diye takdim edilen bu tefsirin yeni kaynaklar konusunda fakirlik çekmesi müellifin bu çabasnn arkasnda ilmî gayelerden öte medyatik ve sansasyonel amaçlarn yattnn bir göstergesi olarak da okunabilir. Aslnda Bayrakl’nn önsözdeki u ifadelerini hatrlaynca kaynak ktl konusundaki mazuriyetini teslim etmek gerekiyor: “Söylenmii tekrarlamamak ve bu zamana kadar yaplanlar taklit etmemek suretiyle orijinal yorumlar yapma gayretinde olduk. Çünkü orijinal eyler üretmek, Kur'an tefsirinde bizim sevdamz ve tutkumuzdur.” (c. 1, s. 63) "Orijinal eyler üretme sevdas"nda olan bir yazarn kaynakla ne ii olur ki?

Bayraktar Bayrakl’nn önemli bir kaynak sorunu olarak onun hadis ve âsâr’dan faydalanmamas da tefsir adna büyük bir talihsizliktir. Bayrakl ayetleri tefsir ederken ne Peygamber Efendimiz’den nakledilen hadislerden ne de Sahabe veya Tabiîn’den nakledilen âsar’dan faydalanmtr. Bu bakmdan tefsirin rivayet boyutu oldukça zayftr. Ayrca yazar, Kur’ân’n nüzul dönemi itibaryla kelimelerin lügavî ve örfî manalarn tespit için erken dönem lügat ve edebiyat kaynaklarndan yararlanm da deildir. Bu yönüyle yazarn ayetlere getirdii açklamalarn Arap dilinin doasna yabanc kaldna çok defa ahit olmuuzdur. Mesela Hz. Meryem’e Hz. sa’nn ruhunun üflenmesiyle ilgili ayetlerden birinde Hz. Meryem’e iaret eden zamir müzekker/eril kalbnda, dierinde ise müennes/diil kalbnda gelmitir[4]. Arap dilinde zamirler çok yönlü kullanlmakla esneklik arz eder. Zaman zaman kelimenin farkl boyutlar göz önünde bulundurularak müzekker kelimelere müennes zamir, müennes kelimelere de müzekker zamir gönderilmesi bu dilde garip karlanan bir durum deildir. Nitekim anlan vakay anlatan ayetlerin birinde müennes kalbnda olan zamir Hz. Meryem’in bizzat kendisine, müzekker kalbnda olan zamir ise bir kelime öncesinde geçen Hz. Meryem’in fercine/ceybine (gerdan) iaret etmektedir[5]. Ferc kelimesi müzekker olduu için ona râci zamir de müzekker olmutur. Bu mesele hemen her klasik Arapça örencisinin fark edebilecei kadar basit bir meseledir. Ne var ki Bayraktar bey bu nükteyi kavrayamam; tarihî bir kefin arifesindeki mûcid heyecanyla buradan akllara ziyan bir çkarmda bulunmutur. Bayraktar beye göre Hz. Meryem, bitkilerden fndk ve cevizde, hayvanlardan solucanlarda olduu gibi hem erkeklik hem de diilik mekanizmasna sahip garip bir yaratktr. Ona göre Hz. Meryem’e iaret eden zamirlerden müzekker olan onun erkek kiiliini, müennes olan da onun kadn kiiliini ortaya koymaktadr. Böylece Hz. Meryem Hz. sa’nn hem annesi hem de babas olmutur. (c. 12, s. 514-515)

Aslnda bu ve benzeri ayetlerde Bayrakl’nn mucizelere yaklamn da görmek mümkündür. Hz. sa’nn anne rahmine dümesi bal bana bir mucizedir. Bayrakl bu gibi mucizeleri olaan hallere indirgemek için hemen her yolu dener; modern bilimde kysndan köesinden konuyu ilikilendirebilecei en ufak bir teoriye bel balar, mucizeyi olaan fizikî sürece indirger. Görünüte Bayraktar Bayrakl mucizeleri inkâr etmi olmuyor ama mucizeyi olaanlatrmakla içini boaltm oluyor.
 

Bayrakl’nn mucizelere bir mümin saflnda bakmad hususunu teyiden onun mucizelerle ilgili ayetleri müteabih kabul ettii yönündeki görüüne temas etmeliyiz. Bayrakl’nn bu konudaki görülerini bizzat kendi ifadelerinden okuyalm: “Peygamberlerin mucizelerini anlatan ayetler, yap itibariyle müteabih de­illerdir, ama konu itibariyle müteabih alana girmektedirler. (Kitaptan bir bilgisi olan kimse ise, "Gö­zünü açp kapamadan ben onu sana getiririm" dedi). [Neml/40] Ayetin manas müteabih deildir, ama Belks'n tahtnn göz açp-kapayncaya kadar uzun bir mekândan getirilmesi mahiyet itibariyle müteabihtir. Günümüzde ses ve resim nakledilmektedir; istikbalde maddenin nlanma yoluyla nakli gerçekleirse, bu ayetin konusu müteabihlikten çkp muhke­me dönüür.” (Bkz., c. 3, s. 491) Burada da Bayrakl’nn mucizelere mesafeli yaklatn görmek mümkündür. Zira mucizeleri anlatan ayetlerin konusu itibaryla müteabihattan kabul edilmesi, onlarn içeriinin bilinemeyecei anlamna gelir. Bu ise mucizeleri olaanüstü haller olarak tarif eden ve mucizelere bu haliyle kaytsz-artsz teslimiyeti ilke edinen Ehl-i Sünnetin duruuyla örtümemektedir. Ayrca mucizeleri anlatan ayetlerin bilimsel gelimelere paralel olarak bir gün müteabih olmaktan çkp muhkem hale geleceini düünmek, mucizelerin dorudan kabul edilemeyecei, ancak bilimin referansyla kabul edilecei yönünde bir anlaya da kap aralamaktadr. Bayrakl’nn mucizeler konusundaki bu temel yaklam, onun ilgili ayetlere getirdii izahlara da yansmtr. Nitekim Bayrakl’nn; Hz. brahim’i atein yakmamas (Bkz., c. 12, s. 473-480), Hz. sa’nn çamurdan yapt ku timsalini canlandrmas gibi (Bkz., c. 4, s. 115; c. 6, s. 193) mucizelerle ilgili açklamalarnda belirsiz ve kendi içinde sorunlu bir dil kullanmas da, onun mucizeler konusunda kafasnn kark olduunu göstermektedir.
 
c) Tasavvur sorunu
 
Bayraktar Bayrakl’nn tefsirini incelerken karlatmz en önemli sorun, onun ayetlere yaklarken bir türlü etkisinden kurtulamad modernist slam tasavvurudur. Seküler din telakkisinin slam dünyasna szmasndan bu yana, adeta bir virüs gibi slamî bünyeyi içten içe tahrip eden modernist slam tasavvuru ne yazk ki Bayraktar Bayrakl’y da derinden sarsmtr.
 
Bayraktar bey, özellikle Hz. sa’nn nüzulü, recm ve nesh gibi konular ele alrken kulland argümanlarla bunu da vurmutur. Sözgelimi onun recm konusuyla alakal u açklamalar üzerinde dikkatle düünmek gerekir: “…Netice olarak diyebiliriz ki, yar beline kadar topraa gömüp talanarak öldürme tatbikat, Yüce Allah'n merhametine uygun deildir. Bir insana ölüm cezas verilebilir ama uygulamas bu ekilde olamaz.”, “Bu konuda kitaplarda yer alan, hükmü devam eden ama metni Kurân'da olmayan uydurma bir metnin hükmü slam için yüz karasdr. Bu kitaplarn elden geçirilip düzeltilmesi gerekiyor…”, “Genelde örnek olarak anlatlan Mâiz olay, bir daha gözden geçirilip sorgulanmal, sahabeye zina isnat etmenin doruluu aratrlmaldr. Kurân ve slam dini bizden bunu istemekte ve bu leke ile slam' bir yere götüremeyeceimizi öütlemektedir.” (c. 13, s. 326-329)
 
Bayrakl’nn recm cezasyla ilgili fikirlerinin kritii bir yana burada dikkat çekmek istediimiz husus, onun kulland argümanlarda kendini ele veren tasavvur sorunudur. Mesela bu konuda yazarn kulland “Allah’n merhameti” söylemi, dier modernistlerin kullandklar “özgürlük” ve “eitlik” gibi modern konseptler, modernist slamclarn zihin ve ruh koordinatlarn tekil ediyor. Modernist, dinî nasslara kaytsz bir zihin ve duru bir ruhla yaklap Müslümanln nasslara göre yaplandramyor. O, modern paradigmann dayatt, konjonktürel söylemlere göre nasslar tenkit süzgecinden geçirerek imanda seçici davranyor; modern algyla örtüen hükümleri alp örtümeyenleri reddederek bir bakma nasslara rezerv koymu oluyor.
 
Bayrakl’ya unu sormadan edemiyoruz. Allah’n merhametinden ne anlyorsunuz? Allah’n merhametinin, snrlar belirlenmi, eit bir tarifi var mdr? Eer varsa böyle bir tarifi kim neye dayanarak yapmtr? Bayraktar bey neden ayn gerekçeyle, kâfir ve fasklarn cehennemde yanacan da reddetmiyor, dorusu merak ediyoruz. Talanarak öldürülmek ilahî merhamete ters düüyorsa, alevlerin içinde eriyip kavrulmak nasl izah edilebilir. Cehennem ateiyle cezalandracana inandmz ayn Allah’n, talanarak öldürme cezasn meru klm olabileceini kabullenmemenin makul bir izah olabilir mi? Hz. Peygamber Efendimizin recm cezasn uygulad hususunda inkâr kabil olmayan pek çok sahih hadis vardr. Hal böyleyken recm cezasnn ilahî merhamete smadn ileri sürmek, peygambere Allah’ tantmaya kalkmak gibi ölçüsüzce bir igüzarlk deil de nedir?
 
Burada recm cezasnn dindeki yeri ve delilleri hakknda konuacak deiliz ama u kadarna da deinmeden geçemiyoruz. Hz. Peygamberin recm cezasna çarptrd kimse sadece Mâiz deildir. Bunun dnda sahih kaynaklarda bu cezaya çarptrld bildirilen iki Müslüman kadn daha vardr. Ayrca bu ceza iki Yahudiye de uygulanmtr[6]. Mütevatir hadisleri konu edinen kitabnda el-Kettânî recmle ilgili hadislerin manen mütevatir olduunu zikretmi ve sadece Maiz’e uygulanan recm cezasnn on sekiz râvi tarafndan nakledildiini isimlerini sayarak belgelemitir.[7] Hz. Peygamberden sonra Rait halifeler de bu cezay uygulam, meselenin üzerinde hassasiyetle durmutur.[8]
 
Bayrakl’nn tasavvur sorunuyla alakal olarak dinin yegâne kaynann Kur’ân olduu eklindeki modern saplantya da ksaca deinmeden edemeyeceiz. Bayrakl’nn ön kabulleriyle örtümeyen birçok konuda kulland ifadeler, onun, hadisler de dahil Kur’ân dnda herhangi bir kayna balayc kabul etmediini göstermektedir. Hz. sa’nn göe yükseltilmesiyle ilgili “Kültürümüzde Hz. sa'nn ruh ve bedeniyle Allah katna çkt inanc hakimdir. Bu inancn doruluk derecesini -mihenk ta olan Kurân'a vurarak- tesbit etmeye çalalm.” (c. 4, s. 135-139) yönündeki ifadeleri, herhangi bir dinî esasn mutlaka açk seçik Kur’ân’da belirtilmi olmas gerektiini gösteriyor. Buna göre, mütevatir veya mehur hadislerde yer alm olsa bile, Kur’ân’da açk seçik biçimde zikredilmeyen konular inanlmas gereken dinî esaslardan deildir. Hatta Bayrakl nüzul-i sa da dahil bu gibi konulara hurafe gözüyle bakmaktadr. (c. 4, s. 135-139) Özelde bu konu hakknda yazlan eski-yeni eserler Bayrakl’nn kendini kaptrd bu saplantnn ne kadar mesnetsiz ve tutarsz olduunu açk biçimde ortaya koymutur. Örnein e-evkânî’nin et-Tavdîh fî Tevâtüri mâ Câe fi’l-Muntazar ve’d-Deccâl ve’l-Mesîh, el-Kemîrî’nin et-Tasrîh bimâ Tevâtere fî Nüzûli’l-Mesîh, Zâhid el-Kevserî’nin Nazratün Âbira isimli eserleri bunlarn balcalarn tekil eder. Bu eserlerde mesele en ufak bir üpheye mahal kalmayacak biçimde ele alnd için ayrca bu konu üzerinde durmadan Bayrakl’nn dil sorununa geçelim.
 
d) Dil sorunu
 
Bayrakl’nn tefsirinde okuyucuyu rahatsz eden bir dier husus kulland dil ve üslup sorunudur. Yazarn zaman zaman Allah’la ilgili sözler sarf ederken kulland gayr-i ciddi dilin özellikle bir tefsire hiç de yakmadn söylemeden edemeyeceiz. Sözgelimi yazarn bir münasebetle kulland u cümleler aslnda ne demek istediimizi yeterince açklyor: “Cenab- Hak, ayetin sonunda (Allah azizdir, hakimdir) buyurarak, vermi olduu hükmün altna imzasn atmakta;…” (c. 3, s. 213) Bayrakl’nn tefsirde skça kulland bu profan dil, Kur’ân dilinin bayalatrlmas probleminin tipik bir örnei olarak görülebilir.

Bayrakl’nn dil sorunu sadece benimsedii baya üslupla snrl bir sorun deildir. Onun zaman zaman tefsir kitabnn maksadn aan slahatç-aktivist söylevleri de ayrca tahlil edilmelidir. Yukarda recm cezasyla ilgili beyanlar çerçevesinde aktardmz u ifadeler, selef-i salihîne hürmet duygular besleyen duyarl her Müslümann tüylerini ürpertiyor: “Bu konuda kitaplarda yer alan, hükmü devam eden ama metni Kurân'da olmayan uydurma bir metnin hükmü slam için yüz karasdr. Bu kitaplarn elden geçirilip düzeltilmesi gerekiyor…” Bayraktar bey, müfessirlii bir tarafa brakarak deruhte ettii slahatç kiiliiyle burada açkça din mühendislii yapmakta, Allah adna Müslümanlar hizaya getirmeye kalkarak tarihe mal olmaya çalmaktadr.
 
e) Sonuç
 
Bayrakl’nn “Yeni bir anlayn nda Kur’ân tefsiri” adl eseri, metodik bir ciddiyet içinde kaleme alnm ilmî bir eser deildir. Bu eserde ayetler daha çok bir vâiz ya da slahatç hüneriyle pratik amaçlar güdülerek açklanmaya çallmtr. Tefsiri incelerken edindiimiz intibaya göre sanki eser, özellikle psikoloji ve eitim plannda ayetlerin Bayrakl’nn zihninde yapt çarmlarn kaleme alnmasndan vücuda getirilmitir. unu da belirtmeliyiz ki, bu çarmlar, çounlukla ispat da reddi de kabil olmayan sübjektif düünceler olmakla birlikte yer yer çok sakîl görünmektedir.
 
Son olarak Kur’ân’n daha temel bir deerler sisteminin nezaretinde mütalaa edildii izlenimini veren eserin ad üzerinde de durmak gerekir. "Yeni bir anlayn nda Kur’ân’ tefsir" etmek ne demektir? Kendisini nûr olarak tanmlayan Kur’ân’n üzerinde ne zamandan beri karanlk olumutur da bu karanlk bir baka eyin yla giderilecektir? Yazara göre yla Kur’ân’n üzerindeki karanlklar giderecek olan yeni bir anlay nedir? Kur’ân’ bir baka eyin nda tefsir etmek, onu bir üst referansn gölgesi altna sokmak anlamna gelmez mi? Tefsirin bandan beri hadis ve icmâ ile sabit dinî esaslara kar Kur’ân merkezli din anlayn savunan yazarn, Kur’ân’ daha üst deerler sistemine tabi klmakla içine dütüü bu yaman çelikiye getirecei bir izah var mdr? Gerek tefsirin ismi gerekse yazarn ayetlere yaklamndan elde edilen bulgularn önümüze koyduu bu tür sorular, kanaatimizce okuyucunun, Bayrakl’nn eseri karsnda daha dikkatli ve seçici olmas gerektiini gösteriyor.
 
Son olarak unu da belirtmeliyiz. Bayrakl’nn tefsirindeki sorunlar sadece burada örneklerini zikrettiklerimizle snrl deildir. Bunlarn dnda Bayrakl’nn nesh, ehl-i kitabn iman ve hrszn elinin kesilmesi gibi konularla ilgili görüleri de, en az buraya aldmz örnekler kadar ciddi sorunlar arz etmektedir. Fakat biz makalenin boyutlarn göz önünde bulundurarak burada eletirimizi sadece verdiimiz örneklerle snrl tuttuk. Bu konularla ilgili eletirilerimizi daha geni bir makalede eni konu incelemeyi düünüyoruz.

[4] Abdullah bn-i Mesud’un kraatinde her iki zamir de müennes olarak gelmitir. Bkz. ez-Zemaherî, Tefsiru’l-Keâf, c. 4, s. 560.
[5] Tefsir-i Taberî, c. 14, s. 219.
[6] Sahîh-i Buhârî, hadis no, 6633, 6819; Sahîh-i Müslim, hadis no, 1697, 1699, 4451.
[7] el-Kettânî, Nazmu’l-Mütenâsir mine’l-Hadisi’l-Mütevatir, s. 173, 174.
[8] Ebubekir Abdurrazzak, Musannefü Abdurrazzak, hadis no, 6626, 10170, 13357, 13364.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

NOT: Vurgular bize âittir.

Yazar: E. Bilge Ceylan (T. Hakan Alp'ten)
04-11-10
E mail: haberkültür.net
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
ÖNCE ÝLMÝHÂL, SONRA TEFSÝR OKUYALIM
Online Kii: 26
Bu Gn: 675 || Bu Ay: 5.767 || Toplam Ziyareti: 2.928.859 || Toplam Tklanma: 58.612.663