
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 3304 |
GELECEMZ ÇN TÜRKÇEMZ Y ÖRENMEL VE ÖRETMELYZ.
Eitimci-Yazar C.Yakup MEK : “nsan, kelimelerle düünür Yeni nesiller, atalarnn kulland sapasalam sözlerden mahrum yetiiyor. Düünen, aratran, örenen, kyaslayan, terkip yapabilen, hayat daha derin anlayp yaayan insanlar istiyorsak ana dilimizi – geçmiten kopmadan – iyi örenmeli ve öretmeliyiz.“stiklal Mar”nda ve “Atatürk’ün Gençlie Hitabesi”nde geçen kelimeler artk ne ders kitaplarnda var ne de imtihanlarda… Türkiye Cumhuriyeti’nin temel metinleri anlalmaz bir hâle getirildi. Çocuklarmz ve gençlerimiz babalarnn, dedelerinin kelimelerinden farkl sözlere altrlyor. Nerdeyse her yeni nesil farkl bir Türkçe kullanr oldu.”
BESAM (Bilgi Eitim Ve Sosyal Aratrmalar Merkezi Dernei) tarafndan her hafta tertip edilen “Gelecekle Randevu Toplantlar” çerçevesinde 11.10.2010 Pazartesi günü Eitimci-Yazar C.Yakup MEK konutu. “Türkçemizin Hâli Ve Gelecei” üzerine yaklak iki saat konuan C.Yakup MEK Türkçenin bilhassa son yetmi be yldaki macerasn hikâye etti. Konumasnn banda “imdi ben Türkçenin bugünkü skntlarndan bahsedeceimi söylediimde muhtemelen aklnza büyük caddelerimizdeki yabanc isimli tabelalar falan gelecektir. O da Türkçenin büyük meselelerindendir ama bugünkü hâle nasl gelindiini anlatmak istiyorum.” dedi.
TDK’nin 1935 tarihli Osmanlcadan Türkçeye Cep Klavuzu ile Türkçeye sokulmaya çallan baz kelimeleri kullanarak kurduu be-alt cümleyi dinleyicilere okuyan C.Yakup MEK “Bu cümlelerden bir ey anlayan var m?” diye sordu; dinleyenlere yabanc dilden bir metin gibi gelen bu sözleri Osmanlcadan Türkçeye Cep Klavuzu’ndan seçtii kelimelerle kendisinin kurduunu belirtti. Elinde tuttuu klavuzda yaklak on bin (10.000) kelime bulunduunu, bunlarn bir ksmnn eskiden beri Türkçede mevcut olduunu belirten konumac “Ancak bunlarn büyük bir ksm TDK tarafndan imal edilmi ve çou halk tarafndan kabul görmeyip unutulmutur.” dedi. C.Yakup imek’in Osmanlcadan Türkçeye Cep Klavuzu’nun yalnzca A ve B ksmlarndan seçtii ve dinleyicilerin dikkatine sunduu bu kelimelerden bir ksm unlar:
abay = dikkat
açnlamak = kefetmek
adanç = va’d
adançlamak = va’detmek
akt = ücret
alanç etmek = müsadere etmek
alg = ganimet
almc = tahsildar
almsa = rüvet
alt = makbuz
alpay = fatih, cihangir
anak = hafza
angn = öhretli, mehur
anlatk = fkra
arda = aile
artm = slahat
arsmak = müdahale etmek
astöz = faraziye
astüzük = talimat
atalk = vesayet
atnç = mermi
aybat = heybet, mehabet
ayt = bahs
ayman = müctehid
ayra = istisna
ayramlar= teferruat
ayrt = imtiyaz
ayta = hitabe, hutbe
aytaç = hatib
aytanç = muhatab
aytar = muhabir
azay = asgari
az = ihtilâl, isyan
aznç = dalâlet
batl = taahhüdlü
Bakman = müfetti
baatmak = hâkim olmak
baysal = huzur ve sükûn içinde olan
bekit = vakf, tesis
belgirtme = isbat
belget = sened
belin = hayet
beltir = meydan
berki = metanet
betke = makale
brak = imtiyaz
brakm = ruhsat
bilgetler = istihbarat
bilgirit = tebli, tebligat
bilit = ilân
birge = müterek
birleit = cemiyet
bir ey deil = estafurullah!
böle = sütun
bölü = taksit
bulduru = fihrist
bulgu = vicdan
buyurman = âmir
bürüm = zarf
bütünleyin = cümleten
C.Yakup imek sözlerine öyle devam etti:
“Saydm bu kelimelerden hiçbiri halk tarafndan benimsenmedi. Fakat en az bunlar kadar yanl, mahzurlu yüzlerce kelime maalesef zaman zaman baz mevkilerin ve ahslarn da desteini alarak resmî metinlere girdi. Devlet tarafndan yaplan imtihanlarda sürekli bu kelimeler tekrarland ve milyonlarca örenci bunlar tekrar tekrar okumak ve kullanmak zorunda kald. Ders kitaplarnda da hep ayn kelimeler kullanld; buna karlk yüzyllardan beri Türkçenin öz mal olmu olan binlerce kelime ise bu kitaplarda asla yer bulamad. Böylece geçmiin edebiyat, musikisi, folkloru ve felsefesiyle, ksaca tarih ve kültürle aramzda köprü olan kelimeler unutturuldu.
Yeni nesiller, atalarnn kulland sapasalam sözlerden mahrum yetiiyor. “stiklal Mar”nda ve “Atatürk’ün Gençlie Hitabesi”nde geçen kelimeler artk ne ders kitaplarnda var ne de imtihanlarda… Türkiye Cumhuriyeti’nin temel metinleri anlalmaz bir hâle getirildi. Bir yandan geçmi kültürümüzle övünüp duruyoruz: Yunus’tan Pir Sultan Abdal’a, Nedim’den Karacaolan’a, Âkif’ten Yahya Kemal’e, Reat Nuri’den Peyami Safa’ya yüzlerce edebiyatçnn bizim en büyük söz ustalarmz olduunu söylüyoruz. Fakat – ne yaman bir tezattr ki – onlarn iir ve romanlarnda, hikâyelerinde kullandklar yüzlerce kelime artk günlük hayatmzn dna çkartlyor. Tabiri caizse yalnzca müzede görülecek birtakm aksesuarlara dönütürülüyor.
Çocuklarmz ve gençlerimiz babalarnn, dedelerinin kelimelerinden farkl sözlere altrlyor. Nerdeyse her yeni nesil farkl bir Türkçe kullanr oldu.
Cemil Meriç argoyu kanundan kaçanlarn, uydurma dili ise tarihten kaçanlarn dili olarak düünmü. Bir insan kendi tarihini sevmeyebilir ama dier insanlarn, bilhassa çocuklarn geçmiten kopuk olarak yetitirilmesi çok yanltr. Geçmii öretmeli ama sevip sevmeyecei kendi tercihine braklmal.
Türkiye’de tarih ve kültür çok zayf öretiliyor. Buna bal olarak da köyleri, ehirleri, üniversiteleri, meydanlar, cadde ve sokaklar, alveri merkezleriyle, memleketin bütün sath atalarnn dilinden, edebiyatndan, tarihinden bihaber, derbeder gençlerle doluyor. Kendi öz kültür ve dilinden gittikçe uzaklaan nesiller, memleketin bugünü ve yarn için sinsi fakat büyük birer tehdit unsuru ve tehlike yn hâline geliyor.
te bütün bu akbetlerin ortaya çkmasnda lisanmzn öz Türkçecilik / tasfiyecilik / özletirmecilik / uydurmaclk siyaseti ile bozulup yozlamas elbette çok mühim bir rol oynamtr.
Bu politikalar neticesinde vatandalarmz daha az kelimeyle konumaya balamtr. Çetin Altan, Türkiye’de yaayanlarn günde ortalama 300-400 kelimeyle konutuunu ifade ediyor. Bu zayf kelime daarc birbirimizle salkl anlamamza mâni olan faktörlerin banda yer alr. Abbas Güçlü de meselenin bir baka yönüne dair düündürücü bir kyaslama yapyor: ABD’de birinci snf ders kitaplarnda toplam 12 bin kelime kullanlmtr. Bu rakam Fransa’da 9 bin, talya’da 12 bin, Türkiye’de 6 bindir.
Hâlbuki gramerciler, ilim ve fikir adamlar, mütefekkirler bata olmak üzere hemen herkesin kabul ettii bir gerçek var: nsan, kelimelerle düünür...
Düünen, aratran, örenen, kyaslayan, terkip yapabilen, hayat daha derin anlayp yaayan insanlar istiyorsak ana dilimizi – geçmiten kopmadan – iyi örenmeli ve öretmeliyiz.”
C.Yakup imek konumas esnasnda Yunus Emre’den bir iir okudu, ayrca bir halk türküsünün sözlerine dikkat çekti. Son olarak da Yahya Kemal’in bir msrasndan hareketle dil ve kültür politikasnda “kökü mazide olan ati” prensibine uymann art olduunu belirterek konumasna son verdi.
BESAM(Bilgi Eitim ve Sosyal Aratrmalar Merkezi )nin düzenledii “Gelecekle Randevu Toplantlar” katlmclarn youn ilgisiyle devam ediyor.www.tubesam.com
Yazar: Yakup Þimþek |
13-11-10 |
||
| E mail: tubesam.com | Tweet | ||
| osman osmanoðlu | |||
TEBRÝK VE TALEP |
Tarih : 14-11-10 | ||
"Din, dil, tarih þuuru" miletimizi millet yapan, insanlarýmýzý birbirine baðlayan çimentodur. Geçmiþi geleceðe baðlayan harçdýr. Bir milleti özünden koparmak isteyen emperyalist güçler din, tarih ve dil üzerindeki tahribatý tamamladý mý o milleti yýkmak kolaylaþacaktýr. Yakup bey, dil hususundaki ihtimamýmýnýz takdire þayan. Sizin dil üzerindeki hatalarý düzeltme çalýþmanýzý Türk dil kurumu duyuyor mu? Sizin gibi iþinin ve mesleðinin erbabýndan icazetli bir lügat taleb ediyoruz. Neslimiz ve geleceðimiz için böyle hayýrlý bir hizmete herhalde hayýr diyemezsiniz. Çalýþmalarýnýzda baþarýlarýnýzýn devamý temennisiyle... |
|||