HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : TASAVVUF / TASAVVUFA DÂÝR
Okunma Says: 1163
Yazar: Faruk Beþer
TARÝKATLAR ELEÞTÝRÝLEBÝLÝR MÝ, ELEÞTÝRÝLMELÝ MÝ?

TARKATLAR ELETRLEBLR M, ELETRLMEL M?Tasavvufla ilgili olarak imdiye kadar söylediklerimizin özeti u:

Tasavvuf denince ilk zamanlarda anlalan zühd, takva, bunun daha da ileri derecesi olan vera’, ihsan düzeyinde ibadet, tezkiye-i nefs yani duygularn eitimi, imandan doan sevgi ve slam kardelii, dayanmas ve bunlar için çabalamak slam’n bizden istedii eylerdir, hatta bunlar slam’n özüdür ve her birerlerini tek tek saymak yerine hepsine birden ‘tasavvuf’ demenin bir sakncas yoktur. Hiçbir mümin bu saydklarmza kar çkamayacana göre bu çerçevede kalan bir tasavvufa da kar çkamaz. Efendim, tasavvuf sonradan bozulduu için slam’n bu alanna ‘tasavvuf’ demek zorunda deiliz, bunlar aslnda ne ise o olarak ifade ederiz denirse bunda da bir saknca yoktur.

imdi gelelim can alc sorulara:

Kitabî tasavvuf bu olmakla beraber tasavvuf hep böyle mi devam edegeldi? Ne yazk ki, bu soruya olumlu cevap verebilmemiz mümkün deildir. Benim anladm en önemli problem, daha önce sözünü ettiim epistemolojik kaymann dnda tasavvufun tarikatlaarak ‘tevhid-i kelime’yi arama yerine ‘tefrik-i kelime’ yapmas yani frkalamasdr. Böylece de irazenin dalmas ve her tarikatn bamsz bir frka, hatta yer yer bal bana bir din halini almasdr. Bir zamanlar ‘cemaat’ ve ‘frka’ kavramlar üzerinde uzunca durmu ve slam vahdetini asl bozan oluumun frkalama olduunu anlatmaya çalmtm. Kuran- kerim’de frkalama/teferruk üzerine yaplan vurgunun azameti karsnda hayrete dümütüm. Bu vurguyu Resulüllah (sa) Efendimiz u sözüyle özetlemitir: ‘Benim ümmetim de saysz frkalara ayrlacak, hepsi cehenneme çaracak, sadece ben ve ashabm gibi yaayanlar, ana damar/cemaat kurtulacaktr’.

imdi bir soru daha; Resulüllah es-Sadku’l-emîn olduuna göre hem frkalamak, birbirinden koptukça kopmak, farkl gözükmeye çalmak hem de böyle bir tarikatlamann meru olduunu savunmak nasl mümkün olabilir?

öyle denirse baka: Tarikat yol demektir, bir yol göstericinin yani müridin etrafnda toplanan, ondan duygu/ahlak eitimi alan insanlar frkalamyor, ana damardan ayrlmyor, yani ulü’l-emri ve o olmadnda onun yerini alan ulemay rehber olarak görüyorsa, ksaca merkez parçalanmyor ve orada birleiliyorsa böyle bir oluuma tarikat demekte ve onu bir mektep olarak görmekte ne saknca vardr? Eer böyleyse elbette bir saknca yoktur. Nitekim böyle olanlarn az da olsa var olduunu söylemek de bir hakinaslk olur. Ama genel durum bunun böyle olmadn gösteriyor. O halde, Resulüllah öyle demi ama eyhimiz de böyle diyor, biz eyhimize tabi oluruz, çünkü o Resulüllah’ senden benden daha iyi bilir demenin bir mant olabilir mi? Hem onun dedii gibi olmayacak hem de onu daha iyi bilmi olacak, bu nasl olabilir?

Bir baka soru: Tasavvuf adna ortaya çkan eilimlerin ve onun kurumlar olan tarikatlarn yaptklar doru mudur yanl mdr diye eletirilebilir mi? Eletirilebilirse kim hangi ölçülerle eletirecek? eriatn yani Kitabn ve onun beyan olan Sünnetin dnda bir ölçü mü aranacak? eyhlere ya da müritlere kar gösterilen ve sahabenin Resulüllah’a bile yapmad, yapmaya kalkanlara ise onun asla müsaade etmedii kutsallatrmalarn, takdisin eriatta yeri nedir? Avam- nas bunlar anlamayacana göre buna göz yuman, hatta bundan holandkça daha ilerisini isteyen, mehdi olan, mesih olan eyhlere söz edenler çarplacak m?

Daha önce mukaddes’le kutsal kavramlarn birbirinden ayrm, kutsal’n tanr anlamndaki kut’tan geldiini ve tanrlk özellii tamay ifade ettiini, mukaddesin ise münezzeh, temiz, mübarek demek olduunu söylemitik. Kutsal topraklar olmaz, mukaddes mekanlar olabilir. Yani kutsal kelimesi bize hiçbir surette uymaz. Mukaddes de ancak Allah’n öyle klmasyla olur. Ölmü birisi için Allah onun günahlarn affedip balasn anlamnda ruhunu takdis eylesin denebilir. Ama bir insana kudsiyet atfetmek onun günahsz ve tertemiz olduuna inanmak olmaz. Çünkü hem böyle günahsz bir insan yoktur hem de biz birisinin böyle olduunu bilemeyiz. Allah (cc): ‘Siz kendinizi kendiniz tezkiye etmeyin’, yani filan mukaddestir demeyin buyurur. Peki, tarikatlarmzn çounda takdis, hatta bazlarnda ileri derecede kutsama var mdr yok mudur? Böyle bir eilimin sonu nereye varr? ia’nn kendi imamlarn ‘masum’ yani günah ilemekten peygamberler gibi korunmu saymalarn biz Kitaba ve Sünnete aykr bulurken kendi eyhlerimiz için ‘mahfuz’ demi olmamzn bundan fark nedir?

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Faruk Beþer
12-11-20
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
TARÝKATLAR ELEÞTÝRÝLEBÝLÝR MÝ, ELEÞTÝRÝLMELÝ MÝ?
Online Kii: 23
Bu Gn: 243 || Bu Ay: 5.336 || Toplam Ziyareti: 2.928.287 || Toplam Tklanma: 58.601.348