HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar)
Okunma Says: 4642
Yazar: Ahmet Toprak
HÂTIRALAR IÞIÐINDA ETKÝLÝ ÖÐRETMENLÝK

nsann mesleki baarsnda öncelikle ne kadar etkili olduu anlalmaya çallr. Etkinin sözlük anlam; bir kimse veya nesnenin baka bir kii veya ey üzerindeki gücü, tesir olarak belirtilir. Etki harekete geçirir, ekillendirir, yönlendirir. Varln etkisinin derecesine göre de baar seviyesi ve gücü belirlenir. Etki kullanlan araç- gerece, hedeflenen amaca, alclarn konumuna ve vericinin donanmna baldr. Bir öretmen bulunduu ortam ve görevi gerei etkisini her zaman kalc klmaya zorunlu durumdadr. Örenci, Öretmenin kendisi üzerindeki etkisinin ekline göre biçim alr. Ayrca bu etkiyi hissedilebilirlik oranna göre de gelecek hayatnda her zaman biçimlendirici etkisi olacaktr.

Öretmenler göreve baladktan sonra örencilerle bir etkileim içine girerler. Bu etkileim davran, psikoloji, dünya görüü ve akademik alanda geni ve derin boyutlu olarak yaanr. Her öretmenin örencisi üzerindeki etkisi farkl farkldr. Öretmen bu etkiyi olumluya çevirebildii oranda kendini görev yapm addetmekte ve beklentilere cevap verebilmektedir. Öretmenin örenciler üzerinde nasl daha etkili olabilecei noktas günümüzde daha da önem kazanm durumdadr. Öretmenlere toplum tarafndan 1990’l yllardan önceki gibi deer verilmemesi, örencilerin öretmenlere yönelik zaman zaman iddete varan olumsuz davranlar, okul ortamnda öretmenin kurucu- yönlendirici iradeden yoksun olmas, çeitli (medya- ekonomik durum- siyasi bak açs) etkenlerden dolay örencilerin öretmenlerden daha az faydalanmas ve öretmenlerin mesleki açdan yeterlilik düzeylerinin dümesi gibi nedenlerle öretmenlerin etkisi tartlr duruma gelmitir. Bu noktada öretmenlerin etki düzeylerini artrabilmek için neler yaplabilecei noktasndaki bir soruya yine öretmenlerin ve örencilerin yaanm hatralarnn rehberliinde baz tespitlerde bulunmakta fayda vardr. Çünkü böylesi bir örneklikle yaplacak tanmlamalar afakî deil realiteye daha yakn olacak ve arad cevab bulmak kolaylaacaktr.

Yaanm örenci ve öretmen hatralaryla etkili bir öretmenliin nasl gerçekleebileceini anlamaya çalalm. Bu örneklemlerden bir ksm Cumhuriyetin ilk yllarna ait, bir ksm da yakn zamanda yaanmtr.

“ki aydr bu lisedeyim. Snfa giriyorum. “Günaydn” … Ses yok. Beni gördüklerine memnun olmuyorlar. Lisede öretmenlik yapmak üzerine ne hayallerim vard oysa! Neden birbirimize ulaamyoruz? Neye direniyorlar bu kadar?... Bu snfta geçen her ders, hayallerime ve kiiliime ihanet! Kendimi tanyamyorum artk. Notla tehditler savuran, çözümsüzlükler içinde savrulan öretmen ben miyim Allah’m…

Engeli nedeniyle yarmaya katlamayacan düünen Recep’e öretmeni teklif götürdüm. Hazrlklar yapld. “her ey inanmakla balad… ve Recep ikinci. Ardndan kompozisyon yazma yarmasnda Türkiye birincilii”

Öretmenler, sihirli denekleriyle örencilerin yüreklerine dokunduklar an, bulutlarn ötesindeki sonsuzlua, onlarca uçan balon dansnn ahengiyle süzülürler. Ve var oluun esiz tadnda katmerleen sevgilerle gönül tahtalarna ebedi kurulurlar.” 1

Buradaki ilk tespit birçok öretmenin göreve balarken veya yeni yerde bulunurken karlat ortak psikolojidir: “Lisede öretmenlik yapmak üzerine ne hayallerim vard oysa! Neden birbirimize ulaamyoruz? Neye direniyorlar bu kadar” Günümüzde örenci ve öretmenlerin birbirinden uzak ülkede yaar gibi durumlar vardr. Karlkl mevzilenmi iki düman askeri veya birbirinin varln yok sayan bir durum yaanmaktadr. Öretmenin snfa girmesi, ders anlatmas ve çkmas birçok örenci için anlam ifade etmez. Onlar kendi hayal âlemindeki yolculuklarna devam etmekte veya öretmenle yapacaklar bir latife ile nasl ders zamann sona erdireceklerini düünürler. “Bu snfta geçen her ders, hayallerime ve kiiliime ihanet! Kendimi tanyamyorum artk. Notla tehditler savuran, çözümsüzlükler içinde savrulan öretmen ben miyim Allah’m” Öretmenler birçok kez örencilerin bu durumlar karsnda teslim bayran çeker ve olduklar bu hali deimez kabul ederek öretmenlik yap-m gibi yaparak günlerini geçirirler. Ancak hikâyede olduu örencilerine güvenmeye devam eden, onlarn yüreklerindeki heyecanlar harekete geçiren, özgüven alayp onlarn kalplerinde yeni dünyalar yaratan öretmen olmak önemlidir. Örencilerin susuunu, direniini, engellerini düünmeden onlara gidecek bir yol bulmann azmiyle farkl bir dünya yaratabildii oranda öretmen etkisini gösterebilmitir.

“Geni bilgisi, öretme yöntemi, sevecenlii, özel yaamndaki davranlar… Hangi derse girse, o dersin yüksek bir uzman gibiydi. Konuyu öyle açk ve sindirerek anlatrd ki unutmamz olanakszd.

Her örencinin düünsel ve ruhsal özelliini bilir, onlara durumlarna göre yetitirme yöntemi uygulard. Sabrl ve hogörülüydü. Örenci bir konuyu iyi anlatamyorsa kzmaz, ona düünme frsat verir; gerekiyorsa küçük sorularla amaca ulamasna yardmc olurdu. Derslerine ve kiiliine kar öyle bir sevgi yaratmt ki evdeysek okula gitmek için, teneffüsteysek bir an önce derslie girmek için can atardk.”2

Okul örencilerin ders- bilgi becerilerinin yeni aamalar kaydettii yerlerdir. Bilgiye ulama ve kavrama yollar çeitlense de bu öretmenin rolünün merkeziyetini azaltmamtr. Derslerin kavranmasnda en büyük rol yine öretmene dümektedir. Öretmenin alan bilgisine hâkimiyeti, anlatmaktaki becerisi ve kavray yüksek tutmak için kullanaca yöntemler ile dersin anlalmas kolaylaabilir. Okullarda birçok dersler öretmenlerden kaynaklanan sebeplerle gerei gibi verilememektedir. “Bütün örencilerin önceden korkutulduu matematik dersine; gülerek girdi. “bizim dersimiz kolay, dedi; dikkat ederseniz, hepiniz örenirsiniz” hendese ( geometri) den bir çizim gösterdi. Sonra bize döndü; gülerek ve elinde kalm olan tebeir parçasn atp tutarak “ kolay deil mi, peynir ekmek yemekten kolay” dedi. lemin açkl yannda öretmenin “kolay, kolay…” diye telkinleri bana inanç verdi. “söyledii gibi güç deil. Gerçekten kolay” dedim kendi kendime. Dersleri korkmadan dinler, kolay örenir oldum. “benim dersim güçtür, anlayan anlasn” diye konuyu karanlk gösteren, cesaret ve heves kran öretmenler yannda, Halil beyin örencileri matematie yaklatrn ükranla anarm.” 3 Problemli derslerin banda Matematik ve ngilizce dersleri gelmektedir. Türkiye’de örencilerin sevmedii ve kavramakta zorland bu derslerin -toplumsal zihinsel dönüümün önünde de engel olduunu düünenler de vardr- gerei gibi kavranmas ve sevilmesi salanamamaktadr. Öretmenlerin çounluu da bu ön kabule hazr vaziyette göreve balad için bir mesafe kat edilememektedir. Bilgiden nefret eden, baz derslerden öcü görmü gibi kaçan ve düünme yetisini kaybetmi nesiller yetimektedir.

Öretmen “Geni bilgisi, öretme yöntemi, sevecenlii, özel yaamndaki davranlar” ile örenciye her noktada etki edebilecek bir çabay gösterebilir. “Derslerine ve kiiliine kar öyle bir sevgi yaratmt ki evdeysek okula gitmek için, teneffüsteysek bir an önce derslie girmek için can atardk” Okullar hapishanevari mekânlara dönümü ve güvenlik açsndan problemli mekanlara dönümütür. Örencilerin severek gittikleri, aidiyet hissettikleri ve kurumsal baar için çaltklar bir mekan deildir artk okul. Öretmenlerin kuracaklar sevgi halesiyle bütün yürekleri kuatacak bir okul kimlii oluturmaldrlar. Aksi halde eitim- öretimin yapld merkezlerden ziyade zamann öldürüldüü mekânlara dönüecektir.

“Monolou Ezberin sonuna doru bir sözcüünde takldm. Öretmen birden, sille tokat bana giriti. Neye uradm armtm. Bayram gecesi monologu tam olarak okumasna okudum; ne ki bir baba denli sevdiim öretmenimin ruhumda açt yara ise asla kapanmad”4

“Çarpm çizelgesini ezberlemeyenin avucuna cetvelin ince kenaryla on kez vururdu. Hemde patlak gözleriyle, örencilerin yüzlerindeki acma reflekslerini izleyerek. Ayn dersi okutan bir ortaokul öretmenimizde hepimiz eek, öküz, manda diye nitelerdi. Hele bir fen bilgisi öretmenim oldu, benzersiz, kötünün de kötüsü bir herif, daha dorusu bir zavallyd. Sessiz duran “ne somurtuyorsun lan” diyerek gülümseyeni “srtma hayvan” diyerek döverdi.”5

Hangi örencinin hayatnda okulda gördüü iddetten bir eser yoktur. Hayatta hakl- haksz yenilen dayaklarn, sövgülerin, hakaretlerin izleri vardr. Bunlar bir ömür boyu etkisini sürdürür. Örenci gördüü iddetten sonra okula- öretmenine kar derin uçurumlar kurmakta hatta çou kez okul ortamndan uzaklamasna ve normal hayatnda da iddete eilimli olmasna yol açmaktadr. Örencilerin iddetine kar tek savunma güdüsü olarak iddet kalm gibi düünülmektedir.

“lk derse girdiimizde, deiik tipte bir öretmen karsnda olduumuzu hemen anladk: orta yal bir hanm. 1940’lar Türkiye’si için k denebilecek kadar özenle giyiniyor. Herkesle siz”li konuuyor, kim olursa olsun. Okul hademesi, en gözde örenci, snfn en baarsz, hatta apal, kimseye yanlp sen” demiyor. Bu hoca oturmuyor. Snfa giriinden, teneffüs ziline kadar, en ön sraya yakn yerde ayakta durarak, nadiren dolaarak, dersini anlatyor, imtihanlarn ayn ekilde yapyor” 6 Öretmen sadece alan bilgisi ile örenci üzerinde etkili deildir. Dikkatli olan örenciler öretmenin giydii elbise, mimikleri, hareket tarz, bireysel ilikileri, diyaloglar gözlemler. Bu gözlemin ardndan öretmenleriyle bir etkileime girerler. “Derslerde çok tatl espriler yapar, araya fkra ve anekdotlar sktrr, böylece örencinin ilgisini sürekli ayakta tutar ve derslerin renkli geçmesini salard. Zora ve baskya bavurmadan düzen ve disiplin salard. Karlkl sevgi ve saygya dayanan, örencinin kiiliine ve onuruna seslenen bir düzen ve disiplindi bu. Be yl boyunca onun bir tek örenciye dayak attn, tokat vurduunu görmedim.”7 Oysa günümüz gerçeinde öretmenler örenciler ile sokak dilini konumakta, hitaplarn nezaket seviyesinden eser bulunmayan, argo sözlerin arlkta kullanan, giyimiyle sayg derecesini azaltan (özellikle bayanlar açsndan), ders noktasnda baarsz olan aalayan ve deer vermeyen, gözde örencilerin ön planda olduu bir diyalog tarzn benimseyen öretmenler de vardr. Deien zaman içinde iliki tarzlarmzn kabalkla edeer bir konuma gelmesi üzüntü vericidir.

“Her derse koltuunun altnda birçok kitap, dergi ve malzemeyle gelirdi. Temiz, okunakl ve özenli el yazsyla tahtaya önce dersin plann, dersle ilgili balca kaynaklar yazar, bu kaynaklar bize gösterir, derse ondan sonra balard. Böylece bizi yalnzca ders kitab ile snrlamaktan kurtarrd. Asl üniversite örenimi srasnda geçerli olan aratrma ve kaynaklardan yararlanma alkanln, daha orta öretim sralarnda iken kazandrmt. Kendisi sürekli okur, bizi de okumaya yöneltirdi. Ucuz kitaplar edinmemizi, gazete ve dergilere snfça abone olmamz salar, böylece bize kitap ve okuma zevkini tattrrd.”8
Eitim problemlerinin banda gelen örencilerin kitap okumaya ilgisizliidir. Kitap okuma oran en düük ülkelerden biri olan Türkiye’de bu noktada kalc çözümler üretilememektedir. Bu soruna sebep olan ve çözüm unsuru olabileceklerin banda öretmenler gelmektedir. Okuma sevgisi olmayan öretmen bu davran örenciye benimsetebilmesi zordur. Okul ortamnda örencilere kitap okumay sevdirecek ortamlar oluturamayan, kitaplar örencilerle tantrmayan, onlarn kitaba ilgisini canl klacak araçlar(dergi, gazete, bülten) kullanmayan, kitaplndaki kitaplar yenilemeyen bir öretmenin kitap okumay sevdirmesi mümkün gözükmemektedir.

“Orta son snf örencisiydim. Babamn ileri kötü gitmi, iini kaybetmi ve büyük borçlar altna girerek uzun süre ortadan kaybolmutu. Ve k! Bir gece en yakn arkadamla keresteciden tahta parçalar çalmaya karar verdik. Yakalandk. Bir an onu gördüm. Bana bakt. “O bakta anlay vard. “senin için geldim” vard. Seni önemsediim için buradaym, endielenme, çözeceim bu hadiseyi, kurtaracam seni” vard. Nasl yapt bilmiyorum ama bizi kurtard. Alayan annemi teselli eden yine Ali öretmen oldu. Polisler tarafndan götürüldüümüzü gören örenciler okulun duvarlarna dizilmilerdi. Ben o kalabal gördüüm an yerin dibine geçmitim. Eve gittiimde anneme okulu braktm söyledim. Ben hrszdm. Uykuya dalmm. Omzumdan sarsan elle uyandm. Bana kendi çocukluundan, bakkaldan eker ardndan, hatta bir kere komusunun ördeini arakladndan bahsetti. Üç be gün sonra bir k boyunca yetecek kadar odun ve kömür geldi. Lise ikinci snftaydm. Açlmaya cüret edebildiim Ali hocaya konuyu açtm.”9 Örencilerin sadece okul dünyas yoktur. Ailesi, arkadalar, mahallesi vardr. Yaamnda birçok sknty, derdi, sorunlar, engelleri, aclar ve mutluluklar yaar. Bunlar bilmeden, tanmadan, örenmeden öretmenin örenciyi tam anlamyla yönlendirmesi düünülemez. Günümüzde artan iddet, sosyal çözülme bu sorunlarn daha yaygn görülmesine yol açmaktadr. Ancak öretmenler bu soruna birebir ilgilenmek yerine ya görmeden gelmekte ya da yeni ihdas edilen rehberlik servislerine ihale etmektedirler. Örenci öretmenin kendisine yönelen ilgi seviyesine göre etkilenmektedir. Bu anlamda örenciyi etkileyen okul d etkenleri gözeterek bunlarn ortaya çkmas halinde konumuna göre müdahale etmek ve yaanan olumsuzluklardan minimum seviyede etkilenmesini salamaktr.

Eitimde yaanan temel sorunlar amann yolu, öretmenin rolüne güven ve sayg duymaktan geçer. Öretmene ve onun yeteneklerine güveni olmayan bir eitim sistemi çökmeye mahkûmdur. Cemil Meriç eitimde yaanan yozlama karsnda, ilme yeniden "ahsiyet" öretmenlie ise "asillik" kazandrmaya çabalar. Meriç'e göre, öretmen, Zeus gibi kafasndan bir Athena dourmad için zürriyetsizlemitir; zürriyetini kaybeden öretmenin bandan kopan "parça"nn "canavarlamas" ise hazindir. Öretmen örencisine ekil vermeye nokta koyduu andan itibaren, örenci örencilikten çkmakta, "parça" olmaktadr, "parça"nn "canavarlamas" ise hazin olsa da beklenmedik deildir. Örencilerin okulda örendii bilgiye deer vermesi ve ardndan bunu ana salaycs olan öretmenin rolüne sayg duymas gerekir.

Öretmenlik yaps gerei sürekli dinamizm isteyen, yenilenmeyi zaruri klan, üretkenlik temelinde bir dönüümü esas alr. Bu noktada öretmenler göreve baladktan sonra çou en fazla 3 yl öretmenlik tutkusunu canl klmakta ve ardndan evden ie iten eve seremonisini yaayan bir hayat standardn yaamaktadr. Okula gittiinde bu yeni olmak, yeni klmak arzusunu tamayan bir öretmenin her an dinamik haldeki örencilerin talebini karlamas mümkün deildir. Snfa yenidünya tamayan öretmenin zihinlerde açlm yapmaya imkân azdr. Öretmen yeni bir insan oluturma iradesini yitirmemelidir. Yaratc iradesiyle örenci zihninin devinimini iyi bilmeli ve yönlendirmelidir. Bugün öretmen ders, imkân, güç noktasnda yaratc iradesini yitirmi ve teslim olmutur. Barndrd iradesini aça çkarabilmeli ve yaam alanna yeni eyler katabilmelidir. Yeni bir eyi bulma sevincini örencisine veremeyen öretmen gelecek açsndan onlara iyi etkiyi kalc klmam olacaktr.

Öretmen sürekli canl ve deien eitim durumlar karsnda anlama ve yorumlama gücünü yitirmi durumdadr. Yaanan vakay yorumlayacak entelektüel birikim ve yenilikçi algdan yoksundur. Bu anlamda bir ihtiyaç hissetmemektedir. Eitim felsefesinden, eitimdeki yeni yol ve yöntemlere kadar durumdan bihaber yaanmaktadr. Bir dünyas olan öretmen örencisine ancak bir dünya sunabilir. Teklifi olmayan öretmen her zaman tekliflere açk olaca için hiçbir zaman kendisi olamayacak ve varln etkiye dönütüremeyecektir. Etkili olabilen öretmen ancak misyonu yerine getirmi olacaktr.

Kaynaklar:

1- Zeliha DEMRCOLU- Nisan 1997 -Unutamadm Öretmenim- Eitim-Bir-Sen Yay.
2- brahim Hilmi Konuralp için yazan Ömer Asm Aksoy 1909 Antep Rütiyesi- Unutulmayan Öretmenler- Zeki SARIHAN- Öretmen Yay.
3- Beir Göü öretmeni Halil beyi anlatyor Gaziantep Okulu- Unutamadm Öretmenim- Eitim-Bir-Sen Yay.
4- Sami Ertürk Felsefe Dersi Öretmeni Ziyaettin Fahri Fndkolu’nu anlatyor- 1940- Unutulmayan Öretmenler- Zeki SARIHAN- Öretmen Yay.
5- Mehmet aydn öretmenini anlatyor
6- Çelik Gülersoy öretmeni Beyolu Erkek Lisesi Keyise dal için- Unutulmayan Öretmenler- Zeki SARIHAN- Öretmen Yay.
7- Doç. Dr. Cahit Kavcar öretmeni Zülfikar Ortaç’ anlatyor- Unutulmayan Öretmenler- Zeki SARIHAN- Öretmen Yay.
8- Doç. Dr. Cahit Kavcar öretmeni Zülfikar Ortaç’ anlatyor.- Unutulmayan Öretmenler- Zeki SARIHAN- Öretmen Yay.
9- Enver Aydn- Yüreimdeki Resimler- Eitim- Bir- Sen Yay.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ahmet Toprak
20-11-10
E mail: cemaat.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
HÂTIRALAR IÞIÐINDA ETKÝLÝ ÖÐRETMENLÝK
Online Kii: 25
Bu Gn: 713 || Bu Ay: 5.805 || Toplam Ziyareti: 2.928.907 || Toplam Tklanma: 58.613.651