HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : TEFEKKÜR / ÝNSAN VE TEFEKKÜR
Okunma Says: 2291
Yazar: Ahmet Selim
EHEMMÝYETÝNÝ BÝR TÜRLÜ ANLAYAMADIÐIMIZ CEVHER: DÜÞÜNMEK...



Farkl bir îzah

(...)

slâm, ölçüleriyle; ayrca iaretleriyle, delaletleriyle, düsturlaryla, zmnî atflaryla, tavsiyeleriyle, çok geni bir ümûle sahip. Yorumlamakla bitmez. Yorumlar var, yorumlar üzerinde üretilmi düünceler-eserler var. Hep de var olacak. slam'n bu vüs'atini, "her ey slam'da var" deyiiyle ifade edenler var. "Her ey var" baka, "her eyin iareti, delaleti, fikrî daveti, var" gibi izahl yaklamlarda bulunmak baka. (Datmamak için hemen bir sonraki paragrafa geçiyorum.)

... Her Müslüman, slâm' bir derecede örenir. Aklnn, vaktinin, imkânlarnn yettiince örenir. te bu noktada, "Her ey slam'da var, ben de slam' biliyorum" tarznda bir kanaat oluuyor ve çeitli "ilim, sanat ve düünce" dallarndan müstanî olmak gibi bir ruh hali douyor. "Bat'y anlamaya ne lüzum var, Bat'da gelimi sosyal bilimleri anlamaya ne lüzum var", "iirden, edebiyattan, müzikten, felsefeden anlamaya ne lüzum var?" türünden bir yeterlilik vehmi ekilleniyor ve gitgide derinleiyor.

Cemil Meriç'in bir sözü var: "Bat'y bilmeden slam tam anlalmaz." diyor. Zamann bu noktasnda bu söz dorudur. Tabii ki "slâm' bilmeden Bat tam anlalmaz" sözü de dorudur. Mukayeseli ve çok yönlü bilgilenme, düünme, deerlendirme; bizim özel bir mecburiyetimizdir. Tarihin, corafyann, kültür ve ruh köklerimizin beraberce getirdii bir mecburiyet. Ve maalesef Müslümanlar bunu yeterince anlayamyor, kavrayamyor, göremiyor.

Pakistan'da demokrasi bunun için yürümüyor. Bizde bunun için aksak yürüyor... Sosyal tehisler; arza faktörlerine göre deil, zaaf sebeplerine göre yaplmak gerekir. "Kim saldrd da bozuldu bu?" deil, "Hangi zaaftan dodu bu?" diye sormaktr doru olan. Bir zaaf varm ki, bir negatif faktör çkp o arzay oluturmu. Karde Pakistan, sevgili Pakistan, toz duman içinde. Nereye nasl gideceini bilmiyor.

Bir düünür "Ben zalimlerin zulmünden çok masumlarn gafletine kzyorum" der. Bazen Müslümanlarn gafletinde, öyle bir kolayclk, kestirmecilik, ucuzluk, yüzeyselcilik nefsaniyeti var ki; hiçbir yabanc zulüm bu örtülü bencillik kadar tahripkâr olamaz. Büyük isimleri anmak bile istemiyorum ama; "küçük adam ne oldu sana?" sorusu, beynimde uuldayp duruyor genellikle. Kimlerin peinden niçin gidiyorsun, senin bireysel varlndaki o koskoca dünya ne oldu? Edinebildiin bilgilerle kendi bütünlüünü kurman salayan ferasetin, kendini her eyden sorumlu sayan gayretli tevazuun, iki satrlk yazda bir büyük srr yakalayabilme hüsnü zannna bal tekamül heyecann nereye gitti?

Yazar: Ahmet Selim
04-08-09
E mail: Mail Adresi Yok
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
EHEMMÝYETÝNÝ BÝR TÜRLÜ ANLAYAMADIÐIMIZ CEVHER: DÜÞÜNMEK...
Online Kii: 28
Bu Gn: 387 || Bu Ay: 5.480 || Toplam Ziyareti: 2.928.479 || Toplam Tklanma: 58.605.535