
| Kategori : TEFEKKÜR / ÝNSAN VE TEFEKKÜR | Okunma Says: 2291 |
Farkl bir îzah
(...)
slâm, ölçüleriyle; ayrca iaretleriyle, delaletleriyle, düsturlaryla, zmnî atflaryla, tavsiyeleriyle, çok geni bir ümûle sahip. Yorumlamakla bitmez. Yorumlar var, yorumlar üzerinde üretilmi düünceler-eserler var. Hep de var olacak. slam'n bu vüs'atini, "her ey slam'da var" deyiiyle ifade edenler var. "Her ey var" baka, "her eyin iareti, delaleti, fikrî daveti, var" gibi izahl yaklamlarda bulunmak baka. (Datmamak için hemen bir sonraki paragrafa geçiyorum.)
... Her Müslüman, slâm' bir derecede örenir. Aklnn, vaktinin, imkânlarnn yettiince örenir. te bu noktada, "Her ey slam'da var, ben de slam' biliyorum" tarznda bir kanaat oluuyor ve çeitli "ilim, sanat ve düünce" dallarndan müstanî olmak gibi bir ruh hali douyor. "Bat'y anlamaya ne lüzum var, Bat'da gelimi sosyal bilimleri anlamaya ne lüzum var", "iirden, edebiyattan, müzikten, felsefeden anlamaya ne lüzum var?" türünden bir yeterlilik vehmi ekilleniyor ve gitgide derinleiyor.
Cemil Meriç'in bir sözü var: "Bat'y bilmeden slam tam anlalmaz." diyor. Zamann bu noktasnda bu söz dorudur. Tabii ki "slâm' bilmeden Bat tam anlalmaz" sözü de dorudur. Mukayeseli ve çok yönlü bilgilenme, düünme, deerlendirme; bizim özel bir mecburiyetimizdir. Tarihin, corafyann, kültür ve ruh köklerimizin beraberce getirdii bir mecburiyet. Ve maalesef Müslümanlar bunu yeterince anlayamyor, kavrayamyor, göremiyor.
Pakistan'da demokrasi bunun için yürümüyor. Bizde bunun için aksak yürüyor... Sosyal tehisler; arza faktörlerine göre deil, zaaf sebeplerine göre yaplmak gerekir. "Kim saldrd da bozuldu bu?" deil, "Hangi zaaftan dodu bu?" diye sormaktr doru olan. Bir zaaf varm ki, bir negatif faktör çkp o arzay oluturmu. Karde Pakistan, sevgili Pakistan, toz duman içinde. Nereye nasl gideceini bilmiyor.
Bir düünür "Ben zalimlerin zulmünden çok masumlarn gafletine kzyorum" der. Bazen Müslümanlarn gafletinde, öyle bir kolayclk, kestirmecilik, ucuzluk, yüzeyselcilik nefsaniyeti var ki; hiçbir yabanc zulüm bu örtülü bencillik kadar tahripkâr olamaz. Büyük isimleri anmak bile istemiyorum ama; "küçük adam ne oldu sana?" sorusu, beynimde uuldayp duruyor genellikle. Kimlerin peinden niçin gidiyorsun, senin bireysel varlndaki o koskoca dünya ne oldu? Edinebildiin bilgilerle kendi bütünlüünü kurman salayan ferasetin, kendini her eyden sorumlu sayan gayretli tevazuun, iki satrlk yazda bir büyük srr yakalayabilme hüsnü zannna bal tekamül heyecann nereye gitti?
Yazar: Ahmet Selim |
04-08-09 |
||
| E mail: Mail Adresi Yok | Tweet | ||