HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : EDEBÝYAT / OKUMAK
Okunma Says: 1358
Yazar: Hasanali Yýldýrým
OKUMA OBURLUÐU

Dikkat etmisinizdir, oburluk fena bir eydir ama errin deil hayrn oburluu vardr. Zararl, zaten fenadr ve fazlas ancak daha fena addedilirken hayr öyle mi? Veya müspet? Onun fazlas da her daim müspet ve hayrl mdr yoksa zirve noktasna ulatktan sonra zddna m inklâb eder? Ayn ey okumak için de cari midir? Belli bir merhaleden sonra okumak da örenmenin ve bilmenin deil, cehlin ve unutmann imkân hâline gelebilir mi? Zamanmzn insannn oburcasna okumas hangi ruhi kaymalarn habercisi?

‘Niçin okuruz’ diye bir soru sorsam herkes için cevap hazrdr: Örenmek için.

yi ama sahiden de öyle mi? Yani biz sadece yeni bir eyler örenmek için veya örendiklerimizi pekitirmek maksadyla m okuruz yoksa derinlerde gizli kalm baka eyler mi asl bizi okumann o engin ve bitimsiz dalgalarna sürükler? Hem zamanmzn insan neyi bilmiyor ki onu örenmeye ihtiyaç hissetsin?

Demek ki okumak ile örenmek arasnda farzettiimiz o tabiî irtibat, hakîkî deil itibarî. Okumak fiilimizin sahici bir amele dönümesi için sadece o fiili ilemek hiç de kâfi gelmeyebilmekte. Okumaktan lâynca istifade edebilmek için baka artlara da riayet elzem.

Öte yandan oburluk dediimizde hemen aklmza yeme-içme gelmekte; hususen de yeme. Lâtin asilzadelerinin yeme alkanlklar ve akabinde de yediklerini çkarp tekrar yemeye devam ederek günü tamamlama itiyatlar hepimizin malûmu. Öyle ya yemek ve içmek, Rabbimizin bizi bu sefil dünyaya biraz olsun altrmak için lûtfettii hazlardan bir haz iken garip bir ekilde o hazzn vesilesine deil de kendisine yapabiliyor insan.

Yedikçe yiyesi gelmek

Hâlbuki yeme-içme hazz belki hazlarn en aas ama ayn zamanda insanda tesiri en kalcs ve hatta en ümûllüsü de. Çünkü yeme-içme hayatiyetimizle irtibatl; hayvaniyetimizle yani.

lginizi çekebilirBitimsiz bir ntikam

Yemek ve mütemmim cüzü içmek, nasl ki idâmeî hayatn art icab belli bir miktara kavutuunda tab’an iktifa edilmesi icap eden bir hususiyeti çoktan am ve hele hele zamanmzdaki gibi her inançtan, her dünya görüünden insan kendi sefih itikadna ve sefilletirici ameline cezbedecek bir mknatsiyyete ulamken. Hem de yiyeceklerde tabiilik miktar azalm, sunilik yiyecein tamamn kuatr hâle gelmiken üstelik.

Belki de yiyeceklerdeki, hele içeceklerdeki bu gayrtabiilik, insann kendi tabiatn inkâryla (haydi bir miktar hafifletelim) yahut tahfifiyle mütenasip bir vaziyet arzetmekte.

Yaradlndan getirdii ve onu bugünlere kadar salimen tayan tabiatndan bkan, aslnda o tabiatn kendisine yükledii vazifeden kaçan zamanmzn insan, gayrtabiiyi tabii addeder hâle gelmi durumda. Modern insann bir yandan aslî tabiatndan uzaklaarak kendisini suniletirmeyi can gönülden arzulamas, öbür yandan tabiatna mugayir ne kadar herze varsa kartrmaktan geri durmamas, günümüzün en ksa hülâsas âdeta.

nsaniyetten bkan insan

nsan, insan olmaktan bkm vaziyette: Kendinden, ailesinden, çevresinden, mesleinden, megalesinden, eyasndan, tabiattan, tabiatüstünden... Neyle irtibata geçiyorsa, kimle muhatap oluyorsa olsun, bir yandan o doymak bilmeyen itahn kamçlamakta bütün o yaadklar, öbür yandan da hepsinden bktrmakta. Bu bkknln müsebbibi bizatihi kendisi deil elbette; insaniyetinin beraberinde getirdii mesuliyeti. Ama insan bu mesuliyeti ile zatiyetini öylesine mahir bir tarzda mezcetmi ki muhabbetini de, nefretini de, tiksintisini de ikisi arasnda müterekletirmi.

Bütün bu bkknlklarn örtebilecek ama ayn zamanda da ne müskirat gibi zararl, ne de uyuturucu gibi iptilâ ettirici hususiyetlerden ârî bir örtüye muhtaç. Kamuflâj kyafeti gibi, ancak dikkatle bakldnda mahiyetini tebellür ettirebilir bir örtü. Keyfiyeti baka, tezahürü daha baka. Tpk spor gibi. Yahut müzik.

Farkndasnzdr, inand ne varsa külliyen hepsinden üphe etmeyi itiyat hâline getirmi zamanmzn insannn ad konulmam ne çok dini var: Müzik, spor, dans, kariyer, cinsiyet... Okumak da bunlardan biri. Banka kasasnda biriktirilen mücevherat gibi zihne boca edilen nice malûmat... Pek çou da faydasz. Ama ksmen olsa dahi teskin edebiliyor ya, ne âlâ.

Batran can simidi

te okumak faaliyeti, tam da burada bir can simidi kurtarclna bürünebilmekte. Delik-deik bir can simidi ama. Kuandnzda sizi denizin üstünde tutmuyor, kurûnîi arlyla dibe sürüklüyor âdeta. Öte yandan siz de denizin ortasnda, su üstünde kalabilmek için kendinizi emniyete aldnza inanmaktasnz. Battkça batyorsunuz hâlbuki. Bilgileri örenmiyor, sadece yalapap tüketiyorsunuz.

Okumann, örenmenin, farketmenin, kefetmenin ve yeni enginlere kulaç atmann vastas kymetindeki aziz ve mübarek okuma faaliyeti, bir de bakmsnz sizi dibe çekmekte; nefsin hiç k görmeyen batk dehlizlerinin girdaplarna. Okumak metinde kendini temaa etmektir hâlbuki. Kendini, etrafn ve ötesini. Ama zamanmzn okumas, en s temaaya bile mâni.

Ayriyeten vurgulamaya ihtiyaç yok. Oburluk, yani bir eyle belki icabnca ama kararn aarak meguliyet, bizatihi fena bir ey. Bir yönüyle cimriliin tam zdd bir mevzide vaziyet alan ama öbür yönüyle de nekeslik kadar insan kendinden koparan, nefsinin en sefil taraflarnn kulu hâline getiren bir vaziyet.

Zâten bu neviden bir okumak, anlamaya, anlamlandrmaya, kavramaya, kucaklamaya ve kuatmaya yönelik zihni bir gayretten çok, bütün bunlarn tezadn hedeflemekte

Nasl ki bir obur tkndkça shhatinin arttn zannetmekte ve hekimlerin ikazna ramen gizliden gizliye hem daha shhatli, hem de daha uzun yaamay teminat altna aldn farzetmekteyse çok okuyan kii de daha çok bildiini ve hatta daha derin anladn zannetmekte. Hâlbuki boaza tklan ve hemencik yutulan lokmalar nasl hazmedilemeyip bedende birer yük hâline geliyor ve kiinin bedeni shhatini nasl bozuyorsa oburcasna okumak da ayn ekilde zihnin shhatini öyle çürütüyor.

Zâten bu neviden bir okumak, anlamaya, anlamlandrmaya, kavramaya, kucaklamaya ve kuatmaya yönelik zihni bir gayretten çok, bütün bunlarn tezadn hedeflemekte. Artk anlamamak, anlamlandrmamak, kavramamak, kucaklamamak ve hakikatleri kuatmamak maksadyla çok okuyoruz. Naslsa hemcinslerimizle meseleleri mütalâa ederken beherinden az-biraz haberdar olmamz kâfi.

lginizi çekebilirKim Gibi Düünüyoruz, Kim Gibi Hissediyoruz?

Kitap okumak böyle iken yazmann, hele de çok yazmann ne menem tuzaklara gebe kalabileceini varn siz tahayyül edin.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Hasanali Yýldýrým
02-04-21
E mail: gzt.com/gercek-hayat
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
OKUMA OBURLUÐU
Online Kii: 25
Bu Gn: 218 || Bu Ay: 5.311 || Toplam Ziyareti: 2.928.255 || Toplam Tklanma: 58.600.322