
| Kategori : / -ÝZMLERE DÂÝR | Okunma Says: 804 |
Bu toplumun tuhaf bir sorunu var: Laiklik.
Hiçbir ekilde tartlamayan, kritik zamanlarda, sopa olarak kullanlan bir pranga bu. Toplumu germek ve tehdit etmek için kullanlan bir “maa”!
Amiraller yani deniz paalardan sonra bir kez daha hortlatld laiklik ve “laiklik elden gidiyor!” sloganlar her yan kaplamaya balad!
“Vurun abalya!” ilkellii tek geçer akçe hâlâ!
“Yeter!” diyorum. Daha önceki bir yazm tozunu alarak paylayorum sizlerle. Yarnki yazya giri olsun diye.
TARH BLNC OLMAZSA, YAPAY SORUNLAR TOPLUMU GERER VE HAKKAT LNÇ EDER
Çamzn en parlak düünürü Heidegger, “Tarih, olmu bitmi bir hâdiseler yn deildir. Bitmez” der.
Tarih bitmitir, diyenler, aslnda farknda olmadan, kendilerinin bittiini itiraf ederler. Tarih dinamiktir, statik deildir; durmaz, durmadan akar…
nsan da irade sahibi bir varlktr; hem tarihi yapar hem tarihe bakar hem de tarihle akar… Tarih, insanln canl hafzasdr. Hafzasn yitiren insan, nasl eyay, insanlar ve dünyay tanmakta ve tanmlamakta zorlanrsa, tarih bilincini yitiren toplumlar da, yaadklar sorunlar anlamakta, anlamlandrmakta ve amakta zorlanrlar. Sürgit yalpalarlar… Ve sürgit dünyaya bir çocuk gibi bakarlar, her eye sfrdan balamak zorunda kalrlar. Türkiye, böyle bir ülke.
Tarih bilinci linç edildii için, en temel varolusal sorunlarn bile anlamakta ve anlamlandrmakta çok zorlanyor. O yüzden önce yapay olarak icat edilen, sonra çeitli ekillerde dayatlan, sonra da zamanla kaçnlmaz olarak gerçee dönütürülen sahte sorunlarla bouup duruyor yüzyldr…
O yüzden yerinde sayyor: Yüzyl önceki sorunlar tekrar tekrar yaayp duruyor. Bunun en son ama traji-komik örnei müftülere nikâh kyma yetkisi verilmesi sorunu etrafnda yaanan tuhaf tartmalar. Tartmalarn odak noktas, tam yüzyl önce baladmz yer: Laikliin alt oyuluyor, diye feryat-figan ediliyor…
Sekülerlik ve laiklik kavramlar, elbette ki, farkllklar olan kavramlar. Datmamak için, konuyu, laiklik kavram üzerinden sürdürmek istiyorum.
BATI’DA LAKLN UZUN VE KANLI BR TARH VAR…
Bat’da laikliin uzun, uzun olduu kadar da kanl bir tarihi var. Bat toplumlarnn, modernlie geçi sürecinde sekülerlemeye / laiklie ihtiyaçlar vard. Kilise Hristiyanl, insan iradesini yok sayyor, insann özgürlüünü ipotek altna alyordu.
slâm medeniyetinin, dört bir taraftan Avrupa’nn içlerine kadar yaylan meydan okumasna, Kilise Hristiyanl’nn, insan, akln, özgürlüünü hiçe sayan donmu dünyasndan yola çkarak hem ayakta durmas hem de bu meydan okumaya cevap üretmesi mümkün deildi. O yüzden insan akln, özgür iradesini kefedebilmesi, Batllarn, slâm medeniyetiyle girdikleri temas neticesinde mümkün olabilmiti: slâm medeniyeti, modernleri dourmu, Bat’y tarihe kkrtmt.
Modernler, ancak Kilise’den kurtulduklar zaman, slâm’n gelitirdii meydan okuma karsnda yok olmaktan kurtulabileceklerini farketmilerdi.
O yüzden Batllar, modernlie geçi sürecinde, Grek düüncesini, Müslümanlardan örendiler -Arapça eserlerden. Batllar, Grek düüncesiyle daha önce de ilikiye geçmilerdi skenderiye’de. Sonuç, tam anlamyla fiyasko oldu: Grek düüncesi, Hristiyanl yuttu. Paganlatrd. Ama Müslümanlar, Grek düüncesiyle, Batllardan / Hristiyanlardan alt asr sonra irtibata geçtiler ama Hristiyanlk gibi Grek düüncesi tarafndan yutulmadlar! Grek düüncesiyle, yani kendi felsefî kökleriyle, ancak Müslümanlarn yardmyla irtibata geçebildi Batllar!
TÜRKYE’DE LAKLN ABSÜRD GEREKÇES VE OLMAYAN TARH
Altn çizerek söylüyorum: Türkiye’de laikliin tabiî bir tarihi olmad, olamazd: Laiklii zorunlu klacak Kilise çalarnda yaanan sorunlar yaanmad bu toplumda. Özgür irade sorunu, insann akln kullanamamas, bir yerlere ipotek etmesi sorunu yaanmad hiç bir zaman. Dahas, en uç akmlar bile slâm düüncesi içinde yer ald tarih boyunca…
Laiklik, dardan ve tepeden dayatld bu topluma. Laiklik, zihnimize giydirilmi bir deli gömleiydi. Hayatmza vurulmu bir pranga. Bu topraklarda, laik bir toplum icat etmek ve slâm, toplumun hayatndan uzaklatrlmak istendi. Laikliin gerekçesi, uydu: “Bu toplum geri kald. slâm, bizi geri braktrd. Dolaysyla Türkiye çadalamalyd. Çadalamann tek yolu, laiklemekti.” (!) Bu gerekçe, bizim zihnimizle de, tarihî gerçeklerle de alay eden s ve ürpertici bir gerekçeydi. Oysa bir toplum, kendini inkâr ederek yeni bir atlm gerçekletiremezdi. Kendini inkârn kaçnlmaz neticesi, intihar olabilirdi ancak. Nitekim öyle de oldu, ne yazk ki.
BU ENTELEKTÜEL SILIKLA BR YERE GDEMEYZ…
Kimsenin laiklii tartmaya ne mecali ne de entelektüel birikimi var. Slk diz boyu hem laik kesimlerde hem de slâmî kesimlerde. Temel sorunumuz slk bu ülkede.
Laiklik tartlamaz bir dogma. Oysa bu, tastamam zihnin donmas.
Laikliin dogma hâline getirilmesi, zekâmzla alay edilmesi anlamna geliyor. Düünsenize, laiklik, “deitirilmesi bile teklif edilemez” bir madde olarak yer alyor bu ülkenin anayasasnda. Sadece bu ülkenin anayasasnda u koskoca dünyada! yi de, neden peki? Laikliin anavatan, dünyann en laik ülkelerinde bile laikliin tartlmaz olmas, dogma katna yükseltilmesi, laiklii tartanlarn aforoz edilmesi gibi absürdlükler düünülemez bile.
Ama buras Türkiye! Celladna âk tasmal çekirgeler, gulyabanîler ülkesi! Birileri laiklik üzerinden topluma sopa sallamaktan geri durmuyor…
Yeter ama!
unu aslâ unutmayacaksnz: Bu toplum, tam alt asr, 72 millete, dine, rka mensup insan bir arada yaama tecrübesi üretebilmi tek toplumdur. Bunu da laiklik üzerinden deil, slâm üzerinden baarabilmitir.
Laiklik bizi bozar! Bozuyor da nitekim…
Yazar: Yusuf Kaplan |
11-04-21 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||