
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 983 |
89 yl önce bugün Dil Kurultay’nda Hüseyin Cahit tsunamisi!
26 Eylül’de açlan Kurultay 30 Eylül cuma günü tatildi…
Bugünün nesilleri “Cuma tatili”nin Osmanllardan kalma olduunu sanr! Cuma tatili Cumhuriyetten sonra ihdas edilmitir ve 1935’e kadar cuma günleri tatil olmutur. Dil Kurultay da bu yüzden bir gün tatil edilmitir. 1 Ekim cumartesi günü kald yerden konumalar devam eder. Konumalar iki tema etrafnda sürer. Birincisi, Türkçenin müthi bir dil olduu ve bütün dillerin, bilhassa da Avrupa dillerinin anas olduu iddia edilir. Türkçe Hind-Avrupa dil ailesindendir de denilir ama bunu Avrupal dilcilere kabul ettirmek mümkün olmadndan, daha çok “Hind Avrupa dilleri de türkçeden çkmtr” denilir.
kinci tema, Osmanl dümanldr. Bu dümanlk o günkü yöneticilerin meruiyeti için mecburiyet gibi görülmütür. Alt asr var olmu, en az iki asr dünyann en güçlü devleti olarak âleme nizam vermi Osmanl Devleti’nin ne kadar berbat, pespaye, sefil bir devlet olduu anlatlr durur. Buna ramen bunca zaman ayakta kalmas, dünyann ana kt’asnda mühim bir corafyada hükümran olmas dikkate alnmaz.

Hüseyin Cahit Yalçn
Osmanllar en büyük fenal dilimize yapmlardr! Bu da olumsuz örnekler üzerinden anlatlr durur. En büyük air ve yazarlarmzn Osmanl döneminde yetitii gerçei göz ard edilir. Bugün dahi en büyük airlerimiz, yazarlarmz listesine Osmanl döneminde doan, büyüyen, yazanlar dnda girecek isim eklemek pek mümkün olmamaktadr. Buna ramen ucuzundan türkçe kaatili Osmanl iddias tekrarlanr. Osmanllar gerçekten dile müdahale etmi olabilir mi?
Dil Kurultay’nn temel tezlerinin külliyen çürük olduunu o günlerde söylemek imkânszd, imdi bu tezlere hakikat nazaryla bakmak mümkün deil!
Osmanlnn bir “dil kurumu” yoktu!
Hiçbir Osmanl padiah veya yüksek yöneticisi dili arapça ve farsça kelimelerle doldurun dememitir! Aksine türkçenin önünü açmak için gayretleriyle bilinen Osmanl padiahlar vardr. lk akla gelenleri 2. Murat ve Fâtih’dir. laveten, Osmanl padiahlarnn çou türkçe iirler yazmtr, hatta 4. Murat gibi âk/halk tarz iir yazanlar da vardr. Fatih ve Kanunî büyük air sfatn hak edecek hükümdarlardr. Onlarn baz msralar, beyitleri günümüzde de dilimizden dümemektedir.
Öyle anlalyor ki, 1 Ekimden itibaren sahte ve sahtekâr dilcilerden sonra sra gerçek edebiyatçlara gelecektir. Buna ramen 1 ekimde yine bunlardan sra edebiyatçlara gelememitir.
2 Ekim ise kurultayda havann deitii bir gündür. Çünkü edebiyatçlara, yazarlara, gazetecilere söz verilmitir.
Edebiyat- Cedide airlerinden Faik Ali (Ozansoy) konuur. Bütün sosyal kurumlar gibi edebiyat da çok köklü ve vatan işlerinin her şubesile alâkadar bir konu ve kavramdr. Dilde mevcut kelimeler, kökenleri ne olursa olsun dilden çkarlmamaldr. “Çünkü onlara biz istediğimiz gibi tasarruf ettik ve tamamen kendimize malettik. Bu tarzda dilde kökleşmiş çok kelimeler vardr. Bunlar atamayz.” Biz arapça ve acemcenin esiri değil, müessiri olduk, onlara tahakküm ettik. Şu veya bu kelimeleri lisandan çkarmak olmaz. Zira kelimeler de canl mahlûklar gibidir. Hayatiyetlerini kaybedenler zaten yaşyamazlar.” slah zamanla ve kendiliğinden olacaktr…
Fâik Âlî Bey rüvet-i kelam da ihmal etmez: “Büyük Gazi’yi işaretle bu büyük himmetinden dolay en hayrl ve büyük vatan evladn hürmetle andğn söyliyerek kürsüden indi ve alkşland.”
Kurultayda ilk defa saduyu konumaktadr. Dilin sahibi millettir ve milletin edebiyatçlarnn bütün ii dilledir. Bu yüzden onlar kelimelerin kadrini en iyi bilirler. Daha sonra konuan baz edebiyatçlar da her eye ramen doru sözler etmeye çalmlardr. Yahya Kemal’in davet edildii halde kurultaya katlmadn da hatrlamak lâzmdr. Gerekçe olarak “benim dille ilgili ilmim deil vehmim var” demitir. Onun vehmi, o kurultayda sahte/sahtekâr dilci olarak piyasaya sürülenlerin hepsinden daha fazla saduyunun ve ilmin ifadesidir!
Hüseyin Cahid iskambil kadndan kuleleri ykyor!
Kurultay’da asl frtna ünlü gazeteci Hüseyin Cahid (Yalçn)n konumasndan sonra kopar. O da Edebiyat- cedidecilerdendir, fakat ittihatçlarn en ünlü gazetecileri arasnda yer almtr. Hüseyin Cahid, Kesin olarak batcyd, laikdi fakat hürriyetçi ve liberaldi. Bu yüzden stiklâl Mahkemesi onu sürgünle cezalandrlmt. Sonra bir kanun deiiklii ile cezasn çekmi sayld. Yllardr belli bir ii yoktu. Aradan epeyce zaman geçtii için üst irade onun burnunun yeterince sürtüldüünü tahmin ederek Dil Kurultay’nda katlmasn uygun bulmu olmalyd. Kurultay onun ballklarn arz etmesi için bir frsat olabilirdi. Gelir, lidere balln beyan eder, müritliini tanr, yaplmak istenen ii yüceltir ve nan u nimete kavuurdu…
Kurultay’n 6. günü kürsüye çarld. O salonda söylenen en makul sözleri fütursuzca o söyledi. “Dil zorlamayla gelimez” dedi, “kendi tabii seyri içinde zaten deiiyor ve geliiyor” dedi. Be gündür konuulanlar yerle bir etti:
“Dil sun’i bir âlet deil, tabiî bir kurumdur. Dil sosyal bir müessesedir ve sosyal hareketlerle yürür. Yabanc kelimeler bir dile tarihî bir zaruret ve icap neticesi girerler. Bu itibarla kelimeleri atarak yerlerine eski türkçeyi getirmek lisanda yeni mükülleri ve ihtilatlar mucip olabilir (karklklara yol açabilir). Lisanda tasfiye zorla olmaz, kendiliinden ve tekâmül merhalelerile olur…”
Dolmabahçe Dolmabahçe olal böyle frtna görmemiti… Günlerdir iskambil kâd ile yükseltilen kule birden çökmütü.
Hüseyin Cahid’in meydana getirdii havaya datmak için kimler konumad ki?
Önce Hasan Âli (Yücel) konutu, o srada Gazi Terbiye Enstitüsü müdürü idi. Bu kurultay onun dikkat çekmesine vesile oldu, yolu bakanla kadar açld. Ali Canip (Yöntem), Fazl Ahmet (Aykaç), Namdar Rahmi (Karatay), Sadri Ertem konutular. Hüseyin Cahid bunlara yerli yerince cevaplar verdi. Onlara batclk ve modernlik konusunda kdemini de hatrlatmadan geçmedi.
imdi sra asl ar toplarn cevabna gelmiti. Elbette ilk konuacak ahs Samih Rifat olmalyd. Çünkü o bu kurultay düzenleyen Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin reisi idi. Konumas batan sona retorikdi, Hüseyin Cahid beyi temel mantk hatalar yapmakla suçlad.
Hüseyin Cahid ona da cevap vermek istediyse de müzakerenin yeterli olduu iddiasyla kurultay reisi (TBMM bakan Kâzm Özalp) celseyi (oturumu) tatil etti!...
Ertesi gün, dil devriminin esas silahörlerinden Ahmed Cevat konutu.
Hüseyin Cahid’in konumasnn meydana getirdii depremin tsunamisi Boaz kysndaki Dolmabahçe’yi fena halde sarsyordu.
Buna öyle biri, öyle bir cevap vermeli idi ki…
(Devam edeceiz)
Yazar: D. Mehmet Doðan |
02-10-21 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||