
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 624 |
Bir gazeteci olan Hüseyin Cahid’in konumas uydurma tezlerin hakikatmi gibi sunulduu Dil Kurultay’nn kimyasn bozdu. Hüseyin Cahid’i çürütmek, sözlerini boa çkarmak için yaplmadk atraksiyon, konumadk/konuturulmadk kimse kalmad.
Fakat hepsi botu…
Kurultay’da katlan herkesin hissettii bir boluk vard.
Hissettii, fakat açkça ifade etmekten kaçnd bir noksanlk.
Türkiye’nin ilim âleminde dil ve edebiyat denilince ilk akla gelen ilim adam her ne hikmetse ortalklarda yoktu. lk günlerde gözler onu aramt. Yoktu, fakat Kurultay devam ediyordu, demek ki onsuz da oluyordu! Darda “mürit” aramaya gerek yoktu, ite “Mürit” orada etrafyla oturuyordu!
Ta ki Hüseyin Cahid konutu, Kurultay’n foyas döküldü. O zaman “bu adam nerde, neden yok?” sorusunun en yukardan itibaren sorulduundan üphe edilmemeli.
Sormakla kalnmad… O mehur ilim adam, kütüphane kökünden gece yars alnd, Dolmabahçe Sarayna getirildi…
Ve ertesi gün, günlerdir ortalklarda görünmeyen kahraman zuhur etti! Kürsüye çkt ve konutu! Kurultayn sekizinci günü idi…
Aslnda “çkarld ve konuturuldu” dememiz gerekirdi.
Konuan, harf inklabna muhalif olduu bilinen ve bu yüzden gözden dümü olan ilim adam Köprülüzade Fuad’d!
Saraya çarlm, gerekli ekilde ikna edilmi ve kürsüye çkarlp konuturulmutu…
Hayatta en hakiki mürit ilimdi ya… te ahsiyet sahiplerini törpüleme ilmini bilenler Köprülü’yü can korkusu vererek kürsüye sürmülerdi.
5 Ekim 1932 tarihli Cumhuriyet gazetesinden aktaryoruz:
“Söz Köprülü zade Fuat Beye verilmişti. Türk tarihi edebiyat müderrisi Kurultayn büyük ehemmiyetinden bahisle söze başlad:
-Büyük Gazi türkçeyi kurtarmak için umumî seferberlik emri verdi, manevî inklâba gidiyoruz.
Bir hatip dilin tabiî bir tekâmül takip ettiğini akademilerin bu tekâmülü tesbitten başka bir şey yapamayacağn söylemiştir, bu eski bir itiraz usulüdür. Her inklâpta kullanrlar. İçtimaî hâdiselerde nazariyelerini ileri sürenler kadere inananlardr. Türkçe 12 asrdr mütemadiyen tekâmül etmiştir, fakat ileriye değil geriye doğru. Sebebi de âmillerin milli vicdandan uzak olmalardr. Hele meşrutiyetten sonrakilerde milli şuur olsayd dilimiz muhakkak ileri giderdi.
Tekâmülü iddia eden hatip geriye doğru bir tekâmül olduğunu bilseydi bunu iddia edemezdi.
Bugünkü Türkiye ileri bir cemiyettir. Eski ve orta zaman bağlarile bağl değildir ve Türk dili determinizm icab ilerliyecektir.
Modern cemiyetler akademilerinde muhafazakârlara yer veremez, çünkü ona ksa değil uzun adm lâzmdr.
Türk tarihine, millî temayüllere en doğru şekli veren, inklâbn en büyük mihrak muazzam dil inklâbn da ilmi esaslara istinat ettirmiştir. Dil inklâb bütün ilmî hazrlklarn ve hayati zaruretin tatbikndan başka bir şey değildir. Dil inklâb Türk inklâplarnn en muazzamdr.
(Türk dili en zengin dildir, yeter ki millî şuurla işlensin) diyen büyük Gazi tarihî hedefi en kat’i şekilde göstermiştir. Bunda muvaffak olacağmzdan şüphe edemeyiz, çünkü Gazi’nin lisanile söylüyorum. Ey Türk genci bunun için lâzm olan kudret asil damarlarndaki kanda mevcuttur!”
Fuat Bey çok alkşland ve kürsüden indi.”
Köprülüzade’nin ilmi ahsiyeti üstünden kim bilir kaç tonluk silindirler geçmiti. Yllar boyunca ona güç veren ilim adam haysiyeti sfrlanmt. Dün söylediklerinin tersini söylemekle kalmyor, dil konusunda baarya ulamak için lâzm olan kudretin asil damarlarmzdaki kanda olduunu öne sürüyordu!
Bu Köprülü Fuat deil, köprüleri krlm Fuat’d!
Köprülü, manevî ahsiyetinden çok ey kaybetmiti, fakat maddî varl zirveye trmanacakt. Ondan geru ef, “yürü ya kulum” demiti.
Önce, resmi ilmi rütbesi yükseltildi, “ordinaryüs” yapld. (Akademide artk böyle yüksek bir paye yok, 1960’da kaldrld!)
Sonra milletvekili yapld…
Sonra Parti’nin Halkevleri dergisi Ülkü’nün yaynn yönetmek ii ona verildi…
Bir konu, üç kemik kap!
Türkçe ne olursa olsun!
öhreti dünyay tutmu bir ilim adam böylece sfrland.
*
9 yl sonra Köprülü, o konumasn satr satr erh etti ve bir ilim adam olarak konutu:
“Dil Kurumu akademik deil, politik”tir dedi. “Bu ehliyetsiz kurumun uydurduu terimler Devlet nüfuzu ile ders kitaplarna sokulmutur.” dedi. “Üniversite manevî esaret altnda, ilim hürriyeti yok!” dedi…
Çok daha keskin bir söz söyledi: “Dil devrimi, Türkiye’de insan haklar konusunda benzeri görülmemi bir cinayettir.
Yazar: D. Mehmet Doðan |
03-10-21 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||