
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 670 |
“1 Kasm 1928 Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakknda Kanun” la Müslüman Türklerin bin yllk kalp ve diman, din ve devletini, kültür ve medeniyetini ina ve ihya eden Kur’ân harfleri feshedilerek Haçl dünyasnn Latin harflerinin kabul edildii “Kara bir gündür.” “Kara bir gün” ifadesini Süleyman Nazif’in 9 ubat 1919 tarihli Hâdisat gazetesinde yazd ayn ad tayan yaz balndan aldmz belirtelim.
Kemalist Cumhuriyet oligarisi bu ecnebî harflerine hayâszca “Türk alfabesi” diyerek mazlum ve mazrur Türk milletine dayatmlardr. Sözde Türkçü olan, fakat maalesef Türkçülükleri ârzal ve bâtl olan bâz zevat ve zümreler de Kemalistlerin tepeden inme usulle Latin harflerini kanunlatrmalar karsnda diz çökmülerdir.
Bâtl Türkçülerin Latin harfleri karsnda diz çöküü
Evvel emirde belirteyim ki gayem, Hadiümü’l Harameyn olan ve slâmlanca millet olmak vasfn kazanan Türklerin idrakini bir asrdr yozlatran Kemalist bâtl Türkçülüün ârzalarn göstermek. Bu mevzudaki yazdklarmzda Türklük hüviyetine kar bir anlaymz asla söz konusu olamaz. Aksine, mensubu olmaktan eref duyduumuz Hakk’a tapan Türklüün bâtl, yâni slâm d tesbit ve tariflerden arndrlmas çabas tamaktadr.
Fuat Köprülü önce kar çkyor, sonra kabul ediyor
Edebiyat tarihimize hizmetlerini ükranla karladmz M. Fuat Köprülü’nün Latin harflerinin sebep olaca buhran anlatan satrlarn okuyalm önce: “Hristiyanlama Hadisesi ve Kültür Buhran" balkl mehur yazsnda “Latin harflerini almann bir ekilperestlikten ibaret olduunu” söylüyordu: “Çada Avrupa cemiyetlerinin müesseselerini, kymetlerini aradaki sosyal artlarn çatmas sebebiyle yalnz ekli bir sûrette almaya çaltk. nklâplarmz tamamlamak için artk Arap harflerini de atarak Latin harflerini almak isteyenler, ite bu ekilperestliin en açk birer nümunesidirler. Lâtin harflerinin kabulüne taraftar olanlar, zannediyorlar ki, Garp medeniyetine bu sûretle daha çabuk ve daha kolay temessül edebiliriz. Onlar, bu ekilde, Ortaçan son bakyyesinden de kurtularak tamamiyle çada bir duruma geleceimizi ümid ediyorlar. Düünmüyorlar ki bizi Avrupa'dan ayran en bariz fark zihniyet ve mantk farkdr.” (Türkiye Nasl Laikletirildi? / Haz: Hüseyin Durukan, Çdam Yaynlar)
Köprülü’nün, bin yllk slâmlam millet deerlerimizi savunan bir müdafînin haykrlarn andran bu ifadeleri yüreimiz kabartyor âdeta. Onun 1929’da söyledii bu sözler bugün dahi yaanan kimlik ve medeniyet buhranmz anlatyordu: “Ecdadndan kalan sanat âbidelerini ykp geni caddeler açmak isteyen belediye reislerimizi, millî tarihini ve millî edebiyatn bilmemekle iftihar eden aydnlarmz, medenî tarihimizin bakyyelerini saklayan kütüphanelerimizi hafife alarak onlarn ortadan kaldrlmasn isteyen mütefekkirlerimizi, millî mazimizi sadece bir pislik ve rezalet halitasndan ibaret gösteren tarihçilerimizi, çocuklarn yabanc kültür çevrelerinde okutup eitmeyi bir medeniyet gerei sayan milliyetperverlerimizi gördükçe, ne derin ve korkunç bir kültür buhran karsnda bulunduumuzu anlamamak imkânszdr.” (a.g.e., s.358)
Köprülü: “Arap harfleri Türk diline uygun deildir”
Veyl ona ki eserlerine hürmet ettiimiz Köprülü yukardaki fikirlerine sâdk kalmad. Türkçülüklerini Batclkla sentezledikten sonra Türklüü slâm millet zemininden seküler ulus zeminine çekenler safna katld.1938’de Halkevleri’nin dergisi Ülkü’deki “Alfabe nkîlâb” adl yazsnda 1929’de kar çkt Latin harfleri artk “Türk harfleri” olmutu. Bu yazsyla Köprülü’nün Kemalist Batc bir zihniyete inklâp ettii anlalyor. Türklüü Müslümanca idrak edenler, “mehur Türkçü” M. Fuat Köprülü’nün Bat yanls sentezci fikirlerini ibretle okumal ve seküler Türkçülerin Türklük mevzuunda batan beri yanl fikirlerle idrak kirliliine sebep olduklarn muhasebe etmelidir:
“Türk harflerini kabul ettiimiz büyük günün onuncu yldönümü! Türklerin kültür tarihinde bu kadar azametli, bu kadar ümullü bir dönüm noktas daha var mdr? Bilemeyiz” diyerek “Arap harflerinin Türk diline hiç uygun olmadn” dile getirir: “Atatürk bu büyük inkilâb yaparken acaba ne gibi düüncelerle hareket ediyordu? Sonradan yava yava anlayabildi. (…) Biz Orta zaman ark kültüründen silkinip muasr Garp kültürü dairesine girmek iradesini göstermi oluyorduk. te, Ba hocamz Atatürk'ün bu inklâb yaparken ve milletine millî, mükemmel bir alfabe hediye ederken ne kadar ümullü ve ne kadar derin düünmü olduunu hayat, on seneden beri ispat etti: tatbikat, umulduundan daha büyük bir muvaffakiyet gösterdi. Ksa bir zaman için sahifelerini azaltan gazeteler, saylar azalan mecmua ve kitaplar, az bir müddet sonra eskisinden daha büyük bir inkiafa mazhar oldular. Okuma yazma örenmek çok kolaylat. Hülâsa, kültür hayatnn her sahasnda eskisiyle ölçülemeyecek bir ilerleme hasl oldu... Alfabe inkilâb... memleketin kültür hayatnda muazzam hamleler dourmu, çok feyizli, müsbet neticeler vermitir.” (a.g. e., s. 359)
Ad geçen kitapta Köprülü hakknda u da anlatlyor: “Bir gece konan kapsnn resmî görevlilerce çalndn, evden alnp Dolmabahçe sarayna götürüldüünü, bir gece boyu orada kaldn, böylece Latin harfleri ve tarih konusunda ikna edildiini…”
Zavall “Büyük Türkçü” kültürümüze dair kaynak eserler brakt ama recüliyeti, yâni adaml ve dâvas yoktu. Çarçabuk teslim oldu. Seküler Türkçülük kitaplar ve “Dokuz Umde” siyle Kemalist inklâplara fikren yardmc olan Ziya Gökalp, Latin harflerinin cebirle yürürlüe girdii 1928’de sa deildi. Meruiyet Dönemi’nde “Türk ve Müslümanlar arasndaki balardan dolay slâm harflerinin korunmasn” isteyenlerdendi. Vefatndan önce “Arap harflerinin slah edilmesine dair yaz ve beyanlar vardr. Kemalist Batclarn azllarndan Celal Nuri’nin u hezeyanlarn bugün hangi bâtl Türkçü mahfiller sürdürüyor dersiniz? “Arap alfabesi Türkler için bin sene devam edecek bir talihsizlikti… Bu elifba fenadr ve Türklere uygun deildir… Harf inklâbyla, (…) Ural-Altay milletlerinden olan Türkler, yine Ural-Altay milletlerinden olan çok ilerlemi Macarlar, Finler, Estonyallar gibi, Avrupa âlemine kesinlikle karm olacaktr.” (a.g.e., s.319 )
Kemalist Türkçülere itiraz eden Kâzm Karabekir Paa 5 Mart 1923 tarihinde Hâkimiyyet-i Milliyye’de yaynlanan “Latin Hurûfu Mes’elesi” balkl yazs harf meselesinden kimin nerede yer aldn gösteriyor. “Bu fikir bir zamanlar Avrupa’da herc-ü merci mûcib oldu. Bu cereyân evvelâ orada balad. Bizim slâm hurûfâtmz kâfi deilmi, binâenaleyh Latin hurûfat alnmal imi!...” eklindeki sözleriyle kar çkar. (a.g.e., s.329)
Türkçü Mehmet Emin Yurdakul da Latin harflerine taraftard
Seküler Türkçü air Mehmet Emin Yurdakul’un hezeyanlarn, Türklüünü slâm’la hâlhamur edenler iyi okuyup aldatldklarn idrak etmelidirler. Onun u ifadeleri Müslüman Türklüün hüviyetini bozmann küçük bir cüzüdür: “Musa eski branî harfleriyle tunç levhalar üzerine nasl bir kavmin mukadderatn yazmsa bu harflerle de yeni yazlacak olan kitaplara Türk milleti yeni bir mukadderat yazacak, (götenberg) oyduu harflerle nasl yeni dünya hars ve medeniyetini hazrlamsa bu yeni harflerle de Türk'ün yeni hars ve medeniyetini vücuda getirecek, Allah arz, semay, insanlar ve bütün mahlûkat nasl birkaç unsurdan yaratm ise Türk milleti de bu yeni harflerle yeni ilmini sanatn, yeni terakkisini ve yeni kâinatn yaratacak.” (Modern Türklük Aratrmalar Dergisi, s. 35, Aralk 2005)
Latin harfleri Türk milliyetçiliinin bir aya olarak görüldü
Neticede Kemalistlerle seküler Türkçüler “Yeni Türk harfleri Türk’ün meftun olduu yüksek zekâ ve kabiliyetini inkiaf ettirecektir” sözünde birletiler. En tuhaf olan da Latin harflerini Türk milliyetçilii fikrinin bir sonucu ve “Dilin ve yaznn millîletirilmesinin” önemli bir aya olarak görmeleriydi. Zavall seküler Türkçü zihniyetin eliyle “eski harf” dedikleri Kur’ân harfleriyle millet olan Türklerin lâdinî seküler bir ulus kimlie dönütürülmek istendiini bilmek, Türklüü bu zihniyetin tekelinden kurtarmak tarihî bir vazifedir.
“Ünlü Türkçü” Hamdullah Suphi Tanröver’in de dier seküler Türkçüler gibi Latin harfleri meselesinde net bir tavr yoktur. 8 Ocak 1928’de Ankara Türk Oca’nda azl Kemalist Türkçü Mahmut Esat Bozkurt, “Latin harflerinin ulusun dilini güzelletirecei” üzerine konferans verir ve ardndan Tanröver de “Latin harflerinin benimsenmesi” hakknda konuur. Kemalist inklâplar sâyesinde Avrupa medeniyetine dâhil olunacan savunan Tanröver, temel görülerde ayrl olmad halde Tek Parti nönü Hükümetinin Türkçüleri “tabutluklara” atmas, Türk Ocaklar’nn mal varlklarnn iadesine rza göstermemesi gibi siyasî sebeplerle 10 Mays 1949’da “Türk Oca Beyannâmesi” yaynlar. Bu beyannâmede geçen bâz ifadeleriyle bin yldr Kur’ân harfleriyle slâmlaan Türklerin medeniyet müdafîi bir üslûpla konuur:
“nklâbn müdafii olan bir tufeyli (asalak) peyda olmutur. Din dediimiz vakit tüyleri ürperir. Brak, kendi kendine çürüsün ve yklsn der. Eski harfleri gördüü vakit, tee’üm eder (uursuz sayar). Bu, inklâbmzn en büyük zaferlerini tehlikeye düürecek bir irtica nianesidir. O, bir tarassut kulesindedir, ufuklarda her gün tehlike iaretleri görür… nklâp tufeylisi, yalnz 25 seneyi gören darack kafasyla eski harften korkuyor. Onu bir aralk âbidelerimizin üzerindeki kitabeleri kazrken gördük… Eski harflerden korkmuyoruz. Devletin bütün evrak hazineleri bu harflerle doludur. Bütün mimarî yadigârlar üzerinde o harfler var. Cedlerin mezar talarnda ayn harfleri okuyoruz. Edebî servetimizi tekil eden kitaplar ve bütün tarihimiz o harflerle yazld.” (Tanzimat’tan Cumhuriyet'e Alfabe Tartmalar, Haz: Hüseyin Yorulmaz)
Ne yazk ki fecir prlts sayabileceimiz bu sözlerinin dâvacs olmay sürdüremez Tanröver. Chp’den ayrlp Demokrat Parti’den milletvekili olmas onu seküler Türkçü anlaytan uzaklatramamtr.
Tanröver’in reisliinde Türk Ocaklar Latin harfleri kurslar açar
Tanröver’in uzun müddet bakanl yaparak damgasn vurduu “Türk Ocaklar 10 Austos 1928’de yine onun beyanlaryla harf inklâbna sahip çkar. Açt kurslar ile Türkiye’nin her yerinde Latin harfleri seferberliine katlr. Türk Yurdu Dergisi, Harf nklâbn yazya geçiren ilk yayn organlarndan birisidir. Seküler Türkçülerin içinde M. Kemal’in Batc “devrimlerine” en çok destek olan, hakknda “Kemalizm’in deolou” adl kitap yazlan (Kemal enolu, Kaynak Yaynlar) seküler ve Batc Türkçü Yusuf Akçura’nn “Lisan Islah Meselesi” kitab Türklüün bin yllk Elifbas ile meydana gelen slâm medeniyetine reddiyedir. 1930’da Latin harfleriyle de baslmtr “Yeni Türk dili” heyetlerinde vazife yapan laikçi ve Avrupa medeniyeti taraftar Akçura’nn Hakk’a tapan Türklüe yâr olmas mümkün mü?
Saf deitiren seküler Türkçüler
M. Kemal’in tâlimatyla hazrlanan pozitivist ve lâdinî Türklüün resmî kitaplarndan “Türk Tarihinin Ana Hatlar” (1930) adl kitabn yazarlar arasnda yer alan Türkçü Sadri Maksudi Arsal da Latin harflerinin savunucularndandr. Yine seküler Türkçülerden Necip Asm, Veled Çelebi, Ali Canip Yöntem ve brahim Alâaddin Gövsa “Arap harflerini savunanlar” cephesindeyken kar safa geçip, M. Kemal’in Latin harfleri inklâbndan övgüyle bahsetmeye baladlar. Dindar bir dünya görüüne sahipken, Durkheim ve Ziya Gökalp’in tesirinde kalan, slâm’da reformist fikirleri savunarak Kur’ân tercümesi hazrlayan, genel eitimin içinde dinî eitimin gereksiz olduunu, aile yapsnda din birliinin art olmadn savunan, Osmanl aile yapsn slâm’n ve Araplarn tesirlerini tad gerekçesiyle tenkit eden seküler Türkçü smail Hakk Baltacolu’nun batan beri harf inklâbndan yana olduunu anlatmaya gerek görmüyoruz?
Mezartana Orhun harfleriye adn yazdran bâtl Türkçü
Merkez Efendi Mezarl’ndaki mezar tana Orhun alfabesiyle adnn yazlmasn isteyen ve hâlen bu harflerle yazl mezarta muhafaza edilen, devlet ve dînin birbirinden ayr olmasn savunan lâdinî Türkçü Rza Nur, M. Kemal’in muhalifi olsa da, harf inklâbndan birkaç ay önce Kahire’de “Ouznâme” adl kitabn Lâtin harfleriyle bastrarak Latin harflerini yüceltmitir. (TDV slâm Ansiklopedisi, cilt: 35, s. 66)
“Dinde Türkçülük” adna yaplan Kur’ân ve ezann Türkçe okunmasn destekleyen, önceleri “Arap harflerinin Türkleri güçlü klacan”, fakat sonra Latin harflerine kar çkmayan Nihal Atsz, Mustafa ekip Tunç’u tenkit ederken, “Fikirleri arasnda eskiden beri Latin harflerini kabul etmek gibi memlekete faydal olanlar varsa da…” ifadesiyle de alfabe inklâbna taraftar olduunu aikâr ediyor. (Türkçülük Akmnda Din Olgusu Üzerine Aykr Bir Yaklam: Hüseyin Nihal Atsz ve Fikirleri, yüksek lisans tezi, Ferit Salim Sanl, Ankara Ünv. 2010)
“Kur’ân harfleri Türklüe yabanclamadr” diyen Kemalist Türkçü
Türkçülüünü Kemalizm’le besleyen Nurettin Artam’n “Milleti cehaletten kurtarmak için kendi diline uymayan Arap harflerini terk edip Latin esasnda Türk harflerini kabul etmekten baka çâre yoktur” sözü, Türklüünü Müslümanla ayn mânada gören ve Kur’ân harfleriyle idrak eden birisi için dümanca deil midir? M. Kemal’in görülerinin hâkim olduu Cumhuriyetin harf inklâbna alenen kar çkan tek paa Kâzm Karabekir’dir: “Bu kabul edildii gün memleket herc-ü merce girer. Her eyden önce, sarf nazar bizim kütüphânelerimizi dolduran mukaddes kitaplarmz, yazlarmz ve binlerce cilt âsârmz bu lisanla yazlm iken, (…) hilâfn kabul ettiimiz gün, en büyük felâkette derhal bütün Avrupa'nn eline güzel bir silah verilmi olacak. Bunlar âlem-i slâm’a kar diyeceklerdir ki, Türkler ecnebi yazsn kabul etmiler ve Hristiyan olmulardr. te dümanlarmzn çalt eytankârâne fikir budur.” (Satlk mparatorluk, Mustafa Armaan)
Karabekir’e cevap veren, pozitivist Abdullah Cevdet’in yakn fikirda Klçzâde Hakk’nn görülerini günümüzde Atatürkçü-Türkçülerin sürdürdüünü görmek ne kadar düündürücü! Okuyalm: “Biz yalnz Müslüman myz? Yoksa hem Türk, hem Müslüman myz? Eer biz yalnz Müslüman isek, bize Arap harfleri ve Arap dili lâzmdr. Ve ilim olarak Kur'ân yetiir. Bunun yannda milliyet ve hâkimiyet kavgalar ve dâvalar yoktur ve olmaz. Eer Türk isek, bir Türk harsna muhtacz. Bu hars ise, her eyden evvel dilimizde balayacaktr” (Ülkü Tar, M. akir/ Atatürk ve Harf Devrimi, Türk Dil Kurumu Yaynlar,1981)
“Keke Göktürk alfabesinde kalsaydk” diyenler
Türkçülüü seküler olan Zeki Velidî Togan’n siyasî birlik noktasndan Latin harflerine kar çktn kaydedelim: “Sûret-i katiyyede bilmeliyiz ki, Lâtin hurûfâtnn lisanmza tatbiki imkânsz ve muzrdr... Hurûfât meselesi Lâtin harflerini kabul etmek sûretiyle halledilecek olursa, bu yolun bir devlet içerisinde dört-be aydan fazla ömrü olmaz.” (Ülkü Tar, M. akir, a. g.e., s. 55)
Latin harflerine “Türk harfleri” denilmesine itiraz edemeyen ve ksa bir müddet sonra destekleyen seküler Türkçüler harf inklâbnn ardndan devrin gazetelerinde yaynlanan u iiri cokuyla okudular: “Yeni harfler ola kutlu / Türkler için bu ne mutlu / Bir el geldi bize Rab’dan / Halâs olduk biz Arap’dan.”
Hâsl- kelâm; Kur’ân harflerini “Türklüe yabanclama” olarak gören ve “Keke Göktürk veya Uygur alfabesinde kalsaydk…” diyen seküler bâtl Türkçülerin hedefi Latin alfabesiyle Bat medeniyetine dâhil olmakt…
Yazar: Ahmet Doðan Ýlbey |
03-11-21 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||