
| Kategori : / PORTRELER | Okunma Says: 520 |
Sezâi Karakoç vefât etti. Allah rahmet eylesin. Sezâî Bey her eyden evvel kymetli, kudretli bir âir olarak bilinirdi. Fikirlerine en uzak olanlar bile onun bu niteliini teslim eder, sayg duyarlard. Bir zamanlar Mülkiye’de fakülte arkada olduu, lâkin siyâsal tercihleri îtibâryla zt cenahta yer alan Cemâl Süreya, Turgut Uyar, Ece Ayhan vd. ile edebiyatta bulumu, hep berâber kinci Yeni Grubu olarak bilinen bir akm inâ etmilerdi. Sezâî Karakoç’u, sol cenaha tantan ve sekter bir ekilde kurban edilmesine mânî olan bata arkada Cemâl Süreya olmak üzere solcu âirlerin “takdirleridir”. Dier taraftan Monna Rosa iiri, arkasnda dünyevî bir ak hikâyesini tad için Sezâî Karakoç’u sol çevrelere irin göstermitir. Sol, onu daha çok bu hikâye üzerinden tanr. Bunun hâricinde ne dier iirlerini, ne de fikirleri hakknda bir bilgi sâhibidirler. Propagandist olmad, kamuoyuna kendisini pek göstermediinden, smet Özel için, “keke bu tuhaf fikirlere kaplmayp bir âir olarak kalsayd” kabilinden söylenenler Sezâî Karakoç için pek söylenmi deildir.
Sezâi Karakoç, siyâsete mistik-ruhçu bir pencereden bakan neslin belki de son temsilcisiydi. Bu bakn felsefî olarak Bergsoncu bir temele sâhip olduunu düünüyorum. Bergson’un “hayat atlm” olarak tercüme edilebilecek olan Elan Vital kavramyla örtüür. Bir zihin ve duygu târifi vardr burada. Yaplmak istenen, millet inâsna, Hegel’in sittlichkeit dedii bir buud katmaktr. Genel mânâda edebî, daha özel olarak da poetik bir hâldir bu. Daha arkaplânda yatan fikirler ilmik ilmik iir ile ilenir. Burada dramatik olan felsefî deer tayan fikirlerin bir müddet sonra iirin içinde buharlamasdr. En azndan kitlelere intikâl etmesi bu suretle gerçekleir. Hâsl fikirler derinliini kaybeder, iirde yüzeye vurarak uçucular. Fikir nâmna geride, sâdece ethos’a dâir basitlemeler kalr. Meselâ Nurettin Topçu’nun bu çerçevedeki fark, bilerek mi tercih etti kestiremiyorum, poetik basklamaya kar çkmas, felsefî temelde kalmak istemesidir. Edebiyat unsurunu, fikirlere en yakn bulduu hikâyecilikle snrlandrmak istemesini de buna balyorum.
Poetik durumu tamamlayan sohbetlerde ortaya çkan retorik durumdur. Bu, Necip Fâzl’n açt bir çrdr. Sezâî Bey de poetik ile retorik’in kesitii bu yolun yolcusuydu. Necip Fâzl, poetik-retorik balamnda geni kitlelere erimek arzusunu maksimalize eden bir figürdü. Sezai Bey ise, bunun minimalist yorumcusuydu.
Poetik-retorik ilikisini Türk sann, muhafazakârlk gibi derin bir içilik ve zahmet isteyen bir ite çuvallamasnn baat sebeplerinden birisi olarak görüyorum. (Lâf aramzda, muhafazakârln bandaki en büyük belânn saclk olduunu düünmeye baladm). “ktidâra geldik, lâkin kültürel iktidâr kuramadk” yazklanmas tam da bunun ifâdesidir. Söylemin söyleneni gölgelendirdii, içeriini boaltt bir garip hâl bu. Hayâtta tnlamyor, arkasnda derin boluklar brakyor, ona bir praksis hediye etmiyor bu hâl. O boluklar ise bambaka eyler dolduruyor. Poetik-retorik hâlin bizzat kendisi, sâdece bavurulduu noktada, boaz düümlenmeleri, gözya salglayan bir duygulanmc bir tecrübe olarak yaanyor. Fâslasz anlara bölünmü modern hayâttaki karl bu… Kendi içinde kendisini tnlatan geçici bir terapi.. Sonra bir rahatlama, geveme ve ardndan bildiini okuma…
Sezâi Bey, zâten Türkiye’nin gündemlerinin kenârna itilmiti. Bu durumu kûe-i uzletinde yaad ve sâdece dar bir çevre ile paylatii dervi merep hayâtyla sanki kabûllenmiti. Kirlenmemi bir hayât brakt ardnda.. Hayâtyla deil, ölümüyle gündeme oturdu. Hazin olan da bu. Vefâtndan bir gün evvel acaba kaç kii onun fikirleriyle hemhâl idi? Öldüü için hatrlandysa bunda bir gariplik yok mu? Herkes birden bire hummal bir ekilde Sezâi Bey’i konumaya balad. Ama merak buyurmaynz, bir hafta, bilemediniz on gün sonra gündemden çkacaktr. Bundan sonra sâdece kesintilerle, siyâsal müsâmerelerde hatrlanacaktr…
Yazar: Süleyman Seyfi Öðün |
18-11-21 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||