HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / PORTRELER
Okunma Says: 531
Yazar: Ömer Erdem
O

OEer bildiklerim olmasa eer dinlediklerim olmasa eer gördüklerim olmasa ve eer düündüklerim olmasa yazlp çizilenlere, konuulup görüülenlere hasl ortalkta dönen hemen her eye inanacak evet, evet ya, o oydu, o tam olarak bunu yapt, hedefledii de tam buydu diyeceim. Oysa her mizaç kendi kasrgasn beraberinde getirir ve bütün eserinin kökünde o güç vardr.

Çemberlita’tan Çorlulu Ali Paa Medresesi’ne doru yürüyorduk bir akam. Sadece ikimiz vardk. Henüz yirmilerinin banda air aday bir genç adamdm. Heyecanla bir eyler anlatyordu hiç nefes almadan, birden durdu, gözlerimin içine bakarak ve parmayla yeri iaret ederek ‘yeryüzünde bir insan için ben iyi demisem bütün dünya karma dikilse o hala iyidir, eer kötü demisem bütün alem iyi dese yine kötüdür. Yetmedi, bir düünceye balanmsam yine bütün insanlk karma dikilse hala ona balymdr.’ Ürpermitim. Çünkü o inancn bir çlgn olarak ‘ yeryüzünde mütevaz bir yolcu ol’ mann düsturu ile adeta bütün kainat batan yaratma kudretine sahip bir ‘emanetçi’ olmann idraki arasnda salnp duruyordu. Öylesine derin ve güçlü bir duyarla sahipti ki dünyaya o esiz Tanrsal duyula bakmadan onu yerli yerine oturtmann mümkün olmadnn uuru içindeydi.

‘Siz beni ne anlarsnz siz!’ nidasyla ünlüyordu aslnda. ‘Öyle bir isyan iiri var ki ben onu yakalayacam’ diyen ruh, akn en yaln kuanml içinde kendi gökkuan yaratm ömür boyu da onun altndan geçmek için durmakszn komutu. ‘Sen tabiat içinde tabiatla birlikte fakat tabiatüstüsün!’ Kimdi bu sen! Kendisinden balayarak ak olunup idealize edilen kadna, soyut bütün insanla bir sesleni, bir iç bak myd? Büyükada’nn denize inen yüksek çamlarnn altnda Mustafa Kirenci, ben ve o yürüyorduk, iirine ve hayatna giren nice son sözler gibi ‘ Sen Leonardo de Vinçi’nin ya Van Gogh’un kalemiyle çizilebilirsin’ msralarn okuyuvermiti. Bu üphesiz onun sanata ve insana baknn seviyesiydi. O büyük öfke olmadan o büyük çizim mümkün olamazd.

Sanatta ve hayatta cömertlik diye bir ey vardr ve bu maddi varla bal bir özellik deildir. Zamann en minik parçasn ‘inci dakikas’ olarak gören ve buradan bir dakika içine sdrlm büyük olua bakan bir insandan söz ediyoruz. Bilgiye ulamak için okumak, gezmek, görmek, çalmak yetmez. Bilgi de canl bir varlktr ve o baz airde hayat olarak karmza çkar. Eer, kelime bilgisi, her kelimenin içini dolduran o büyük olu fark edilmese, tabiatta bal için çiçee konmu binlerce ar uultusu olur muydu? te ondaki öfke böyle bir yerden kopup geliyor, bir babann ölüm haberini alm çocuk gibi deniz kenarna koup dalgalarda teselli aryordu.

Bu dünyada olup bitmiler yannda olup devam etmekte olanlar vard. Bu dünyada insan hakikatten kopmu hemen her yerde büyük kötülükler yapyordu. nsanlar havada uçup yerde ölüyorlar, ‘hükümdarlar hükümdarlk için halka yalvarp yine de essiz zülumler iliyorlard.’ Ve o birden ban uzatyor ‘Bu dünyada olup bitenlerin / Olup bitmemesi için/ Ne yapyorsun’ diye soruyordu. Öyleyse, yola çkp o ‘büyük amaca yönelmeliydi’. Özellikle Köpük iiriyle aça çkan destans iirin gücünü kuanmal, ehrin ortasna ‘bir da soluu’ getirmeliydi. Yazmt durmadan, sizi dama çarmalym demiti, gözenekleri varlk petekleri gibi, geceleyin uçan ate böcekleri gibi yan o yüce daa.

Eer duyduklarm, eer bildiklerim ve eer keiflerim olmasayd ben de onu kolaylkla bir yere koyacak herkesin yüzüne oturacak bir kutsal maskla varln donduracaktm. Kutsayacak, insan olmann dna çkaracak, ölümle yüceltecektim. Oysa madem ki ömür denilen bir cevher vard madem ki insan dil denilen mucizenin altn çocuuydu,düünülebilecek en ince ey düünmeli yazlabilecek en büyük iir yazlmalyd. Akl bir krbaç gibi kullanarak akn o en onulmaz yarasyla iire durmalyd. ‘Öldükten sonra insan nasl dirilecekse/ Ölmeden ben öyle dirildim’. Diriliin temel esprisi buydu. Onu, yanin dirilii bir ölüm ötesi karanlk ülkü olmaktan çkarp yaamann ahdamar klan buydu. nanc meçhul ve mulak, yaamasz bir alandan çkarp, temiz fakat ypranm bir pantolon gerçekliine dönütürmek buydu. Fizikötesi çok ileride, yüksek meçhul yerlerde deil burada, ‘ahdamarmzda’ akmyor, adeta çalyordu. ‘Kötülere iyilik saçmak’ için yola çkmalyd. Sözü olann gülü solmazd çünkü. ‘ Gözlerim cebirden bir deprem’ olmusa eer, ‘Ufuklardan ufuklara tayarak kelimeleri’ tutabilirdin yasn çemelerin, suya inancn yitirmeden.

Evet suya inancn hiç yitirmemektir bu. Bir damla sudaki büyük frtnay bilmektir. Binlerce sayfa yaz yüzlerce sayfa iir saatlerce saatlerce sürmü konumalar yaplmsa, o büyük aldrszlk içinde o insan yüceliine yakan srar sürdürülmüse, suya olan inançtandr. ‘Bir ekmek gibi aziz fikirlerin nasl pitiini’ bilmek isteyene mutu olmak arzusu bundandr. Sezai Karakoç buydu.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ömer Erdem
23-11-21
E mail: karar.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
O
Online Kii: 32
Bu Gn: 881 || Bu Ay: 5.973 || Toplam Ziyareti: 2.929.141 || Toplam Tklanma: 58.618.557