
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 517 |
u sralar etik-sel, estetik-sel, taktik-sel diyenler bile var! Komik-sel’e az kald!Cehalet paçadan fkryor! Dilimiz herkesin keyfince oynad bir oyuncak.
Sel ve sal virüsleri türkçeyi youn bakma sürüklüyor! Belki yetmeyecek, “entube etmek” gerekecek!
Her kelimeye -sal, -sel eklenebiliyor. Sfatm, fiilmi, isimmi fark etmez! Al sözlüü eline, bütün kelimelerin sonuna -sel, -sal tak!
Doru-yanl kimin umurunda?
Ev’den nedense ev-sel yapyoruz, “evsel atk” diye bir ucube uyduruyoruz. Kent-sel dönüüm böyle, kr-sal kesim böyle. Yarg-sal süreç keza.
Böylece dilimizde sfat tamlamas, isim tamlamas diye bir eyler olduunu unutuyoruz. “Ev at” diyecekken, evsel atk demek ne demek? Kr kesimi türkçe, “krsal kesim” nece belli deil! Kentesel dönüüm hepten sakat. Bunun dorusu “ehir slah”! “Yargsal süreç”in türkçesi, yarg süreci!
Gör-sel ölene buyurun! Bu ölende müzik icra ediliyorsa, ayn zamanda ses-sel ölen deil midir bu? Ya söz-sel ölen?
Gör- fiil köküne -sel eklenerek sfat yaplabiliyorsa, bütün fiiller için bunu düünmeliyiz. Bil-sel (bil-mek’ten), ko-sal (ko-mak’tan), dü-sel (dü-mek’ten), dur-sal (dur-mak’tan), oku-sal (oku-mak’tan) vs. vs.
Hikâye, moolcadan millet karl olarak alnan ulus’tan millî karl bir kelime uydurmakla balad… Yok mu türkçede kumsal, uysal! Al sana ulus-sal iki s pepee gelmesin, s’nin birini düürdük, oldu size ulu-sal! Ulu’yu sal salabildiin kadar!
Ama ne kumsaldaki sal, ne de uysaldaki sal sfat yapmyordu! Olsun! Biz yaparz olur! Dil dediin nedir ki? Dili göbeini kayan, bidon kafal halk yapacak deil ya, biz lenguistler yaparz!
Patlad gitti!
Bunun bir sal’, bir de sel’i var elbette. Türkçede ses uyumu var malûm. Sadece sel sal m? El-al da var!
Böyle olunca ne kadar franszca veya ngilizce kelimelere benziyor (nasyonal, operasyonel, tradisyonel vs.) Bu da iin arts!
Millî karl ulusal bulununca, hemen bütün nisbet “î”lerinin yerine seller sallar getirilmeye baland.
Aklsal, ahlaksal, âletsel, hukuksal, malsal, parasal, rakamsal, tarihsel, zamansal…
Corafya-sal olmuyor, o zaman corafik! Felsefe-sel de yakmyor, o da oldu felsefik!
in önü alnamaynca, öyle bir prensip getirildi: “Ancak türkçe köklere sel sal eklenecek!”
Takan kim?
Askersel, bedensel, cebirsel, cinsel, destansal, erosal, mavisel, sinemasal…
Bir deneme yazs okuyorsunuz, ksa bir cümlede üç be sel’li sal’l mahiyeti meçhul kelime!
Akademik bir yaz: Batan baa sel ve sal!
Türkçeyi sal gitsin! Ne kadar sel sal, o kadar bilim-sel! Bir o kadar da yazn-sal!
Sel-sal belâs, türkçenin âhengini yok etti, mûskisini bitirdi. Pepee gelen yerli yersiz seller sallar güzel dilimizi zevksiz, çirkin bir hâle soktu. Artk bu dile türkçe demek güzel türkçemize hakszlk olur.
Yûnus Emre’den bugünü hiçbir büyük airimiz, edebiyatçmz selli sall kelimeler kullanmamtr! Bu en önce onlarn türkçesine, yani gerçek türkçeye saygszlktr.
Bu dil onlarn dili deil, yani türkçe deil; bu dile dense dense “türk-sel” denir!
“Bu da nerden çkt?” diyenlere: Madem bütün nisbet “î”lerinin yerine sel sal konulabiliyor. Türkî, türkçe demek. Bunu da türk-sel yapalm gitsin!
Hiç fena durmuyor: “Türksel cumhuriyetler!”
Yazar: D. Mehmet Doðan |
10-12-21 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||