
| Kategori : / MÜLÂKÂT | Okunma Says: 654 |

SUNU:
Bu haftaki röportajmz Türkiye’nin ‘bir maarif davas vardr’ diyen ve maarif davasnn kalemi ile yllardan beri savunuculuunu yapan Ufuk Cokun ile yaptk. Kalemini ve müktesebatn Türkiye’nin milli maarif davas yolunda seferber eden Cokun, maarifi hem dert edinen hem de dava edinen bir isim. Bütün derdi, davas ve kalem çabas müfredatyla, ders programyla, öretmen yetitirme mekanizmalaryla, ksacas bütünüyle bize ait bir millî maarif sistemi kurmak hedefli. Kendisi bir maarif adam. Kalemini inand maarif davas yolunda seferber etmi yalnklç bir maarif serdengeçtisi. Okumalarn ve yazlarn, yüz elli yldr milletimizin maneviyatn öüten, muhakemesini zayflatan, Türkçesini gittikçe daraltan ve GDO’lu bir dil haline getiren, kültürünü slatran ve yozlatran, millî kimliini zayflatan mevcut eitim sistemini tahlil, tehis ve tenkit üzerine younlatrm durumda. Allah için bu dünyay anlama ve yorumlama çabasnda, okumalar çok önemli bir yer tutmakta. Bilgelik yüklü bir okuma ve millilik yüklü bir maarif hayali sadece yazlarn çabalarn deil, rüyalarn da süslemekte. smiyle müsemma. Mevcut sistemi bir taraftan tahlil ederken, dier yandan da arkadan gelecek nesillere ufuklar açma çabasn sürdürmekte. Kendisiyle ufuk ötesine yolculuk ettiren bir röportaj yaptk. stifadeli olacan umuyoruz. Okumalarnza sunuyoruz.
Ufuk COKUN ile RÖPORTAJ:
Maarifin Sesi: Okuma nedir? Kaliteli bir okuma nasl yaplmaldr?
COKUN: Bizler, ilk emri “oku” olan bir dine mensubuz. Öyle bir okuma ki bu, Allah için, Allah adna, Allah’n adyla yaplan bir okuma biçimi. çinde bulunduun dünyay anlamlandrma, insanln gerçekletirme ve kadim bilgeliin peinden koan bir okuma ekli.
Çok kitap okuyarak gerçekleebilecek ve elde edilebilecek bir ey deil bu. Bugün birden fazla kitap okuyarak malumat sahibi olunabilir ancak bu malumatlar ilmini arttrmyor ve hayata dair bir anlam ve derinlik katmyorsa dahas seni özgür klmyorsa bu sizi ancak bilgiç birisi yapar.
Oysa bizim bilgiçlie deil bilgelie doru giden bir çabaya ihtiyacmz var. Popüler kültürün bize sunduu ve gündelik bilgi ihtiyacn karlayabilecek kvamda yazlm kitaplar okumak yerine bir usta maharetiyle yazlm, insana derinlik katan, dünyada bulunma nedenimiz üzerine bize bir fikir veren bir kitab birden fazla okuma yolunu tercih etmeliyiz.
Ksacas medya ortamlarnda gevezelik yapmak için malumat biriktirmek yerine ilmimizi arttran bir okuma yöntemi üzerine kafa yormalyz.
Maarifin Sesi: Düünce ile insan; iç terbiye ve davran terbiyesi arasnda nasl bir iliki kurarsnz?
COKUN: Nietzsche, Putlarn Alacakaranl adl eserinde, “insan bakmay, düünmeyi ve okuyup yazmay örenmelidir” der. Burada bakmay örenmekten kast udur; gözü sükûnete sabra ve kendine gelmeye brakmaya altrmak yani gözü derin ve youn bir dikkate uzun aamal bir baka ehil klmaktr.
Görmeyi örenmek ise maneviyata doru giden yol yani iç terbiyedir. Nihai dürtülerine hâkim olan insan iç terbiyesini gerçekletirmi ve artk kendine münhasr bir ahsiyet olarak belirmitir.
Bize tahsille nasl cahil olunabileceini gösteren insanlardan unu örendik; bazlarnn ald terbiye gözleri olmasna ramen insanda bakma yetisini kaybettirebiliyor.
Dünyada ender bahedilen lütuflardan biri de kukusuz düünme melekesine sahip olmaktr. nsan düündükçe, var oldukça, özgürletikçe, kendini bilir, insanlar ve ilahi nizamn en temel unsurlarndan biri haline gelir ve ancak o zaman kendi ekseni etrafnda dönmeye balar.
Yani kendini bilen, Rabb’ini bilir, ölçüyü bilir, ölçülü olur, özgürleir ve insan olur.
Maarifin Sesi: Ksaca çocuk, muallim, mürebbi tarifi yapabilir misiniz?
COKUN: Çocuk Allah’n aileye bir tebessümüdür bana göre. Ftrattr, masumiyettir, mutluluktur, huzurdur, ilenmeye hazr zengin bir madendir.
Mürebbi, bir çocuu küçük yalardan itibaren, terbiye eden, kiilik özelliklerinin gelimesinde yardmc olan, karakter kazandran pedagog diyebiliriz. Türk devlet an’anesinde lalalk kurumunun bir yönüyle üstlendii misyon buydu.
Muallim ise ilmi manada ahsiyet, ehliyet ve mensubiyet özelliklerine sahip birinin ilmi talep edenlere yol yöntem öretmesi ve bilgelik yolunda onlara klavuzluk etmesidir.
Maarifin Sesi: Eitim, öretim, terbiye, talim kavramlar sizin zihninizde nasl bir Türkiye hayali uyandryor?
COKUN: Türkiye’de eitim, öretim, terbiye ve talim kavramlar bende “itaat” duygusunu uyandryor. Çünkü Türkiye’de eitim “tek bir ideolojiye ve davran kalbna uyumu” ifade etmektedir. Eitim fakültelerinde eitim öyle tarif edilir; “Eitim, bireyin davranlarnda kendi yaants yoluyla kastl ve istendik davran deiiklii meydana getirme sürecidir.”
Yani, önceden belirlenen, hedef yaplan davran deiikliini meydana getirme süreci… Bu hedeflerin hangi anlay dorultusunda belirlendii üzerine kafa yormak lazm…
Patrick Farenga bizdeki “educate” kelimesinin beslemek, büyütmek, yetitirmek anlamndaki Latince “educare” kelimesinden geldiini hatrlattktan sonra bu kelimenin etimolojik kökeninin “göüsten emzirmek” anlamna geldiini ifade eder.
Bilindii gibi emzirme süreci bizzat annenin çocuuyla birebir etkileim halinde olduu bir beslenme sürecidir. Eitim, kurumsallamadan ve bir kamu hizmeti olarak tek elden sunulmadan evvel çocuk ve anne sütü ilikisi balamnda söz konusu edilen en önemlisi de efkat, merhamet, hogörü temelinde ilerleyen bir yetitirme süreciydi.
Bugün terbiye denildiinde hangi yaam anlaynn ve kültür evreninin davran kalplarn anlyorsunuz? Ve bu talim terbiye süreci bir dayatma marifetiyle mi gerçekleiyor yoksa insann özgür iradesini harekete geçiren bir yöntemle mi?
Türk eitim sistemi kurulurken, okul, resmi ideolojiye itaatkâr iyi birer vatanda yetitirecek buna mukabil laiklik de ulus toplum yaratmada bir motor gücü rolünü oynayacakt. Esasen bizim eitim maceramz böyle balamtr.
“Maarif hangi yöne yürürse millet ruhu da onun arkasndan gider.” “Fatih’in ruhunu kaybettik, onu tekrar bulmak zorundayz” diyordu Nurettin Topçu. Bu aray hala devam etmektedir.
Maarifin Sesi: Kendi okuma metotlarnz ve zamanlarnz bizimle paylar msnz?
COKUN: Bilindii gibi mesken, iskân etmek gibi kelimelerin kökeni, “s-k-n”dir. Yani sükûnet. nsan meskeninde, yurdunda sükûnete, huzura erer. Yani yeri yurdu olann sükûneti olur. Hatras/ans olan ise hatrlar, anlar ve anlamlandrr. Yüz yldr bizim hatrlarmza, hafzamza, meskenimize, huzurumuza velhasl millet olma vasfmza bir darbe vuruldu.
Okumak, bu bakmdan hatrlarmz diri tutma anlamnda bize büyük bir imkan salyor. Ben, okumalarm sakin kendimle ba baa kaldm mekanlarda gerçekletirmeyi tercih ederim. Bu genellikle gece vakitlerinde olur.
Okurken hayal kurmay severim. Çou kere notlar alarak okurum. Ve okumalarm rastgele konular üzerinden yapmam bu hususta çok titizim ve seçiciyim. Bugün itibariyle insanlarn yaadklar sorunlar temas eden konularn ilendii kitaplar tercih ediyorum.
Maarifin Sesi: Bu röportaj için size çok teekkür ediyoruz.
COKUN: Ben teekkür ediyorum.
Yazar: Ufuk Coþkun ile mülâkât |
02-01-22 |
||
| E mail: maarifinsesi.com | Tweet | ||