HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / MÜLÂKÂT
Okunma Says: 779
Yazar: Ýhsan Fazlýoðlu ile mülâkât (Derleyen Muhammed Negiz)
BÝR ÜSTAD FÝLOZOF: TEOMAN DURALI 3

BR ÜSTAD FLOZOF: TEOMAN DURALI-1

Evet, tekrar merhabalar. Sorularn Peinde’ye devam ediyoruz. Ahirete uurladmz Teoman Dural Hocamz konuuyoruz. hsan Hocamn ahitliinde… Aslnda, hsan Fazlolu, kendi gözüyle Hocasn anlatyor…

Kendi deneyimledii miktarda ve oranda…

Haliyle…  

Evet…

Bir Fatiha’ya vesile olur ümidiyle…

Evet, inallah…

imdi Hocam, konuacak, soru sormak istediim birçok yer var… Hoca’nn gündelik hayatna ilikin… Kitaplarnda olmayan, büyük oranda…

Onlardan anlatyoruz büyük oranda…

Evet… Hayatna ilikin… Ama bir tarafyla bu yakn zamanlarda tartma konusu olmu birkaç balk da vard…

Tamam…

Oralar da biraz ortaya çkartalm… Siz ne düünüyorsunuz? Oralara nasl baklr?

Ben tabii, Hoca’nn entellektüel birikimi, uzmanlk alannn dndaym. Ne kadar cevap verebilirim bilmiyorum ama en azndan nasl ele alnabilinecei hakknda birkaç…

Yine görüntüye ilikin olabilir Hocam… Konular ele alabilmek için…

 Evet… Yani imdi… O eyi isterseniz tamamlayaym… Hoca’nn Hoca olma vasfyla ilgili birkaç cümle söyleyeyim.

Evet…

imdi bunu yine baz mahfillerde dillendirmitim. Hoca, bir kere, örencileri ile olan ilikisini ayarlarken ya da insanlarla… Dedim ya, bir çizgi çizip insanlar kar tarafa koymazd. likileri, krk çizgiydi. Kimisinin ayana giderdi, kimisi orada (çizginin karsnda) dururdu, kimisi (Hoca’nn) yaknnda dururdu… Ve örencileriyle mesela, siyaset konusunu konumazd… Tamamen, dedim ya, bilgi ve görgü odakl bir ilikisi vard. En fazla örencilerine, lisans düzeyinde, yani belirli bir aamada “iyi saatte olsunlar” cümlesini kullanrd. “Çocuklar bakn, dikkat edin,  ‘iyi saatte olsunlar’n oyununa gelmeyin.”

Buradaki ‘iyi saatte olsunlar’ çok böyle uçuk bir ey deil… Yani “dümeni bakasna kaptrmayn, uyank olun, ayk olun” eklinde uyarlarnn dnda kimseye siyasi bir ey empoze etmezdi.

imdi bir kiiyle samimi oluyorsun, senin gibi düünmeyen… Birkaç muhabbetten sonra, kendi perspektifini sana empoze etmeye çalyor. Maalesef, bu kötü bir alkanlk. En akll adammzda da var bu… Hoca’nn böyle bir tavr yoktu.

Akademik anlamda da Hoca’nn bir baars bence öretmenden ustaya… Yani Hoca’dan Usta olmaya… Örencisini de çrak olmaya dönütürürdü… Bunu nasl yapard? Günlük hayatna dâhil ederdi örencisini… Yani çrak olarak gördüü örencisini… Ne demek günlük hayat? Beraber onunla yemek yemek, beraber yürümek, beraber muhabbet… Yani akademinin dnda, akademik ilerin ötesinde, o örencisiyle hayat paylamak… Zaman ve mekân paylamay önemserdi…  Dolaysyla, bir süre sonra, siz Hoca’nn hikâyesine dâhil olurdunuz. Günlük hayatna dâhil olduunuz için… Ve örenciden çraa dönüürdünüz… Hoca da sizin ustanz olmaya balard… Çünkü beraber yürüyorsunuz artk… O yolu beraber admlyorsunuz ve bu admlamada yaptnz sadece geyik muhabbeti deil.

Bazen son derece çetrefilli bir felsefi problem… Bazen son derece Hoca’nn özeline ilikin bir problem… Bir seyahat ans… Artk orada siz Hoca’nn politik perspektifine, tarihi olaylar yorumlamasna kadar adm adm sizi tard ve sizi kendi hikâyesinin bir parças yapar fakat sizin hikâyenizi de o hikâyenin içerisinde yazmanza imkân tanrd…  Belirlemez, koullandrmazd yani… Bu çok önemli bir ey… Yani kendi hikâyesine dâhil ettii zaman sizi orada bomazd. Sizin kendi hikâyenizi üretmenize de imkân verirdi. Biraz önce anlattm gibi…

Tarihte eine az rastlanr eyler…

Var… Böyle büyük Hocalar tabii… Tarihte çok böyle…

Tabii… Devasa bir çnar… Etrafnda bir baka aaç… Kolay kolay da yetimez…

Bunu öyle göreceksiniz… sim zikretmek istemiyorum ama böyle Hocalar da tandm ben... Etrafn kurutan… Hocalar…

Çayr bile yetimez…

Evet… Onu da tandm ben… Hepimizin tand isimler var bu konuda… Allah rahmet eylesin bir ksmna…

Ama bir de etrafn da yetitiren, gürletiren, hatta onlar itekleyen…

Daha gür olsunlar diye…

Tabii, tabii…

Bir sürü eyi vardr Hoca’nn… Hoca’nn bir de mekân ve zaman bilinci çok önemli… Mekân bilinci Hoca’nn, özellikle derste, harita ile ortaya çkard. Hiçbir olay havada anlatmazd… sterse bu prehistorya/tarih öncesi döneme ilikin olsun… sterse bugünkü günlük bildiiniz… Ya da kozmoloji ile alakal bile olsa, orada bir kozmolojik resim olurdu yani… Tasavvurlar önemserdi. O kavrama elik eden resmi çok önemserdi Hoca…

Bir de zaman bilinci… Kronolojik gitmek… Yani olaylarn tarihsel balamn vurgulamak… Ve bu zaman bilinci, tarih bilincine dönüür Hoca’nn… Çok ciddi bir… Hem büyük ölçekte insanlk tarihi…

Yani biz Hoca’nn en çok tiye aldmz ders anlatma eyi udur: Herhangi bir konuyu, Big Bang’ten balatrd… Herhangi bir konu! Oradan süpürerek gelirdi… Ve artk senenin sonuna ulamzdr… Esas konu… Fakat ilginç bir ekilde, o konu da o sürecin bir sonucu olduu için çok çabuk bir ekilde toparlanrd. Ama hangi konu olursa olsun… lk patlamadan balard…

Boluk brakmayacak ekilde bir bütünlük fikri…

Öyle anlatrd.  Tabii, sentetik bir karakteri vard anlatmnn… Bir anlatya dönütürürdü… Dolaysyla sizi dâhil ederdi… O süreçte siz, “A” konusunu öreneceiniz zaman, bir sürü ilave konuyu da örenmi olurdunuz. Biz, defaatle bunu dinledik…

Felsefe anlatyorsa, bu felsefe öncesi düünü biçimlerine kadar giderdi…  Mesela Türkiye’de Hint felsefesini, Çin felsefesini, eski ran felsefesini, Zerdütlüü biz Hoca’dan örendik, dinledik… Dil problemi yok Hoca’nn… Öreniyor, okuyor… Türkçe’de o zaman kaynak da yok…

O açdan, Hoca’nn mekân ve zaman bilinci, harita ve tarih bilgisi ve bunu anlatlarna elik edecek ekilde kullanmas da son derece önemli bir fazilettir.    

Burada… Cevdet Paa’y iyi bilirdi… Onu yeri gelmiken söyleyeyim… Ve atf yapard… Cevdet Paa’y çok önemserdi. Cevdet Paa’nn, “Tarih, haritasz olmaz” ilkesini bize söylerdi… Bana söylemiti yani… Bilirim.

Hatta bir kitabnda da onu kullanr… Krknc Tetimme’de… Cevdet Paa’dan alnt yapar. Hoca, onu bilirdi…  Buna da çok dikkat etmek lazm… Yani Hoca’nn zaman ve mekân bilinci meselesine çok dikkat etmek lazm.

Ve tabii ki, bu zaman ve mekândaki insana odaklanrd, binalara deil… Mesela bir yere gittii zaman… Afganistan’a… Fransa’ya… talya’ya… Bize binalar deil, oradaki insanlar anlatrd. Buna ben ahidim. Yani bir taksiye bindiiniz zaman, bir akademisyen, bir taksi oförüyle ne konuur canm? Hoca, konuurdu… Niye konuurdu?

Çünkü Hoca, ilk bakta “Beyaz Türk” damgasn yemi bir insandr belki ama Hoca, Kapalçar’da çalmtr, gemilerde çalmtr, yurtdnda belirli kampanyalarda çalmtr, lokantalarda çalmtr… Yani o aile mensubiyetinin imkânlar üzerine i yapmam, tam tersine insanlarn içerisinde, farkl sosyal hayat içerisinde bulunarak oradaki tecrübeyi, deneyi biriktirerek… Dolaysyla insan iyi tanyordu. nanlmaz bir (nasl diyelim) aa ini gücü vard yani… Hiç ummadn insanla, son derece basit bir konuyu, onun balamnda, bir empozede bulunmadan, onu ezmeden konuabiliyordu. Bu da beni çok etkilemiti açkças... Beni bunu beceremiyorum tabii de ama Hoca’nn böyle bir taraf da vard…             

Hocalndan… Belki de sizin yannzda Hoca’ya dair hatra anlatmam cüretkâr olacak ama…

Estafurullah… Dinleyelim, senin de (hatralarn)… Çünkü yaz yazdrttnz Hoca’ya, Cins dergisinde…

Eyvallah, öyle ahsiyeti ve tevazuuna ilikin sizden gene dinlemek isterim…  Bizde olan uydu: Biz, Teoman Hoca’ya, bir “Cins’te yazar m acaba? Ya nasip…” diyerek gittik ve “Olur” demiti… Bunu… Yani kendisinden ite 40-50 ya küçük biri ki, Cins dergisini biliyorsunuz Hocam… Gençlik dergisi normalde…

Tabii, tabii… Biliyorum, biliyorum… Bilmez miyim?

Bir biyoloji felsefecisinin diyelim… Burada ne yazabilir? Hoca’ya bir de çerçeve sunmutuk; “Hocam, evrim etrafnda… Bunu anlalabilir klabilir miyiz?” diye… Dorudan yazmam ama ses kayd yapn, deifre edersiniz, bana gösterirsiniz” diye bir süre Cins’te Hoca’nn yazlarn aldk…

Büyük bir baar yani… Büyük bir baar bu sizin için… Ben size söyleyeyim.  

Hoca’nn tevazuuna ilikin benim için çok hayranlk verici bir not idi…

Tabii, tabii… Hoca öyle… Bir yerde bir ilgi varsa, samimi bir ilgi varsa bilgiye yönelik kaplar açkt Hoca’nn tabii ki… Gelir… Yani inanlmaz, odasna gelir insanlar, konuurlar… Yani dinler onlar… Dedim ya; rehabilite eder.

Tabii onlara girmeyeceim ama Hoca’nn özellikle 28 ubat süreci içerisindeki duruu son derece beni çok etkilemitir. Ama onu burada anlatmak istemem tabii… Daha sonra ondan bahsederim…    Çünkü ben, 28 ubat edebiyat yapmay sevmiyorum da ondan…

Ama Hoca’nn insan ele alan, ideolojik, dini ya da farkl inançlar bask arac olarak kullanmaya olan tepkisini bildiim için… Çok önemlidir, onlar da imdilik bende kalsn. Ona girmeyeceim…

Yani toplamda unu anlyoruz…

Yekpare bir ahsiyetten bahsediyorum yani… Evet…  

Yazdklaryla… Yaptklaryla…

Hep söylerim; “ahsiyet, ehliyet ve mensubiyet çok önemlidir.” Hoca’nn güçlü bir ahsiyeti, bu ahsiyetine bal olarak güçlü bir mensubiyeti –Türk milletine, Türk kültürüne, slâm medeniyetine, deerlerine- ve güçlü bir ehliyeti vard. Onlar, zaten insan güçlü klyor. Dik durmasn salyor. Siz, ahsiyetinizde, mensubiyetinizde ve ehliyetinizde zayfsanz, yukarya alk yaparsnz, aann da maskaras olursunuz. Hoca, kesinlikle sadakatine deil, ehliyetine güvenen bir insand. Onun için çok muhalif bir insandr. Tabii bunlar… Hoca donkiotluk yapan bir insan deil ama ben Hoca’nn yakn zamana kadar…

En son cumartesi kendisiyle görütüm telefonda… Hatta “Hocam durumunuz iyi deilmi. Dua edelim, hatim indirelim” dediimde, “Çok iyi olur” dedi “ama olum, artk toprakla evlenme vakti geldi…” Cumartesi günü saat 18.26… Hoca’yla yaptm son konuma…

Dolaysyla o… Tabii bu ahsiyetin, mensubiyetin, ehliyetin güçlü olmas, Hoca’da müthi bir mesuliyet, sorumluluk duygusu gelitiriyor.

Niye çok koturuyor? O yal haliyle… Hastalkla… Yine de… Mesuliyeti var! Bu vatana, bu millete, bu medeniyete kar kendini sorumlu hissediyor. Bu sorumluluu yerine getirememenin mahcubiyetini yayor. Yani “utanmak” Hoca için çok önemlidir, biliyorsunuz. Onu hep söyler. “Utanmaktr esas olan. Utanmyorsanz her eyi yapn.” Hadis-i erife atf yapard…

Bu mahcubiyet, utangaçlktr yani… Niye utanyorsun? Yani bir hata m iledin? Yok. “Vazifemi yeterince yapabildim mi? Bu millete borcumu ödeyebildim mi?” duygusu Hoca’da bir mahcubiyet olutururdu…

Çalmalarndaki çeitlilik… Tabii ki Hoca’nn merak duygusu ile de ilgili ama atyorum Glgam Destan…

Tabii, o da çok ilginçtir deil mi?

Çabalamak, bununla ilgili…

Bununla alakal… Elimden geldii kadar… Bunu ben Turgut (Cansever) Hoca’da da gördüm. “Yani, biz bu milletin çocuklar olarak yetitirildik. Biz bu milletin sayesinde, o bütünün bir fonksiyonu olarak ortaya çktk. Elimizden geleni yapmamz lazm” hissiyatn… Mehmet Genç Hoca’da da vard bu… Turgut Hoca’da, rahmetli, vard… Teoman Hoca’da… Bizzat uzun yllar gördüüm ey…

Yani, oturaym… Muhabbetiniz bile… Amiyane tabirle, geyik muhabbeti bile… Bizde bir ilmi eye dönüürdü… Anlatabiliyor muyum?

Bilimsel magazin yapardk… (Gülüyor…)

Megul olduu eye benzemek…

Ak ile yapmak ya…          

Evet… Akla yapmak…

ine âk olmak…  ,

Abdestsiz Bekir’indi (Gülüyor…); “Hrszlk bile yapsanz, hakkn verin…”

Tabii, tabii… “Günahnz bile ihlasla ileyin...”

Evet Hocam… Devam ederiz tabii Hocam… Tabii, bu beklenecektir bu programdan…

Buyrun, buyrun…

Hocamzn ardndan bu evrim meselesi ile ilgili bir ey oldu… Kendini bilmezin biri bilmedii, anlamad bir konuya dâhil oldu ama baka saiklerle vesair… imdi ama bir tartma masann üzerinde duruyor… nsanlarda da “Teoman Hoca evrimciymi…”

Olabilir… Zaten sen cevab verdin ama imdi Hoca’nn bu konuda bir televizyon programnda uzun bir eyi var zaten… Oradan dinleyebilirler… imdi Yusuf… Bir konuyu, öncüllerini bilmeden, malumatna sahip olmadan, o öncüllerden hareket ederek yaplan çkarm süreçlerini bilmeden sadece sonuç cümlesine bakarak karar vermek doru deil… Dolaysyla, bence bu tür hadsiz vs. bir eyler söyledin.   Onlara cevap vermek, hani geçen haftaki eyde de söyledim. Yani 7-8 milyar insan var… Herkesin zekâ seviyesi, IQ seviyesi, hatta ahlak seviyesi… Ya dedik ya; anlamak sadece idrak ile deil, ayn zamanda niyet ve ahlakla da alakaldr. Bunlara cevap yetitirmemek lazm bence…  Fakat burada genel olarak unu söyleyeyim ben…

imdi, mam Gazzâlî’nin bir cümlesi var… Allah âlemi yaratt, burada kimsenin bir üphesi yok canm. Ama nasl yaratt konusunda beeri mülahazalar gelitirebiliriz. Bunlar birbirinden farkldr. Yanl da olabilir, doru da olabilir. Belli dönemde doru olan…

Ya iki bin yl biz bir astronomi sistemi kullandk ve iki bin yl sonra yanl olduunu söyledik! Çünkü bu, bilimsel, beeri bir ey! imdi bakn… Teorik bir eye girmek istemiyorum ama u (elimdeki) kalemin hakikatini bilmek bunu mutlakla irtibatlandrmakla mümkündür. Bu da insan için mümkün deil diyor Fahreddin Razi zaten… Ben bu kalemin hakikatini bilemem. Bu tabii yapay bir nesne ama niçin? Çünkü bu kalemin hakikatini ancak Hakk’la irtibat dâhilinde bilebilir.

E, ben bunu yapamayacama göre beer olarak, (hakikatini) bilemem. Dolaysyla bu kalem hakkndaki tüm söylemlerim en nihayetinde bu kalemin ahvali hakkndadr. Zaman-mekândaki temsilleri hakkndadr ve yanl olabilirler.

Peygamber hakikati bilebilir mi?

Peygamberin bilebilecei bir i… Ben bilemem… Sormak lazm.

O akl evvellerin oynad role dair…   

Olabilir, bilemeyiz ama bunu peygamber bilse bile, bunu senin idrakine sunmas yine temsillerledir. Zaten nübüvvetin en önemli özellii bu deil midir?

imdi, o açdan… Bizi herhangi bir konuda beer olarak mülahazalarda bulunduumuz zaman; bu, o dönemin bilgi birikimine, o dönemin artlarna baldr. Yani o çerçevede bakarsanz pek çok insan güme gider… Yani Allah vere, Müslümanlar slâm tarihini bilmiyor… Allah vere! Yani…

Bilseler var ya! Bir tane adam brakmazlar! Hani bir ey vard, televizyon programnda? Sosyal medyada… Kur’an’dan bir ayet okuyorlar, “ne diyorsun?” diyor… “Olmaz böyle ey!” diyor ya bizim Müslüman adam… Hayatnda Kur’an okumam çünkü…

Teoman Bey’in bu konudaki fikirlerine… Ben biliyorum ne olduunu da… Kitaptan okuyarak m vardlar? Yok canm! Bizde okumaz, kimse okumaz canm! Teoman Hoca da bunu söylerdi… Mehmet Genç Hoca da söylerdi…

Benim tandm, bu yaa kadar… Tüm büyük adamlarn ikâyeti; “Bu millet okumaz!”    Hocas okumuyor ya!

Yani okuyarak m vardn? Bir insan hakknda bu kadar ucuz, basit, karalayc yargda nasl bulunabilirsin?

Diyelim ki, Hoca bunu savunuyor… Savunabilir.        Sen de katlmazsn olur biter. Bu bir hakaret vesilesi deil ki! Bilgi, bir lanet vesilesi olarak kullanlamaz ki! Bu bir bilgi…

Kâfir oluyor diyor ama Hocam…

Ya niye kâfir olsun? Allah âlemi yaratt… nsan da yaratt, her eyi yaratt, bitti… Ama nasl yaratt konusunda ben bir mülahazada bulunuyorum.

Aslnda o, unu diyor; “Benim otoritemi zedeliyor. Benim iktidar alanm zedeliyor bunu diyerek.” Kast bu ite…

Kendisi dorusunu biliyor mu? Açklasn bize! Bakn, bn-i Sina da âlemi/evreni Allah’n yarattn söylüyor, Gazzâlî de… Ama mekanizmalar farkl! Hepsi kâfir bunlara göre! Ama peki, nedir bu? O da yok!

Dedik ya… “Nasreddin Hoca’nn… Saz tutmular… Tüm ozanlar buray aryor” demitik ya[4] onun gibi bir ey… Bilgi üretmeden, deer üretmeden, geliigüzel… ktidar alann korumak için gayriahlaki mülahazalar bunlar…

Tabii, u yüzden sordum Hocam… “Teoman Hoca, Darwinci” gibi ey çkt…

Olabilir!   Bundan kime ne?

Öyle olsa, “olabilir” gene diyebiliriz ama… “Darwinci…”   

Ya o baka bir ey de… Bir insann, bir konuda kanaati olabilir ve sana göre bu yanl olabilir.

Evet…

Kald ki meseleyi anlamadan… Ya kolay m, o mesele üzerine ahkâm kesmek?  Ne biliyorsun yani? Hangi kozmolojik teoriden haberin var? Hangi biyoloji teorisinden haberin var? Hangi… Bu konularn felsefenin tarihi içerisindeki gelii hakkndaki behren nedir? Yani cehaletini bu kadar cokun bir ekilde nasl dillendiriyorsun? nsan, bir had bilir ya!

Hani, Hoca’nn yine sk sk söyledii ey; “slâm’n altnc art haddini bilmektir.” Haddini bilir insan… Bunu uzmanlar tartsn, bunu âlimler tartsn kendi arasnda! Bilmediin bir konuda aadan yukarya seslenmenin bir âlemi yok! Benim için de çok önemli deil açkças!    

Sizin kanaatiniz Hocam…

Bana unu sorarsan Yusuf… Yaz, tamam… Konutuk… Teoman Dural… u… Bu… Önemli deil. “Ne kald senin aklnda, Teoman Dural hakknda?” 

Bak, ben sana bir cümle söyleyeyim; Hocann bana örettii en önemli ey udur: “Olum, neyi kabul ediyorsan bilerek kabul et. Neyi reddediyorsan bilerek reddet!”

Bilmek ya! Türkçe! Bunun tipik göstergesidir; bil-e-bilmek… O bilmek eki bir güç! Yapabilme anlamndadr ama ayn zamanda bilgi ile alakaldr. Gidebilmek için gitmeyi bilmen lazm. Yürüyebilmek için yürümeyi bilmen lazm. Çok önemlidir bu açdan klasik felsefe… Bil-e-bilmek için bilmek lazm yani…

Dolaysyla, bilerek… Bildiin zaman zaten hakaret etmezsin. Ne zaman konuacan, insanlarn acs taze tazeyken onlar zedeleyecek…   

Bu mu peki slâmi hassasiyet? Ahlaki hassasiyet? Bu mu?

imdi beni Oflu Hoca makamna çkartma Allah akna! Yani ahlak yoksa bilginin çok da bir anlam yok yani! Doru bilsen ne olur! Bunun ifadesi önemli… Bunun zaman zamanlamas önemli… Karndaki insana saygn olacak önce! 

O açdan bunlara hiç gerek yok bence… Bunlarn üzerinde konumaya…

Yok, bence dediim gibi Hocam… Baka… Suyu bulandryorlar, ya Hocam…

Ama bunlarla uraamayz. Olur mu? Çünkü baka… Mesele bilgi olmaynca… Mesele gerçekten bir meseleyi… Mes’ele! Ne demek? Soru sorulan. Mesele, o demek. Sualden… Bir soru var ve bunu çözelim, insanlara katkda bulunalm… Dert bu olmaynca, dert farkl iktidar alanlar, psikolojik saikler, kendini gösterme, bakalarn kskanma, herkesin dikkati baka birisine yönelmi… Kediyi sevsen yine bu sefer diyecek ki, “kediyi seviyor herkes”… Kediye hakaret edecek adam!

Yani, bunlarla uraamayz! Niyeti ve ahlak bozuk olan insanlarla, doru bile söylüyorlarsa, uramamakta fayda var. Onlarn dorusu kendilerinin olsun! Güle güle! Nereye gitmek istiyorlarsa gitsinler!

Eyvallah, eyvallah… Hocam, bu evrim meselesi… Hazr girmiken… eyi sormak isterim…

Evet…     

Sorulacaktr çünkü… hsan Hoca, ne düünüyor?

Bu program benim düüncemle alakal bir program deil. Ben ne düünüyorum onu söylerim ama bunlar buralarda anlatlacak eyler deil. Hassas eyler var. Bak, bu sadece bilimle alakal deil... Siyasi konularla da alakal…

Bu avam-havas…

Hayr, avam-havas meselesi de deil…

Onu kabul ediyor musunuz? O ayrm?

Belli bir yere kadar, tabii ki… Ama u var:

  1. Bir; Her ey, her yerde konuulmaz.
  2. kincisi; Cümle olarak söylediinizde arkasn dolduramazsanz,  o çok normatif bir ey olur. nsanlara saygszlk olur o.

Slogan olarak…

Tabii, o konuda çok büyük otorite olmanz lazm ki, son cümleyi söylemeniz lazm. Bunlar, müzakereli konular… Bu sadece bilimsel konularda deil canm… Türkiye’deki –diyelim ki- yakn tarihle alakal meseleler de o kadar ezbere, birbirini yaralayc, birbirini rencide edici ekilde tartlyor ki! Doru deil ki bu! Biz imdi bir eyi mi çözmeye çalyoruz? Bir eyi mi paylamaya çalyoruz? Benim kiisel kanaatim, bu tür meseleleri, bu ekilde gündeme getirenler, bir eyi paylamann peinde. Bir eyi çözmenin peinde deil!

“Milletin önünü açalm, milleti daha iyiye, daha doruya, daha güzele götürelim” deil, “bu paylamda ben nereyi tutacam?” Tehdit olarak kullanyor; “Bak! Bu konuyu karm ha! Bu konuyu söylerim ha!” Söyle!  

Benim kiisel kanaatim bu deil. Yani kiisel durum, herhangi, bir mesele… unu söyleyeyim… Bir yanl bile… Diyelim ki, herhangi bir konuda bir yanl yakaladn... Eer milletin önünde açmayacaksa, millete zarar verecekse söyleme onu ya!

Derdin senin ne? Kendini göstermek mi? “Ben akademik olarak ne buldum ha?”

Çkyor adam, diyor ki; “Efendim, Ebu Eyyûb el-Ensarî’nin mezar gerçek deil.” Yapma ya! Ne kadar zekisin! Herkes biliyor bunu! Bilmiyor mu bunu?

Ya akademik anlamda herkes biliyor ama mitoloji ile niye oynuyorsun ki? nsanlarn mitleriyle… Hani Kâtip Çelebi (onlardan çok zeki tabii, ahlakl da), bunu çok söylüyor; insanlarn tahayyülleriyle niye oynuyorsun, hayalleriyle?

Hayal kuruyorsun… “Aa, bu akli açdan yanl!” Ad hayal zaten bunun ya!

Milletin deerleri vardr, hurafeleri vardr. Önemli olan burada, o hurafeler hangi hakikate karlk geliyor? Yani Türkçe’nin argosu, Türkçe’nin argosudur. slâm dininin, kültürünün hurafesi, slâm kültürünün hurafesidir. Büyük kitlelerin hakikatle irtibatn, teorik olarak m bekliyorsun sen? O, aa doru süzülecek. Yani hakikatin mümaresesi hurafe üretir zaten.

Eyvallah… “Mit” nedir diye Hocam iki satr bir ey…

Hurafe diyelim… 

Ayrca, Ebu Eyyûb el-Ensarî’nin eyi de gerçek…

Ya imdi ona benim ayr cevaplarm var da… “Bir topra Müslümanlatrmak” nedir bilmiyor ki adam! Yani niçin Kaz Da’nn tepesinde Sar Kz Yatr var? Ya oras Zeus’un eyi... Panteon oras… Yunan Panteonu…[5] Da Müslümanlatrman lazm… Türkletirmen lazm.

-“Sar Kz” ne demek?

-“Dervi Kz.”

-Niçin “Kz”?

-Çünkü Türk Yaratl Destan’nda kz çok önemlidir.

Kz Da, Kz Kulesi… Tamam m? Yani hiçbir ey tesadüf deil! Anlamaya çalmyor ki, karalamaya çalyor adam!

Bir anla! Yani hiçbir ey tesadüf deil… Onlar da insan, sen de insansn. Onlar da senin kadar zeki canm, senin kadar akll. Merak etme yani! Kendini nereye koyuyorsun?

O açdan, anlamaya çalalm…

Lanet, bilgi üretmez… 

Tahkir etmek, tezyif etmek, bize herhangi bir ey kazandrmaz ki!

 Elbette her eyi tartacaz. Kimse son cümleyi söylemiyor bu konuda. Ne dedim? “Biz eyann hakikatini bilemeyiz zaten.” Yani bu bir çabadr. Çünkü Hakk’la olan irtibatmz açk-seçik deil o açdan… Bunun dndaki tüm söylemlerimiz belli bir yöntem dâhilinde, o meseleyi izah etmek, idrak etmek için gelitirilmi yaplardr. Sen baka bir yap gelitirirsin, bu i böyle gider…

Zaten tarih de bu demek.  Tarihe baktmz zaman, bir sürü bilim teorisi, düünce teorisi gelitiriyoruz. nanç ilkelerinin ifadeleriyle, o inanç ilkelerinin idraki arasnda ayrm yapamazsan böyle ortada kalrsn ite!

Eyvallah…

O idrak de bilimlerle irtibat gerektirir…  Brak sen imdi modern eyi! Taftazani’nin erhu'l-Makâsd’nn giriini okusa, idrakin ne olduunu ve bir Müslüman âlimin inançlaryla ça arasndaki irtibat ancak o idrak ve idrakin içindeki bilimlerle münasebeti orannda kurabileceini Taftazani söylüyor! slâm tarihini de bilmedikleri için…

imdi bakn… drak zayflaynca Vehhabîlik artar… Vehhabî zihniyet artar…

drak zayf…

drak ne demek?  Hem tarihsel, hem de içinde yaadnz çan tüm bilgi birikimine muhatap olmaktr. Eer inanca idrak elik etmezse o bir slogana dönüür. Siz gittikçe sertleirsiniz, katlarsnz. Bu sadece dini inançla alakal deil. Bu Marksizm de olabilir, faizm de olabilir, Kemalizm de olabilir, slâm da olabilir… Fark etmez! 

Sizin temel inanç ilkeleriniz, anlam-deer dünyanza ait ilkeleri idrakinizle irtibatlandrmazsanz Vehhabîleirsiniz, katlarsnz, saldrganlarsnz! Kendinden emin olmazsn çünkü! mam Gazzali yine ne diyor; “Bir insan, her hangi bir fikri konuda saldrgansa ya inanc zayftr, ya bilgisi zayftr, ya da bir üçkât peindedir” diyor. Bunu söyleyen mam Gazzali… Gerisini düünsünler!

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ýhsan Fazlýoðlu ile mülâkât (Derleyen Muhammed Negiz)
10-01-22
E mail: dunyabizim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
BÝR ÜSTAD FÝLOZOF: TEOMAN DURALI 3
Online Kii: 27
Bu Gn: 197 || Bu Ay: 5.290 || Toplam Ziyareti: 2.928.225 || Toplam Tklanma: 58.599.073