
| Kategori : TEFEKKÜR / ÝNSAN VE TEFEKKÜR | Okunma Says: 3373 |
"Manevi gelenek doktrini"nin önde gelen temsilcilerinden Frithjof Schuon, "Bilginin özü, Öz'ün bilgisidir" der. "çinde bulunduumuz dünyada eksik olan ey, eyann tabiatyla ilgili temel bilgidir."
Rahmetli Schuon'dan hareketle öyle denebilir: Bütün zenginliklere ve sahip olduumuz araçsal imkânlara ramen, muhtaç olduumuz ey, Bilgi'nin nihai amac olan amacn bilgisidir. Tamamen dünyaya tahsis edilmi, sradan ve çok aa (edna, deni ve dünyevi) düzeyde olmayan Bilgi (el-lm) Ezeli Hakikat'in tarih içinde ve birçok formda bize telkin ettii Birlik'te sakldr. Bu, slam inancnda "Tevhid" olarak ifade edilmitir.
Birlik kendini bize çplak ifa etmez; onu arayp bulmamz, bir tür keif yoluyla ona ulamamz ister. Hakikat'in peinde süren aray onun bir parçasdr. Bu "keif" sadece sezgisel veya dorudan ani iç aydnlanma (irak) deil, sonsuzluk içinde her biri kendi varoluunu sürdüren maddi tabiat dolaymnda da tahakkuk edebilir. Tahakkuk ettii anda hak ve Hakikat tecelli etmi demektir. Varln namütenahi çeitliliine, birbirinden farkl ve çoul bünyevi tezahürlerine ramen, hakikatte her ey bu Birlik'ten ne'et eder ve onda meru ifadesini bulur. O halde Tevhid/Birlik, zati ve asli; Kesret/çokluk arzi ve fer'idir. Bilincin parçalanma hali, Tevhid'ten yoksun ve onu unutmu olarak kesrette kaybolmas, her bir unsur adedince dalmas ve böylelikle trajik bir biçimde Birlik ve Bütünlük duygusunu kaybetmesidir.
Yine de kesret olmakszn Vahdet'i bilemeyiz. Kesret olarak sralanan her bir nesne, mertebe ve ey gerçekliktirler. Sadece kendi balarna mutlak deildirler. zafi olmak, snr, acz ve sonluluk kesretin tabiatndandr. Vahdet birletirir, akn Birlie göndermede bulunur. u halde Hakikat'i aray ne kadar önemli ve zaruri ise, kesret de Vahdet için gereklidir. Modern bilim ve bilgilenme sistemi, beeri zekânn bu limitine taklp kesretin gerçekliinin "deruni/batni", "öte/uhrevi" ve "akn/ilahi" düzeylerine ulamay reddettii için kusurlu ve eksiktir. Bundan dolay sahip olunan bugünkü bilgi sisteminin genel karakteri sradan ve aa dereceden, yani edna, deni ve salt dünyevidir (seküler). Bu özellii kökü olmayan; kökü, arketipi olmad için sadece bir hayal, sanal bir kurgudur. Tek özellii oyalayc olmas, Hakikat'in bir taklidi olarak sahte vaadlerde bulunmasdr.
Eer maddi tabiatn Kitaba benzetilmesi açklayc bir fikir veriyorsa, bu durumda tabiatn her bir mertebesi ve devinimi "belli ve özel bir okuma"ya tabi tutuluyor demektir. "Okuma" bir alglama çabas ve "yorumlama"dr. Bir ey sonsuz çeitlilikte farkl okunabilir, ama okunan ey sabittir. Ömer Nesefi bundan hareketle "eyann hakikati sabittir" demitir. Bu da tamamen bilinç konusudur. Modern bilgi, tabiatn özel bir okumasdr ve bize varlk hakknda vermek istedii kendine özgü (yanl ve öznel) perspektifi kesin, genel ve nesnel bilgi olarak empoze etmektedir. Bu okumann bize sistematik bir biçimde unutturmak istedii, bilginin nihai amac olan "amacn bilgisi"dir. Bu yüzden çoulun tezahürlerini suistimal ve istismar eder; sorumsuzca tahrife uratr; Tek olan Hakikatin çoul tezahürünü çoklua indirger ve araç bolluunda amac yok eder. Böylelikle modern hayatmzn "mezara kadar peimizi brakmayan saysz ayrnt ve önemsiz megale (tekasür)" ile doldurulduunu ve aslnda bu "çokluk dünyas"nda ruhumuzun merkezden koparak boulduunu anlamamz öylesine güçleiyor ki, hastalmzn tedavisini sebebinde aramaya balyoruz.
Pekiyi, bize hakiki ve doru okumay kim öretecek? Ateist mi, üpheci mi, mü'min mi? Ateist saldrgan, üpheci huzursuz, mü'min sabrl Hakikat araycsdr. slam'n ilk emrinin "Oku!" olmas, okumann da aslnda bir öretme konusu olduuna iaret eder. Belki de amacn bilgisini elde etmek için, vahyedilmi tabiat olan kitap ile yaratlm kitap olan Tabiat' ilk aslna uygun Cibril'in, yani Ruhul-kudus ve Ruhu'l-emin'in önünde okuyann okuduu gibi "yeni batan okuma"ya balamamz lazm.
Yazar: Ali Bulaç |
04-12-10 |
||
| E mail: zaman. com.tr | Tweet | ||