
| Kategori : TÂRÝH / TÂRÝHÝN ARA SOKAKLARI | Okunma Says: 675 |


Ben senin deil, milletin ayan öpüyorum!
Ramazan olu Hac Bakr, muhtemelen bu yazy okuyana kadar ismini duymadnz bir Çanakkale kahramandr ve o kahramanlar zincirinin yerin altna gizlenmi bir halkasdr. Bu yaz veya kaz ite o kayp halkay bulmak içindir, daha dorusu kim olduumuzu bulmak için.
Urfal Göncüoullarndandr. Göncüoullar dediysem, dedeleri göncülükte 32 meslekten sorumlu bir Ahi eyhidir. Debbalk, keçecilik, kunduraclk, sayaclk, ma’reke (eyercilik) gibi 32 meslein sorumlusu olan ailenin silsilesi öyle: Mehmet Göncü< . Halil Göncü< eyh Usta Ramazan< Hac Muhammed< Hac Yahya< Göncü Kadir. Hac Bakr’n hatralarn yeeni rahmetli Mehmet Göncü’ye borçluyuz.
1960’larn ortalarna kadar hayatta olan gazimiz Balkan Sava’ndan sonra geçtii Çanakkale cephesinde gazi olmutur. Sonrasndaki göz yaartc sahneyi kendi azndan dinleyip Çanakkale zaferinin millette nasl bir uur patlamasna yol açtn idrak edelim:
“Savan ilk günleriydi. Düman yeni yeni asker çkaryordu. Bir patates tarlasnda çarpma halindeydik. Dümanla kyasya çarpyorduk. Kalçamdan yaralandm. Payaml köyünden bir arkadam yaralandm görünce daha fazla hedef olmayaym diye beni ayayla bir çukura itip savamaya devam etti. Bamda duramazd. Orada çaresizce bekledim yardmn gelmesini.
Askerlerimiz gelip beni kurtard. Ortalk sakinlemiti. Öleceimi düünüyordum. Aslnda öleceime üzülmüyordum. Ucunda ehit olmak vard çünkü. nann ölen her arkadamz bizi karamsarla sokmak yerine daha çok savamaya tevik ediyor, dümana kar daha çok bileniyorduk.
Gelibolu’da beni öylesine bir tedavi ettiler. O kadar çok yaral var ki, hangi birine baksnlar. Üzerime bir battaniye örttüler, öyle yatyor, bekliyorum.
Bu arada bir subay yanma geldi ve
Herkes savarken sen niye yatyorsun, diye çkt.
Savaamayacak derecede yaral olduumu göstermek için üstümü açtm. Bakt. lkin sustu. Sonra adamlarna emretti. Beni Hilal-i Ahmer (Kzlay) gemisine nakledip stanbul’a götürdüler. Gemide benim gibi bir sürü yaral vard. Durumu benden daha ar olanlara bakp halime ükrediyordum.
stanbul’a ulatmzda çileri Bakan Talat Paa gemiye çkt. Birer portakal datt. Bizi teselli edip gitti.
Ayan kestirmeyen asker
Sonra bizi gemiden indirdiler. ki stanbul beyefendisi beni bir faytonla Talimhane’deki Alman Hastanesi’ne götürdü. Orada tedavi ettiler. Üzülerek bakyorlard yüzüme, bense acyla yaamaya alm bir haldeydim.
Doktorlar ayam keseceklerini söylediler. Nasl olurdu? Baka çaresi yok muydu? Kendilerine son bir ümitle:
Ayam kesmeyin, cepheye döneceim, diyebildim.
Sözüm tesirli oldu. Bir gün ertelediler operasyonu. Düüneceklerdi herhalde.
Ertesi gün ayamn kesilmeyeceini, ameliyat edileceimi söylediler. Hem ayamn kurtulacana, hem de arkadalarmn yanna dönebileceime seviniyordum.
Öleye doru ameliyat balad. Ameliyat dediysem lafn gelii. ki kii kollarm tuttu, bir kii gösüme oturdu. Narkoz, anestezi falan hak getire! Doktor fazla barmayaym diye cebinden bir mermi çkarp dilerimin arasna koyup “Isr” dedi…
Kendime geldiimde ayam sarlyd. Birkaç gün hastanede yattm. Sonra heyet raporu geldi: Üç aylk hava deiimi vermiler.
Aya öpülecek gazi
Haydarpaa Gar’ndan Halep trenine bindirdiler beni. Birkaç günlük bir yolculuktan sonra Halep’e indim. Beni Altunyan isimli Ermeni bir doktora götürdüler. Muayene edip brakt.
Tekrar yola çktm. Müritpnar istasyonuna geldiimde trenden indim. Koltuk deneine tutunarak ilerlemeye çalyordum ki uzaktan bembeyaz bir at göründü. Dikkatimi çekti, atn kolan çözülmütü. çimden:
Keke süvari fark etse de, dümese, diye geçirdim.
Uzaklaan trenin düdüü yank yank öterken beyaz atl yanma yaklat. Ne göreyim: Gelen babam deil miymi? Meer ben stanbul’dan yola çknca, görevliler babama yola çktma dair telgraf çekmi. Telgraf alnca babam her gün atla istasyona gelmi, gitmi. Bu üçüncü günmü.
Ak sakall babam atndan inip yanma geldi. Elini öptüm; gözlerimden, alnmdan öptü. Babam birden ciddileti ve bana:
Hangi ayan yaral? diye sordu.
Elimle gösterince hiç beklemediim bir hareket yaparak eilip yaral ayam öptüünü gördüm. Alyordu, alyorduk.
Çok utandm. Baba yürei, dedim içimden, evladnn cannn yanmasna dayanamad için alyor sandm. Oysa ne kadar saf olduumu babamn tokat gibi cevabn yiyince idrak ettim:
Utanma evlâdm, utanma. Senin bu ayan gazi oldu. Vatan için, millet için, namus için, din-i mübin-i slâm için gazi olan bu ayan hakk benim babalk haklarmn önündedir. Ben senin ayan öpmüyorum ki, milletin ayan öpüyorum. Utanma!
Birbirimize sarlp katla katla aladmza sszlaan istasyondaki güvercinlerin bak ahittir.

Hac Bakr ve ailesi (torunlarndan skender Göncü aile arivinden)
Cephede olmayan askerden utanan anne
Neyse, ata beraber binip eve geldik ki ev boalmt. Benimle beraber dört karde askere alnmtk. Kardelerimden Yahya, Kanal Harekâtna sevkedilmiti. Muhammed Halep’te, Kadir ise Rakka’da görevliydi. Yalnz en küçüümüz brahim Halil askerlik yana gelmediinden evdeydi. Annemle, kardeimle hasret giderdik.
Aradan bir ay kadar geçti. Evde dinleniyorum. Bir gün annem Hafize Hatun’un volta atar gibi gezindiini fark ettim. Bu durum birkaç gün devam edince sormak ihtiyacn duydum:
Hayrdr aney (anne), dedim, niye sinirli sinirli geziyorsun?
Olum, dedi annem, konu komunun yüzüne bakamyorum. Mahallede eli silah tutan erkeklerin hepsi askerde, seni evde yatar görünce utanyorum. Komular Hafize’nin olu askere gitmemi sanyor.
Aney, hava deiimi sürem bitsin, gideceim, raporum var elimde, diyorum, ama dinletemiyorum:
Rapor dediin bir kât parças deil mi oul? diyor annem. Maaallah elin, ayan tutuyor. Gözüme mi inanaym, kâda m? Memleketin bu günlerinde senin cephede olman gerekiyor Hac Bakr. Burada durman yaramaz bize.
Annem haklyd. yi kötü yürüyebiliyordum. Cephede, arkadalarmn yannda olmalydm. Derhal askerlik ubesine gidip süre bitmeden Çanakkale’ye dönmek istediimi söyledim. ardlar. Olmaz, dediler. Israr ettim. Dilekçe yaz o zaman, dediler.
Ancak dilekçemi yazp kendi isteimle gittiimi belirtince kabul etmek zorunda kaldlar.”
Çanakkale zaferinin unutulmu kahramanlarndan Urfal Ramazan olu Hac Bakr’n hikâyesidir anlattmz.
Anlatabildik mi sahiden? Hiç ruhumuz kamamadan anlatlabilir mi altn madenini andran hatralar ki her admda göz kamatrr.
Bilelim ki Çanakkale yalnz cephedeki kara yaz Hac Bakr’larn deil, ak sakall Ramazan ustalarn da zaferidir. 1915 ylnda olunun gazi olan ayan öpen babann millet uurunu 84 milyona yayabilsek mesele o an halledilecektir zaten.
Kaynak: Ali Sözer, anlurfa’nn Çanakkale Kahramanlar, Yarmada: 2007, s. 65-69.
Yazar: Mustafa Armaðan |
21-03-22 |
||
| E mail: yeniakit.com | Tweet | ||