AYASOFYA ARTIK CAMİ

Bugünleri gösteren Rabbimize şükürler olsun!

 

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : EDEBİYAT / YAZI VE YAZMAK ÜZERİNE
Okunma Sayısı: 2970
Yazar: Enes Malikoğlu
ŞİİR BİTMEYECEK ABİLER!

Şiirin mutfağı nasıl?

Eskiden büyük adammış şair. Şair olanın yanında el pençe divan dururlarmış. Hatta doğu halklarında daha bir ileri gidilmiş şair olan aziz ilan edilmiş. Korunmuş! Artık çağ değişti: Bilgisayarlar girdi hayatımıza, cep telefonları, hızlı trenler, genetik mühendisliği diye bir şey var şimdi.

O yüzden şair birazcık sıkıştı modern çağda; kendisine olan ilgi azaldı. Bu, günümüz şairini kontrpiyede bırakıyor sanki. Geçmişte neydik şimdi nerede duruyoruz gibi bir hava oluşuyor belki. Bu yozlaşmada şairin rolünden çok çağın rolü etkin şüphesiz. Kadim şairlerin günümüz şiirini küçümsemesinin aksine hâlâ iyi şiirler yazılıyor ve hala iyi şairler doğuyor. Okunmuyorsa bu şairin suçu değil okuyucunun suçudur. Bilgisayar başından kalkmayan öğrencinin suçu, internete mahkûm olmuş adamın suçudur bu!

Ama biz hâlâ önemsiyoruz şiiri. Ve hâlâ da önemseyenler ve dünyanın kurtuluşunun şiirsiz olmayacağına yürekten iman etmiş insanlar var. Dolayısıyla şiiri önemsiyorsak şairi de bir yere koymak gerekir. Şiirsevicileri eskiden olduğu gibi sevdiği şiiri okuyup kenara atmak yerine onu tahlil ediyor, şiirin nasıl yazıldığını bilmek istiyor, şairini merak ediyor. “Oğlum bunu nasıl yazdın ya!” diyebiliyor içinden. Şiiri ısrarla sevebilenlere şiirin mutfağına dair sorular sordum ben de genç şairlere. Her ne kadar şairin genci yaşlısı olmazmış ama biz yaşça genç diyelim madem. Sorularımız arasında klişe ama hâlâ merak edilen sorular da var.

Aziz Mahmud Öncel'e sorduk:

Şiir yazmaya ne zaman başladınız? Klasik şair sorusu olarak algılamayın lütfen bunu. Bir an var mı mesela? Birgün İsmet Özel'in “Yıkılma Sakın” şiirini okurken bir ışık yanar ilham gelir ve “Evet!” dersin alırsın ilk şiirini yazarsın? Var mı böyle bir başlangıç anı?

Şiire ortaokulda başladım. Orhan Veli’nin bir şiirinden bahsediyordu öğretmen. “Bu ne ya!” dedim. Sonrasında Necip Fazıl’ın bir şiiri sızdı ruhumdan içeri. İki şiir arasında düşündüm durdum. Düşündükçe mısralar aktı kâğıtlara. Kimseye göstermedim. Kimseye şiirden bahsetmedim. Yıllar sonra ortaokul kitaplarım arasında iki şiir buldum. Arkadaşlarıma yazmışım. Ve üniversite yıllarımdı bir şair ağabeyimle paylaştım bir şiirimi. O uzun süreç acılı ve yalnız bir dönemdi. Ve o ilk iki şiir Orhan Veli ile Necip Fazıl arasındaki gerilimli düşüncelerimden neşet etmişti.

Çevreniz sizin şair olduğunuzu biliyor mu? Mesela az çok edebiyat ortamında tanındığınızı falan... Belki anne, baba, eş biliyordur ama diğer akrabalar, okul-iş çevresi mesela nasıl tepki veriyorlar, önemsiyorlar mı? Yoksa en son bildiği şair olan Mehmet Akif veya Nazım Hikmet'ten dizeler okuyup sana nasihat mi ediyor,"Bu da şiir mi?" babında?

Çevrem biliyor. Dayım bir artı... Sevdiğim kız büyük bir artı... Annem, babam okurlar, anlamaya çalışırlar; onlar en iyi Kuran okur. Hayranım Kuran okumalarına.  

Bazıları numara yapıyor, “Aaaaa ne güzel!” diyorlar. Ama belli gözlerinden “Ne saçma şeyler bu şiir mi!” diyorlar içlerinden. Kimi bu adam, ne dese biz anlamayız diyor. Konuşunca edebiyat yapıyor gibi bakıyorlar, kitap okuduğumu görünce bir yerlerde, gözlerini kısıp bakıyorlar. Eğilip kitaba da bakıyorlar. Hiç duyulmamış kitaplar olduklarını görünce evlerine gidip, odalarına geçip “Yeni Ay” kabilinden “best seller” harikuladelerini okuyorlar. Bana soruyorlar “Ben şunu okuyorum” sen okudun mu diye, bu sefer gözlerimi kısıp ben duymadım o kitabı diyorum. Mutlu oluyorlar. Bazıları bunu hak ediyor belki.

Bu soru biraz klişe evet itiraf edeyim ama insanların en merak ettiği soru bu! Şairler de itiraf edemiyor ama bu soruya onlar da cevap vermeyi seviyor: Nasıl yazıyorsunuz? İlhama inanıyor musunuz mesela? Şaire göre acayip değişiyor bu. Cahit Zarifoğlu inanmıyor mesela ilhama, her oturduğunda kâğıdın başına bir şeyler yazabiliyor. Sizin yazmak için bir takıntınız var mı? Süt içmeden asla yazamam, illaki Mozart dinlemem lazım ya da şu şairden bir kuple okumalıyım ki bir şeyler yazayım... Yoksa birden durup dururken vahiye benzer birşey mi geliyor sizi yazmaya iten?  

Balık olmak Zarifoğlu’na yakışıyor. Adam ilhamın içinde yaşamış. Ben de uzun süre öyleydim. Baktım Zarifoğlu’nu taklit ediyorum anında terk ettim. Ve şu oldu sonra: Ben her temiz yaşadığımda ilham bir sarıyor bir sarıyor ki beni sormayın. Ama bu anlarda yazamıyorum her nedense. Birike birike pisliğin içinde beni sıkıştırıyor ilham. İnsanların pisliği çok ağır geliyor derken birkaç kelime köpük köpük…

Bir yanım sanki ilhamı kutsuyor. Ansızın gelen ilhamlarda ben’i ortadan kaldırmakta zorlanıyorum. Yazıp atıyorum bir kenara; günler, haftalar, aylar sonra ancak tekrar dönüp bakıyorum. Ekleme yapıyorum kimine, kimini siliyorum/atıyorum, kimini, kimini de öylece yayınlamaya karar veriyorum.

Sadece yalnızken yazmayı seviyorum artık. Eskiden her şekilde yazardım. Ama artık tahammülsüzüm.

Sizce Word'de şiir yazılır mı? Yoksa bilgisayar şiiri öldürür mü? Şiir hala kalem ve kâğıt kullanarak mı yazılmalıdır?

Word’de de şiir yazılır, sarı  saman kağıtlara da. Not defteri cepte, çantada gezdirilir; kelimeler yazılır, cümleler kurulur. Terkipler ardı ardına gelir. Bir word sayfası da bunu yapar. Ezberleyerek de aynısı yapılır.  Şiirin yazılma sürecinde aklımda kalmasına tahammül edemiyorum. Yazıp bir çıbanı patlatmak istiyorum. Word de yapıyor bunu, herhangi bir kâğıt da… Yine de tamamını Word’de yazdığım tek şiir “Siyanür Mevkii” şiiriydi.

Enes Malikoğlu sordu

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Enes Malikoğlu
09-12-10
E mail: dünyabizim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ŞİİR BİTMEYECEK ABİLER!
Online Kişi: 20
Bu Gün: 48 || Bu Ay: 5.565 || Toplam Ziyaretçi: 1.752.528 || Toplam Tıklanma: 43.897.401