HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 806
Yazar: Ali Osman Aydýn
Mahmut Ustaosmanoðlu Hocaefendi'nin Ýslâmî kýyafet ýsrarýnýn mânâsý

SOYUNUYORUM ÖYLEYSE VARIM!Kemalizm’e Dînî Sicil Uydurmak

Mahmud Ustaosmanolu Hocaefendi Hakkn Rahmetine kavutu. Cenab Allah vadettii cennetlerine kabul buyursun, rahmetiyle muamele etsin inallah.

Alimin ölümü, alemin ölümü gibidir. Türkiye gibi slam’n bütün müesseselerinin ykld, sembollerinin gömülmeye çalld, çoraklatrlm bir ülkede bu söz daha büyük anlamlara sahip.

Tek Parti iktidarnn zifiri karanl ülkede her yeri kapladnda, Efendi Hazretleri ve benzeri mutasavvf önderleri gece karanlndaki kutup yldzlar gibi, el yordamyla yolunu bulmaya çalan kalabalklara yol gösterdiler.

Kemalizm’in tiksindii, aalad, kabuslarnda gördüü sark, cübbe ve alvar kyafet olarak benimsemilerdi. Batl olmayan hiçbir kisveye tahammül göstermeyen bir ülkede, rejimin dizayn etmeye çalt türde müslümanlar olmadklarn vurgulamann, “sizden deiliz” demenin yollarndan biriydi bu kyafetleri giyinmek.

Kemalizm’in fikirsiz, ilimsiz, amelsiz, aksz, ahlaksz, hakikatsiz, samimiyetsiz, geleneksiz, köle ruhlu, kumanda edilebilir müslümanlar üretmek için 100 yldr hnçla ilettii tezgah bozdular Mahmud Efendi gibi alimler.

Bunu, tek kötü söz söylemeden, tek bir menfi harekete geçit vermeden, tek bir burnun kanamasna izin vermeden, hiçbir güce eilmeden; ilimle, sükunetle, sabrla, istikametle, takvayla yaptlar. Derecesi ali, makam cennet olsun nallah.

Kemalizm ve Diyanet

Kemalistler, özellikle de Soner Yalçn gibi onlarn sözcüsü olanlar diyorlar ki: “Cumhuriyeti kuranlar dine ve dindarlara çok hürmetkar olduklar için hemen Diyaneti kurdular, ki ülkemizin her yannda insanlar dinlerini en iyi ekilde örenebilsinler! Bugün, o dönemle ilgili söylenenler kara propagandadr…”

Bu görü doru mu deil mi? Önce Diyanet’in kurulu amacna bakalm.

Bununla ilgili smail Kara’nn “Cumhuriyet Türkiyesi’nde Bir Mesele Olarak slam -1” adl kitabndan bir alnt yapacam:

Anayasa Mahkemesi, bir bavuru üzerine Diyanetin pozisyonu ile ilgili resmi görü beyan ediyor. Tarih, 15 Haziran 1972. Görü özetle öyle:

"Diyanet leri Bakanl, dini bir tekilat deil, Anayasann 154’ üncü maddesinde saptand üzere genel idare içinde yer alm idari bir tekilat durumundadr. (...) Diyanet leri Bakanl'nn Anayasada yer almas (...) Dinin devletçe denetiminin yürütülmesi, dini taassubun önlenmesi ve dinin toplum için manevi bir disiplin olmasnn salanmas ve böylece Türk milletinin çada uygarlk seviyesine erimesi gibi nedenlere dayanmaktadr.”

u ifadelere dikkatinizi çekmek istiyorum:

“Dini tekilat deil, idari tekilat”

“Dinin devletçe denetiminin yürütülmesi”

“Dinin toplum için manevi bir disiplin olmasnn salanmas”

smail Kara’nn bu metin ile ilgili yorumu ise son derece çarpc. “Diyanet Müslümanlarn din ilerine bakmaktan çok "devletin din ilerine bakan", devletin felsefi ve siyasî temayülleri dorultusunda dinî yorumlar yapan, halkn din anlayn, dini yaama biçimini dönütürmeyi amaçlayan bir kurum olagelmitir.”

Demek ki Diyanet Soner Yalçn ve benzeri Kemalistlerin söyledi gibi müslümanlarn ihtiyaçlar öncelenerek kurulmu bir yap deil. Kemalist rejimin seküler uygulamalarn “merulatrmak” ve müslümanlarn olas itirazlarn önlemek için tasarlanm bir yap. Bugün bu yap deiiyor…

Zaten Ali Fuat Cebesoy’da yazd hatratnda, “Hükümet Diyanet İşleri Genel Müdürlüğünün idaresi altnda din işle­rini elinde tutuyordu.” der.

Peki Diyanet kendisine verilen bu vazifeyi yapm ya da yapabilmi mi? Bunu anlamak için de 1947’ye gidelim...

1947 CHP Kongresi

CHP 1947 senesinde bir kongre yapar. Bu kongre siyasi tarihimiz için çok önemlidir. CHP burada, çeyrek yüzyllk iktidarnn özeletirisini yapmak durumunda kalr. Halka yabanc politikalar çökmütür çünkü. Sonuç hüsrandr. Halktan kopulmutur. Halk akn akn Demokrat Parti saflarna katlmaktadr. Tek Parti despotluunun sonu gelmitir. te o kongrede Tek Parti dönemindeki dini hayatla ilgili de can alc eyler konuulur. Kayseri delegesi ükrü Nayman’n kongredeki sözleri öyledir:

“Bugün Babakanla bal iki müessesemiz vardr. (...) Bunlardan biri, vakflar idaresi, dieri Diyanet leri Reislii’dir. Fakat Diyanet leri Reislii’nin vücudu ile ademi müsavidir. (varl ile yokluu ayndr) Vakflar idaresi, dinî müesseselere bakmaz ve yaatamaz durumdadr. (...) mamlar ve hatipler aç ve sefil bir hâldedir. ” Bütün bunlar, bazlarnn zannettii gibi, Diyanet leri [Bakanl]’nn iktidarszlndan ileri gelmiyor. Salâhiyet vermediimizden, para vermediimizden oluyor. “

u tespitlere dikkatinizi çekmek istiyorum:

“ mamlar ve hatipler aç ve sefil bir hâldedir.”

“Diyanet leri Reislii’nin varl ile yokluu birdir”

Giriteki Anayasa mahkemesi kararnda imamlarn memur olduklar söyleniyordu. Burada aç olduklar ifade ediliyor… Bu durumun açklamas u: 15 Aralk 1927’de Dantay kararyla imamlar memur kabul edilmemilerdi. Bu durum bildiim kadaryla 1965 ylna kadar devam etti. 65’te tekrar devlet memuru statüsü kazandlar. Sözü edilen dönemde imamlarn sabit gelirleri yoktu. Köylerde dini görev dnda berberlik ve rgatlk da dahil baka eyler yaparak ancak geçinebiliyorlard. Kemalizmin imamlara layk gördüü hayat standard bu kadarla snrl deildi elbette. Bir de hiçbir saygnlklarnn olmamas, rejimin her artta onlar aalayan, küçümseyen, yok sayan yaklam kt kanaat geçimlerine elik ediyordu…

Hangi slam, Hangi Taassup?

Yine 1947 CHP kongresinden CHP Milletvekili Sinan Tekeliolu: “slâm dinine mensup olan cemaatin bana ‘Diyanet leri Reisi’ diye birisi” oturtulmutu. “Fakat kollar bal olarak braklmt.”

O kongrede Çorum Delegesi Abdülkadir Güney çok süpriz bir ey de teklif ediyor partililere: “lk mekteplere din dersleri ve üniversitelerde de ilâhiyat fakültesi açlmasn teklif ediyorum.” Tabii bu teklifi dini bir amaçla deil, iktidarn ellerinden kaydn gördükleri için yapyorlar.

Çünkü ilahiyat Fakülteleri 1933’den beri kapalyd. 59’da açlan slam Enstitüsü hariç, lahiyat Fakültelerinin tekrar açlmas ancak 1971’de mümkün olabildi. lk mam Hatip Kurslar’da 1949’da açlacaktr…

Peki din eitimi neden yasakland? Ali Fuat Cebesoy “Bilinmeyen Hatralar” adl kitapta bu durumu öyle izah ediyor: “Atatürk kasten unutturmak istedi eski cehale­ti ve taassubu.(Taassuptan ne kastettiini aada izah edeceiz) Onun için ben bu taassup ve cehaletten temizleyeyim ondan sonra yeni İslamiyet’in esaslarna doğru çalşalm (...) Çünkü Atatürk'ün bütün emeli bu milleti tassup ve cehilden kurtarmak. Bu da dinden ge­liyordu. Öyle bir hale gelmiş ki din getiriyordu bu cehaleti ve taassubu. Onun için gerek Osmanl tarihini gerekse İslamiyet müesselerini ihmal etmeyi göze ald…”

Açk bir ekilde anlalaca üzere bu ülkenin insanlar kastl bir ekilde, bir politika gerei dini eitimden mahrum braklm. Bu yüzden, Soner Yalçn gibilerin bugün oluturmaya çaltklar “dine saygl Kemalizm” anlatsnn tarihsel gerçeklerle hiçbir alakas yoktur.

Bu arada din konusunda o kadar bilgisiz ki Ali Fuat Paa, “mayo giymeye, domuz yemeye, arap içmeye haram” denilmesini “taassup” kabul ettiini söylüyor hatralarnda. Bunlarn “kitapta” yazmadn, Hz. Peygamber tarafndan söylenmediini, hocalar tarafndan uydurulduunu söylüyor. “Taassuptan uzak bir islam” derken seküler yaam tarzlarn onaylayan bir “slam” kastediyor, Cumhuriyeti kuran kadrolar… Din konusundaki bu bilgisizlikle bir de dini dizayn etmeye çalyorlar! Tpk bugünün Kemalistleri gibi…

te merhum Mahmud Efendi gibi büyük misyon insanlar, böyle bir tarihsel arkaplan içinde, böyle bir dümana, bu kadar yok saymaya ve yok etmeye ramen hizmetlerini sürdürdüler…Durular, misyonlar bu nedenle çok önemli…

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ali Osman Aydýn
24-06-22
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
Mahmut Ustaosmanoðlu Hocaefendi'nin Ýslâmî kýyafet ýsrarýnýn mânâsý
Online Kii: 24
Bu Gn: 755 || Bu Ay: 5.847 || Toplam Ziyareti: 2.928.974 || Toplam Tklanma: 58.615.639