
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 440 |
Çamzn yaayan en büyük tarihçilerinden biri, belki de birincisi William McNeill, Külliyat yaynlarndan çkardmz Avrupa Tarihinin Oluumu balkl önemli kitabna, ezber bozucu bir tartmayla giri yapar.
Avrupa tarihi özgürlükler tarihi olarak yazlr hep, der McNeill ve bunun büyük bir mit / “masal” olduunu söyler, Avrupa tarihinin “imtiyazlar / ayrcalklar tarihi” olduunu hatrlatr. McNeill’in, izinden gittii Fernand Braudel de ayn fikri temellendirmeye çalmt ondan yllar önce…
Özgürleme’den öncelikle liberalizmi kasteder McNeill ama daha derinlemesine bakldnda sekülerizm sorunu olduunu görürüz bunun. Hem liberalizm sorunu hem de sekülerizm sorunu insann özgürlüü sorunudur aslnda.
nsann özgürlüü sorunu, iki otoriteden kurtulma ya da bamszlama meselesidir: Birincisi, hristiyan kilisesinin otoritesinden / tasallutundan kurtulma; ikincisi de insann akl kutsamasnn eseri olarak insan araçlarn esiri derekesine düürecek bilim kilisesinin seküler otoritesinden / tasallutundan, insan araçlarn kölesi klan kapanndan kurtulma sorunu.
Modernite, özgürlük retorii olarak kuruldu ama kendi dndakilerin özgürlüklerinin, kendi olma, kendi olarak kalma haklarnn yok edildii saldrgan bir tecrübe üretti yerküre üzerinde. Bu mesele, ayr bir yaznn konusu.
Modernitenin özgürlük vaadi, retorikten ibaret kald. Felsefî derinlikten de yoksundu çünkü. Moderniteyi kuran bütün yap talarn döeyen Kant’n temel sorununun özgürlük sorunu olmas bundan kaynaklanyordu.
slâm medeniyeti kuatlacak, durdurulacak ve Avrupa kurulacakt: slâm medeniyetinin dünya hayatn inkâr etmeyen dinamizminden beslenen Protestanlkla dolaysyla kilise gücünün nihâî olarak devre-d braklmas ve dünyevî / beerî gücün devreye girdirilmesi, yegâne otorite, hegemonya ve merûiyet kayna katna yükseltilmesiyle slâm medeniyeti durdurulabilir, Avrupa’y, ancak dini hayattan uzaklatran ve dünyay, dünyevî gücü kutsayan Protestanlk kurabilirdi.
Kant, büyük adamd. Eflatun’dan sonraki ilk büyük filozof olarak kendisini görüyordu. Tartlabilecek ilginç bir konuydu bu. Ama tartlmayacak konu uydu: Kant, son Eflatuncu’ydu: nsann kiliseden özgürlemesi, Tanr’dan özgürlemesi, gerçek anlamda özgürlemesini mi getirecekti yoksa özgür iradesini, geçici güçlere ve aygtlara kaptrmasyla, dolaysyla özgürlüünü kaybetmesiyle mi sonuçlanacakt?
Kant’n zihnini megul eden büyük soru/n buydu.
Kant, nihâî bir çk yolu sunmad. Uçlar birletirmekle yetindi: ngiliz ampirizmi ve Fransz rasyonalizminin arlklarn törpüleyerek bir sentez koydu ortaya: lk bakta iyi çatlm gibi duran ama çatrdanda çok büyük ykma yol açacak bir zihin mimarisi, yap/lanma/s.
Dualizm felsefesi, ruh-beden dualizmi hangi taraf ar basarsa bassn, sonuçta, çkmaz sokan eiine sürüklüyordu insan. Dualizm almalyd. Ortaçalarda “ruh” yani kilise kutsand; ama kilise dondurdu zihni.
Bu kez beden / nicelik / araç kutsanma tehlikesiyle kar karya kalabilirdi. Dün Hristiyanlk kilisesinin yerini alan özgürlük kayb sorunu, artk, akl kilisesi, bilim kilisesi, teknoloji kilisesi tarafndan yaatlabilirdi bütün insanla.
Kant bütün bu ontolojik sorunlar görebilen ama Avrupa’y geçici olarak da olsa kuracak ve ayaa kaldrarak “kurtaracak” felsefî çk yolunu bulabilen veya önerebilen tek kiiydi: Ykc dualizm almalyd.
Sentez önerdi Kant. Ama “yapay” bir sentezdi önerdii: Hristiyan kilisesinin insann özgür iradesinin önüne set çekmesini önlemek için akln önünü açt; ama akln arlklarnn dünyay cehenneme çevirmesinin önüne geçmek için de akln arlklarn dizginleyecek iki yol sundu: Dinden bir ekilde kopmu seküler bir ahlâk ama görünüte dinde köklenen “yüce” bir estetik.
Önce kilisenin gücünü aklla kran Kant, sonra akln arlklarnn önünü ahlâk ve estetik önerisiyle kesmeye, dizginlemeye çalt.
Biz “kendinde eyleri” yani numen’leri, insan aan metafizik gerçekleri anlayamayz, biz “kendine göre eyleri” yani duyulur ve akledilir fenomenleri anlayabilir ve kontrol edebiliriz, dedi.
Böylelikle modern Avrupa’y kurdu ama bütün insanl büyük bir ontolojik felâketin, yok olu sürecinin eiine frlatan pimi de kurup kenara çekilmi oldu.
te o pim, baka bir Alman tarafndan patlatld: Nietzsche, tanr fikrini, hakikat fikrini yok ederek insanl ontolojik yok olu felaketinin eiine sürükleyen nihilizmin ve tekno-paganizmin dölyata modernliin ipini çekti, patlatt “balonu”.
Modernlik dediimiz ey, sekülerlemedir, dinin hayattan çekilmesi. Dünyevî olann dinselletirilme süreci ise postmodernlik.
Avrupa tarihini özgürlükler tarihi deil, aksine insann hakîkî anlamda özgürlüünü yitirme tarihi olarak okumaktan yanaym: Modern Avrupal insan, Hristiyan kilisesinin tasallutundan kurtulaym, özgürleeyim derken, bilim kilisesinin kapanna kstrd özgürlüünü.
Sadece bilim teknolojiklerinin deil, duygu teknolojilerinin hz, haz ve ayart tanrlarnn kölesi olup çkt insan.
Hakikatin izini sürme kaygsyla deil, yeryüzünde hâkimiyet kurma kaygsyla yol alan, o yüzden de insan tanyamayan bir uygarln insan varklabilmesinden, insana özgürlüünü armaan edebilmesinden söz etmek abesle itigal etmek deil de nedir?
Araçlara, dünyaya sahip oldu modern insan ama özgürlüünü araçlara kaptrd, araçlarn insana sahip olmasnn önüne geçemedi. nsan önce kaba güç teknolojilerinin, sonra da yumuak duygu ve ben teknolojilerinin kölesi olup çkt; bunu da özgürlemek sand!
nsan yanld.
imdi bize insana yanldn gösterecek ve hakikatin izini sürmesini salayacak esasl, diriltici, diriltip kendine getirecek uzun soluklu bir yolculuk gerek… Bilme / ilim, bulma / irfan ve olma / hikmet yolculuklar…
Vesselâm.
Yazar: Yusuf Kaplan |
12-08-22 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||