
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 536 |
Devlet yalan m olurmu diye aklnza bir soru taklmasn! Devlet memuru gibi devlet yalan da olur. Fakat devlet yalan denilen ey maaa balanarak istihdam edilmi bir çalan deildir!
Bunu gözden rak tutmamak lazm. Yoksa karkla sebep olabilir! Bu arada hemen unu da belirtmeden geçmeyelim: Devlet yalan mefhumu bize ait bir adlandrma deil, adlandrma Türkiye’nin entel camiasnda ciddi bir taraftar kitlesi de olan Fransz felsefeci Derrida’ya ait. Türkçede de yaymlanan “stanbul Mektubu” olarak bilinen mektubunda kullanyor bu ifadeyi Derrida. “Devlet her yalan söylediinde, evrensel akl ve genel iradeyi deil, snrl bir çkar grubunu temsil ediyor, bir sosyal gruba kar dierini savunuyor demektir.” eklinde bir belirleme de yapyor Derrida ve devamnda “Modern politikada yalan, tarihi yaam olanlarn gözünün içine bakarak tarihi yeniden yazmaktr. Kurgu artk gerçeklikle iliki kurmuyor, gerçekliin yerini alyor. Yeni çareler bulmak, yeni tepkiler gelitirmek zorundayz” tespitini de yapyor.
Derrida’nn devlet yalan ifadesi ile Türkçenin Cenaze Töreni’nin ne alakas var diye de bir soru gelmesin aklnza! Çünkü Derrida devlet yalan mefhumunu tam da Türkçe ile ilgili olarak kullanyor! stanbul Mektubu olarak bilinen Derrida’nn mektubu daha önce 2006 ylnda Cogito dergisinde tercüme edilerek yaymlanmt. Türkçe hassasiyetimi bilenler bu mektuptan yaptm alntlarda yazma almaya tenezzül bile etmeyeceim kelimeleri kullandma hayret etmesinler! Mektubu Türkçeye tercüme eden bu kelimeleri kullanarak tercüme etmi ne yazk ki!
Haberdar olanlar D. Mehmet Doan’n Eylül ay içinde Türkçenin Cenaze Töreni ismiyle yeni bir telif kitapla okur karsna çktn hatrlayacaklardr. Bu arada cenaze töreni ifadesini Doan’a yaktramadm da ifade etmek zorundaym. Ortadaki cenazenin Türkçe olduunu söyleyen Doan’n tören kelimesine itibar etmeyeceini sanyordum, eer latife yapmyorsa, kinaye yapmyorsa! Neyse meselemiz bu deil. te Derrida’nn stanbul Mektubu olarak bilinen mektubu Doan’n kitabnda tekrar karma çkt. D. Mehmet Doan Derruda’nn bu mektubundan epey uzun alntlar yapm. Türkçenin bir cenaze hâline gelmesinin balangç noktas olarak görebileceimiz elifbadan alfabeye geçile ilgili Derrida’nn hayretini ifade ettii bölümlerini neredeyse tümüyle alm kitabna. yi de yapm. Çünkü dikkat çekilince baz ifadelerin ne kadar ar olduunu, dardan bakan birinin aklnn havsalasnn almadn bariz biçimde tebarüz ettirdii cümleleri görmek baz meseleleri daha sarih görmemizi temin ediyor.
D. Mehmet Doan’ bilenler bilir Türkiye Yazarlar Birlii’nin kurucu bakandr, imdi ise eref bakan. Türkçeyi kendine dert edinmi eli kalem tutanlardan biridir. Her basksnda hacmi biraz daha genileyen Büyük Türkçe Sözlük için 40 yl akn bir süredir çalmas her türlü takdirin üzerinde olmasna ramen, yarm düzinenin üzerinde lisan anlamnda dil ile alakal kitabn üzerinde imzas var: Batllama haneti, Dil Kültür Yabanclama, Bir Lügat Bulamadm, Yüzyln Soykrm, Devlet Sözlük Yazar m?, Kelimelerin Seyir Defteri, Söz Okyanusunda Yolculuk. Bu kitaplarna imdi bir de Türkçenin Cenaze Töreni ilave edildi. Geçtiimiz Eylül aynda okur karsna çkan kitap üç asl bir de ilave bölümden oluuyor: Kitabn birinci bölümünün bal Osmanlcann Türkçesi ismini tarken, ikinci bölüm Türkçenin Cenaze Töreni: 1. Türk Dil Kurultay ismini tayor. Üçüncü bölüm ise Türkçe Bitti: Dilimiz Türksel balyla okur karsnda. lave bölümde ise 1. Türk Dil Kurultay hakknda gazetelerde yer alan haberlerden oluuyor. Doan, aktard haberlerde Cumhuriyet gazetesinde yaymlanan haberleri tercih etmi. yi de yapm. Toplam 60 sayfa tutuyor bu haberler. Haberlerde Oktay Rfat’n babas Samih Rfat’n Hüseyin Cahit Yalçn’ nasl tehdit ettiini de okuyorsunuz, Hasan Âli Yücel’in, Eitim Bakan Reit Galip’in Köprülüzade Fuat’n da Yalçn’a had bildirmesini de okuyorsunuz. Hüseyin Cahit Yalçn’n tehdit edilmesinin sebebi ise malum: Lisan zorlamayla deitirilmez, kendi tabii seyri içinde deiir görüünü Kurultayda dile getirmesi. Söz konusu tehdit ve had bildirmelerin yukardan verilen bir talimatla yapld iddia edilir, ama Cumhuriyet gazetesinin haberlerinde bu talimata iaret ya yoktu ya da ben atladm, görmedim!
“Dil kayb kimlik kaybdr, deer kaybdr; insanlk kaybdr” temel yaklamna sahip olarak tanyoruz Doan’. Dile hâkim olan mülke de hâkim olur diyelim kestirmeden. Doan kitabn önsözünde “20. yüzylda alfabe deitirmekten balyarak dilin istikrarsz bir alan haline getirilmesi, siyaset konusu yaplarak ‘devrim’e zorlanmasnn sonuçlarn imdi daha iddetli ekilde hissediyoruz. Türkçe üzerindeki tereddütlerimiz, deiken uygulamalarmz bugünkü ar hasar meydana getirmitir. Türkçe, 21. yüzyln banda 20. yüzyln banda sahip olduu özgüvene sahip deildir. Kaybedileni azmsamamak lâzmdr. Dil daralmtr, fakirlemitir; daralma, fakirleme yabanc dillerden takviye alnmasn olaanlatrmakta, bazen zaruriletirmektedir. Dile dayal sanatlar da ayn durumla kar karyadr. çinde bulunduu durum, dilimizin kaidelerine uyma konusundaki hassasiyeti de zayflatmtr” (D. Mehmet Doan’n yazma tarzn koruduk) tespitini yaparak cumhuriyet iradesinin 3 adm attn ve bu admlardan üçüncüsünün dil farkn ortadan kaldrmak olduuna dikkat çekiyor. kinci adm olan rkî farkll ortadan kaldrma ile birinci adm olan dinî farkll ortadan kaldrma admlarnn hepsinin birden yeni bir ulus ina etme ameliyesi olduuna özellikle vurgu yaplsayd diye temenni etmekten kendimi alamadm açkças. Cumhuriyet iradesinin yapt en önemli i budur çünkü: Yeni bir ulus ina etme. Yeni ulus ina edilemedii, bu topraklarda yaayanlar milleti unutmad, ama millet olmann hafzasna da eriemedii, eritiinde ise bu hafzay oluturan eserleri okuyamad için neredeyse ucube bir varlk diyebileceimiz bir yapya dönütüünü de hatrda tutmakta fayda var. Yoksa bu kadar fakirlemez, hasar bu kadar ar olmazd. Mesela trnak içinde “slâmc” bir büyük, çooook büyük ve çooook zengin bir yaynevi bir dizisinin ismini Ex Libris koymaya cesaret edemezdi (siz bunu tenezzül etmezdi olarak okuyun lütfen), bu dizide yaymlad kitaplarda “yararsal, dengelemlerinde, dousal, tanrbilimsel, aknsal” gibi kelimeler kullanamazd!
Türkçenin Cenaze Töreni kitabnn her bölümü için sayfalarca yazlabilir, ilave bölümü için ise muhalled bir makale kaleme alnabilir. Bu ise bir kitap tantm yazsnn snrlar ile yaplmas mümkün olmayan bir i. Onun için biz yaznn balna aldmz devlet yalan ve bu mefhumu alfabe deiimi karsnda içine dütüü hayreti dile getiren Derrida’nn stanbul Mektubu’ndan baz alntlar yaparak Doan’n kitabnn neye tekabül ettiini belirtmekle yetinelim. Cebir ile yaplan harf deiimi üzerine Derrida mektubunda muhatabna “Bizde böyle bir ey olduunu düün: Cumhurbakan, yarndan itibaren yeni bir yaz sistemi kullanmamz gerektiine karar versin. Üstelik dili deitirmeksizin!” cümlesini kuruyor ve bunu haf darbesi olarak adlandryor. “Türklerin, hatta onu kült haline getirenlerin bile, onu sevdiinden çok emin deilim. Yazyla ilgili bu hikâye yüzünden ondan hâlâ nefret etmiyorlar m (görebildiim en derin yara bu, öyle ya da böyle herkesin kaderine mühürlenmi bir kötülük figürü)” cümlesini kuruyor hayretle. Nefret edilmemesini artc bulan Derrida kendi kanaatini ise öyle bir cümleyle dile getiriyor: “kanmca, Türkler ona sayg duyarken, onu anp yaatrken bir yandan da ona beddua ediyorlar. Üstelik sadece Müslümanlar da deil!” Mektup Türkçeye 2006 ylnda tercüme edilmi olsa da 28 ubat sürecinin bir heyula gibi Türkiye’nin üzerine çöktüü Mays 1997’de yazlm. Derrida hem Boaziçi Üniversitesi’nde hem de de Fransz Kültür Merkezi’nde konuma da yapyor üstelik. Devlet yalan ifadesini de zaten bu konumalarnda kullanyor. Hayretinin dozunu biraz daha artrarak Derrida unlar da söylüyor: “Bu yüzden, Türkiye’de bir harf katliam olduunu tahayyül ettiim, geri dönüü olmayan bir yolculuk olduunu düündüüm eyi üstlenmeye ve yanma almaya, sanki içimdeymi gibi onu kavramaya ve yeniden yaamaya çalyorum. Her zaman olduu gibi burada da ‘halk’la ve de bu harf deiikliinin ruh göçünü önceden tasarlam olan, böyle bir karar verebilen ve uygulamay baaran ‘birey’le özdelemeye çalyorum. Her an onlar düünüyorum, ama sanki bir rüya görüyormuum gibi.” Ve bir alnt daha:
“Bu iin yüzlerce cilt ve yeni bir dilin icadn kesinlikle gerektirmesi karsnda ezilmekteyim. O halde, düpedüz sapknlktan, câhil önyarglarm dorulamak için kendimi sadece bir açklamayla, politik bir ‘metonomi’yle snrlandracam: (…) Modern kültüre geçi bahanesiyle insanlar, bir günde, yüzyllarn hafzasn okuyamaz, hâle geldiler, cahil klndlar. te bu, kiinin ülkesini kim bilir hangi serüven arayna terk etmesinin korkunç yolu, bunu yapmann en canavarca ama belki de tek yolu, bellek yitimidir! (…) Üstelik krbaç zoruyla ve çan diktatörlüü altnda, keyfi gibi görünen bir disiplinin basks altnda, yine de yaptklar için dünyadaki en iyi gerekçeleri her zaman sralayabilen bir bask altnda. Bir eyin olmas için, dönüü olmayan bir çkn (sortie) gerçeklemesi için zorunlu ve kötücül bir koul, bir makineleme deil mi bu? Kim bilir?” Ve son bir alnt: “Tarih mutlak yalana dönümütür… Yalann bu mutlakl, olgularn modern kitlesel propaganda teknikleriyle tahrif edilmesinden kaynaklanr.”
Türkçenin Cenaze Töreni kitabn sadece Derrida ve 1. Türk Dil Kurultay ile ilgili 60 sayfalk haberler için bile okuyabilir, tetkik edebilirsiniz. D. Mehmet Doan Türkçeyle alakal büyük bir hizmetin altna imzasn atm. Kitap Yazar Yaynlar tarafndan okur karsna çkarlm bir eser.
Peki Derrida’nn Boaziçi Üniversitesi ve Fransz Kültür Merkezi’nde yapt konumalara olumlu olumsuz tepkiler olmu mu diye aklnza bir soru gelebilir. Gelmesin efendim! Hiçbir tepki yok. Ne 28 ubat’n bizim üzerimize bir heyula gibi çökmesinin zemin talarn döeyen kiiler savunma maksatl da olsa bir tepki göstermemiler. Bir çrpda iki parmaklarndan daha fazla ismi sayabileceiniz müfrit öz Türkçeciler bile ne harf katliam adlandrmasna ne tarih mutlak yalana dönümütür ifadelerine tepki göstermemiler. Harf darbesinin ve öz Türkçeciliin hep karsnda olmu yine trnak içinde “slâmclar” da bu konumalar görmezden gelmiler. Belki de haberdar bile olmadlar. Fakat artk D. Mehmet Doan tarafndan haberdar edildiniz. Hafza kaybna m sahip çkacaksnz, yoksa buradan hareketle bir eyler gelitirebilecek misiniz, göreceiz.
Yazar: Ali Sali |
15-08-22 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||