HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 505
Yazar: Süleyman Seyfi Öðün
Hazin bir aþk hikayesi yahut dýþ politikada neden çark ettik?

Hazin bir ak hikayesi yahut d politikada neden çark ettik?Hazin bir ak hikâyesi

Türkiye Cumhûriyeti’nin d siyâset rotas hzla deiiyor. Gelimeler önümüze hayli dramatik bir tablo çkaryor. Bunu sâdece d siyâset kulvar ile snrlandrmann dar görülü bir yorum olduu kanaâtindeyim. Yeni bir dünyâ kuruluyor. Mesele, Türkiye’nin bu dünyâ içindeki yerinin ne olacayla alâkal. Türkiye açsndan süreç, aama aama, topyekûn büyük bir iç ve d hesaplamay gerektirecek bir noktaya doru evriliyor.

Evvelâ tabloya bir bakalm.. Son iki asr, çöküe geçen Osmanl’dan Türkiye Cumhûriyeti’nin kurulu merhalesine doru bir Batllama târihini dourdu. Trenin istikâmeti belirlendi. Kültür târihi açsndan bakldnda, yaanan gerilim ve çatmalarn fazlaca bir derinlii olmad hemen anlalabilir. Bâz çevreler, mukadder olduu düünülen sürecin lml götürülmesini, geleneksel birikimlerle elenmesi gerektiini iddia ederken, bâz çevreler ise acul ve köktenci davranlmasn tercih ediyordu. Tebihten hareket edecek olursak, gâliba mesele trenin hzn ayarlamakla alâkalyd. Ilmllar- buna muhafazakârlar da diyebiliriz- menzile varmak için çok hzl gidilirse, eldeki birikimlerden olunacandan endieliydiler. Köktenciler ise, bu birikimlerin arlk meydana getirdiini, hz düüreceini, onlardan bir an evvel kurtulmak gerektiini düünüyorlard. Hiç kimsenin, trenin istikâmetini tartt yoktu. Bu da Türk düünce târihine has bir hafiflik olsa gerekir.

Neticede, bir devirde, bilhassa Türkiye Cumhûriyeti’nin kurulu süreçlerinde köktenci âcilcilik galebe çald. Youn tasfiyelerin ve kopularn yaand, bedeli hayli ar bir devreye girdik. Daha evvelki yazlarmda, çeitli vesilelerle üzerinde durduum bir Rumeli(ci)lik kanad ar bast. Ama 1950’lerden sonra, Anadolu(cu)luu arkasna alan lmllar iktidâra geldi. Son yarm asrdan fazla devâm eden, elyevm içinde olduumuz bir devamllk içinde Türk sa memleketi idâre etti. Bu da bize, öyle veyâ böyle bir demokratikleme tecrübesi kazandrd. Hipotetik olarak cumhûriyetin sâhibi olarak gösterilen, lâkin fiiliyatta dlanan cumhûr, cumhûriyet tecrübesi ile elendi. Temsil ve katlm temelindeki bu elenmenin, ne kadar tutarl olsa da bir hayli sorunlu olduu teslim edilmelidir. Buna iâret edip, baka bir yazda ele alnmay hak ettii için teferruatlarna girmeyeceim.

1950’ler ayn zamanda Souk Sava’n balad senelerdi. ktidâra gelen Muhafazakârlar için durum hayli avantajlyd. Kurucu, acilci köktencilerin dayatt modernleme kodlar büyük ölçüde Avrupa mahreçliydi. Dier taraftan Avrupa ile olan ilikilerin tecrübî târihi son derecede somut ve can actcyd. Muhafazakâr modernistlerin müteki olduklar, aslnda Rumeliciliin sürükledii, felsefî (zihnî) -kurumsal karlklar ve derinlikleri olan Avrupa tarz sert kodlara sâhip bir modernlemeydi. Türk muhafazakârl ve sacl, modernlemenin mühendislik taraflaryla barkt. Gelin görün ki, Avrupa gelenekleri, mühendislii ikincilletiriyor, evvelemirde, kurumsal zorlamalara dayal olarak zihniyet ve kültür meselelerini merkeze koyuyordu. Buna mukâbil Angloamerikan tarz bir modernleme, bunun tam da tersini ifâde ediyordu. Bir defâ orada kurumsal yaplar son derecede esnekti. Sistem, sivil inisyatiflere evveliyet tanyordu. Dahas, bu gelenekte mühendislik faaliyetler, Avrupa’ya has, sonu gelmez fikircilikleri sahann dna itiyordu. Frsat hemen deerlendirildi. Pratikte hiç bir somut karl ve derinlii olmayan, lâkin edebî söylemlerle iirilmi bir geçmi mistisizmi, artk kârllk güden yeni bir esnâflk ve ticâret anlay, modernlemeye açk yeni tasavvufî yorumlarla toplumsallaan pozitivist TÜ mühendislii ile el ele verdi. Türk sann ana sermâyeleriydi bunlar. NATO balar üzerinden tutkulu bir Amerika ak balad. Akn bir akt bu. Anadoluculuk kt’alar ve denizler ayordu. bunun ateleyici gücü olan antikomünist hissiyât , somut târihsel karl olan Moskof korkusunun yeniden üretimiydi.

Tuhaf olan yaanan akn tek tarafl olmasyd. NATO Türkiye’ye son derecede faydac bakyor, ondan askerî bir hizmet bekliyor; dahas sanayilemesini istemiyordu. Mühendislik beklentilerinin bir karl yoktu onlarda. Menderes’in ABD’de horlanmas, Demirel’in çâresiz kalmas ve ABD’den beklediklerini elde edememesi, Özal’n bire üç beklemesi, lâkin Dimyat’a giderken eldekinden olmas hep bu akn sukut-u hayâli, inkrâzyd. Ak böyle deil midir? Her sukut-u hayâl ak biraz daha büyütmez mi? undan eminim: Çârnâçar Rusya’nn kapsn çaldklar anda bile bu akn krkln yayorlar, onu tâzelemenin rüyâsn görüyorlard.

ktidâr kaybeden köktenci modernistler, vites deitirerek solculat. Rumelici Türk solu 1960’lardan itibâren, Avrupâî mevzisinde srar etti ve derin bir ABD kartl sergiledi. Evet, 1990’lardan itibâren, Yeni Sol temalar benimseyerek bu dümanl sona erdirdiler. Ama derinlerde bir yerde, hep Avrupac kaldlar. Son umutlar 1990’larda altn günlerini yaayan AB oldu. Türk sa da benzer olarak Avrupa kartln gevetti. Programna AB üyelii hedefini koydu. Ama o da, kendi derinliinde hep Amerikac kald. AB ile yaanan gerilimlerde sert bir performans göstermek Türk saclnn bu gevemeden duyduu rahatszln da vurumuydu.

Gelinen aamada, Rumelici Türk solunun AB beklentisi, Türk sann ise ABD beklentilerinin sonuna gelindi. Kapanan fasllar, PKK’ya verilen kararl destek, Dedeaaç silâhlanmas bu durumu berrak bir ekilde ortaya koyuyor. Dönüp dolap yeniden Rusya’nn kapsn çalyoruz.. Artk geri dönü yok. Dünyâ yeniden kuruluyor. Soru u: Hangi birikim ve hazrlkla bu dünyânn neresindeyiz?

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Süleyman Seyfi Öðün
22-08-22
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
Hazin bir aþk hikayesi yahut dýþ politikada neden çark ettik?
Online Kii: 29
Bu Gn: 740 || Bu Ay: 5.832 || Toplam Ziyareti: 2.928.946 || Toplam Tklanma: 58.614.946