
| Kategori : / PORTRELER | Okunma Says: 545 |
Bugün ule Yüksel enler’in vefatnn yl dönümü. Yunus’un “Bilmeyen ne bilsin bizi, bilenlere selam olsun” msrasndaki hikmeti anlayabilirsek, ule annemizi de anlamaya balayabiliriz.
1960 darbesinden sonra cuntaclarn ve hazrladklar anayasann, komünizmin önündeki bentleri ykmasyla ülkemiz büyük bir kaosun içine dümütü. Cumhuriyetin kuruluundan itibaren sürekli eziyet gören, dlanan, hakir görülen, inançlarn yaamas engellenen Müslüman halk bu dönemde de benzer skntlarla boutu. Cuntaclarla ibirlii halindeki komünist güruhlar hep birlikte inançlarmza, deerlerimize ve tarihimize saldrdlar.
Tüm bu saldrlara cevap verebilecek kalemlerin says bir elin parmaklarn geçmiyordu. Bu birkaç isim de mahkemelerle, cezaevi veya ölüm tehditleriyle susturulmaya çallyordu. Necip Fazl Ksakürek, Sezai Karakoç, Mehmet evket Eygi, Ali Fuat Bagil, Cemil Meriç ve Ahmet Kabakl bu isimlerden birkaçdr. O dönemde bayan olarak hiçbir isim bulunmuyordu. Ta ki ule Yüksel enler gelinceye kadar…
ule Hanm daha çok “Huzur Soka” isimli romanyla bilinir. Fakat milletimizin tarihindeki yeri bundan çok daha fazlasdr. ule Hanm her türlü zulmün, tehdidin zirvede olduu o yllarda korkusuzca ortaya atlarak Allah’n emrettii tesettür ayetlerini vaaz ederek kadnlarmzn aslna dönüünde büyük rol oynamtr.
Kadn olmasna ramen ülkenin bütün ehirlerini dolaarak yüzbinlerce kadnmza Allah’n ayetlerini anlatan ule annemiz, gittii her yerde büyük bir teveccühe mazhar olmutur. Gittii ehirlerde polislerce yolunun kesilmesine, savclarn tehditlerine, sabotajlara ve her türlü provokasyona ramen ule Yüksel enler sonuna kadar mücadelesini sürdürmütür.
17 Kasm 1967 tarihinde Ankara Dil Tarih Corafya Fakültesi’nde verdii konferans sonras tüm ehirlerde olduu gibi Ankara sokaklarnda da büyük bir deiimin göze çarpmasyla dönemin Cumhurbakan Cevdet Sunay’n gazabn üzerine çekmi, konferanstan alt ay sonra cumhurbakanna hitaben yazd yazdan dolay henüz birkaç aylk evliyken 13 ay 10 gün hapis cezasna çarptrlmtr. Hapse girdikten iki ay sonra ayn cumhurbakan tarafndan affedildi ancak ule Yüksel enler “Suçlunun suçsuzu affettii nerde görülmütür?” diyerek aff kabul etmedi ve cezasn Bursa Cezaevi’nde tamamlad. Dönemin artlarn ve kadn olmasn dikkate aldmzda enler’in bu cevab, benzeri olmayan bir durutur. Çünkü o yllarda siyasi nedenlerle hapse dümek demek ayn zamanda ikenceye uramak veya faili meçhule kurban gitmek demektir.
ule Yüksel enler’in hayatnn son 15 ylnda yaad salk sorunlar geçmiinde yaad bu youn tehdit, saldr ve cezaevi artlarnn bir sonucudur. ule annemiz ömrünü bu davaya bahetmi öncü bir isimdir. Cezaevinden çktktan sonra Türkiye'nin dört bir yann dolaarak konferanslar vermeyi sürdüren enler, Hür Söz, Yeni stiklal, Babalide Sabah gazetelerinde kadn sayfalar hazrlad. Bugün gazetesinde 1967-1971'de köe yazar olarak yer ald. Seher Vakti dergisinin bayazar oldu ve 1980'den sonra aralarnda Milli Gazete'nin de olduu gazetelerde yazd.
Kaleme ald sat rekorlar kran roman “Huzur Soka”, Yücel Çakmakl tarafndan “Birleen Yollar” ismiyle sinemaya uyarlandnda da gie rekorlar krd. Hem roman hem de film 1970’lerden bugüne bizim de dâhil olduumuz nesilleri derinden etkilemitir. Dönemin baat romanlar olan “Minyeli Abdullah” ile birlikte en fazla okunan roman “Huzur Soka” olmutur.
Saysz suç duyurusu, saysz mahkeme, saysz saldr ve hakaret, konferanslarna gerçekleen bomba tehditleri, protesto yürüyüleri, evinin kundaklanmas, ölüm listelerine alnmas hiç ama hiç biri onu yldrmad. Ancak tam bir imtihan haline gelen özel hayat, göüsledii zorluklar ve pek çok hastalkla inzivaya çekildii uzun yllarn ardndan yeniden toparlanma dönemi içine giren ule Yüksel enler 28 Austos 2019’da vefat etti. Bu ülke insan için yapp ettiklerinden dolay bir Cumhurbakan tarafndan cezaevine gönderilen ule Yüksel enler, yine bu ülke insan için yapp ettiklerinden dolay bir cumhurbakannn omuzlarnda son yolculuuna uurland.
imdilerde yaadmz özgürlüü kolay kazanmadmz yeni nesillerin bilmesi gerekiyor. Bu özgürlüe ulamak için bir asrdr mücadele veren isimleri unutmamamz ve hatralarna hürmet göstermemiz gerekiyor. Bunun için de örtülü kardelerimizin ödenen bedelleri göz önüne alarak tesettürü sadece bir modaym gibi alglamamalar lazm. Bu ülkede bir daha inancmza kement vurulmamas için, özgürlüümüzün kstlanmamas için geçmiimizi bilerek yolumuza devam etmemiz gerekiyor. Çünkü vefas olmayan insanlar vefa göremez.
Yazar: Yunus Emre Altuntaþ |
09-09-22 |
||
| E mail: dirilispostasi.com | Tweet | ||