
| Kategori : / MÜLÂKÂT | Okunma Says: 6573 |
Cihan Okuyucu ile Divan iirini, Mevlana’y ve eskimez deerlerimizi konutuk..
Hocam, radyo ve televizyonda Mesnevi Sohbetleri yapyorsunuz. Programa ilgi nasl? Murat hâsl oldu mu?
Daha önceki istisnai birkaç program bir yana Burç FM benim için medyadaki ilk uzun soluklu tecrübe oldu. Aslnda balangçta hepi topu 3-5 program düünülmütü. Ama dinleyicilerin radyoya akseden talepleriyle bu süre bir hayli uzad. Burç FM’in deerli müdürü Bünyamin en Bey kendisine gelen baz mesaj ve mailleri benimle de paylat için bu konuda bir fikir sahibi oldum. Ayrca deiik vesilelerle tantm insanlardan yahut arayan kiilerden programn uzak ülkelerde bile dinlendii örenmek beni artt. Hâsl Hz. Mevlana kendisiyle ilgimi bana birçok güzel insann dostluunu hediye ederek ödüllendirdi.
Aslnda tanyanlarn da malumu olduu üzere benim pek clz bir ses tonum var. Bilgi ve birikim olarak da bu ie benden çok daha liyakatli insanlar olduu muhakkak. Dolaysyla programa gelen teveccühü asla kendimle irtibatlandrmadm. Bu olsa olsa Hz. Mevlana’nn mesajna duyulan ihtiyacn bir göstergesi olabilirdi. Nitekim birkaç yl içinde benzer programlarn hzla artmas da sanrm bunu doruluyor. Kültürel hizmet açsndan düünüldüünde kitabn ayr, radyo ve TV’nin ayr bir yeri var. TV daha çok görsel malzemeye dayanyor ve bu görüntü sanki sesten bir eyleri alp götürüyor.
Bu bakmdan radyonun dinlemeye dayal geleneksel kültüre daha uygun olduu fikrindeyim. Mehtap TV’deki programlar da radyonun TV’ye uyarlanm ekli olarak görebiliriz. Maalesef günümüzde insann zaaflarna hitap eden medya organlar daha çok rabet görüyor. Bunu bile bile iyilie ve güzellie tercüman olmay tercih eden medya kurulularn can u gönülden tebrik etmek ve desteklemek gerek. yilik rabet görmeli ki iyi iler yapanlar çoalsn. Deil mi?
lgi alannz daha çok eski edebiyat. Bugün edebiyatla ilgilenen gençlerimizin çou eski edebiyatmz tanmadan, ondan istifade edemeden okuyup yazyorlar. Bunun bir eksiklik olduu malum. Öte yandan eski edebiyatmzdan faydalanmaya çalan gençlerin de iyi metotlar uygulamad da bir vaka. Eski edebiyatmzn faydalanlabilirlii ve ondan faydalanma yordamlar hakknda neler söylersiniz?
Bu soruyu cevaplamaya Eski Edebiyat tabirinin yol açt baz çarmlarla balayaym. Normalde bir edebiyatn eskisi yenisi olur mu? Baka bir tabirle edebiyat eskir mi?
Herhalde ilim ve sanat erbab arasnda üzerinde mutabakata varlan hususlardan biri udur: Zamanla ilimler, fikir ve bilgiler eskir; ama sanatn eskisi olmaz. ayet bu sanat hakiki bir köke ve öze dayanyorsa, asl esas varsa bu böyledir. Bu böyle olduu içindir ki bin veya iki bin yl önceki bir sanat eseri hala ulalmaz kalabilmektedir. Bu ulalmazlk sadece antik Yunan heykelleri veya Mikelanj’n tablolaryla da snrl deildir. Oysa bilim sahasnda mutlak bir terakki olduu, tabir-i dierle ilimlerin eskidii aikârdr. Neden lyada ve Odisse eskimiyor da o dönemin bilgileri bize bugün çocukça geliyor? Bu soruda ilimle sanat arasndaki derin fark ortaya çkmaktadr. Hâsl gerçek sanat eseri eskimez ve bu bakmdan edebiyatn eskisi de olmaz. Olursa bu ancak kronoloji anlamnda bir eskimedir. Ne var ki bizim klasik edebiyatmzn eskilii sadece kronoloji anlamyla snrl kalmyor. O fikir muhtevasyla da bugün hakikaten bize eskimi gözüküyor.
Burada durmal ve kendimize u soruyu sormalyz. Aramzdaki bu yabancln sebebi ne? Estetik seviyesi hiç bir kukuya yer brakmayacak mükemmeliyette olan bu edebiyat niçin bizim hayatmzn ve zevkimizin dnda? Herhalde bütün düüm buna verilecek cevapta sakl. Bir düünürün ifadesiyle kültür deitiren millet bir nevi tebaiyet deitirir. Biz de derin bir kültürel krlmayla bugün kendi klasik hayat anlaymza ve bedii zevklerimize yabanclatk. Bu yüzden geçmie ait olan her ey bize bugün eskimi ve yabanclam geliyor. Arap çocuklar 1400 yl önce nazil olan Kuran- Kerim’i okuyup anlyorlar. Fars gençleri bin yl önce yazlm Firdevsi'yi bugün ellerinden düürmüyorlar. Batl münevverler için üç veya dört yüzyl önce yazlm metinler o kadar uzak ve yabanc görünmüyor. Bizimse halimiz ortada...
Kültürün tayc eleman olan dil, yani düüncemizin evi neredeyse tannmayacak kadar deimi, bizi bir dünyadan baka bir dünyaya brakmtr. Fakat deiiklik sadece kelimelerle snrl olsayd aradaki mesafeyi sözlüklerle kapatmak mümkün olurdu. Deimenin kelimeleri aan bir boyutu ve anlam var. Bu tespitlerden sonra iire intikal edebiliriz. iir bir döneme ait kültürün, zevkin, hissediin usaresi ve en younlatrlm ifadesidir. Bir anlamda devrin ruhu airlerin msralarnda sakldr. Laf uzatmayalm. Günümüzdeki yabanclk kiisel lakaydiden ziyade hepimizi kuatan bu derin krlma ve yabanclamayla ilgilidir. Böyle bir durumda eski iirle ilgilenen gençler zorunlu olarak iin krnda kalmak durumundadr. Bu ilgiler istisnai örnekler dnda hakiki ve derin idrakler haline gelme ansndan mahrumdur.
Kültür-insan münasebeti bir nevi su-balk münasebeti gibidir. Balk tabii olarak suyun bütün kanunlarna tabidir ve ona aynadr. Suyun dnda kalp bal anlama çabas samimi olsa da ireti kalmaya mahkûmdur. O yüzden klasik iiri sevenlerin gayretini takdir ediyorum ama bu ilgiler iin künhüne nüfuz seviyesine varmadan fazla bir ey beklenmemesi gerektiini düünüyorum. Sadece iirle balayan biri hiçbir zaman o iire nüfuz edemez. O iire vücut veren dini, tasavvufu, tarihi, günlük hayat bilmeli ki o iir de anlalsn. Bu bilgiden air olarak faydalanmak üphesiz daha baka mazhariyetler ister, bu söylediklerimse sadece o iiri tanmak ve zevk almak isteyenler için gerekli asgari artlardr. Bu bilgilere çok yönlü okumalarla veya çevrede bulunmas mümkünse klasik iire vakf, söylediim külli kültürü haiz insanlarn sohbetlerine devam etmekle ulalabilir. Tabii herkesin gayreti ve liyakati nispetinde…
Gazel Bahçesi adl eserinizle gazel yorumlama çalmas yaptnz. Divan iirinde onca güzel gazel var dilden dümeyecek denli güzel. iir erhi neden bir ihtiyaçtr? Özelde gazelin genelde Divan iirinin günümüze bakan yönü nedir? Unutup gidecek miyiz, yoksa yaamn içine mi sokacaz?
Sorunuza geçmeden önce bu vesileyle unu söylemek isterim: Deerli tantmanzda sizin de belirttiiniz gibi Gazel Bahçesinde yer alan gazel yorumlar kitaplamadan önce dostum M. Sait Türkolu’nun çkard Yitik Düler dergisinde yaynland. Ben de bu erhleri bir anlamda onun zorlamasna borçluyum. Sait’in gayretleriyle Anadolu’da kt imkânlarla çkan bu renksiz boyasz ama yetitirici dergi, baar için illa da büyük maddi imkânlara gerek olmadn gösteren -yeni tabiriyle- ilginç bir fenomendir.
Divan iirini günümüze tama meselesine gelince... Bu imdiye kadar birçok zihni megul eden ve fakat pek de mesafe alnmam bir problem olarak durmaya devam ediyor. imdi kendimce bunun niçinleri üzerine bir iki ey söyleyeyim:
Musikisi bir yana, iirin güzellii fikir ve duygu bakmndan tad younlukta yatmaktadr. Demek ki iir çok eyi az sözle ifade etme sanatdr. caz bakmndan Kuran- Kerim’i model alan klasik iir bu konuda hayret verici bir merhaleye ulamtr. air bu younluu nasl salar? Telmihle, hatrlatmayla, benzetmeyle, çarmla... Ksaca edebi sanatlarla... Peki, sizin bir eyi hatrlatabilmeniz yahut çartrmanz için okuyucunun gönderme yaplan olay yahut bilgiyi bilmesi gerekmez mi? Tabii ki gerekir.
te bu durum air ile okuyucunun ayn kültüre, ayn anlam dünyasna mensup olmasn art kouyor. Gerçekten de Klasik airlerimiz mensup olduklar toplumla ayn kaynaklardan besleniyorlar ve ayn kültür dilini kullanyorlard. Bu durum onlara geni bir corafyada geni bir okuyucu kitlesi tarafndan okunma ve anlalma imkân salyordu. Nevayi’nin gazellerinin stanbul’da, Fuzuli’nin iirlerinin Hint saraynda okunmas bunun sonucudur. Hatta bu ortaklk milli dilleri de aan bir ortaklkt. Gibb’in tehisiyle bir Batl için muammadan ibaret olan Arapça veya Farsça bir eserin Türkçeye tercüme edilir edilmez kolayca kabul görmesi ve anlalmas bunun deliliydi.
Bütün bunlar unun için söyledim: Anlalmayan ve okuyucu üzerinde belli bir tesir icra etmeyen iir yaamaz. Anlalmaktan kastm kelimelerin eskimesi veya anlalmamas deil. Bizzat bir dünyann yerini baka bir dünyaya terk etmesi; kültürün beslendii kaynaklarn, anlayn ve zevkin deimesi... Baki yahut Fuzuli sadece dil bakmndan eskiseydi bunun telafisi mümkündü; asl problem bundan daha derinlerde... Biz artk hayata onlarn bakt pencereden bakmyoruz, bakamyoruz. Böyle olunca klasikten faydalanmak isteyen günümüz airinin ii oldukça zorlayor. Bütün yapabildii günümüzde hala unutulmam olan eskiye ait baz motifleri kullanlmakla snrl kalyor. Yine de bu tür çabalar saygyla karlamak ve cesaretlendirmek gerektiini düünüyorum.
Dier taraftan toplu olarak Divan iiri diye tek kefede deerlendirdiimiz gelenein de günümüzdeki tesirleri ve yaama gücü bakmndan kendi içinde farkllklara sahip olduunu vurgulamalym. Bata Fuzuli olmak üzere akldan ziyade kalbe istinat eden lirik airlerin daha çok yaama kudreti olduunu düünüyorum.
Yazar: Yýlmaz Yýlmaz |
12-12-10 |
||
| E mail: dünyabizim.com | Tweet | ||