
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 611 |
“Kalemi elime aldm günden beri Türkçenin müdafaas için yazdm satrlar birbirine eklesem stanbul-Ankara imendifer hattndan daha uzun olur.”
(Peyami Safa; Cumhuriyet, 30 Mart 1940)
Cumhuriyet’in ilanndan sonra eitim ve kültür alanlarnda gerçekletirilen köklü deiikliklerin banda 1 Kasm 1928 tarihinde yaplan harf inklab ile takip eden senelerde önce Türk Tarih Kurumunun (12 Nisan 1931), ardndan Türk Dil Kurumunun (12 Temmuz 1932) kurulmas gelir. Gazi Mustafa Kemal’in “Artk dil ilerini düünecek zaman gelmitir. Ne dersiniz? Öyle ise Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti gibi bir de ona karde dil cemiyeti kuralm. Ad Türk Dili Tetkik Cemiyeti olsun,” diyerek düüncesini harekete geçirdii ikinci tarih, ayn zamanda bilim çevrelerinde Dil Devrimi’nin balangc olarak kabul edilir (Korkmaz 2007: 407). Devrimin esas Türk dilinin tarihini aratrmak, onu yabanc ek ve kelimelerden arndrmaktr. Balangçta Türk Dili Tetkik Cemiyeti adn tayan Kurum, ismini öz görev ve hedefine uygun olarak 1936 ylnda Türk Dil Kurumu (=TDK) eklinde deitirir. Yine ayn amaç ve plan dorultusunda 26 Eylül - 5 Ekim 1932 tarihleri arasnda stanbul Dolmabahçe Saray’nda tertip edilen 1. Türk Dili Kurultay, (Devrimin kurultayla ilgili ayrntl bilgi için bk. Lewis 2007 ve Doan 2020b.) takip eden senelerde Kurum, Türkçenin geçmiinin ve dier dillerle ilikisinin aratrlmasnn yannda terimler bata olmak üzere dildeki yabanc kökenli kelimelere Türkçe karlklar bulunmas, bunlar için halk azndan kelimeler derlenmesi gibi youn bir faaliyet zincirinin içine girer. te -sal, -sel eklerinin dilimizdeki sergüzeti, TDK’nin dile yerlemi yabanc unsurlara Türkçe karlklar bulma çabasna giritii bu döneme rastlar.
Bugün yalnzca yazl ve görüntülü yayn organlarnda deil, toplumun hemen her kesiminin dilinde misallerine fazlaca rastlanan -sal, -sel ekleri; toplumun, sanat ve bilim çevrelerinin, dilcilerin gündemine Dil Devrimi’ni takip eden günlerde girer. Tespit edebildiimiz kadaryla bu ekler, emsettin Sami’nin hazrlad 1901 tarihli Kâmûs- Türkî ile sözlük tarihimizde Latin harfleriyle yaymlanm ilk tek dilli sözlük olma vasf tayan brahim Alâettin’in (Gövsa) harf inklabndan ksa bir süre sonra hazrlad Yeni Türk Lûgati (1930) gibi eserlerde yoktur. Bu ekleri alan kelimelerin sözlüklere yansmas, TDK’nin 1942 ylnda yaymlad Felsefe ve Gramer Terimleri isimli klavuz ile kuruluundan 13 sene sonra çkard ilk Türkçe Sözlük’le gerçekleir. Klavuzda geçen -sal, -sel’li örneklerden bir ksm öyledir: anlksal, ansal (zihnî), bilimsel, bireysel, duygusal, duyumsal, mantksal, ruhsal, toplumsal. 1945 ylnda kullanclarn istifadesine sunulan ilk sözlükte ise daha çok misalle karlalr: antsal, bedensel, bilimsel, bitkisel, dinsel, düsel, mantksal, ruhsal, tarmsal, tarihsel, tinsel, ussal gibi. ki eserde yer alan örnekler, söz konusu eklerin, kökenlerine baklmakszn, her kelimeye getirilebildiini gösteriyor. Ayrca mezkûr eklerle genilemi kelimelerin, dönemin gazete ve dergileri ile sanatçlarnn, bilginlerinin, düünürlerinin dilinde olabileceine dair güçlü bir fikir veriyor.
-sal, -sel eklerinin Türkçedeki yaam öyküsüne dair Felsefe ve Gramer Terimleri isimli klavuz üzerine yaplan ilmî müzakerelerde birtakm bilgiler bulmak mümkündür. Hasan Eren’in (1990) aktard notlara göre Millî Eitim Bakanl, 1952 ylnda bu klavuzdaki alg, bellek, bilinç, birey, etki, tepki gibi baz terimlere gösterilen tepkiler üzerine bir komisyon tekil eder. Peyami Safa, Hasan Eren, Mehmet Ali Aakay, Nihat Sami Banarl gibi sanatç ve bilginlerden müteekkil komisyonda hararetli tartmalar yaanr. Eren’in ifadesine göre, toplantlarda “Ar saldrya urayan,” eklerden biri de -sal, -sel’dir. Fakat müzakereler srasnda Peyami Safa’nn örnek vermek amacyla Franszcadan tercüme ettii bir cümlede “antsal” kelimesinin Franszca “monumental”den daha güzel durduunu söylemesi, toplantda eke dair olumlu bir yaklamn ortaya çkmasna neden olur. Müzakereciler arasnda yer alan Nihat Sami Banarl bu duruma itiraz etse de toplantda söz konusu eklerin Türkçe asll kelimelere getirilerek iletilmesinin uygun olaca yönünde bir ilke karar alnr. Ne var ki ilerleyen günlerde ortaya çkan ve hâlen dilimizde dolaan, bir ksm gereksiz bir ksm yanl onlarca örnek, heyetçe alnan kararn uzun ömürlü olmadn, hükmünü ksa sürede yitirdiini açkça göstermektedir.
Menei ve Yaps
Tüm yabanclna, dahas çirkinliine ramen dilimizdeki ileklii günbegün artan -sal, -sel eklerinin menei konusunda öne sürülen birkaç fikir var. Ziyaeddin Fahri Fndkolu, Tahsin Banguolu, Ömer Asm Aksoy, Hasan Eren, Zeynep Korkmaz, Haydar Ediskun, Nihat Sami Banarl, Ahmet Temir gibi isimlerin görülerini iki grupta toplamak mümkün: kumsal (<kum-sal) ve uysal (<uy-sal) kelimelerinden hareketle ekin Türkçe kaynakl olduunu iddia edip zamanla ilevinin genile(til)diini düünen ve bunu makul karlayan kesim; bir de asl -al, -el olan ekin Latin kökenli olduunu, Franszca araclyla Türkçeye geçtiini, siyasal (<siyasa-l) ve ulusal (<ulus-al) kelimelerinin -sal biçiminde yanl ayrlmasna bal olarak bu hecenin bir ek gibi görüldüünü dile getiren kesim. kinci grupta yer alanlarn dierine nazaran baskn olduunu, ahsi kanaatimizin de bu istikamette olduunu belirtmekte yarar var.
Türkçedeki Anlam
Yukarda da izah edildii üzere -sal, -sel; Dil Devrimi’nin bakiyesi olan yaplardan biridir. Bunlar Türkçeye yerlemi askerî, dinî, fikrî, ilmî, tarihî gibi birçok kelimedeki Arapça nispet ekinin (î) yerini tutmak üzere yararlanlan ve getirildii kelimeye “nispet (Bant, ilgi, ilinti.) bildirme, ait olma” anlam veren eklerdir. Aslnda dilimizde bu görev, söz konusu ekler kullanlmadan belirtisiz isim tamlamas yoluyla yahut ayn anlam veren benzer ilevli ekleri (-an, -en, -ça, -çe, -l, -li, -lk, -lik, -sz, -siz gibi.) ve yaplar (-la ilgili olan, olan, -an olan kimse, -dan olan kimse vb.) kullanmak suretiyle yerine getirilebilmektedir. Dünyann en kadim dilleri arasnda yer alan Türkçe, bu tarz farkl ifade imkânlarna, anlatm yollarna sahip güçlü ve zengin bir dildir. Nitekim mezkûr eklerin pek çok misalde Arapça nispet ekinin yerini tutmas da mümkün deildir. Tut(a)mad da hemen göze çarpmaktadr. Mesela, -sal, -sel ekleri “Arap’la ilgili olan, Arapça” anlamlarna gelen Arabî kelimesindeki nispet i’sini karlamada yetersiz kalr. D. Mehmet Doan’n (2020b) da ifade ettii üzere, Türkî kelimesi yerine Türksel biçimini kullanmak asla mümkün deildir. Fakat hâlihazrdaki durum, ileride iin bu raddeye gelebileceine dair kayglar artrmaktadr.
Örnekler
Kimi aratrmaclarn “sal”lanan, kimilerinin de “Sala bindirilip sele verilen,” diye niteledii böyle kelimeler, Türkçede 1940’l yllardan bu yana her geçen gün artmtr ne yazk ki. Hakknda birtakm tartmalarn yaplmas, Türkçeye yabancl, aykrl üzerine pek çok yaznn kaleme alnmas “Sallanan yahut sele verilen kelimeler”in saysn azaltmad gibi bilakis böyle örneklere ilgiyi daha da ziyadeletirmitir. Dilimizin binlerce yllk yapsna tamamen aykr olan yeni ekillerle ekimiz, daha yaygn ve hemen her kelimenin sonuna ulanr hâle gelmitir. Ne acdr ki eit-sel, gör-sel, iit-sel- yönet-sel gibi yanl ama söylendii vakit kullancsna, sözüm ona, entelektüellik ve modernlik (!) görüntüsü veren, dillerine de biraz Öz Türkçe (!) havas katan biçimlerin cazibesi gün geçtikçe artmakta. Akademik çalmalarda, tezlerde, felsefi ve edebî metinlerde bu ac tablonun örnekleri hemen göze çarpyor. Bunun yannda siyasetçiler, sanatkârlar bata olmak üzere ilim, kalem ve kürsü erbab birçok kiinin dilinde de bu kelimeleri duymak mümkün.
D. Mehmet Doan (2020a) imzal Doan Büyük Türkçe Sözlük’ün son basksnda geçen, mevcut dier güncel sözlüklerde de kendisine yer bulan yüzlerce örnekten bir ksm öyle: abecesel (alfabetik, alfabe srasyla), antsal (abidevî, antlk), belgesel (belge nitelii tayan, belgelik), çevresel (çevrelik), çevrimsel (devrî, çevrimlik), çözümsel (çözümlemeli, çözümlü, tahlili, analitik), evsel (evle ilgili, eve ait), göksel (semavî, gökçül), görsel (görmekle ilgili, plastik, görüntü, fotoraf, resim), ilevsel (ilevli, ie yarar, fonksiyonel) vb.
Gelenekselci, geleneksellik, gelenekselletirmek, görsellik, görsel sanatlar, görsel sanatlar uzman, ilevselletirebilmek, küresellik, küresellemek, yapsalclk, yapsalc anlay, zihinsel engelliler, zihinsel engelliler öretmenlii gibi türemi biçimler, adlandrmalar, tamlama ve birleikler ise ekin Türkçedeki yerini iyice salamlatrdn gösteriyor.
Sonuç
Türkçedeki alnt unsurlara öz Türkçe karlklar bulma çabalarnn ac mahsulleri arasnda yer alan -sal, -sel ekleri; Dil Devrimi’nin kötü bir miras, o hengâmeli dönemin çirkin bir hatras olarak dilde yaamaya devam ediyor. Üstüne üstlük her geçen gün etkinliini artryor, kullanm sahasn geniletiyor. Balangçta dar bir alanda yararlanld ve belirli kelimelere eklendii anlalan bu ekler, bir yandan Türkçe fiil kök veya gövdelerine de getirilmek suretiyle dilin yerleik kaidelerinin dna çklmasna da yol açarken dier yandan emsal tekil ederek birçok olumsuz örnein ortaya çkna zemin hazrlamtr. Kelimelerin tahrifi yalnzca isimlerle ve Türkçeyle kalmam, dilimizdeki Arapça, Farsça, ngilizce birçok Dou yahut Bat kökenli kelime, bu “katil” yahut “virüs” ekten nasibini almtr: ahlaksal, aletsel, bedensel, düünsel, göndergesel, parasal, partisel, primsel, puansal vb. Oysa Arap asll olmasna ramen asrlarca tabiatna uygun kullanlan nispet i’si, kastedilen manaya muvafk ekilde iletilmi; ilahî, ma(v)î, semavî; Fuzuli, Kanuni, Rumî ve daha nicesi insanmzn dilinde, zihninde ve gönlünde yer edinmitir.
O yllarda dildeki “yabanc” unsurlar ayklamak isterken dilin bünyesine daha yabanc olan, yabanclkla kalmayp ayn zamanda zarar da veren baka ögelerin dile yerlemesine frsat verilmitir. Ne yazk ki bu ameliyeler; Türkçenin binlerce yllk birikimini yok ettii gibi, tarihini hiçe sayan, kaidelerini çineyen, dilin kendi mecrasnda tabiî geliimini engelleyen pek çok unsurun dilde nevünema bulmasna yol açmtr.
Daha fazla kelimeyi sal’a bindirip kaybetmemek ve sel’e kaptrmamak temennisiyle…
Karabatak 64. Say, Eylül-Ekim 2022
Yazar: Ýdris Nebi Uysal |
27-01-23 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||