
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 652 |
nsanlk, bu kadar belirsiz ve ürpertici bir karanln eiine sürüklenmemiti bildiimiz yazl kaytl insanlk tarihi boyunca.
Her eyden önce, Batllar, moderniteyle gelitirdikleri büyük saldryla varln ontolojik düzenini yerle bir ettiler.
kinci olarak, Batl emperyalistler, bütün ktalar ve denizleri igal ettiler, sömürgeletirdiler.
Üçüncü olarak, kendileri dndaki bütün medeniyetlerin ya kökünü kazdlar tarihten sildiler ya da fosilletirerek antropolojik ölü malzemelere dönütürdüler.
Dördüncü olarak, dünyay yaanmaz bir yere, cehenneme çevirdiler.
Beincisi ve belki de önemlisi de, köleletirdikleri, sömürgeletirdileri, tecavüz ettikleri kitleleri, kendilerine yani cellatlarna âk ettiler, tasmal çekirgelere dönütüklerini bile fark edemeyecek kadar narkozu yediler!
Tarihte hem Tanr’ya, hem hakikate, hem bütün medeniyetlere hem de bütün insanla saldran, sonra da kendisine âk eden ikinci bir uygarlk olmad Bat’dan baka!
Önceki günkü yazmda ark Meselesl’nin iki asrdr slâm dünyas üzerinde nasl uygulandn, slâm dünyasnn hamisi Osmanl’nn ve Müslümanlar birletiren hilafetin ortadan kaldrlmasyla slâm dünyasnn hem parçalanmann hem de yok olma tehlikesinin eiine nasl sürüklendiini tartmtm.
Bu, u demek: Küresel sistem slâm dünyas üzerindeki hegemonyasn yitirdii zaman dünya üzerindeki hegemonyasn da yitirecektir.
Soru u burada: Küresel sistemin dünya üzerindeki hegemonyasn yitirmesini salayacak ne oluyor slâm dünyasnda acaba? Gerçekten bir meydan okumadan söz edilebilir mi?
Bat uygarlnn dünya üzerindeki hegemonyasn sarsacak bir tehlikenin ufukta belirdiini, bunun için slâm’n küresel sistemi tehdit ettiini, yeniden dirilmeden veya ayaa kalkmadan etkisiz hâle getirilmesi gerektiini dillendirmeye baladlar Batllar 1980’li yllarda.
Önce “görevli” akademisyenler!
slâm’la çok kirli yöntemlerle, slâm’ terörle, kan emicilikle özdeletirerek savamaya karar verdi küresel sistemin lordlar.
Türkiye’nin ruhu, genetik kültürel kodlar diriydi hâlâ: Her an canlanabilir ve Türkiye’yi ayaa kaldrarak medeniyet iddiasna soyunmaya kkrtabilirdi.
Dorusunu söylemek gerekirse, Türkiye 1970’lerden ve 1980’lerden itibaren bastrlan, yok edilmeye çallan slâmî ruh köklerini ve kimliini hatrlamaya ve zamanla hatrladklarndan bir medeniyet iddias olmasa bile medeniyet aidiyeti ve bilinci gelitirmeyi baard.
D dünyayla ilikilerini medeniyet kimlii ve bilinci üzerinden yürütmeye çalt. çeride, eitim, kültür ve sanatta medeniyet bilincini hâkim klamad, bu konudaki giriimlerin laiklik duvarna çarpmas kaçnlmazd. Ama bir gün o duvarn da ne anlama geldii ve toplumun tarihî yürüyüünü engelleyen bir prangaya nasl dönütürüldüü anlalacak…
Ama sahici, samimi, güçlü bir özeletiri yaparak yaananlardan ders çkarmasn bilirsek, yeniden toparlanmamz ve ruhumuzu dirilterek mazlumlarn umudu olan hakikat medeniyeti yolculuuna soyunmamz mümkün olabilir.
Hatalarmzdan ders çkarmasn bilirsek, gelecee daha emin ve salam adamlarla yürümemiz imkân dâhiline girebilir.
Batllarn korkusu, Türkiye’nin bin yl önce, birinci medeniyet krizi srasnda olduu gibi, iki asrdr iliklerimize kadar yaadmz ikinci büyük medeniyet krizinde de yeniden kurucu, konumlandrc ve koruyucu bir rol oynama ihtimalinin zaman geçtikçe daha fazla artyor olduu gerçeidir.
Yazar: Yusuf Kaplan |
07-02-23 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||