
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 477 |
Ak Parti 20 küsur ylda alt yap anlamnda Türkiye’yi adeta yeni bir yüze kavuturdu. Ulamdan hastanelere, barajlardan sanayiye her ehirde büyük atlmlar yapld. Bu kadar dinamik bir deiimin yakn tarihimizde benzeri yok.
Fakat yapsal deiimdeki azmin, ileri görülülüün toplumsal alanda gösterildiini söylemek çok zor. Toplumsaldan ne kastediyorum? Bana göre toplumsalln üretildii alan okullar, yani eitim sistemidir. Milyonlarca örenciyi hayata hazrlama misyonu, dev gibi bir örgüt olan Milli Eitim Bakanlnn omuzlarnda.
“Hayata hazrlamak”… Bunu her anlamda alabilirsiniz. Çocuklarn hem zihnen, hem ruhen, hem de pratik anlamda hayata hazrlanmas gerekiyor. Hayat derken… Hayat bugünü içerdii gibi gelecei de kapsyor.
Gelecekte nasl bir “sokak” hayal ediyorsanz, toplum olarak nereye evrilmek istiyorsanz, nezaket veya cehaletten hangisine yönelmeyi arzu ediyorsanz, birey ve toplumdan hangisini öne çkarmak istiyorsanz, toplumu ayakta tutan sosyal deerlerin akbeti ne olsun istiyorsanz eitimi ona göre dizayn edersiniz. Ona göre bir okul kurar, ona göre bir öretmen yetitirirsiniz!
Ortalama 12-16 yl kapsamasna ramen bugün eitim sistemi için böyle bir karar verilmi olduunu söylemek çok mümkün deil. Bugün derken, geride braktmz birkaç on yl ve elbette AK Parti iktidarn kastediyorum.
“Daha önce de eitim yetersizdi, bakn biz derslik saysn una çkardk” gibi savunmalar sorunu çözmek anlamnda yetersiz. Geçmiin kötü, baskc ve ideolojik olduu doru, ama geçmiin kötülüü bir iktidar için ölçü olamaz, olmamal.
Kiisel gözlemim bugünkü örencilerin muhakeme yeteneklerinin ciddi ölçüde azald yönünde. Bu çok önemli! Zira muhakeme zayf olunca insann kendisini ve hayat anlama kabiliyeti köreliyor. Kendi doasn, okuduunu, gördüünü, dinlediini anlayamayan yahut tek boyutlu anlayan bir kitle çkyor ortaya.
Türkiye’nin öteden beri en büyük sorunu buydu zaten. AK Parti hükümetleri bu soruna odaklanmalydlar. Ama olmad. Muhakeme sorunu derinleti.
Örencilere ynla bilgi ezberletmek yerine sadece “düünmeyi” öretebilseydik daha güzel, daha huzurlu bir ülkede yayor olurduk.
Düünmeyi bilen kuaklar yetitirseydik daha fazla zenginlik giderek daha az insann elinde toplanamazd.
Düünmeyi bilseydik son yüzylda olduu gibi satn alma gücümüz tedrici bir biçimde dümezdi.
Düünmeyi bilseydik muhtemelen bu kadar gereksiz tüketim yapmazdk.
Düünmeyi bilseydik, bugünkü televizyonlarn çou kurulmam, diziler çekilmemi, kitaplarn ciddi bir ksm yazlmam, arklarn ezici çounluu bestelenmemi olurdu.
Düünmeyi bilebilseydik, bugün urunda birbirimizi hrpaladmz kabullerin çou taraftar bulamazd. Siyaset arenasnn kahramanlar doal olarak daha farkl olurdu. Hayal mahsulü eylere enerji, zaman ve para harcanmazd. Enerji, zaman ve para, gerçekten ihtiyaç duyduumuz, toplumsal geliimimize hizmet edecek eylere harcanabilirdi.
Düünmeyi bilseydik daha neler olurdu kim bilir?
Düünmenin gelitirilmesine odaklanmayan, anlamay, tahlil etmeyi, sorgulamay skalayan bir eitim sistemi yarardan çok zarar getiriyor. Neyi öretirseniz öretin, nasl düünüleceini öretmediiniz sürece örettikleriniz kullanlamayacaktr, yahut yanl kullanlacaktr.
Çünkü düünemeyen adam, örenmeyi bilmedii için ezberlemeyi tercih ediyor. Düünemeyen adam kendini hayatn olaan akna, içgüdülerinin girdabna brakyor. Düünemeyen insan yaamnn dehetengiz corafyasnda bir yol açmay aklndan bile geçirmiyor. Açlm yollardan gitmeyi marifet sayyor.
Her ey insann düünmeye balamasyla balyor. nsan olmak bile. “nsan” olmann ne demek olduunu idrak edememi bir insanla hayvan arasnda ne kadar fark vardr ki?
Okullarda en bata düünmenin, anlamann ne olduu öretilmeli ki çocuklar kim olduklar üzerine, hayat üzerine, kendi kendine yetmenin erdemleri üzerine düünebilsinler. Düünen genç kendi snrlarn bilebiliyor. Bireyselliinin nerede bittiini, ailenin nerede baladn, insanla kar vazifelerinin ne olduunu idrak edebiliyor.
****
Düünün 18 milyon örenciniz var ve onlarn enerjilerinden, hayal güçlerinden, zihinsel yeteneklerinden istifade etmiyorsunuz. Bunun yerine onlar okullara doldurup az sonra unutacaklar eyler ezberleterek bütün “eitim sistemini” ne ie yarad belirsiz bir snavn aparat haline getiriyorsunuz. Yüksek zeka seviyesine sahip çocuklarla, düük zeka seviyesine sahip çocuklar ayn snfa doldurarak, ayn öretim artlarna tabii tutarak kahredici bir ortalama yaratmaya çalyorsunuz. Çocuklarn liderlik vasflarn, kendi kendine yetebilirliklerini, bamszlk duygularn, ahsiyetlerini tarumar ediyor bir yetersizler, tüketiciler ve uyumlular topluluu oluturuyorsunuz. Ne hazin bir israf bu!
100 yl, 200 yl önce yatlar toplumlarn gidiatn deitirmi, dünyay sallam gençler, darack okul sralarna hapsedilerek tembellik ve ie yaramazlk üzerine ihtisas yaptrlyorlar!
Zaten bildiiniz bu eyleri undan söyledim: Bir seçime gidiyoruz… AK Parti’nin açklad seçim programnda eitimin belkemiini oluturan bu konular hakknda net bir ey göremedim. Belli ki eitim geldii gibi, belki Meslek lisesindekiler gibi bir takm iyiletirmeler yaplarak, ama büyük ölçüde ayn kalarak, gidecek.
Bu, deinilip geçilecek, hafife alnacak bir konu deil. Normalde bu tür durumlarda muhalefetler devreye girer ve eksikleri dile getirirler. Fakat bizdeki muhalefet popülist maddi vaatler vermek ve meseleyi ideolojik bir kavga olarak ele almaktan öte bir ey yapmyor. Onlara kalsa eitim son 20 ylda bu hale geldi. Oysa eitim AK Parti öncesinde de böyleydi. Eitim sistemi ne hikmetse Cumhuriyetin balangcndan bu yana kimsenin dokunmad (ya da dokunamad) bir alan. Terör örgütlerinin çanna ot tkanabiliyor, askeri vesayet bitirilebiliyor ama eitim üzerindeki vesayete son verilemiyor. Oysa daha hayati çok az konumuz var bence!
Yazar: Ali Osman Aydýn |
14-04-23 |
||
| E mail: yeniakit.com | Tweet | ||