HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 466
Yazar: Gökhan Özcan
AYAKKABILARIMI GÝYEN KÝM?

AYAKKABILARIMI GYEN KM?“Sabah ilk i tableti açp o gün neler olmu diye bakyorum” dedi kafas çok dolu olan. “Neden etrafna bakmyorsun?” diye sordu gülümseyerek daha çok vakti olan.

Kolektif gündemde hep bir eyler var, hep almas gereken eikler, tamama erdirilmesi gereken süreçler, bir ortak karara varlarak ad konmas gereken meseleler... Dorudan hiçbir etkimiz olmasa bile bir ekilde bunlarla megul ediliyor hep zihinlerimiz... Ediliyor diyorum çünkü biz oluturmuyoruz bu meguliyet önceliklerini, önümüze hazr getiriliyor. Sanyoruz ki gündemin o acil meseleleri takvimleri içinde geliecek ve sona erecek, arkasndan biz kendimizin olan meselelere vakit bulabileceiz. leyi böyle deil ama, kolektif gündem sürekli yeni meguliyet balklar açyor, yeni balklar yeni tartmalar balatyor, yeni tartmalar yeni gerilimler douruyor, bu böyle devam edip gidiyor. Günler, aylar, yllar geçiyor. Bir tartmay brakp dierine geçiyoruz, bir meseleyi çözemeden dierine... Kendimizin olana, kendiliimizden olana, kendimize olana, öz gündemimize hiçbir balk açamadan, hayatmza dair hiçbir cümle kuramadan, hiçbir soruyu soramadan, hiçbir cevab arayamadan ve kendimizle yaln, aracsz, dorudan bir irtibat kuramadan. Kendimize iyi gelecek eyleri arayamadan, bulamadan... Kendimizi kendimizde görmeye bir frsat bulamadan... Kendimizle bir olmann demine varamadan... Bizim öz hayatlarmz okunmadan kenara braklm kitaplar gibi mahzun... Zihnimizi, kolektif gündemin önümüze koyduu meseleler arasnda gezdirip dururken kendi hayat kitabmz okumay ihmal ediyor, hatta tamamen unutuyoruz.

Carl Gustav Jung’un ‘Maskülen’ kitabndan birkaç hatrda kalsa iyi olacak satr: “... hayatta yalnzca çok az kimsenin sanatç olduunu ve yaam sanatnn bütün sanatlarn içinde en seçkin ve nadidesi olduunu unutmamalyz. Kim bu yaam kabn zarafetle boaltabilmi ki? Bu yüzden çou insan için geriye yaanmam hayatlar kalyor –kimi zaman da ar iyi niyetten hiçbir zaman yaanamam ihtimaller. Bundan dolay yalln eiine gözlerini kaçnlmaz olarak geçmie çevirmelerine yol açan doyurulmam isteklerle yaklayorlar.”

Bir tenis müsabakasn ya da bir futbol maçn izleyenler, o snrl vakit içinde heyecan duyarlar, coku yaayabilirler, belki bir miktar zevk de alabilirler. Sporcularsa spor yapm olurlar, dengeli kalabilmilerse harcadklar eforun vücutlarna baz getirileri olur. Buna karlk, seyircilerin, sporcularn spor yapmakla edindikleri yararlardan bir pay yoktur. Maç bitince onlar evlerine gider, izledikleri müsabakay unutur, yenisine, yani ‘önlerindeki maç’a bakarlar. Sportif mücadeleleri izlemek zevklidir, hepimiz az ya da çok severiz. Ancak hayatmzn tamamn hiç gözümüzü krpmadan ortadaki sportif aksiyonlar seyrederek geçirmemizi önerseler, birkaç fanatik dnda herhalde hiçbirimiz buna raz olmayz. Oysa zihinsel olarak buna çok benzeyen bir konuma hepimiz bir ekilde rza göstermi gibi görünüyoruz. Toplumsal süreçlere, heyecan dozu yüksek bir maç izliyormu gibi kaplp gidiyoruz. Kydan tezahürat yapyoruz, gol atnca seviniyor, say verince kahroluyoruz. Burada kritik nokta u, sahada deiliz. Tezahüratlarmz dnda maça etki eden bir durumumuz yok. Mesele seyir zevkiyse, tamam, onu alyoruz. Ama hemen sonrasnda maç bitiyor evlerimize dönüyoruz. Ve orada çoumuzu bekleyen bir hayat yok! Bir önceki maçla bir sonraki maç arasndaki zamann geçmesini sabrszlkla bekliyoruz. ki maç arasndaki zamann bizim asl hayatmz olduunu hiç düünmeden.

Gömleinin son dümesini iliklerken, “Bazen, ‘Her sabah içini doldurduum bu vücut kime ait?’ diye soruyorum kendime” diye bir düünce geçti beyaz saçl adamn zihninden.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Gökhan Özcan
26-05-23
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
AYAKKABILARIMI GÝYEN KÝM?
Online Kii: 34
Bu Gn: 634 || Bu Ay: 5.726 || Toplam Ziyareti: 2.928.808 || Toplam Tklanma: 58.611.497