HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM
Okunma Says: 516
Yazar: Mehmet Sürmeli
ÝTÝKADÎ BÝR SAPMA OLARAK SEKÜLERÝZM

TKADÎ BR SAPMA OLARAK SEKÜLERZMHayatn gerek genilik gerekse uzunluk alanlarnda batllar gibi düünmeye ve yaamaya balayan modern dönem Müslümanlar(!) iman alanlarn yüzdelemektedirler. Bu yüzdelemenin oran hayatlarn vahiy d kurallarla anlamlandrma alanlaryla doru orantldr. Daha açk bir ifadeyle, modernitenin etkisinde kalp hayatlarna vahiy d kurallarla anlam veren bu kiiler politeist bir inanç biçimini tercih etmektedirler. Kur’an- Kerim bu konuya u ayetle açklk getirmitir: “Onlarn çou Allah’a, mürik olduklar halde inanyorlar.”1

Bütün bunlara ramen halkn yaad itikadi sapmalarn nerelerde olduunu ve buralardan çkmak için itikadi tecdidin nasl olmasn hiçbir sivil âlim(!) ve akademisyen azna bile almamaktadr. Kurumlarn da bu balamda hiçbir ciddi ve sürekli çalmas yoktur. Kur’an’n slâm itikadna temel tekil eden ayetlerini ve hükümlerini gündeme bile getirmemektedirler. “Isndralm, soutmayalm” yaklamyla hakikat gizlenmekte ve politeist hayat tarz onay almaktadr.

Hakikatler gizlenmemeli

Dinin kurucusu Allah olduuna göre, O’nun adna söz söylemekten kaçnlmal; fakat hakikatler de gizlenmemelidir. Yaplan radyo, televizyon ve dier iletiim araçlarndaki dini içerikli programlara baktmzda gördüümüz ey; slâm itikadnn ehliyetli insanlar tarafndan yeterince, ilmi bir üslupla, cesaretli biçimde, toplumun tüm kesimlerini kuatacak hâlde ve cazibeli bir dille ele alnmaddr.

Bütün bu bilgilendirme eksikliinin sonunda birçok kimse, Allah celle celaluh’un varln kabul etse bile birlik alannda O’nu hayatlarna kartrmamaktadrlar. Sadece Allah’n varln kabul edenler kurtulacakm gibi bir anlay hâkim klnmak istenmektedir.

Doru bilgiyi elde edememenin neticesinde yanl tercihlerde bulunan bu ahslar siyasi, sosyal, hukuki, iktisadi, eitim ve deerler alanlarnda Allah’a ramen baka bir hayat ve Allah’tan baka tanrlarnn ulûhiyetini tercih etmektedirler. Kur’an- Kerim’i ilahi kitap, Peygamberimizi elçi olarak kabul etiklerini söyleseler bile Kitabn ve Peygamber’in yol göstericiliini pratikte kabul etmemektedirler.

Kim bunlar?

Laik-seküler siyasi yaplanmaya göre hayatn anlamlandrlmasnda en akn varlk insandr. Hüküm koymann ve emretmenin merkezinde bu felsefeye göre insan vardr. nsann aknl ile çatan din anlay laisizm tarafndan reddedilir. En azndan dinin hayata müdahale etmesine kar çklr.

Hayatn dinle anlamlandrlmasna ve emir alannda Allah’n mutlak varlk olmasna kar çkan laik anlaya/ politeist inanç biçimine ve seküler düünce sahiplerine elbette dinin verecei bir hüküm vardr.

Din, bu kiileri; kendisi hakknda olumsuz ve cahil beyanatta bulunan kötü niyetli, inkârc ahslar itikadi bir kimlikle isimlendirir. Din hakknda sabah akam ahkâm kesip yanl yargda bulunanlara dinin gerekli itikadi sfat vermesi kadar doal bir ey yoktur. Bu sfat hak edilmemi bir ad deildir. Zira din gereksiz adlandrma yapmaz. Hiçbir Rabbani âlim de bu ismi gereinde hak edenler için kullanmaktan kaçnmaz. nsanlarn temel tercihleri, vahye bak biçimleri, hayata anlam veri tarzlar, hukukun kaynan alglaylar insanlarn dinen kazanacaklar adlarla ilgili ipuçlardr.

Bu balamda u hususu yinelemekte yarar görüyoruz; sekülerlik adna dine ve dini deerlere söven kiileri din Müslüman kabul etmez. Velev ki daraldklarnda “Biz de Müslümanz” deseler bile. Onlarn “Müslümanz” demelerindeki esas amaç, Müslümanlkla beraber seküler de olunabilir hezeyann yutturmak içindir. Hâlbuki “Bir ey ayn zaman ve artlar içerisinde hem var hem yok olamaz” veya Peygamberimizin dilinden ifade edersek; “man ve küfür (ayn anda) bir kimsenin gönlünde bir araya gelemezler.”2

Orada oturmayn!

Dinimiz itikaden saptm kiilerle; kâfir, zalim, mürik, münafk ve neo-mürtetlerle bir araya gelip ortak paktlar kurmay ve onlarn meclislerinde bulunmay u ayette kesinlikle yasaklamtr: “Ayetlerimizle ilgili, bilgisizce, dalga geçerek, ileri geri konumaya dalanlar gördüün zaman, baka bir konuya geçtiklerini görünceye kadar onlardan uzak dur, onlarn faaliyetlerine engel tedbirler al. Eer eytan sana unutturursa, hatrladktan sonra hemen kalk, inkâr ile isyan ile bask, zulüm ve ikence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zalim kavimle birlikte oturma.”3

Yüce Allah, ayetlerinin inkâr edildii, yalanland, alaya alnd meclislerde Müslümanlarn oturmasn Mekke döneminden itibaren kyamete kadar yasaklamtr. Din aleyhtar çirkin sözleri duyunca Müslümanlarn, bu tip toplantlar protesto etmelerini istemitir. Bu yasakl meclislere, dine bidat sokmak isteyen sapklarn meclisleri de girmektedir. Allah’a isyan içeren ve muharramatn pervaszca ilendii bu meclislerin tamam zaman ve mekân üstü olarak protesto edilmenin kapsam içerisindedir.4

Bu ayet Müslümanlara teyakkuz hâlinde ve çevreye kar duyarl olmay öretmitir. Her Müslüman en yaknndan uzaa doru dinine hakaret ettirmemekle görevlidir. man etmese bile kimsenin slâm’a hakaret etme ve sövme özgürlüü yoktur. Bu ayetle ilgili görü belirten Said Havva gibi baz âlimler, Müslümanlarn dar’ü-l harp yerine dar’ü-l slâm da yaamay tercih etmelerine; dar’ü-l slâm ina etmelerine dair yorumlar yapmlardr. Zira slâm’n hâkim olmad siyasada birileri dine ve dini deerlere küfredebilirler.

Hakkn hakimiyeti

Bunun da çaresi ayette iaret edildii üzere slâm’n referans alnd siyasal bir yapy kurmaktr. Böyle bir siyasada kimse ne ayetlerle alay edebilir, ne de haramlar Allah’a sava sava açar gibi alenice ilenebilir. Herkes haddini bilir. mam Malik’in deyimi ile “Batl hakka galip gelirse yeryüzünde anari ve fesat doar. Hakka tabi olmak kurtulutur. Batln az da çou da (insan ve toplumu) helak eder.”5

Batl yerine hakkn egemen olduu bir dünyay kurmak her Müslümann asli görevlerindendir. Aksi hâlde hep zalimlerle beraber olur ve ayetlerin alaya alnmasn kanksaya bilirsiniz. Asl helak da budur. Zulmün egemen olmamas ve önlenmesi için öncelikli yaplmas gereken, zalim idarecileri egemen konuma getirmemektir.

Allah Teâlâ, brahim Peygamber’i belirli alanlarda denedikten sonra önderlik makamna getirmitir. Bakara Suresi’nin 124. ayeti O’nun soyundan olup da Hazreti brahim aleyhis selam’n itikadi ve ahlaki vasflaryla donanmayanlarn salt dedelerine nispetle liderlik konumunda olamayacaklarna dikkat çekmitir. slâm’da yönetim soyla deil; emanete liyakatle ekillenir. Çünkü insann soyunu belirleme kudreti yoktur. Dolaysyla özgürlük alanna girmeyen eylerle insanlar arasnda farkllk iddia etmek ve üstünlük taslamak cahiliye âdetidir.

Evrensel mesaj

Müslümanlar için bu ayetin evrensel mesaj; insanda zulme ait nitelikler yok edilmeden yöneticilik görevi vermenin yasak oluudur. Zira ayetteki “zulüm” ifadesi irk ve küfür anlamna geldii gibi, adaletten ayrlmak ve günahlara dalmak anlamna da gelir. Hâlbuki dinimizde yönetimi meru duruma getiren iki temel kaide; ilim ve adalettir.

Adaletten ayrlan yöneticilerin meruiyetinin dümesi gerekirken, sonraki dönemlerde fitne çkar endiesiyle fask, facir ve zalim idarecilere itaat edilecei Sünnilik adna vurgulanmtr. Lokal ve krala yaranma adna yaplan çirkin uygulamalar öne çkararak Sünnilik böyledir demek de bir zulümdür. Çünkü Sünniliin genlerinde zalim idarecilerle ortak hareket etmemek; zalimlere deil iktidar vermek en ufak bir meyil bile duymamak vardr.

Sünni imamlarmzdan Ebu Hanife Hazretleri, gerekli artlar tamad ve Peygamber Efendimiz’in torunlarna göre çok eksii olduu için Abbasi meliklerinden Mansur’a kyam etmeyi önermi ve bu mücadelesini ehit olana kadar sürdürmütür. Bütün maln mülkünü Ehlibeytten olan brahim en- Nefs’ü-z Zekiyye’nin imameti için harcamtr. Sünni gelenein dier imamlarnn da benzeri mücadelelerine tarih ahittir. mam Malik, mam afi ve Ahmet bin Hanbel’in çektii skntlar ve gördükleri ikenceler müsellemdir. mamlarmzn hiç biri zulme ve zalim idarecilere onay vermemitir.6

Kur’an ve Sünnet’in hükümleriyle çatan bir Sünnî gelenekten bahsetmek ilmi ve insafl deildir. Lokal olaylar Sünnilik genellemesi içerisinde vermek tarihi bir yanltr. Hatta dier ekollerle kyaslarsak Sünnî gelenek daha da pak ve temizdir. Tarihin tozlu sayfalarndan tekil örneklerden yola çkarak genelleme yapmak en azndan insafszlktr.

Neo sünnilik

Bu balamda yeri gelmiken u olay da hatrlatmakta yarar görüyoruz. Mehur bir yazar Abbasiler döneminde görev alan mam Ebu Yusuf’la ulemann krlma yaadna dikkat çekmi ve onu ilmi kariyerini siyasann emrine vermekle itham etmitir.

Hâlbuki Ebu Yusuf’un zalim idarecilerin zulmüne fetva verdiine veya zulmü onayladna dair hiç kimse bir tek örnek bile gösteremez. Bilakis zulmü önlemesi ve ehliyetsiz kimselere ilmi dereceler verdirmemesi ile ilgili onlarca örnek vardr.

slâm âlimlerine saygszlk içeren bu tip yazlarla yetien türedi jenerasyon ulemaya sövmeyi bu adamlar sayesinde alkanlk hâline getirdi. nsana günah olarak bu bile yeter de artar bile. Bu meyanda unu da açmakta yarar görüyoruz. Ülkemizin baz ilahiyatçlar edindikleri yanl bilgi ve tikel uygulamalardan yola çkarak “Sünnilii bombalamak” tezi üzerinde durmaktadrlar.

Bu absürt ifade ile her hâlde zulme onay veren tarihi Sünnilik(!) yerine modernitenin etkisinde olan ve batl deerlerle çatmayan neo-sünnilii ina etmektir. Bu Sünniliin omurgasn cihaddan uzak durmak, hayatn genilik alannda dini devreye sokmamak, dünya finans sistemi ile çatmamak, dinin iktidar talebinin olmadn deklare edip laikliin biricik kurtulu yolu olduuna iman etmek oluturmaktadr.

Laisizmin biricik yol olduu tezini savunan bu akademik zevatn asl sorunu dünyadaki gelien olaylara Kur’an ve Sünnet’ten çözüm üretememektir. Felsefe okuyup din okumamaktr. Herhangi bir tezden ziyade bu adamlar medyadaki baz tarikat erbabnn ve gelenee bal akademisyenlerin düünceleri ve söylemleri üzerinden konumaktadrlar.

Tek ükrettikleri ise, tutunduklar laik anlayn kurumsal hâle gelmesidir. Yazlar ve konumalarnn tamamnda dünya sisteminin egemenlik ve varlk alanlarna göre dinin indirgemeci bir yorumu hâkimdir. Dinin bata ceza hukuku olmak üzere yaptrmlarnn ya inkâr ya da mutlak tarihselci yaklamla dondurulmas söz konusudur.

Epistemolojik balamda rasyonalist olduklarndan dolay içeriden birisi olarak gavurlarn bile aklna gelmeyen aykr fikirler zaman zaman onlardan sadr olabilir. Velhasl bu zevat ile eskiye sözde bal olup da yeni bir ey söyleyemeyenlerin ortak noktas çözüm üretememek ve laisizme pratik anlamda zemin hazrlamaktr. Dini anlamda bolukta braklan gençlerimiz de bu boluu ideolojilerle doldurmaktadrlar. Sünnilii bombalamak isteyenler, kendilerince slâm’ yetersiz bulup ideolojik sapmalarla din deitiren bu gençlerin itikadi sorunlarna çözüm bulsalar daha iyi olmaz m?

Merebi geni bir yap

Özellikle son yllarda baz akademik çevreler Sünniliin Maturidi ve amelde Hanefi yorumunun öne çkarlmas gerektiini savunmaktadrlar. Bu zevata göre Hanefilik ve Maturidilik slâm’ amelde öne çkarmayan ircac/ mürcie yorumudur. Onlara göre slâm hiç yaanmasa da günahlara dalnsa da kii Müslümandr. Hanefilik ve Maturidilik sanki böyle bir sapkl onaylyor gibi bir düünceyi öne çkarmak istemektedirler.

Hatta kaynaklar doru ve metodik anlamakta zorlanan bu kiiler “Akli nesh” diye uydurma bir kavram icad ederek akln ayeti nesh edebileceine Hazreti Ömer radyellahu anh’n uygulamasndan yola çkarak delil(!) getirmilerdir. unu unutmamak gerekir ki nesh vahiy dönemiyle mukayyettir. Resulullah’n vefatndan sonra nesh olmaz. Ayrca nasih ve mensuh birbirine denk olmaldr.

Sahabi kavlinin veya uygulamasnn ayete denk olduunu tarihte savunan olmamtr. Akli nesh kavramyla ve irca düüncesiyle bu zevat; ayetleri uygulamamakta bir beis yoktur; maslahat bunu gerektiriyorsa vahiy terk edilebilir, demek istemektedirler. Buradaki amaç; düünce kabzl çeken bu zevatn moderniteye ve sekülerizme egemenlik yolu aramalar ve yenidünya sistemiyle çatmaya girmek istememeleridir.

mam Maturidin Te’vilat’n elinden düürmeyen biri olarak biz de iddia ediyoruz ki slâm kart gruplarla hesaplama ve slâm toplumunun inas yolunda bütün mücadeleci damarlarmz besleyen mamn Te’vilat’dr. Sekülerizme egemenlik yolu açan veya ayetleri uygulamaktan düüren tek bir yorum bile yoktur bu muhteem eserde.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Mehmet Sürmeli
15-07-23
E mail: irfandunyamiz.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
ÝTÝKADÎ BÝR SAPMA OLARAK SEKÜLERÝZM
Online Kii: 33
Bu Gn: 583 || Bu Ay: 5.675 || Toplam Ziyareti: 2.928.744 || Toplam Tklanma: 58.610.304