HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / DÝL KALESÝ
Okunma Says: 829
Yazar: Süleyman Kocabaþ
BÝR MEDENÝYET DEÐÝÞTÝRME PROJESÝ OLARAK HARF DEVRÝMÝ
BR MEDENYET DETRME PROJES OLARAK HARF DEVRM“Dou slam Medeniyetinden Kopmak” ve “Seküler –Laik Bat Medeniyetine Girmek”ten Olarak “Harf Devrimi” Hakknda tiraflar Eletiriler ve Analizler
 
Batllamak - Laiklemek Projesi” Olarak “Harf Devrimi’

      “Atatürk’ün Kültür Devrimleri” nden olan “Harf Devrimi” nin yapl, Cumhurbakan Mustafa  Kemal’in  10 Austos 1928 gecesi Cumhuriyet Halk Partisi’nin stanbul’da Gülhane parknda düzenledii “elence gecesi” nde yapt konumada ilan edildi. “Arkadalar güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini (Latin alfabesi) kabul ediyoruz” dedi. Ad geçen tarihi müteakip Kasm 1928’de , slam dini ve slam medeniyetine  girmekle birlikte 1000 yldan beri kullandmz “Kur’an – Kerim alfabesi” de olan Arap harfleri bütün yurtta yasaklanarak, okullarda  bizlere, “sebeplerinden” olarak okutulduu üzere, “Arap harflerinin örenilmesinin  zor olduu, bu sebepten milletimizi  cahil brakt  ve Türkçenin yapsna  en uygun alfabenin Latin alfabesi olduu” öretilerek, iin esasna baklrsa bu devrimin, bunlarn yannda pek de açklanmayan ve söz konusu edilmeyen “perde arkas” sebeplerinden   yaplann bir “Medeniyet deiiklii meselesi –projesi ” olduu karmza  çkar.  

       Türklerin 9. uncu yüzyln balarndan itibaren slam dinini  kabul edip Müslüman olmalar ve ardndan  slam Medeniyetinin merkezi Ortadou’ya göçmeye balamalaryla  birlikte,  slam Medeniyetine girme süreçleri balam, bu süreçte, ad geçen medeniyetin ortak alfabesi olan Arap alfabesini almak yannda.  din- ilim dili Arapça ve edebiyat dili Farsçann da Türk diline youn olarak girmeye balamas kendisini göstermiti. 

      19. ve 20 yüzyl Türkiye’sinde ise, ilim ve teknolojide “büyük yenilikler ve atlmlar” yapmas sonucu, dünyadaki çeitli “güç dengeleri” Bat Medeniyeti lehine bozulunca, bu medeniyetin “aas” karsnda kendi medeniyetlerinden “aalk duygusu” na kaplan  milletlerden olarak bizde de bir ksm sivil-asker bürokratlar ve aydnlar nezdin  yeni bir medeniyet tercihi olarak Dou slam Medeniyetini  terk ederek Bat Laisizm Medeniyetine adaptasyon için bu sefer de bu medeniyetin ortak alfabesi Latin alfabesini almann, bu yeni medeniyete giriini kolaylatraca öne sürülerek  “Harf Devrimi” ve ardndan ise bunu takviye için “Dil Devrimi” yapldna dair, bu “kültür devrimleri” yaplrken Atatürk’ün en yaknnda bulunmu ve bu devrimlerine aktif  destek vermi devlet, ilim adamlar  ve yazarlarn, “Harf Devrimi” nin gerçek ve asl sebeplerinin bize okullarda  anlatld haliyle deil de  Türkiye’de yeni bir “Toplum Mühendislii Yaplanmas” ndan olarak Dou slam Medeniyetinden  çk ve Seküler –Laik Bat Medeniyetine  girii kolaylatrmak için yapldna dair Atatürk Döneminde yaayan ve onun yapt inklaplarna  destek veren bir ksm devlet adamlar, edebiyatç  ve yazarlar  itiraf kabilinden  görülerini açklamlardr.

“Harf Devrimi” ni Destekleyenlerin  Bunun Yapl  Gerekçelerini  tiraflar

smet nönü (babakan ve cumhurbakan): “Harf nklab bir okuma yazma kolaylna balanamaz. Okuma yazma kolayl Enver Paa’y (Enver Paa’nn Arap harflerini ayr ayr yazp Latin alfabesine benzetmesine ve bunu bir süre orduda kullanmasna  “Enver Paa Alfabesi” denilmitir)  tahrik eden sebeptir.  Ama, Harf nklabnn  bizde tesiri ve büyük faydas, kültür deimesini kolaylatrmasdr. ster  istemez Arap kültüründen koptuk.”  (smet nönü, Hatralar, C.II, Bilgi Yaynevi, Ankara, 1986, s. 223)

          Hiç üphe etmeden söylemeliyiz: Türk inklabnn en önemlisi yeni Türk harflerinin (Latin alfabesi) kabulüdür. Yeni harfler, Cumhuriyetin garp medeniyeti cemiyetini kabul etmesinin de balca dayana olmutur. Yeni harfler, Türk milletini bir kültür âleminden (dünyasndan)  bir baka kültür âlemine nakletmitir.  Eski harfler, Arap kültür ve medeniyetinin sembolü, ifadesi  ve istila vastas idi.” (smet nönü, Yeni Türk Harflerinin Yldönümü, Ulus, 9. 8. 1953)

         Celal Bayar (babakan ve cumhurbakan):  “Bu hadise (Harf nklab), Dou meneinden (kaynandan)  gelmi bulunan ve örenilmesi çok güç olan bir alfabe sisteminin (Arap alfabesi) terk edilerek, onun yerine modern dünyaya yaylm olan Latin meneli harflerin kabulüdür. Baka bir tabirle Türkiye’nin yeni nesillerini yeni hayat zaruretlerine uygun olarak, yeni medeniyete daha yakn olan vastalarla yetitirmeye karar vermesidir.” (Celal Bayar’n Söylev ve Demeçleri, 1933 – 1955, Haz. Ö. ahingiray, Türkiye Bankas Kültür Yaynlar, stanbul, 1999, s. 13)

            “Toplum yapmza dönük eylemlerimizin bir tek hedefi bulunduunu ve bu hedefin Bat uygarlna ulamak olduunu gördük… Ayrca laik eitimi güçlendirmek ve hzla yaymak için Harf Devrimi yapld.” (Celal Bayar,  Atatürk Metodolojisi ve Günümüz, Haz. . Bozda, Kervan Yayanlar stanbul, 1960, s. 86 – 87)

         Prof. Dr. Mehmet Fuat Köprülü (edebiyatç yazar-dileri bakan) :  “Alfabe inklab, Türk milletini Orta zamann (Ortaçadaki slam medeniyeti yllar) zararl ananelerinden kurtaryor,  onu yeni bir medeniyet çerçevesi içine sokuyordu. Vatan topraklarn düman çizmelerinden kurtararak  her manasyla müstakil (bamsz) bir devlet kuran Büyük Kurtarc (M.K. Atatürk), milletini  manevi istiklaline de kavuturmak için milli kültürden baka bir yol olmadn herkesten çok evvel ve çok etrafl bir surette biliyordu ve gidilecek istikameti de kat’i surette tespit etmiti.  Türk milletini  Orta Zamann boucu balarndan kurtarp  Garp  medeniyeti dairesine sokmak için alfabe inklabn yapmt. Fakat onun hedefi, Türk milletini Garp medeniyetine, ‘manevi benliine, manevi istiklaline, milli kültürüne tamamyla malik bir uzviyet’ haline sokmakt.” (Mehmet Fuat Köprülü, Alfabe nklabmz, Cumhuriyet, 7 ubat 1933)

         Falih Rfk Atay (edebiyatç yazar –gazeteci): “Atatürk’ün  inklapçlnn temeli, tatl su Osmanlsna hiç çalmayan  Türklüünden ve hiç tavizci olmayan Garpçlndadr…

        Dilde ilk art, yazy deitirmek ve Türk kafasn  Arap kültür kaynaklarna esir  olmaktan kurtarmakt.  Yeni harfler, yalnz Türkçe kelimeler düünülerek seçilmitir.  Atatürk,  Arap kelimelerin ahsiyetlerini korumak için öne sürülen bütün harf ve hareke tekliflerini  reddetti.  Yeni yaz,  Arapça ve Farsça kelimelerinin yabanclklarn giderecek, onlar Türkçeletirecek, yahut tasfiye edecekti. Yeni yaznn dil meselesini hemen ön safa almas da pek tabii idi…” (Falih Rfk Atay, Atatürk ve Dil, Türk Dili Dergisi, C.I, Say 3, Aralk 1955, s. 124)

         Yakup Kadri Karaosmanolu (edebiyatç yazar- gazeteci):       “(Atatürk) Nasl ki,  Lozan Bar Antlamasyla  siyasi istiklalimizi salamsa, alfabe ve dil  reformu hareketleriyle de kültürel istiklalimizi amaç edinmiti…

         Bütün amac, Türk ulusunun   Bat kültür dünyasna doru ilerleyiini  kolaylatrmakt. Gerçekte gerek harf reformu (Harf Devrimi), gerekse Türk dilini özletirme hareketi (Dil Devrimi)  Türk ulusunu Dou kültüründen Bat kültürüne geçirmek anlamn tayordu.”  (Zeynep Korkmaz, Atatürk ve Türk Dili, C. I, s. 334 – 335)

        Ahmet Cevat Emre (yazar-bürokrat): “Bat kültürünü benimseyecek bir Türk dili lazmd… Türkçe, zengin dil hazinelerinden, kök ve eklerinden faydalanarak Bat  kültürünün terminolojilerini milliletirebilirdi. Gazi için ideal olan tez; yabanc dillerden kelimeler almadan, Bat kültürünü benimseyebilecek bir Türkçe yaratlacakt.” (Ahmet Cevat Emre, ki Neslin Tarihi,  Hilmi Kitabevi, stanbul , 1960, s. 321)

         Prof. Sadri Maksudi Arsal (edebiyatç, dil uzman):  “ Gazi (Atatürk) milletini, Avrupa’nn medeni milletleri arasna girmesini kolaylatrmak ve salamak için Latin  harflerini kabul etmeyi zaruri buldu.” (Sadri Maksudu Arsal, Türk Dili çin, Türk Ocaklar Neriyat, stanbul, 1930,  Kitabn önsözünden.)

“Harf Devrimcileri” Dnda Yaplan Yerli ve Yabanc Baz  Deerlendirmeler ve Eletirel Tepkiler

       skender Gökalp – Francois Georgeon (Kemalizm kitabnn yazarlar): “Türkiye’de alfabe deiiklii Mustafa Kemal’in Türkiye’yi slâm’dan koparmasnn bir iareti olarak yorumland.” (skender Gökalp –Francois Georgeon, Kemalizm ve slam Dünyas,  Çev. M. Akaln,  Arba Yaynlar, stanbul,  1996, s. 37)

        Mete Tuncay (aratrmac  –tarihçi yazar):     “Asl amacn Osmanl-slâm geleneklerinden kurtularak çadalamay çabuklatrmas olduu açktr.” (Mete Tuncay, Türkiye Cumhuriyetinde Tek Parti Yönetiminin Kurulmas 1923 -1932, Tarih Vakf Yurt Yaynlar, stanbul, 1999, s. 232)

        Paul Gentizon (Mustafa Kemal’i anlatan kitabn yazar):  “Birçok bilgin, Müslüman toplumun geri kalmln ve bugüne dein modern dönemin ilmi ve fikri gelimesine ayak uyduramayn Arap harfi kullanmalarna balamaktadr. Onlar bu yaz biçimini, Dou milletlerinin uygarlktan geri kalmalarna neden olan kusurlardan  biri olarak görmektedirler. Bunlardan Mismer (XIX. yüzyln Fransz yazarlarndan Charles Mismer) gibi bazlar, slamln yanl öngörülerden, özellikle Ortaça dogmatizminden çkabilmesi için ilk artn Latin alfabesinin kabulü olaca sonucuna varmtr.” (Paul Gentizon, Mustafa Kemal ve Uyanan Dou, Çev. F. Ülkü,  Kültür Bakanl Yaynlar, stanbul, 1983, s. 153)

        Prof. Bernard Lewis: (Yahudi tarihçi) “Yaznn Latinletirilmesi fikri,  farkl nedenlere dayanmakla beraber,  Mustafa Kemal’in politikasna iyice uyuyordu. Yeni yazy örenip, eskisini unutmak suretiyle  geçmi gömülüp unutulabilecek ve yalnz yeni Latin harfleri, Türkiye’de ifade edilen fikirlere açk (topyekun Batllamak emeli) yeni bir kuak yetitirecekti. Yeni yaz  Kasm 1928’ de resmen kabul edildi. Ve Arap yazs yeni yldan itibaren yasakland.  Geçmie kar en büyük engelin  dikilmesi,  dil reformu için  yeni ve görülmemi  bir frsat yaratt ve tâ bandan beri bu frsattan yararlanma niyeti açk hale geldi.” (Ahmet  Kemal Yahyaolu, Öztürkceciliin çyüzü ve Türkçenin Katli, Yakn Plan Yaynlar, stanbul, stanbul, 2013, 229)

          Orhan Kololu (tarihçi yazar):  “Latin harflerinin Arap harflerinin yerini al, Arap dünyasnda yeni bir ok etkisi (ilkin 1924’de Halifeliin kaldrlmas  ok etkisi dourmutu) yaratt. Evvelce yaplm suçlamalar daha da iddetli bir ekilde tekrarland ve en büyük irk (dinden çkma) ilan edildi.” (Orhan Kololu,  Cumhuriyetin 15 Yl 1923- 1938, Boyut Kitaplar, stanbul, 1999, s. 235)

           Peyami Safa(edebiyatç yazar):   “Yeryüzünde bir tek millet gösterilmez ki, orada gençler kazara milli kütüphanelerine girerlerse bir tek eser okuyamadan çkp gitsinler.

       Böyle bir katliam hiçbir memleketin tarihinde yoktur…

       Almanya’da Latin harfleriyle birlikte Alman Gotik harfleri de öretilir ve bunu bir gerilik  (irtica hareketi) saymak hiçbir Alman’n veya bir baka medeni millet mensubunun hatrndan geçmez.” (Peyami Safa,  Din nklap rtica,  Dergah Yaynlar, stanbul, 1976, s. 114 – 115)

         Prof. Dr. hsan Süreyya Srma (tarihçi yazar):  “Harf Devrimi yapyoruz deyip, bir gecede bu milletin tümü-devrim yapanlar dahil- cahil, cühelaya çevrildi.” (Prof. Dr. hsan Süreyya Srma, Alaturka Demokrasi  Alaturka Laiklik, Beyan Yaynlar, stanbul, 1966, s. 30)

          Prof. Dr. Mehmet Kaplan (edebiyatç - dilci  bilim adam):  “Latin  harflerinin kabulü, zengin ve yüksek Türk eserlerini bize unutturmutur.  Onlarn devam belki de bugünkü kültürümüze apayr bir çehre verecekti…

       Latin harflerinden evvelki edebi, felsefi, ilmi eserlerimize, kitaplarnn çeidi  milyonu aan milli kütüphanelerimize  'can cehenneme’ der gibi bir tekme savurmutur.” (Mehmet Kaplan, Kültür ve Dil, Dergah Yaynlar, 1986, stanbul, s.170 ve 232)

          Norbert von Bischoff (Avusturya’nn Atatürk dönemi  Türkiye  büyükelçisi)  “Latin alfabesinin kabulü, asrlardan beri yabanc bir hâkimiyet altnda kalm olan Türk ruhunun kurtuluunu ve yeni milli Türk kültürünün inas için lazm olan unsurlar verecek Garp fikir kaynaklarna dönü  hareketini temin ettii gibi büyük hadisenin sembolünü tekil eder.” (Norbart von Bischoff, Türkiye’de Yeni Bir Oluumun zah Ankara, Çev. B. Belge, Ulus Basmevi, Ankara, 1936, s. 238 -239)

                                                           Olup Bitenlerin Ksa Analizi

            Bir milletin yaad  milli kültürünün ve dilinin taycs alfabesi yannda, tarihi  süreç içinde milleti “tekamül” le gelierek  millet  yapan milli dilinin, “inklap- ihtilal yapyoruz, yeni doktrin –ideolojimiz –toplum yaplanmalarmz  gerei alfabe ve dilimizi de deitireceiz”,  “mazideki medeniyetimizi terk ederek yeni bir medeniyete geriyoruz; bu sebepten bu yeni medeniyete intibak için onun alfabesini ve dilini de alacaz”” gerekçeleriyle bir milletin binlerce yldan beri kullanmaya devam ettii alfabesini ve dilimi topyekun deitirmenin; 

            1-Dil ilmine aykr oluu,

             2-nklaplar ve ihtilallerin kanunlarna uymay,

             3-Bin millete aidiyetin ve milli kimlik belirlemeden olarak Milliyetçiliine  uymay.

       Bu üç  hal ksaca analiz edilecek olunursa, unlardan bahsedebiliriz.

       Dil ve onun taycs “teknik vasta” olan alfabelerde “ani”  ve “topyekun” deiiklik yaplamaz. Bunlarn  “tekamül”ü söz konusudur.  Dil tarih içinde tekamül ederek geliir. En basit dil “kabile dili” olup,  zaman içinde kendi içinde yeni kelimeler üreterek veya baka dillerden kelimeler alp kendi ses uyumu ve dil bilgisine uyurlayarak almas sonucu geliir. Bizde  “Harf ve Dil Devrimleri” yle  yaplmak istenler bunlara uymad için dil ilminin bu gerçeklerine aykr olmutur.

      Bizde “Harf ve Dil Devrimleri” yle  yaplmak istenenler, ihtilaller ve inklaplarn kanunlarna da aykrlk göstermitir.  Sözlük anlamlar, “bir eyi yan yatrp devirmek, tepetakla etmek demek” olan  htilal veya inklabn, kavram veya terim anlamlar,  kurulu ve yaanan düzenleri   bütün kültür unsurlar ve kurulularyla topyekun deitirerek, yerlerine  ihtilalciler veya inklapclarn programlarna aldklar yepyeni bir toplum düzenlemesi veya mühendislii doktrin ve ideolojisi çerçevesinde topluma yeni bir düzen getirmektir.  

      Tarihte yaplan bütün ihtilal ve inklaplara baktmzda, toplumlarn her eyini tepeden trnaa deitirdikleri halde, diller tarih içinde “süreklilik” gösterdikleri ve “tekamül”le gelitikleri için bunlara dokunmamlar, yktklar düzenlerin alfabeleri ve dillerinin kendi yeni düzenlerinin de alfabesi ve dili  olmas gerektii üzerinde  durmulardr. Tarihten bunlara örnekler verilecek olunursa unlardan bahsedebiliriz:

        1789 Fransz Kapitalist htilali, Fransa’nn kullanmakta olduu Latin alfabesi ve Franszca   dilinin de Kapitalist doktrin –ideoloji ve bunlardan kaynaklanan siyasi –sosyal programlara  göre deitirilmesi cihetine gitmemi, ad geçen ihtilalin “htilal Selamet Komitesi Üyesi” Barre, 1794’de yapt deerlendirmesiyle , yktklar düzenin yaayan alfabesi ve yaayan Franszcann kendi “Kapitalist Düzenleri” nin de alfabesi ve dili olduunu dile getirerek,  bunlarn kullanmda  “süreklilikleri” sebebiyle deitirmeyecei üzerinde durmutur.

        Kapitalist htilal’in bu haline benzer bir durum Rusya’da 1917  de yapln “Komünist htilal” le de kendisini göstermitir. Komünist Rusya Devlet Bakan Josef Stalin yazd “Marksizm ve Dil” isimli kitabnda, “Dil, herhangi bir snfn (Komünist düzen anlaynn ykt  burjuva snfnn ve ne de onun yerine ikame etmeye çalt proletarya snfnn)  deil, toplumun bütün snrlarnn dilidir” ifadesini kullanarak, Komünist Rusya’da  “hakim Proletarya snf” na göre yaplacak dildeki  deiikliklerin  uzun bir süreyi kapsayaca için bunun Rusya’ya zararlar  olacandan bahisle   bundan vazgeçtiklerini yazmtr.

         Ayn durumlar, 1950 Çin Komünist htilali’ nde de yaanmtr. Erciyes Üniversitesi Çin Dili ve Edebiyat öretim üyelerinden örendiime göre,  Komünist Çin Eitimi Bakan 1952’de, örenilmesi ve yazlmas çok zor, kargack burgack , Eski Msr’n çivi yazs benzeri  kullanlmaya devam edilen Çin Milli Alfabesinin deitirilerek yerine kullanlmas ve örenilmesi daha kolay gerekçesiyle Latin alfabesinin alnmasna yönelik Devlet Bakan Mao’ya sunulmak üzere kaln bir dosya hazrlayarak ona vermitir. Bakanlar kurulu toplantsnda bu dosya gündeme gelince, Mao, dosyadaki istenenleri, kullanlan alfabenin binlerce yldr Çin’in dilini tayan “süreklilik” alfabesi olduunu, deitirilmesi halinde toplumda büyük buhranlara sebep olaca için istenilenleri ret emi, dosyay kurulun gündemine almamtr.

         Benzer bir durumlar, 19. Asrn ortalarnda bizim gibi “Batllama süreci” ne giren  Japonya’da da yaanm, 1860’l yllarda Fransa’da Japonya’nn büyükelçiliini yapan büyükelçi, Japonya’ya döndüünde, hükümetine  Çin alfabesi gibi zor bir alfabe olan Japon alfabesinin kaldrlarak yerine Latin alfabesinin alnmas teklifini getirince,  bürokrasi  ve aydnlar yannda halktan da büyük tepkiler alm, bu teklifi   yapmaya baladnn ilk haftasnda bir gece evinde “ölü” bulunmu, bu cinayetin Japon alfabesinin kullanlmasn savunun Japon milliyetçileri  tarafndan  ona “tepki” olarak ilendii üzerinde durulmutur. Bunu bana, merhum Prof. Oktay Sinanolu anlatm, kitaplarnda da bundan bahsetmitir.

         htilaller ve inklaplarn kanunlarna aykr olarak bütün bu olup bitenlerin tersi, bizde, Batllarn adna “Kemalist htilal-nklap” dedikleri yaplanmalarda yaanmtr.

         “Kemalistler Devrimciler”in,  “Türk Milletinin Müslüman olmak ve slam medeniyetine girmekle, alfabe ve dilini deitirdiini”ni,   kendilerinin olan bu  tezlerinden hareketle,  bu sefer de yeni  bir medeniyete girmek tercihlerinden  olarak    Bat medeniyetine   girmekte karar klmalar üzerine, buna girmeyi kolaylatrmak için ad geçen medeniyetin kullanmdaki orta alfabesi    Latin alfabesinin alnmasn “Harf Devrimi” ad altnda gerçekletirmilerdir.   

         “Harf Devrimi”ni yaptktan   sonra, yine “Bat Medeniyetine geçii kolaylatracaz” gerekçeleriyle “ikinci bir kültür devrimi” olarak “Dil Devrimi” ni de  1932’de balattklar görülmütür. Ad geçen devrimle  güdülen  dier bir amaç ise,  “Türkçeyi yabanc dillerin istilalarndan kurtaracaz” denilerek, onu “öztürkçeletirmek”, “ar dil” haline getirmek olmutur. Bu süreçte,  bu nasl bir “Türkçülük ve Dilde  Milliyetçilik anlaylardr” ki, 1000 yldan beri kendi ses uyumumuz ve dilbilgisi kuralarmza göre kendimize “milli kelimelerimiz” olarak adapte ettiimiz  Arapça ve Farsça kelimeleri, sanki dünyada “saf dil” varm gibi,  “bunlar dilimizde- kültürümüzde yabanc istila unsurlardr” suçlamasyla atarak, yerlerine ise Türkçe karlklarn bulamadklar (veya bulma zahmetine girmek istemedikleri için)  ve uydurukça dil çalmalar da istenilen sonuçlar  vermediinden, bu atlanlarn yerine, dilimizi yeni bir yabanc kelime –kültür istilasndan olarak  Bat’nn Franszca ve ngilizce kelimelerinin  snrlarmzdan gümrüksüz girmesine kendi elleri ile yol açmlardr. te,   buna, “Dil Devrimcilerinin ‘Kuru  –sk’ ve ‘hamisi’ bir milliyetçilik anlaylar” denilmi, bununla dilimizi “milliletirmek” emelinde tezada dütükleri görülmütür. .   

       Türklerin slam Medeniyetine  girilerini, Osmanl’nn son döneminden günümüze, bu sefer de  Bat Medeniyetine giri girileriyle  kyaslamak ve bunu Bat medeniyetine  giri lehine de kullanlmak istenildii yanllklarna düüldüü  görülmektedir.

       Türkler,  slam medeniyetine onun ez zayf zamannda girerek, bu medeniyete Araplar ve Farslardan sonra “üçüncü bir unsur” olarak dahil olmak suretiyle, onun üzerinde kurduklar üstün siyasi- askeri otoriteleriyle   ortalama  1071’den balayarak slam medeniyetini devam ettiren ve 1000 yllk süreyle   tarihini yapa “hakimi ve öznesi” olmulardr. Türk Milleti, 5000 yllk tarihinin en büyük   “zirve atn yllar –atlm” n Selçuklu –Osmanl süper güçleri  yaplanmalaryla slam Medeniyetine  girmesi sayesinde yapmtr.

      1839’da  Tanzimat’la balayan süreçte,    “yeni bir medeniyet eii” ne  ayak basmamz  ve içine girmeye çalmamz   demek olan  ve varl günümüzde  de kendisini artarak gösteren,  “Bat- Laik Medeniyeti” ne girilmesi giriimleri, milletimizin  slam medeniyetine girmesi sonucu yaptrd atlmlar yaptramam, yaptramamak  yannda bütün olup bitenler hep milletimizin  aleyhine olmutur.

      Bunun birçok sebepleri vardr. Bir kere, yüzyllar boyunca  slam’ ve Türk Milletini “ebedi dümanlar” olarak ilan etmek suretiyle bunlar “tarihten silmek” i    kendi vazgeçilmez emeli edinmi, karmzda   önce “Hristiyan Bat Medeniyeti” ve sonra  onun yerini alan  “Seküler-Laik  Bat medeniyeti” çkmtr.    Bu halleriyle  bunlara  hayran olmak, yaranmak,  kendi bütün varlmz feda ederek onlara  girmeye   can atmak,  “Celladna  ak olmak” tan baka bir ey deildir.

       kinci olarak, slam medeniyetinin insanla kazandrd huzurlu medeniyetinin asl olan “mana- madde dengesinin kurulmas” Modern Bat medeniyetinde yoktur.  Bat’da yaanan Reform ve Rönesans hareketleri, insan ve toplumlarn manevi dünyalarn madde-maddecilik adna ykm, bu sebepten  ad geçen medeniyetin “en büyük eksiklii” olarak, kendisini  yalnzca “tek kanat maddecilik  kanad” ile uçmaya mahkum eden bir yaplanmaya sahip olmas olmutur ki, bir kuun tek kanatla  uçamayaca gibi bir medeniyetin de madde ve mana kanatlar olmadan insan ve toplum hayatna huzurlu bir yaay sunamayacadr. Zaten bu sebepten birçok Batl filozof ve bilim adam Modern Bat Medeniyetinin çöktüünü  daha 20. asrn balarndan iPtibarin itiraf etmeye balamlar, kta Avrupasna  ve sömürgeci yaplanmasyla bütün insanla büyük buhranl hayatlar yaatan  bütün bunlardan kurtulmak için “madde-mana dengesi” nin yeniden  kurulduu “Yeni Bir Medeniyet Tasavvuru” na ihtiyaç duyduklarn dile getirmeye balamlardr. Bu deerlendirmeleri, dilimize de çevrilen Alexi Carrel’in “nsanlar Uyann”, “Yarnlara Doru”, “Hayata Dair Notlar”,  Albert Schweitzer’in “Uygarlk ve Bar”, “Uygarlk ve nsanlk”,  ve Spengler’in “Batnn Çöküü”  kitaplarndan belgelere  detayl olarak örenmek mümkündür.  

     Batllarn çöküünü ilan ettikleri kendi medeniyetleri karsnda “kurtulular” için denilerek yeni bir medeniyet tasavvuruna soyunduklar biz zamanda Osmanldan günümüze Türkiye’de böyle bir medeniyete , hem de  kendi geçmilerindeki bütün  medeniyet deerlerini bir çrpda silerek buna girmeye can atlmasna nasl bir anlam verilebilir? Her halde, Batllarn kendilerinin de  itiraf ettikleri halde, “kendilerinin de cellatlar” olduklarn ilan ettikleri Modern Seküler –Laik Bat Medeniyetine kendilerinin de cellatlar  olacandan  “Celladna  Ak Olmak” demekten baka bir ey olmamas gerekir.

     Daha da önemlisi, Türk milletini bir çeit “slamszlatrarak” ve hatta bu uurda  “rkçlk silah” n kullanmaktan olarak da Hz. Muhammed’in “ilahi evrensel mesajlar” ile  putperest  –pagan Arap kültürünü de ykt halde  Harf ve Dil Devrimcilerinn slamiyeti “Arap kültürü, kültürümüzü Arap kültürü stilas” olarak nitelendirmeleri külliyen  yanltr ve herhalde bir “art niyet”e istinaden de bu yafta ona yaptrlm demektir.  Türklerin hiçbir dine iltifat etmeyerek slamiyet’i kendi istekleriyle kabul etmeleri, onun inanç, iman ve kültür deerleriyle kendi deerleri arasndaki benzerlikten kaynaklanm, bu cümleden  olarak “pagan dinler geleneinden üç büyük dine (Hristiyanlk, Musevilik ve slamiyet)  geçi süreci” nden olarak Türklerin slamiyeti seçmeleri,  tam ve mütekamil “millet olma süreçleri” de bununla tamamladklarndan,  slamiyet Türklüün artk ayrlmak bir parças ve ona tarihinde “en büyük atlmlar” n yaptran din haline gelmi,  günümüze kadar milletimizin “Türk milleti kimlii” ile yaamas    slamiyet sayesinde olmutur. Çünkü, slam dini dndaki dinlere giren bütün Türk kavimleri, bu dinlerin milliyet varlklar  içinde sosyal asimilasyon – kültürel soykrma  urayarak tarih sahnesinden çekilmilerdir. Hazar ve Karay Türlerinin Musevi, ortalama  M.S 376 – 1250 zaman diliminde Karadeniz’in kuzeyinden geçerek Dou ve Orta Avrupa’da 1000 yl süreyle tarih yapan 12 Türk kavminin  Hristiyanlatrlmalarnn  sonuçlar,  kendi milli varlklarnn da sonu olmu, bugün itibariyle bunlardan  isim olarak yalnzca “Macar” ve “Bulgar” Türk kavimleri isimleri kalmtr vb. 

    Görülüyor ki, Türklerin slam kalmas, slamiyetin milli -örfi kültürlerine önemli ve vazgeçilmez  bir kültür unsuru olarak girmesi ve kalmazsndan kaynaklanm, bu haliyle milletimizin  bir baka medeniyete girmek adna onun bir çeit slamszlatrlmasnn  bilerek  veya bilmeyerek milletimizi  “kendi elimizle imha” etmek anlamna gelecek bir yaplanma kendisini  göstermitir. Bu dava ve emelin sonucu, 1000 yllk Dou ve Orta  Avrupa Türklüünün Bat Hristiyan Medeniyetinin kendilerini etkisine almas sonucu  Hristiyanlap bu medeniyetin içinde eridikleri gibi, günümüzde güdülen Seküler –Laik Modern Bat medeniyetinin etkileri ve milletimizi  bir çeit “slamszlatrmak” la  girmek emelleri de  Anadolu –Dou Asya Türklüünün giderek  milli kimlii ile tarihten silinmesi ve bu sefer de Bat’nn seküler –laik medeniyet yaplanmas içinde   sosyal asimilasyon –kültürel soykrma urayarak tarihten çekilmesi anlamna gelecektir.    

       te, yine bir “talihsizlik  eseri ve garabet örnei” olarak, bir ksm sivil - asker bürokrat ve aydnlarmz tarafndan Tanzimat’tan beri “çökmekte olan veya çökmü Modern Bat Medeniyetini, üstelik de, mazide yaadmz  kendi üstün deerlerimizin farknda olmadan ve öncelikle kendi deerlerimizi kefetmeden, bilmeden “Bat medeniyetine girmeye can atmak” ana emeli adna,güzel mazimizi silmek urunda  Harf ve   Dil  Devrimlerinin  de kullanlarak, Batnn hastalkl yaplarnn bizim bünyemize de sokulmaya çallmasnn sonuçlar çok ac ve ar olmutur.

       Bizde “Batllamak-Bat Medeniyetine girmenin” milat ba olarak 1839’da Tanzimat Ferman’nn ilan  esas alnrsa, bu süreci yaadmz  184 yllk  (1839 – 2023) zaman dilimi içinde Türkiye’de Batllamak  cereyan ve emelinin  bize neleri kazandrp neleri kayp ettirdiinin otokritikleri yaplmam;  yaplamamtr. “Yapmaya cesaret edebilenlerden”  denilen en büyük entelektüellerimiz   Cemil Meriç, Kemal Tahir, Atilla lhan, Atasoy  Müftüolu ve Yusuf Kaplan gibi düünce ve fikir adamlarmz bütün eserlerinde “Tarihte  içine  düülen  ‘Batlllatrmak  Davas’ nn  Türkiye’yi  batrmak olduu” üzerinde durmulardr. Bundan ilk nasibini alan Osmanl devleti olmutur.    Osmanl, bir bakma “Celladna Ak Olmak” sürecinde  Modern Seküler –Laik Bat Medeniyetinin, her toplum ve corafyann “ortak mal” ilim ve tekniini almaktan ziyade, kendisine has  sosyal ve siyasi  hastalkl  verileri ve deerlerini almak yannda,  Bat’nn sömürgeci büyük devletlerinin içten ve dtan (toprak igalleriyle de) darbeleri   sonucu tarihten silinmitir.

       Türklerin slam medeniyetine onun en zayf zamannda girmelerine karlk, Seküler –Laik Bat medeniyetine  ise,  onun en güçlü ve kendilerinin en zayf olduu bir zamanda girmeleri hep kendi aleyhlerine olmutur.  Bu sebepten slam medeniyetinde tarih yapmada “özne” olan Türkler, Batnn   en güçlü olduu  (özellikle de bu güç büyük teknoloji ve sanayileme gücünden kaynakland halde) zamanda onun  “nesnesi” haline dümülerdir. Bu durum,  Türk milletini,  5000 yllk tarihinde karlat  “en karanlk yllar” yaplanmas içine sokmutur. Büyük Cihan Devleti  Osmanl Devleti, adna “Haydut ve Vahi Bat Medeniyeti ve Büyük Yaylmac ve Sömürgeci Devletleri” yaplanmas içinde bu süreçte yklm,  günümüz Türkiyesi ise, “tarihi  medeniyet tercihi davas” ndan olarak   içine düülen ayn yanllklar yaamaya (hem de artarak)  devam etmesi sebepleriyle, bu sefer de  Cumhuriyetin ilannn 100’üncü yl dönümünde bile bölgesinde ve dünyada  süpür güç olamam, hep “güdük” olarak kalmtr.

         “Harf Devrimi” yle  yaadmz “kültür buhran” n, gelecek yazmzda, geçmiimizi daha büyük boyutlarda tasfiyeye yönelik olarak   “Seküler –Laik  Bat Medeniyeti” ne sevdalanmak ve girmek adna   “Dil Devrimi”yle nasl yaandn, hem dil devrimcilerinin itiraflar ve hem de saduyulu ilim ve fikir adamlarnn onlara tepki  eletirileriyle  anlatmaya devam edeceiz.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Süleyman Kocabaþ
23-08-23
E mail: tyb.org.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
BÝR MEDENÝYET DEÐÝÞTÝRME PROJESÝ OLARAK HARF DEVRÝMÝ
Online Kii: 34
Bu Gn: 873 || Bu Ay: 5.965 || Toplam Ziyareti: 2.929.130 || Toplam Tklanma: 58.618.333