HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 380
Yazar: Yasin Aktay
Meðer laikliði sadece Müslümanlar için istemiþler
Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Ylna Filistin, Kudüs, Mescid-i Aksa, Gazze ve Siyonizm gündeminin tam ortasndan giriyor olmamz çok anlaml bir tevafuk. Sadece bir açdan deil, birçok açdan anlaml bir tevafuk. Cumhuriyet kutlamalarna tam da planland gibi anlamlar yükleyenlerin anlamlandramad, bu yüzden de öfkelerini celbeden bir gündem. Türkiye’nin ülke olarak, devlet ve toplum olarak bu gündemle fazla megul olmasn bir tercih olarak görüyorlar ve bu tercihi mevcut yönetimin Cumhuriyetin ilkelerinden, rotasndan bir sapma olarak da görüyorlar. Dorusu Türkiye’nin u veya bu mevzuyla u veya bu düzeyde ilgileniyor olmas elbette nihayetinde bir tercihtir. Ama elbette Türkiye’nin tarihsel ve corafi konumunun yansra bu tarih ve corafya içinde yorulmu kültürel kimliinin zorunlu kld bir tercihtir bu ilgi.
 
Yüz yln birkaç yl öncesine de gitmek gerekirse, Osmanl’nn I. Dünya Harbinden yenik çkmas, yenilme artlar, onu yenilgiye götüren admlar ve aktörlerin Türkiye’yi içine soktuklar bir mecra, Türkiye’yi ve bölgeyi döndürüp dolatrp ayn noktaya getirmekte, kapanmam hesaplarn önüne çkarmaktadr.
 
Osmanl’nn hemen ardndan kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bin yllk geçmie bir sünger çekmesi, bin yllk birikiminden ve mirasndan feragat etmesi istendi.
 
Bu imdiye kadar sahip olduu bütün dünya Müslümanlarnn liderliinden vazgeçmesi anlamna da geliyordu. Liderlikten vazgeçmek elbette ancak bir zorlama varsa kabul edilebilecek bir ey olabilirdi. Oysa bu vazgeçiin imdiye kadar bizi balayan, kayt altna alan zincirlerden bir kurtulu gibi sevinçle karlanmas da istendi. Bizden alnan liderlik dolaysyla zafer sevinci naralar attrdlar bize. Daha kötüsü, izleyen yllar liderliini yaptmz toplumlara kar da bizi yabanclatran, onlar bizden bizi onlardan uzaklatran admlar “devrim” olarak alglamamz saland. Oysa liderliini yaptmz toplumlarla gönül balarmz, veraset ilikilerimiz, kültürel alarmz kolay kopabilecek deildi.
 
Rabbimizin salam kalmasn istedii balar (sla-i rahim) koparlmak istendi bu yolla. Koparlamad. steseler de kopmaz balar var aramzda, inkâr edilemeyecek ve bakalarnn hak iddia edemeyecei bir miras var ortada. Dün Azerbaycan, dier gün Suriye, evvelki gün Libya, Somali, Dou Türkistan, bugün Gazze Türkiye’ye Cumhuriyet kurarak arkasn dönüp gidemeyeceini, geçmiine bir sünger çekemeyeceini hatrlatyor.
 
Gazze halk I. Dünya Savanda da üç defa ngiliz saldrsna maruz kalm, ilk ikisinde kahramanca düman püskürtüyor, üçüncüsünde yine büyük fedakarlklarla, kanlarnn son damlasna kadar savaarak yeniliyorlar.
 
O zaman da savunduklar Osmanl toprayd, bugün de Gazze’ye yönelen Siyonist-Haçl ittifakl saldrnn nihai hedefi rotalarndan çkm Türkiye’dir.
 
nönü Üniversitesi lahiyat Fakültesi’nde 7 yldr istikrarl bir biçimde yaplan “Uluslararas slam ve Yorum Sempozyum”larnn bu ylki temas “Cumhuriyet’in 100. Ylnda Türkiye’de Din ve Hayat” idi. Sempozyumun Fakülte Dekan Prof. Dr. Mehmet Kubat yönetimindeki açl panelinde Dr. Necdet Suba ile Prof. Dr. Recep Kaymakcan
ile Türkiye’nin din, siyaset ve hayat ile yüz yllk tecrübesini yine bugünlerde yaadmz Haçl-Siyonist seferlerin gölgesinde ele almak durumunda kaldk.
 
Aslnda bu tevafuk da sözkonusu yüz yllk deneyimi anlamay çok kolaylatran, tabir caizse kayp halkalar bütünletiren bir durum oluturuyor.
 
(Bu arada depremin yaralarn sarmaya çalan Malatya’da Prof. Dr. Ahmet Kzlay Rektörlüünün 7. Ylnda bu çapta uluslararas bir sempozyumun 7.sini düzenleme imkân bulabildiinden ükürle bahsetti. Sempozyumlarn her biri üç ciltlik kitaplar halinde yaymlanm ve çok kapsaml bir külliyat ortaya çkm durumda. Anadolu üniversitelerinin neler yapabildiine dair çok anlaml bir örnek. Sadece ilahiyat alannda deil tabi, tp alannda da son zamanlarda Amerikan üniversiteleriyle yaran çalmalar ortaya koyuyor nönü Üniversitesi.) Türkiye’nin yüz yllk laiklik deneyimine bugün yaamakta olduumuz Siyonist-Haçl seferi balamnda baktmzda gördüümüz manzara gerçekten çok manidar.
 
Türkiye’de Cumhuriyet döneminde benimsenen din politikas toplumun, hatta aydnlarn geneline hâkim olan bir anlaya dayanmyordu.
 
Bilakis toplumda karl çok az olan pozitivist kesimlerin marjinal saylabilecek bir anlay bütün topluma hiç de demokratik olmayan bir yolla, halkn onay hiç sorulmadan hatta tamamen halka ramen uygulamaya konuldu.
 
Pozitivist anlay dinin özünde insanlarn kafalarndan uydurduklar bir hurafe olduunu düünen, din hakknda aslnda o dönemde bile dünya gerçeklerinden fazla uzak ve fazla s bulunarak alm bir anlayt.
 
August Comte’un mitolojik, spekülatif, bilimsel dedii üç hal kuralna göre din mitolojik döneme ait bir düünce biçimiydi. Türkiye’ye ithal edildii dönemde Avrupa’da onun bu konudaki düünceleri yerine Max Weber’in veya Emile Durkheim’in düünceleri daha fazla rabet görüyordu. Tabiri caizse Avrupa’nn çöpe att düünceler bizde o dönemde din konusunda resmi politikalar haline getiriliyordu.
 
Aslnda Avrupallar bizde bu anlaylardan etkilenen bir laikçi düüncenin yaygnlamasndan oldukça memnundu.
 
Bizi bütün dünyann giderek laikleecei ve bizim de buna ayak uydurmamzn uygarlamamzn art olduuna inandrdlar.
 
Bu doldurula Türkiye’de Avrupa’da bile emsali görülmemi bir radikal laiklik politikas uyguland. Din siyasal ve toplumsal hayattan adeta süpürülmeye çalld. Bunda ne kadar baarl olduu ayr bir ey ama bizi radikal laiklik trenine bindirirken ezamanl olarak kurulmaya çallan ve gerekçesini Kitab- Mukaddes’ten alan bir devlet kurmakla urayorlard.
 
Bizi kendi eriatmza, kendi kitabmza, kendi kültürümüze ve tarihimize yabanclatrp dümanlatrrken onlar kendi kitaplarna daha radikal bir biçimde sarldlar. Biz çadalamann artnn dinle araya mesafe koymak olduunu onlardan örendik ama onlar sadece bizim kendi dinimizden, kitabmzdan uzaklamann yeterli olacan hesapladlar aslnda.
 
Bugün srail igal politikalarnn tamamn, hatta uygulad basit taktiklerin bile referansn kendi eriatna dayandryor.
 
Mesela daha olaylarn ortasnda Netenyahu Hamas’a kar Tevrat’n “Yeaya” kitabndaki “kehaneti” göreceklerini öne sürdü. Bütün yaptklarn onun bir parças olarak yaptn söyledi. Avrupallar da bunun böyle olduunu bile bile srail’in soykrmc politikalarna destek olmaktan, elbette ayn motivasyonlarla, dinsel dayanma duygularyla geri durmuyor.
 
Onlar kendi eriatlarna sarlrken bizim laik olmamz gerekiyordu, çünkü baka türlü bizi durduramaz, sakinletiremezlerdi. Meer onlar laiklii sadece Müslümanlar için istemiler.

Neden istemiler? Bu politikalaryla Türkiye’yi nasl bir snrn içine sktrmak istemiler? Cumhuriyetin 100. Yln srail ve ABD-Avrupa’nn Siyonist-Haçl eriatçlnn tehditleri altnda idrak etmek bunlar akla getirmez mi?

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Yasin Aktay
29-10-23
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
Meðer laikliði sadece Müslümanlar için istemiþler
Online Kii: 33
Bu Gn: 782 || Bu Ay: 5.874 || Toplam Ziyareti: 2.929.016 || Toplam Tklanma: 58.616.344