
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 475 |
Lansman toplantlar yapyoruz, yeni paradigma belirliyoruz, manipüle etmiyoruz, provokasyona gelmiyoruz, konsensüs salyoruz, çocuklar kree gönderiyoruz, part time çalyoruz, cv hazrlyoruz, redakte ediyoruz, format atyoruz, depresyona giriyoruz, check-up yaptryoruz, trend yakalyoruz. Egzersizimiz, koçumuz, mentörümüz var… Hangi birisini söylesem?
Hâl böyleyken kim demi yabanc dil öretmekte ve örenmekte sktmz var diye? Görülüyor ki yabanc kelime bilgimizle zirveyi zorluyoruz. Sadece kelimeleri çatamyoruz, gereken ekleri takamyoruz, kurallara uyamyoruz, cümle kuramyoruz. O ayr mesele.
Banazlk etmeyeyim, baz deiikliklere urayarak ya da uramadan dilimize geçmi teknoloji ve bilimle ilgili terimlere/kelimelere eyvallah desek de uygun Türkçe karlklar olduu hâlde en yetkili dillerden dökülen “lansman, paradigma, konsept, manipüle, jargon, platform…” gibi kelimelere ne demeli! Say, say bitmiyor.
Yahya Kemal’in “Bu dil azmda annemin sütüdür.”, Fazl Hüsnü Dalarca’nn “Türkçem, benim ses bayram.” sözleriyle kymetlendirdii Türkçemizin son yllardaki durumu, geçmiteki eski-yeni vb. karlatrma ve çatmalarn ötesine geçmi, farkl bir noktaya ulamtr.
Dilimizdeki “tantm” yerine kullanlan lansman, Franszca lancement kelimesinden geliyor. Bu ithal kelime “proje lansman, basn lansman, lansman fiyat…” olarak öyle yumuak söyleniyor ki kelime veya dil sanki szma zeytinyayla yalanm.
“Deerler dizisi, yöntem” gibi kelimelerin yerine kullanlan paradigma da Franszca paradigme kelimesinden geliyor. “Ortam, tartma ortam, kürsü” anlamnda kullanlan platform, Franszca plate-forme kelimesinden dilimize geçse de ngilizcede altma yakn anlama sahip.
TDK’nn “yönderlik” karln verdii mentor/mentör kelimesi, Türkçe yapm eki luk/lük’ü alm, mentorluk/mentörlük olarak kullanlyor. Franszca-Türkçe veya bakaca sözlükleri kartrdmda “danman, eitici, akl hocas, lala…” gibi karlklar olsa da srarla mentor/mentör kelimesini kullananlar var.
Efsaneye göre kökeni 3500 yl öncesine dayanan bu kelimeye mitolojik bir anlam da yüklenmi. Güya Homeros’un Odysseia destanndaki Kral Ulysses, Truva Sava’na giderken olu Telemachus’u eitip yetitirmesi için yakn arkada Mentor’a teslim etmi. O da savatan yirmi yl sonra dönebilen Ulysses’in oluna öretmen-örenci ilikisi çerçevesinde özel eitmenlik ve akl hocal yapm. O günlerden kalma mentor/mentör kelimesi dilimizde koç gibi yerini alm vaziyette. Koç deyince “çaltrc” anlamnda kullanlan koç (coach) kelimesinin de ngilizceden dilimize geçen ve skça kullanlan kelimelerden olduunu unutmamak lazm.
Yine sk kullanlan manipülasyon/manipulation (hile, hileli yönlendirme, bilgileri deitirme); provokasyon/provocation (kkrtma); konsensüs/consensus (uzlama); kre/crèche (yuva); depresyon/dépression (bunalm); ambiyans/ambiance; (tarz, ortam); bürokrat/bureaucrate (üst düzey devlet yöneticisi); detay/détail (ayrnt); egzersiz/exercice (altrma); empoze etmek/imposé (dayatmak); konsept/concept (tarz, düzen, kavram, anlay, görü); prestij/prestige (saygnlk); jargon/jargon (özel dil, söz daarc); jenerasyon/génération (nesil, kuak); jonglör/jongleur (hokkabaz); obje/objet (nesne, cisim); spesiyal/spécial (özel)… Franszcadan dilimize geçen kelimelerden bazlar.
Workshop (ilik, i yeri, fikir üretme toplants); sponsor (destekleyici); format atmak (biçim – biçimlendirmek); sticker (etiket); extrem (ar, sra d); okey/ok (tamam); cv (özgeçmi); story (hikâye); link (balant); brifing/briefing (bilgilendirme); part time (yar zamanl); star (yldz); vip/very importent person (çok önemli kii); trend (akm); check-up (genel salk kontrolü)… gibi kelimeler de ngilizceden dilimize geçmi ve skça kullanlyor.
Franszca, ngilizce veya dier dillerden dilimize geçen, hatta bazlar Türkçe eklerle fiil, deyim, isim ve tamlama olarak kullanlan çok sayda kelimeyi ayr ayr ele almak imkânsz. Yazmn banda da ifade ettiim gibi baz kelimeler, terim olarak ya da Türkçede tam karlklar bulunmad için dilimize geçmi, hatta dilimizin ses özelliklerini alm olabilir. Bu ekilde dilimize yerlemi pek çok kelime vardr.
TDK Türkçe Sözlük’ün 12. basksnda 132.334 söz varl bulunmaktadr. Bunlardan on be bine yakn yabanc kökenli kelimedir ve belirttiimiz sebepler çerçevesinde elbette bu mümkündür. Ancak uygun Türkçe karlklar olduu hâlde baz yabanc kelimelerin srarla kullanlma sebebini anlamak mümkün deildir. Yoksa Türkçemizin de bir lansman ihtiyac m vardr!
Nihad Sami Banarl, dilin milletlerin hayatndaki önemini vurgulamak için “Orwell, 1984 adl romannda milletleri dil ykmyla çökertip bir takm sürüler hâline koymak isteyenlerin hedeflerini ve hikâyesini yazmtr.” (Türkçenin Srlar, s. 4) diyor.
Yllardr Türkçenin önemi söylenip yazlsa da -böyle bir olumsuzlua frsat vermemek için- “Güzel Türkçemizi güzel konualm, güzel yazalm” ilkesiyle u hatrlatmalar yapmakta fayda görüyorum:
1) Sadece Türkçe ve edebiyat öretmenleri deil, öretmenlerimizin tamam Türkçeyi doru ve güzel kullanarak örencilerine örnek olmal, örencilerini bu yönde tevik etmelidir.
2) Anneler, babalar, aabeyler, ablalar, akrabalar ve büyüklerin her biri Türkçeyi en güzel ekilde kullanarak küçüklere örnek olmaldr.
3) Siyasetçiler, üst düzey yöneticiler, akademisyenler, yazarlar, airler, sanatçlar, sporcular -önemli ahsiyetlerin tamam- Türkçeyi doru ve güzel kullanarak millete örnek olmaldr.
4) Ticari kurulular ve i yerleri Türkçe isimler kullanmann yannda tantmlarnda Türkçeyi doru kullanarak örnek olmaldr.
5) Gazete, dergi, kitap, radyo, televizyon ve sanal ortamda yer alan yaz, haber, program ve duyurularda Türkçenin doru/güzel kullanmna özen gösterilerek örnek olunmaldr.
Yazar: Mustafa Uslu |
10-11-23 |
||
| E mail: maarifinsesi.com | Tweet | ||