
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 399 |
slâm'n medyatik temsilleri
Son dönemde muhtelif balklar üzerinden tartlan din ve dindarlara yönelik alg, slam ve Müslümanlara yönelik medyatik içeriklerin gölgesinde tartlmaktadr. Öyle ki birkaç dizi üzerinden gündeme getirilen bu tartma her ne kadar bugünkü temsil biçimleri üzerinden eletirilse de derin sosyal ve politik bir tarihsel arka plana dayanmaktadr. Nitekim Osmanl-Türk modernlemesinin netameli alanlarndan birisi olan din konusu, bugün din ve dindarlk temsilleri ile ilgili kodlarn olumasnda dorudan etkili olmutur. Din olgusunun modernlemeye ve yenilie engel olarak görülmesi, din ve dindar kimlii ile ilgili olumsuz temsillerin yaygnlamasnda belirleyici olmu ve dine dair olan her ey sorunsallatrlmtr.
Tanzimat sonras tedrici biçimde artan ve 2. Merutiyet sonras süreli yaynlarda karmza çkan din ve dindar temsilleri, bu açdan önemlidir. Kaba bir materyalizmle meselelere yaklaan elitlerin himayesinde ekillenen din ve dindarn negatif çerçevelenmesi, bugüne dein farkl formlarda süregelmi ve dinin sosyolojik ve teolojik imkanlar tartma d braklmtr. Özellikle erken Cumhuriyet döneminde dinin politik gelimeye engel bir unsur olarak kabul edilmesi ve siyasi tartmalarn içerisinde gösterilmesi, din ve dindarlar açsndan da önemli riskler üretmitir.
Erken Cumhuriyet ve sonrasndaki en sorunlu tartmalardan birisi de resmi ideolojinin makbul din üretimi yönündeki talepleridir. Bu anlay, dini, sadece vicdanlara hapseden ve onun toplumsal alana dair iddiasn paranteze alan bir tutumu deil makbul ve geçerli olann ne olduuna da karar veren bir politikay ortaya çkartmtr. 90’lar ve sonrasnda dindar ve baörtülü kadnlarn kamusal alanda var olma taleplerinin politik gerekçelerle reddedilii ve dindar kadna yönelik dlayc pratiklerin varl bu tutumun bir yansmas olarak gündeme gelmitir.
2013 ve sonrasnda demokratikleme paketleri ile serbestiyet kazanan baörtüsünün özellikle askeri ve hukuk bürokrasindeki varlna yönelik mukavemet medyada da youn biçimde ilenmitir. O dönemde demokratikleme sürecine mesafeli yaklaan medya mecralar ve köe yazarlarnn yazlarna bakldnda, slam ve Müslümanlara ilikin klielerin nasl yeniden üretildii açk biçimde görülecektir. Bugün de farkl formlarda karmza çkan bu tutumlar, slamofobinin sadece Bat’ya yahut Müslümanlarn aznlkta olduu toplumlara has bir sorun olmad aksine nüfusunun önemli bir bölümü Müslüman olan Türkiye gibi toplumlarda da youn biçimde gözlemlendii gerçei üzerinde durulmas gereken hayati bir konu.
slam’n Medyatik Temsilleri
70’ler ve 80’ler dünyasnda Yeilçam üzerinden belirgin biçimde dolama sokulan slam ve Müslüman kimlii, negatif temsiller üzerinden çerçevelenmektedir. Tarihsel bir süreklilik arz eden bu durumun 2000’lerdeki yansmas, daha çok karikatür yaynclnda karmza çkmaktadr. slam’n hemen her konuda olumsuzluklarla tasvir edildii bu çerçeveleme biçimi, Müslüman kimliinin marjinal olarak konumlan-drmasn da beraberinde getirmektedir.
Son dönemde birkaç dizide Müslüman kimliinin temsili ile ilgili tartmalarda ortaya çkan balam, slam ve Müslümanlara ilikin üretilen negatif alglarn devam ettirildiini göstermektedir. Özellikle tarikatlar ve buralardaki iliki biçimlerinin yanl ve kastl tasviri ile gündeme gelen bir dizi, laik-dindar çatmas üzerinden bu sorun alanlarn yeniden üretmekte ve bu tartmalarn younlamasna neden olmaktadr. Tarikatlar üzerinden tartma yaratan bu dizide, toplumsal alann dnda kalan ve marjinal olarak etiketlenen tiplerin her kötülüün kayna olarak sunulmas dikkat çekmektedir. Örnein dizide seküler kimlikler, kendi toplumsal gelimiliklerinin ürettii maddi koullar ve buna bal oluan sorunlar üzerinden temsil edilirken dindar kimlikler tedhi ve kötülüklerin kayna olarak sunulmaktadr. Hemen her sorunun dine ve dini kurumlara atfedildii bu çerçeveleme biçiminde baz marjinal formlar mutlaklatrlmakta ve dinin ürettii bir hakikat olarak sunulmaktadr. Örnein dizide bir ayin düzeyinde pratize edilen krbaç sahneleri, din ile iddeti özdeletiren bir akln çkts olarak tasvir edilmektedir. Bu nedenle söz konusu dizide her türlü absürtlük ve marjinallik, dinin yorumlanma biçiminden ziyade bizatihi kendisine atfedilmekte ve sorunlarn kayna olarak din ve dindarlar gösterilmektedir.
Sosyal Medya ve Yükselen slamofobi
Konvansiyonel medya ve istee bal platformlarda e zamanl biçimde dolama sokulan içeriklerin yan sra bu içeriklere söylemsel düzeyde elik eden sosyal medya balam, din ve dindarlk temsillerinin ne kadar pespaye olduunu görmek açsndan esiz bir tablo sunmaktadr. Örnein Eki Sözlük’te “baörtüsü”, “türbanl hakim”, “diyanet” gibi balklarda yaplan tartmalara bakldnda youn bir slamofobik eilimin varl dikkat çekmektedir. Herhangi bir filtrelemenin uygulanmad ve anonim kimlikler üzerinden yaygnlatrlan bu içeriklerin slam ve Müslümanlara yönelik negatif temsilleri artrd bir gerçek. Bugün Milli Eitim ve baz STK’larla yaplan protokollere ilikin tartmalarda da karmza çkan bu tablo, Türkiye’nin toplumsal bar açsndan ciddi riskler üretmektedir.
Dinin, kötülük ve hurafe ile eitlendii bu tür medyatik temsillerde herhangi bir snrn gözetilmemesi, mütedeyyin kitlelerde ciddi bir huzursuzluk yaratmaktadr. Dinin kendisi ve doru temsilleri üzerinden yaplacak film ve diziler yerine klasik stereotipler üzerinden çerçevelendirilen din ve dindarlk algs Türkiye’nin kadim sorunlarnn almasn da imkan d brakmaktadr. Son dönemde senkronize bir hal alan ve farkl alanlarda karmza çkan yerli slamofobi sorunu, bir süre daha tartlmas gereken bir husus.
Yazar: Turgay Yerlikaya |
25-12-23 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||