
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 337 |
Hayat bir kouturmaya dönütüünden beri, yaadklarmzn, etrafmzda olan bitenlerin, içinden geçip gittiklerimizin mahiyetini düünmeye pek vakit bulamyoruz. Her ey olup bitiyor, biz ancak ondan sonra kendimizi o olan eyin bir tarafnda konumlandryoruz. Yapp ediyor gibi göründüümüz eylere çou zaman sadece maruz kalyor, raz oluyor ya da teslim oluyoruz. Kendi hayatlarmzn çou zaman gerçek faili deiliz, sadece öyle görünüyoruz. Aslnda bir aknt var, bizi gittii yere doru götürüyor.
Bunun ne kadar farkndayz peki?
Çoumuz adn koyacak kadar düünmü deiliz bu durumu. Bir ksmmz bunlar düünürsek üstümüze bir arlk olarak çökeceinden korkuyoruz bu kayglarn. Yine de hemen hepimizin içinin bir köesinde bir eylerin yanl gittiine dair bir endie, bir his, bir tedirginlik var. çimiz rahat etmiyor pek. Bu derinden akan derdin peine düme cesareti gösterenler, Muhtemel ki bugün içinden akp gitmekte olduumuz hikayede mahsur kalm gibi hissediyor kendini. Nasl bir ey bu? Sanki buraya ait deilmiiz, baka bir hikayenin kahramanlar olmamz gerekiyormu gibi bir ey...
Demek içimizde bugün gittiimiz istikamete direnç gösteren bir eyler var. Kulamza asl gitmemiz istikameti fsldayan bir eyler... Duyabiliyor muyuz peki o sesi? Yazk ki, hayr! O kadar büyük bir gürültünün, o kadar telal gelgitlerin içinde yayoruz ki, duyamyoruz maalesef kendi iç sesimizi ve bize söylediklerini.
Yllardr bu kaotik gidiatn içinden insanmzn, bu topraklarn, bu topraklarn mayas olan mânâ ikliminin öz hikayesini çekip çkaran ve kayda geçiren deerli büyüümüz, hepimizin aabeyi Mustafa Kutlu, son dönemde aslî istikametimizi hatrlatan kitaplarla o iç sesi duyabilmek adna yeni frsatlar sunuyor bize. Son kitab ‘Kendini A Haddini Ama’, bu derûnî hatrlatma mesaisinin son meyvesi, son tezahürü... sterim ki hiç deilse içindeki o tarif edemedii sznn hatrna okusun, oradan kendi derdini bulup çkarsn, kendi kimliinin, kendi aidiyetinin, kendi imannn uurunu yeniden kazanmak için admlar atsn. Aslnda sadece bu son kitap deil, Mustafa Aabey nicedir bu gazetedeki sütununda ve sonrasnda yazlarn bir araya getirdii eserlerinde hep bu derdin adn koyuyor srarla. Hem sadece neyi yanl yapmakta olduumuzu deil, dorusunun ne olduunu da söyleyerek...
Bugün içten içe eksikliini hissettiimiz eyler, aslnda farknda bile olmadan gözden çkardmz, ihmal ettiimiz ve nihayet unuttuumuz kadim deerlerimiz bizim... Farknda bile olmadan büyük bir idrak çözülmesi yaadk ve içimizde açlan o boluk yazk ki bize tandk, dost ve yakr olmayan deersizliklerle dolduruldu. Çok kahr verici bir ey belki ama söylemek gerekiyor; bugün çoumuz lisanlarmzla bara bara savunmakta olduumuz dünyann yabancsyz. Daha kötü olansa, bunun farknda olmaymz...
Mustafa Kutlu kitaplar, ilkinden sonuna kadar istikamet üzere yazlm kitaplardr. Bu topraklarda asrlardr yaanmakta olan aslî hikayenin ahidi ve nianesidir. çinizde szlayan derdin de, her eye ramen may brakmayan ümidin de muhkem hikayesini Mustafa Kutlu kitaplarnn iki kapa arasnda bulabilir, gönülden okursanz silkinip kendinize gelebilirsiniz.
Kendinize gelmeniz istikametinizi bulmanzla ayn eydir, malum...
Son söz olarak; keke okullarmzda unca yma fuzuliyatn bir ksm eksiltilip Mustafa Kutlu dersleri okutulsa...
Yazar: Gökhan Özcan |
04-01-24 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||