HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : TÂRÝH / ÝSLÂM TÂRÝHÝNDEN
Okunma Says: 1943
Yazar: esselâm.net
ERKÂM BÝN EBÝ'L-ERKÂM



Hz. Erkam'n atalar, Mekke'nin sayl zengin ve reisleri idiler. Bu sebeple, eskiden beri sayg ve i'tibâr görürlerdi. Kâ'be-i muâzzamann bat taraflarnda, yüksek bir evleri vard. Beytullah ziyâret edenler mutlaka, onlarn evi önünden geçmeye mecburdular. Safâ tepesinde bulunduu için, uzaktan bile Kâ'be'yi görmek mümkündü.

Evim evinizdir

Hz. Erkam Müslüman olduktan sonra, sevgili Peygamberimizi evlerine da'vet etti. Peygamber efendimiz de münâsip bir zamanda, Hz. Ebû Bekir'le birlikte eref verdiler. Evin geni ve ferah salonlarnda, topluca namaz kldlar. Huzûr içinde sohbet ettiler, uzun uzun konutular. Bir ara Hz. Erkam dedi ki:

- Yâ Resûlallah, evim, evinizdir. Emrinizdedir. Nasl, ne zaman ve ne kadar arzû ederseniz, kullanabilirsiniz.

O srada ilk Müslümanlar gerçekten, büyük bask ve tehdit altndaydlar. En yakn akrabâlar bile onlara, eziyet ediyorlard. Abdestlerini gizli alyor, namazlarn gizli klyorlard. Çünkü mürîkler, puta tapanlar; büyük bir kin ve nefretle doluydular. Hz. Erkam'n teklifi bu yüzden, sevgili Peygamberimizi çok ferahlatt.

Hz. Erkam'n tertemiz evi, Müslümanlar için gerçek bir kurtulu kalesi oldu. Bir dâr-ül slâm ya'nî slâm yuvas hâline geldi. Peygamber efendimiz, saylar 10-15'i geçmeyen mü'minler ile birlikte oraya yerletiler. Rahatça ibâdet etmeye, slâm için çalmaya devam ettiler.

ki Cihân Günei ve sevgili arkadalar üç yl kadar, bu ilk slâm Kalesinde bulundular. Birçok âyet-i kerîme, orada nâzil oldu. Birçok mehur kimse, orada hidâyete erdiler, Müslüman oldular. Saylar krka yaklat bir gün, Hz. Ebû Bekir sordu:

- Yâ Resûlallah! nsanlar açkça slâma da'vet zaman, daha gelmedi mi?

Peygamber efendimiz de buyurdu ki::

- Henüz, saymz azdr.

Fakat Hz. Ebû Bekir srar etti. Bunun üzerine hep beraber, Kâ'be civârna çktlar. Hz. Ebû Bekir ayaa kalkp, orada bulunanlara konumaya balad:

- Ey Kureyliler! Allahü teâlâ birdir. Muhammed aleyhisselâm, O'nun Resûlüdür. Gelin, birlikte slâma dönelim. Felâha, kurtulua erelim.

Utbe'yi sa brakmayz

Sevgili Peygamberimiz de onu dinliyorlard. Hz. Ebû Bekir, daha sözünü bitirmeden, mürikler hücûm ettiler. Hem Hz. Ebû Bekir'e, hem de ötekilere saldryorlard. Hâinliiyle tannm Rebîa'nn olu Utbe yamal ayakkabsyla, yüzüne gözüne vuruyordu. Her taraf ien Hz. Ebû Bekir sonunda dütü, bayld...

Gürültüyü iiten Teymoullar kabîlesi, koarak geldiler. Saldrganlar datp, akrabâlarn kurtardlar. Çünkü Hz. Ebû Bekir, ayn kabîleden idi. O zamanlar kabîle mensuplar, Müslüman olsun, mürik olsun, birbirlerini koruyorlard.

Hz. Ebû Bekir'i, bir çaraf içinde evine götürürlerken dediler ki:

- Eer akrabâmz ölürse; and olsun ki biz de, Utbe'yi sa brakmayz!

Hz. Ebû Bekir'i müriklerin elinden alp evine götüren Teymoullar ve anac, Akama kadar yata ucunda beklediler. Nihayet hava kararrken Hz. Ebû Bekir gözlerini açt. lk sözü:

- "Allâhü teâlânn Resûlü nasllar?", oldu.

Kabîle büyükleri çktlar:

- Sen bu hâle, O'nun yüzünden dütün! Kendine bakmyor da, hâlâ O'nu mu soruyorsun?

Anas Ümm-ül Hayr, banda gürültü yapanlar kovalad. Bütün gayretiyle, sevgili oluna bir eyler yedirmeye çalyordu. O ise, hep soruyordu:

- Resûlullah efendimiz nasldr?

Onun, srarl sorular karsnda anas dedi ki:

- Yemîn ederim ki, benim hiç haberim yok!

- Öyleyse sorup, öreniver!

Müjde olum!

Annesi yalvaran olunun hatr için, evden çkt. Epeyce sonra geldi. Yüzü gülüyordu:

- Müjde olum! Merak ettiin zât, Erkam'n evinde bulunuyorlarm.

Hz. Ebû Bekir'in gözleri parlad. Sanki dünyalar onun olmutu. Anac ise, elinde yiyecek bir eyler uzatyordu.

- Yine de gidip O'nu kendim görmedikçe, ahdim olsun, boazmdan ne su, ne yemek geçmiyecektir, deyince, kadncaz ard.

Ortalk kararp, herkes evlerine kapanncaya kadar beklediler. Sonra, Hz. Ebû Bekir'in koltuklarna girip, sokaa çktlar. Doruca Hz. Erkam'n evine yollandlar. Peygamber efendimizi sa-sâlim görünce; sarlp öpmeye, koklamaya balad. Dâr-ül Erkam'da bulunan Müslümanlar da, onu öpüyorlard. Bu göz yaartc sahne, uzun zaman devam etti...

Annem de hidâyete erse...

Peygamber efendimizin efkatli baklarndan, kendisine çok acdn hisseden Hz. Ebû Bekir ricâda bulundu:

- Yâ Resûlallah! Anam, babam, size fedâ olsun. Lütfen, benim için üzülmeyiniz. Çünkü o kâfirler, yüzüme biraz fazlaca vurdular, o kadar. Fakat u benim vefâl anacm, çocuklar için çok merhametlidir. Onun için Allaha duâ buyursanz da, hidâyete kavusa ve böylece de, Cehennem ateinden kurtulmu olsa?

Sevgili Peygamberimiz tebessüm ettiler. Sonra, Allahü teâlâya duâda bulundular. Ümm-ül Hayr hazretlerine, îmân ve slâm teklif ettiler. O temiz kalbli ana, hiç tereddüt etmeden Müslüman oldu. Kurtulua erdi. Böylece Hz. Erkam'n evi, bir kere daha bereketini gösterdi.

Çok geçmeden Hz. Hamza da, Müslümanlar arasna katlnca; saylar 39'a yükseldi. Peygamber efendimizin o bahadr amcalar ile, Müslümanlarn gücü çok yükseldi. Çünkü onun klcnn keskinlii, herkes tarafndan iyi bilinmekteydi. Bütün Mekkeliler, Hz. Hamza'nn cesâret ve kahramanlndan korkarlard.

Hz. Hamza Müslüman olduktan sonra bir ikindi vakti, inananlar, yine Hz. Erkam'n kutlu evinde toplanmlard. Namaz klnm, sohbet ediyorlard. Kap hzl hzl çalnd. Gidip bakan zât, haber verdi:

- Yâ Resûlallah, Hattâb'n olu Ömer gelmi. Klc da elinde bulunuyor.

Bunun üzerine ba'zlar dediler ki:

- Kapy açmyalm!

Ba'zlar da, aksini söylediler.

te o zaman yiit Hz. Hamza, sevgili Peygamberimize dönerek dedi ki:

- Braknz, yâ Resûlallah! âyet hayr için geldiyse, hayr görür. er, kötülük için geldiyse, kendi klcyla kellesini uçururum.

Hâlâ vazgeçmiyecek misin?

Kap açld. Ve bütün heybetiyle Hattâb'n olu içeri girdi. ki Cihân Sultân ayaa kalktlar. Önlerine gelince, onu omuzlarndan tutup sarstlar:

- Ey Ömer! Hâlâ vazgeçmiyecek misin?

Hattâb'n olu, tâ iliklerine kadar sarsld. Ve olanca gücüyle dedi ki:

- Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah!

O anda, Müslümanlk erefine eriti. Hz. Ömer oldu. Bütün Eshâb- kirâm, yüksek sesle:

- Allahü ekber! Allahü ekber! Vallahü ekber! Tekbîrleriyle yeri, göü inletmeye baladlar. O kadar ki, Mekke'nin en uzak yerindekiler bile iittiler. Çünkü Müslümanlarn says, 40'a yükselmiti. Bunu örenen Hz. Ömer:

- Ey Allahn Resûlü! Müsâade buyurunuz da, gidip hep birlikte, Beytullahn içinde namaz klalm, teklifinde bulundu. Peygamber Efendimiz kabûl ettiler.

te o gün, Hz. Erkam'n srlarla dolu güzel evi Dâr-ül Erkam; vazîfesini tamamlam oldu. Çünkü o günden sonra Müslümanlar, ibâdetlerini artk açkça ve her yerde yapmaya baladlar...

Allahü teâlânn emriyle sevgili Peygamberimiz, Medîne'ye Hicret ettikleri zaman; Hz. Erkam da fazla gecikmedi. Herkes gibi o da; Mekke'deki güzel evlerini, topraklarn, akrabâlarn terketti.

Peygamber Efendimiz Medîne'de onu, Hz. Zeyd bin Sehl ile din kardei yaptlar. Huzur içinde yayabilmesi için, Beni Züreyk mahallinde bir miktar arazi verdirdiler...

Ne tarafa gidiyorsun?

Hz. Erkam fevkalâde dindar, ahlâkl ve cömert bir Müslümand. Bilhassa, namaza çok önem veriyordu. Bir gün yol kyâfetiyle Peygamber efendimizin huzûrlarna girip, selâm verdi. Sevgili Peygamberimiz selâmn aldktan sonra sordular:

- Ne tarafa gidiyorsun?

O da eliyle, Beyt-i Makdîs'i, Kûdüs taraflarn iâret etti. Peygamber Efendimiz tekrar sordular:

- O tarafa seni sevkeden nedir, ticâret mi?

- Hayr ey Allahn Resûlü. Maksadm, ticâret deildir. Sâdece Beyt-i Makdîs'te namaz klmak istiyorum.

Sevgili Peygamberimiz, Mekke taraflarn iâret ederek buyurdu ki:

- Mescîd-i Harâm'da klnan bir namaz; oradan baka mescîdlerde klnan bin namazdan hayrldr.

Medîne'de parlayan slâm Günei, klarn; önce yaknlara, sonra uzaklara yaymaya balad. Allah rzâs için, Allahn dîni olan slâm yaymak için, savalar yapld.

Önce büyük Bedir, sonra ibretli Uhud, daha sonra Hendek ve öteki gazâlar kazanld. Nihâyet slâmn doduu mübârek belde olan Mekke, mürikliin merkezi durumundan kurtarld ve fethedildi. Oradan da, dünyann dört bir yanna daldlar.

Hz. Erkam'n nûrlu evinde, Dâr-ül slâmda yetien, 40 büyük" sahâbî bugün yeryüzünde yaayan 400 milyon Müslümann yldzlar, önderleri, atalar oldular.

Tam bir snak oldu

Hz. Erkam'n evi, slâm târihinde çok önemli bir rol oynamtr. lk Müslümanlar, kendilerine yaplan eziyet ve ikencelerden kurtulmak için, bu eve snmlard.

Hz. Ömer'in katlmasyla 40 kii oluncaya kadar, Dâr-ül Erkam onlara, tam bir snak oldu. Ayrca birçok âyet-i kerîme de, burada nâzil oldu...

Hz. Erkam'n evi Dâr-ül slâm olarak; uzun müddet önemini korudu. Çocuklarna vakfettii için, onlar da satmadlar. Fakat Halîfe Mansûr zamannda, devletin eline geçti. Yklmaktan kurtarmak için, ta'mir edildi. O zaman da evin asl kayboldu.

Bu mübârek eve fazla kymet vermemiz; üphesiz, onun tana toprana deildir! slâmiyet zâten böyle bir eye, izin vermez. Saygmz sâdece, orada toplanan ve slâm ve îmânlar için her fedâkârl göze alan ilk Müslümanlarn hâtrâlar sebebiyledir.


Erkam'n babas; Ebî'l Erkam, anas; Ümeyme, kabîlesi; Mahzûmoullar, künyesi; Ebû Abdullah'tr. slâmiyeti ilk kabûl edenlerin 7. veya 11.'sidir. Ailesi, Mekke'nin sayl asîllerinden idi. Bu sebeple Müslüman olmadan önce de, çok sayg görürlerdi.

Mazlûmun hakkn arayanlar

Hz. Erkam ayn zamanda; Mekke'de, Mekkelilerden ve onlar dnda Mekke'ye girecek olan sâir insanlardan zulme ve hakszla uram kimse brakmamak; mazlûmun hakk geri alnncaya kadar, zâlime kar, mazlûmla birlikte hareket etmek üzere ahidleen; denizlerin, bir kl parçasn slatacak kadar suyu bulundukça, Hirâ ve Sebîr da yerlerinde durduu ve üzerlerinde da tekeleri yayld müddetçe, bu ahid ve sözlerine bal kalacaklarna yemin eden Hlfül fudûl eshâbndan idi.

Hz. Erkam, Bedir, Uhud ve dier gazâlara katld. Hepsinde büyük yararlklar gösterdi. Allahü teâlânn Resûlü zaman zaman onu, zekât toplamakla vazifelendirdiler. Her zaman olduu gibi bu vazifeyi de, severek ve baaryla yapt.

Geçimini, ziraat ve ticâretle temin ederdi. Kimseye muhtaç olmadan yaad. Dürüstlük ve dindarlk; ahlâknn temel talaryd. ki olu vard: Abdullah ve Osman. Kzlar: Meryem, Safiyye ve Ümeyye adlarn tayordu.

Hicretin 53. ylnda, 83 yalarnda, Medîne'de vefât eyledi. Namazn, vasiyeti üzerine ayn günlerde Müslüman olduklar; Hz. Sa'd bin Ebî Vakkâs kldrd. Bakî' kabristanna defnolundu.

Yazar: esselâm.net
09-08-09
E mail: Mail Adresi Yok
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
ERKÂM BÝN EBÝ'L-ERKÂM
Online Kii: 25
Bu Gn: 285 || Bu Ay: 5.378 || Toplam Ziyareti: 2.928.339 || Toplam Tklanma: 58.602.836